KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Esas no
- 2017/1081
- Karar no
- 2018/807
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 30/11/2017
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Dava dışı 3.kişi ...'ye ait ... plakalı araç tarafından 24/01/2016 tarihinde ...'e ait ... plakalı araca çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mevcut kaza sonucu ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı alacağı, araç sahibi 3.kişi ... tarafından müvekkil şirketine temlik edildiğini, bu kaza sonucu müvekkilin aracında değer kaybı meydana geldiğini, söz konusu değer kaybı her ne kadar kesin bir rakam olarak belirlenmese de bağımsız eksper tarafından 2.000,00-TL ile 2.400,00-TL aralığında olacağı tespit edildiğini,
bu değer kaybının tespitinin sağlanabilmesi için alınan eksperlik hizmeti sebebiyle de müvekkil tarafından 354,00-TL ekspertiz ücreti ödendiğini, kaza sebebiyle oluşan 2.000,00-TL ile 2.400,00-TL aralığında tutmasını beklediğimiz değer kaybı alacağının şimdilik 300,00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan er yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden, kabul görünmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine,
dava konusu değer kaybının tespiti için yapılan ekspertiz ücreti masrafı olan 354,00-TL'nin HMK'nın 323/F gereğince yargılama gideri olarak davalı tarafından müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin müseccel adresinin .../İSTANBUL olduğunu, HMK'nın genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, HMK'nın 6.maddesi uyarınca yetki yokluğundan HMK'nın 19/2 maddesi uyarınca yetkisizliğine, davacı tarafça temlik sözleşmesinin geçerliliğinin ispatlanamaması halinde davanın husumet yokluğundan reddini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin zararın davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Dava dışı 3.kişi ...'ye ait ... plakalı araç ile 24/01/2016 tarihinde ...'e ait ... plakalı aracın çarpışmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, mevcut kaza sonucu ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı alacağının araç sahibi 3.kişi ... tarafından davacı şirkete temlik edildiği, bu kaza sonucu davacının aracında değer kaybı meydana geldiğinden bahisle bu zararın davalı sigorta şirketinden tahsili talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf süresinde yetki itirazında bulunmuş, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir.
Somut olayda. Davaya konu kazanın .../İSTANBUL da meydana geldiği, sigorta sözleşmesine aracılık eden acentenin ikametgahının ise .../İSTANBUL olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin merkezinin ve ikametgah adresinin ise; ... /İSTANBUL olduğu, bu nedenle eldeki davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından süresinde yetki itirazında bulunularak dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. Yine HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinin de Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu nazara alınarak mahkememizce yetkisizlik kararı vermek gerekmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1092 E. ve 2018/463 K. sayılı ilamında;
"...acente ve şubeyi denetleyen üst merci olan, genel merkezin emir ve talimatı doğrultusunda çalışan ve yetkisi şubeye göre daha fazla olan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu yönünde görüş ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir..." belirtildiği üzere davacı tarafın bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğuna ilişkin itirazı yerinde görülmemiş, bu nedenle açılan davanın HMK'nun 116. maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1081, K. 2018/807, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama