KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/1069
- Karar no
- 2019/134
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/11/2017
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil banka ile davalılar arasında 19/02/2013 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, kredi kullanıldığını, davalıların zamanında ödeme yapmamaları üzerine kredi hesabının 21/02/2017 tarihinde kat edildiğini, davalılara ....
Noterliğinin 22/02/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile borçlarının ödenmesi ihtar edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, müvekkil banka tarafından muaccel olan alacağının tahsili amacıyla ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalıların borca ve yetkiye itiraz ettiğini, vaki itirazlarının iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı borçluların dava konusu alacağın üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiller aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edilip ve icra takibinin durduğunu, davaya konu ilamsız icra takibinde anapara yani asıl alacağı kabul edildiğini, alacağa yönelik itirazları geri alındığını, takipte mevcut diğer tüm faiz ve itirazların devam ettiğini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine ticari nitelikli kredi borcu için 282.316,67 TL asıl alacak, 13.966,67 TL işlemiş faiz, 698,33 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 296.981,67 TL için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalıların vekilleri marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; borca ve tüm ferilerine ve yetkili icra dairelerinin Bakırköy İcra dairesi olduğundan bahisle yetkisine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalılar vekili; her ne kadar icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, birden fazla davalının bulunması halinde HMK’nun 7. maddesi davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılmasına imkan tanır. Davalılardan ... A.Ş.’nin merkezinin Şişli ilçesinde kayıtlı olduğu görülmekle mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu anlaşılmış, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı sonucuna varılmıştır. İİK’nun 50. maddesi para ve teminat borçları açısından HMK’nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını düzenlemiş olduğundan HMK’nun 7. maddesinin somut olayda uygulanması gerekmiştir.
Dosya kapsamına alınan 10/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalılardan ... arasında imzalanan 19/02/2013 Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından adı geçen şirkete nakit kredi hesapları açılarak kullandırılmış olmakla borç doğmuş olduğunu, diğer davalılar ... San. ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ...'ın da bu sözleşmeye 975.000,00 TL limitle ve müteselsil kefil sıfatıyla kefalet verdiklerinden sözleşmede ...'nin asıl borçlu, ... San.
Ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ...'ında müteselsil kefil sıfatlarını taşıdıkları görüldüğünü, davacı bankanın davalılara ....
Noterliğinin 22/02/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, "21/02/2017 tarihinde ... 'ne kullandırılan kredi hesaplarının kat edildiğini, ve 277.108,72 TL nakit alacak bulunduğunu, borçların 1 gün içinde ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvurularak %32 temerrüt faiziyle birlikte tahsili yoluna gidileceği" ihtarında bulunulduğunu, ihtarnamenin tebliğ edildiği ve verilen süre içerisinde ödeme söz konusu olmadığını, kefil sıfatıyla sorumlu olan kefiller ..., ... ve ... ile ...
San. ve Tic.
A.Ş.'nin 26/02/2017 tarihinde, asıl borçlu ...'nin ise 03/03/2017 tarihinde temerrüde düştüğünü, 26/02/2017 tarihinde temerrüde düşen davalılar için temerrüt tarihi itibariyle sorumlu oldukları asıl alacak tutarı 277.755,31 TL ve 03/03/2017 tarihide temerrüde düşen asıl davalı ... ise 278.401,89 TL olduğundan takibe kadar olan hesaplamalarda bu anaparalar esas alınması gerektiği halde; davalılar vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı ile bankaca belirlenmiş olan 282.316,67 TL olarak esas alındığını, kefil sıfatıyla borçlu bulunan davalılar ..., ... ve ... ile ...
San. ve Tic. A.ş.'nin imzaladıkları sözleşme limiti 975.000,00 TL ile doğan borç tutarından yüksek olduğundan davalıların tümünün bundan sonraki faizlerden sorumlu olacağını, davacı bankanın kefiller ..., ... ve ... ile ...
A.Ş.'den 28/04/2017 takip tarihi itibarıyla 282.316,67 TL asıl alacak, 14.779,21 TL işlemiş faiz ve 738,96 TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam 297.834,84 TL alacaklı olduğunu, davacı bankanın asıl borçlu ...'nden 28/04/2017 takip tarihi itabarıyla 282.316,67 TL asıl alacak, 13.541,65 TL işlemiş faiz ve 677,08 TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam 296.535,41 TL alacaklı olduğu, davacı bankanın takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar, 282.316,67 TL matrah üzerinden, % 20,80 temerrüt faizi ile bunun % 5i gider vergisinin isteyebileğini mütalaa etmiştir.
Dava; Genel Kredi Sözleşmesi, kapsamında kullandırılan kredinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Yanlar arasındaki ihtilaf; davacı bankanın davalılardan GKS ve GKS kefaletinden kaynaklı davalı şirkete kullandırılan kredi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, var ise miktarı, uygulanacak faiz oranı ve alacağın davalılardan tahsilinin talep edilip edilmeyeceği hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya mündericatından edinilen vicdani kanaat gereğince; konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporla davalıların dayanak genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlu ve müşterek-müteselsil kefalete istinaden sorumluluklarının bulunduğunun belirlendiği ayrıca alacak miktarının yanlar arasındaki sözleşme, kredi ilişkisi ve bankacılık mevzuatına uygun olarak belirlendiği,
dolayısıyla mahkememizce denetlenen raporun hükme esas alınabileceği anlaşılmış ve davalılar vekilinin 20.03.2018 tarihli cevap dilekçesi ile takibe konu asıl alacağın kabul edildiği beyanında bulunduğu görülmekle asıl alacak yönünden ihtilafın kalmadığı görülmüş, cevap dilekçesi ile kabul beyanında bulunulduğundan kabul edilen miktar için Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi gereğince karar ve ilam harcının üçte biri hesaplanmış, AAÜT’nin 6. maddesi gereğince de vekalet ücretinin yarısı hesaplanmıştır,
her ne kadar davalılar vekili cevap dilekçesinde asıl alacağı kabul etmişse de davanın açılmasına sebebiyet verilmediği söylenemeyeceğinden ve alacak da likit olduğundan alacağın %20 ‘si oranındaki icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiş, neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1069, K. 2019/134, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama