KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2018
- Esas no
- 2017/11
- Karar no
- 2018/1130
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 04/01/2017
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; toplam 1.656.000,00TL bedelli 7 adet bonoya istinaden müvekkili aleyhine ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, müvekkilinin dava konusu bonolardan dolayı davalı tarafça ibra edildiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir borcunun söz konusu olmadığını, davaya konu 7 adet bonodan ve takipten dolayı müvekkilinin davacıya borçlu olmadığının tespitini, takibe konu bonoların iptalini, kötüniyetli takip nedeniyle davalı yanın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın toplam 1.656.000,00TL bedelli 7 adet bonoya istinaden müvekkiline borçlu olduğunu, davacının iddiasına konu ibranamenin borcun ödenmesi şartına bağlı olarak yani şartlı olarak düzenlendiğini, o dönemde davacının icra dosyasındaki vekili olan Av. ...'ya yediemin olarak teslim edildiğini, borcun ödenmediğini ibranamenin geçerli olmadığını, borcu ödediğini iddia edenin borcun ödendiğine ilişkin makbuz almamasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ayrıca ...
Cumhuriyet Başsavıclığın'da halen müvekkili aleyhine yürütülen ... soruşturma sayılı dosyanın akıbetinin bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan ve davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, müvekkili lehine İİK 72/4 maddesi gereğince ihtiyati tedbir nedeniyle alacağına geç kavuşacağından %20'den aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Feri müdahil vekili müdahale dilekçesinde özetle; İ.İ.K 120/2. maddesi gereğince ... 33. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlusu olan huzurdaki davanın davalısı ...'ın hak ve alacaklarının takip ve tahsili için taraflarına verilen yetki belgesi uyarınca davalı taraf olarak davaya kabul edilerek taraf teşkilinin bu suretle gerçekleştirilmesine, bu hususta verilecek kararın menfi olması durumunda 6100 Sayılı HMK'nun 66. Maddesi uyarında davalı yanında fer'i müdahil olarak katılmalarının kabulüne karar verilmesini savunmuştur.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gereken deliller de celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dava; davacı ...'un ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında takibe konu edilen bonolara istinaden borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davalı yan, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf; hukuki nitelikte olmakla inceleme mahkememizce yapılmış, bilirkişi incelemesine gerek görülmemiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davacının dava konusu bonu nedeniyle ibra edilip edilmediği, borçsuzluk talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarına ilişkindir.
Davacı taraf; mahkememizce verilen süre içerisinde ibraname aslını sunamamıştır. İbraname aslı sunulamamış ise de; davalı tarafın ibraname kabulündedir. Ancak davalı taraf; ibranın ödeme şartına bağlı olduğunu ve ibranamenin emanet olarak davacının avukatına verildiğini ileri sürmüştür.
İbranamenin fotokopisi dosyada mübrezdir. Davalı taraf her ne kadar davacının takipteki avukatının tanık olarak dinlenmesini istemiş ve fotokopi belge yazılı delil başlangıcı şeklinde düşünülebilirse de; ibranamenin varlığı ile ilgili taraflara arasında zaten ihtilaf yok ve ibranamenin varlığı davalı tarafın kabulünde ,taraflar arasındaki ihtilaf; ibranamenin şartlı düzenlenip düzenlenmediği noktasında; ancak ispat yükü davacıda olduğundan ve tanığın dinlenmesini davalı taraf talep etmiş olup davacı tarafın muvafakatı da davalı tanığı mahkememizce dinlenilmemiştir.
Davacıda ibraname aslını sunamadığına göre davalıdan bu iddiasını kanıtlanması beklenemez .
Somut olayda, davalı tarafın ikrarı; ikrar edilen vakıanın doğumuyla ilgili olduğundan ve ikrar edilen vakıanın hukuki niteliğini (ikrar-şartlı ikrar) değiştirir olduğundan vasıfla ikrardır. Birleşik ikrarda temel şart, ikrar edenin ileri sürdüğü hususun- vakıanın bağlantılı olsa bile doğumuyla ilgili olmamasıdır. Bu durumda aksi düşünülse, yani davalının ikrarı bileşik ikrar sayılsa bile bağlantısız bileşik ikrar olmadığından ispat yükü yer değiştirmez.
Davalı taraf davacının takipteki avukatına ibranamenin teslim edildiğini ve şartın yerine gelmesi halinde davacıya verileceğini savunmasına göre ibraname aslı davacıya teslim edilmediğinden ve teslim olgusu gerçekleşmediğinden her ne kadar dosyada fotokopisi olan ibranamede şart düzenlemesi yok ise de; ispat yükü yer değiştirmeyeceğinden ve ceza soruşturma dosyası içeriği sonucu değiştirir nitelikte olmadığından davanın reddi ve davacı yanın kötüniyeti kanıtlanamadığından ve sabit olmadığından yasal şartları kötü niyet tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya münderecatından edinilen vicdani kanaat gereğince; davanın reddine, davalı tarafın yerinede görülmeyen ve şartları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/11, K. 2018/1130, 13 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama