KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
- Esas no
- 2017/251
- Karar no
- 2019/878
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/03/2017
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhinde, ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlu şirkete ödeme emri gönderildiğini, borçlu şirket 21/12/2016 tarihli dilekçesinde yetki ve borca itiraz ettiğini, borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olup tamamen müvekkil şirketin haklı alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla yapılan bir itiraz olduğunu, yapılacak yargılama sonunda davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödeme mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; davalı tarafça Mahkememize cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyasında özetle; 74.235,95-TL tutarındaki alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek faizi ile ödemesini talep ettiğini, davalı tarafça borca ve takibe itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına alınan 11/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile davalı arasında 2016 yılında ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı taraf ticari defterlerinin tam olduğu ve kayıtların usulüne uygun tutulduğunu ve davalı şirketinden 7.564,21-TL cari hesap bakiyesi ve 60.000,00-TL çek bedeli olmak üzere toplam 67.564,21-TL toplam alacağının bulunduğunu, davalının defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı gibi, borcun ödediğine ilişkin herhangi bir belgeyi sunmamış olduğunu mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 02/05/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ile davalı arasında 2016 yılında ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı taraf ticari defterlerinin tam olduğunu ve kayıtların usulüne uygun tutulduğunu ve davalıdan 7.564,21-TL cari hesap bakiyesi ve 50.000,00-TL çek bedeli olmak üzere toplam 57.564,21-TL toplam faiz ve masraf hariç alacağının bulunduğunu, davalının defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı gibi, borcun ödediğine ilişkin herhangi bir belgeyi sunmamış olduğunu mütalaa etmiştir.
Dava; İtirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafça; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yandan 30.11.2016 tarihli, ... şubesine ait 60.000,00-TL bedelli çek alındığını; ancak çekin davalı yanca ödenmemesi üzerine dava dışı faktoring şirketine ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yine taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklı alacaklarının ödenmediğinden bahisle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile davalı borçlu şirket aleyhinde ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın takibe vaki itirazının iptali istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı/ takip borçlusu tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de; İİK'nın 50. maddesinin HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yaptığı, kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. ve TBK'nın 89. maddeleri uyarınca para borçları yönünden ifa yerinin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olması nedeniyle davacının ikametgahı mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olması kapsamında somut olayda davacının yerleşim yeri itibariyle İstanbul İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı yanın icra dairesinin yetkisine itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Davanın ticari dava olduğu dikkate alınarak HMK'nın 222/1 maddesi gereğince taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu bağlamda dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan kök ve ek bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere.
Davalı yanın ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı tarafça ibraz edilen ticari defter ve belgelerin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasındaki cari hesap işleyişi gereğince.
31.12.2016 tarihi itibariyle davacı yan defter kayıtlarına göre; davalının davacı yana 7.564,21-TL bakiye borcunun bulunduğu, cari hesaba konu faturaların, dosya kapsamına alınan davalı yana ait BA formları ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edildiği, bu bağlamda davalı yanın mal/hizmet almasına karşın dosya kapsamına ödeme yapıldığına ilişkin bir delilin ibraz edilmediği, davalı yanın lehtarı olduğu çeki davacı yana ciro ederek borçlarına mahsuben verdiği, davacı yanın da bu çeki dava dışı faktoring firmasına ciro ederek iskonto ettirmek suretiyle nakde çevirdiği,
çekin vade tarihi olan 30.11.2016 tarihinde bedelinin ödenmemesi sebebiyle dosya kapsamında bulunan banka dekontu ve davacının yevmiye defterindeki 31.12.2016 tarih ve ...yevmiye numaralı kayıttan anlaşılacağı üzere; çek bedeli olan 60.000,00-TL'nin davacı tarafça, dava dışı faktoring firmasına ödendiği, her ne kadar ek bilirkişi raporunda ödenen çek bedeli 50.000,00-TL olarak belirtilmişse de; ödeme dekontu ve davacı defter kayıtları nazara alındığından ödemenin 60.000,00-TL olduğunun belirgin olduğu, bu bağlamda davacının çek bedelini kendisinden önceki ciranta alan davalıdan isteme hakkının bulunduğu,
her ne kadar davacı yan takipte çek tazminatı ve komisyonu talep etmişse de.
TTK'nın 810. maddesi; " Hamil, başvurma yolu ile; a) Çekin ödenmemiş olan bedelini, b) İbraz gününden itibaren bu tutarın faizini, c) Protestonun veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri ve d) Çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir." hükmü gereğince; komisyon bedelinin davacı yan tarafından hamile ödenmediğinden davacı tarafın komisyon bedelini talep edemeyeceği, çek tazminatından ise; keşideci sorumlu olmakla davalının keşideci olmadığı nazara alındığında çek komisyonu bedeli talep hakkının bulunmadığı;
bu sebeple davacı yanın ödenmemiş çek bedeli olan 60.000,00-TL ile ibraz gününden itibaren faiz tutarı olan 258,90-TL tutarı talep edebileceği, yine davalı yandan cari hesaptan kaynaklı 7.564,21-TL alacaklı olduğu anlaşılmışsa da; takip tarihinden önce davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir delil ibraz edilmediğinden cari hesaptan kaynaklı alacağı için işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmış, bu nedenle davacı yanın davasının kısmen kabulü ile koşulları oluştuğundan lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, buna ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/251, K. 2019/878, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama