KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen Mahkememizin 2017/660 Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2019
- Esas no
- 2017/659
- Karar no
- 2019/532
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava
- İtirazın İptali
- Birleşen d. tarihi
- 17/07/2019
- Dava tarihi
- 17/07/2019
Karar Metni
1.792 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalılardan ...'ya 25/05/2016 tarihli ticari kart sözleşmesi gereği müvekkil banka tarafından ticari kredi kartı tahsis edilmiş olduğunu, diğer davalı ... ile ise işbu kredi kartından doğan tüm borçlara kefil olduğuna ilişkin aynı tarihli kefalet sözleşmesi akdedildiğini, borçlu/davalılar kredi kartı kullanımından kaynaklı borcunu yapılandırmak amacıyla müvekkil banka ile 11/07/2016 tarihli ödeme planı ile kredi sözleşmesi imzalayarak 10.000,00-TL tutarında kredi kullandığını, işbu kredi hesabının kullanımından doğan borçların ödenmemesi üzerine borçluların hesapları kat edilerek ihtarname keşide edildiğini,
hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi nedeni ile borçlular hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosya ile icra takibe geçildiğini, söz konusu icra takibine karşı her iki davalı/borçlu kötü niyetle borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalıların borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine yapmış olduğu tüm haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, takibin devamını, davalı borçludan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini, yargılama giderleri ile vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın dava dilekçesine konu beyanları haksız ve kötü niyetli olduğunu, kabulünün olmadığını, davacı tarafından usulüne uygun olarak hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğini, müvekkillerin muaccel olan hiçbir borcu bulunmamakta birlikte, temerrüde düşürülmediklerinden işlemiş faiz de istenemeyeceğini, davalıardan ...'nın taraf olmadığı bir kredi sözleşmesinden doğan banka alacağından kefil sıfatı ile sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini,
her ne kadar ticari kart sözleşmesinin hükümlerine dayanılarak kefilin sorumluluğunun kredi kartından doğan tüm borçları kapsayacağı öne sürülmüş olsa da, borç yapılandırması adı altında kullandırıldığı öne sürülen 10.000,00-TL tutarındaki kredi yeni ve ayrı bir kredi niteliği ihtiva ettiğini, anılı kredi sözleşmesinin 10.000,00-TL tutarındaki kredi bakımından müvekkil ...'yı sorumluluk altında sokacak biçimde yorumlanmasının hukuku aykırılık teşkil ettiğini, ticari kart sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesi,
genel işlem koşullarına tabi olup, söz konusu sözleşme genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK'nun tamamlayıcısı olduğunu, davacı tarafın asıl alacağa fahiş oranlarda temeerüt faizi işletmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, 6098 sayılı TBK'nun 88. Maddesi ve 120.
Maddesi uygulancak akdi ve temerrüt faiz oranlarının düzenlendiğini, söz konusu düzenleme kişi bakımından herhangi bir sınırlama yapmayarak, borçlu tacirler lehinde de uygulanabilecem emredici bir düzenleme olduğunu, kamu düzenine ilişkin olduğunu, müvekkillerin davacıya hiçbir surette borcu bulunmadığını, davacı tarafın hukuken yersiz ve dayanaksız iddiaların kabulünün mümkün olmadığını,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2017/660 ESAS SAYILI DOSYASINDA
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalılardan ...'ya 25/05/2016 tarihli ticari kart sözleşmesi gereği müvekkil banka tarafından ticari kredi kartı tahsil edilmiş; diğer davalı ... ile ise işbu kredi kartından doğan tüm borçlara kefil olduğuna ilişkin aynı tarihli kefalet sözleşmesinin akdedildiğini, borçlu/davalılar kredi kartı kullanımından kaynaklı borcu hesap kat ihtarına rağmen ödememiş ve icra takibi yapılmasına sebebiyet vermiş olduğunu, söz konusu icra takibine karşı her iki davalı/borçlu kötü niyetle borca itiraz ederek takibi durdurduğunu,
davalı ...'nın müvekkil banka ile imzalamış bulunduğu ticari kart sözleşmesi gereğince kendisine ... numaralı ticari kredi kartı tahsil edildiğini, işbu kredi kartı kullanımından doğan borçlar süresi içinde ödenmediğini, davalıların borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine yapmış olduğu tüm haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, takibin devamını, davalı borçludan %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini, yargılama giderleri ile vekaleten davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekiline çıkartılan tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı fakat herhangi bir dilekçe ibraz etmediği anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ve birleşen dava; Genel Kredi Sözleşmesinden (GKS'den) kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası celp edilmiştir. Takip dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 7.070,47-TL asıl alacak, 285,32-TL kat öncesi işlemiş %26,10 gecikme faizi, 14,27-TL kat öncesi işlemiş gecikme faizinin %5 gider vergisi, 26,66-TL işlemiş %26,10 temerrüt faizi, 1,33-TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 7.398,05-TL , alacağın takip tarihinden itibaren (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) asıl alacağa işleyecek yıllık %26,10 temerrüt faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı takip borçlularının borca ve borcun ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası celp edilmiştir. Takip dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 20.925,87-TL asıl alacak, 1.565,91-TL kat öncesi işlemiş %32,22 gecikme faizi, 78,30-TL kat öncesi işlemiş gecikme faizinin %5 gider vergisi, 100,65-TL işlemiş %32,22 temerrüt faizi, 5,03-TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, alacağın takip tarihinden itibaren (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) asıl alacağa işleyecek yıllık %32,22 temerrüf faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı takip borçlularının borca ve borcun ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi Zeynal Yanmış tarafından hazırlanan 12/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''...Davacı bankanın, kredi alacaklarını tahsili için, davalılar hakkında icra takibi başlattığını, esas dosya kapsamında 7.398,05-TL, birleşen dosya kapsamında toplam 22.675,76-TL olduğunu, yapılan incelemede davacı alacağının takip tarihinin, esas dosya üzerinden ... yönünden toplam 7.357,16-TL, ... yönünden, 7.351,78-TL olduğunu, birleşen dosya yönünden;
davacı vekili birleşen dosyada ticari kredi kartı alacağını dava etmesin karşın, alacağını tesvik eden belgeleri sunmamış olduğundan, ticari kredi kartına ilişkin borç tespitinin yapılamadığını, davacı vekili tarafından, ... İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosya ile takibe konu edilen kredi kullandırımı ile ilgili belgelerini dosyaya sunulması halinde ek inceleme yapılabileceğini, davacı banka kayıtlarına göre davalı ... asaleten, davalı ... kefaleten borçlu durumunda bulunmakta olduğunu, anlaşmazlık halinde sözleşmenin 10.08 maddesi gereğince banka kayıtlarının geçerli delil kabul edildiğini, davacı banka takip tarihinden itibaren; taksitli kredi asıl alacak tutarı için %26,10 oranında temerrüt faizi isteyebileceğini, davacı banka da icra takibinde sözleşme koşuluna uygun olarak %26,10 oranında temerrüt faizi istediğini, dava konusu krediler ticari kredi olduğundan, TBK 88 ve 120.
Maddesi uygulanma imkanının bulunmamakta olduğunu...'' mütalaa ettiği görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi Zeynal Yanmış tarafından hazırlanan 08/03/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; ''...Davacı bankaca taksitli kredinin kalan anapara tutarı olan 20.639,42-TL, 25/05/2017 tarihli kat ihtarına kredi kartı borcu olarak 22.427,63-TL konu edildiğini, akabinde kredi borcu için ... İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosya ile icra takibi yapıldığının görüldüğünü, genel kredi sözleşmesinin 9.02 maddesini aynen tekrar ettiğini, taksitli kredi %21,48 akdi faizle kullandırılmış olup, sözleşme koşuluna göre, istenebilecek temerrüt faiz oranı, %21,48 akdi faizin %50 fazlasıyla %32,22 olarak hesaplandığını, davacı banka da sözleşme koşuluna uygun olarak icra takibinde %32,22 oranında temerrüt faizi istediğini, birleşen dosya borcunun tespitinde; kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarının tespitinde;
her iki davalı açısından 25/05/2017 kat tarihi itibariyle taksitli kredi alacak/kat tuttarının, 22.191,09-TL toplam ve 20.861,09-Ana para+KKDF tutarı taksitlik kredinin 25/05/2017 tarihli kat tutarı 22.412,76-TL olarak hesaplandığını, davacı banka ise kredi hesabını 22.427,63-TL üzerinden kat ettiğini, icra takibinde ise 20.925,87-TL tutarında asıl alacak istediğini, kat öncesi işlemiş faiz ve BSMV'yi ise ayrı olarak talep ettiğini, davacı talebi dikkate alınarak asıl alacak tutarının, 20.639,42-TL+221,67=20.861,09-TL olarak kabul edildiğini,
takip tarihi itibariyle davacının birleşen dosyadaki alacağının takip tarihi itibariyle davacı alacağının 22.582,66-TL olduğunu, davacı tarafın ise icra takibinde 22.675,76-TL alacak talebinde bulunduğunu, davacı talebi ve tespitinin dikkate alınarak davacı alacağının 22.518,44-TL olarak kabul edildiğini, ... yönünden;
takip tarihi itibariyle davacı alacağının 22.576,13-TL olarak tespit edildiğini, davacı tarafın ise icra takibinde 22.675,76-TL talep ettiğini, davacı talebi ve tespitler dikkate alınarak davacı alacağının 22.518,44-TL olarak kabul edildiğini, kök raporda, kapatıldığı belirtilen kredi kartı borcu ile ilgili yapılandırmaya yönelik kredi ödeme planı dosyaya sunulmuş olduğundan, birleşen dosyaya konu ticari kredi kartı borcunun tespitnin bu raporda yapıldığını, kök raporda belirtildiği üzere, dava konusu krediler ticari kredi olduklarından, TBK 88. Ve 120.
Maddesinin uygulanmasının imkanının bulunmadığını...'' mütalaa ettiği anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada arasındaki ihtilaf; davacı bankanın GKS'den kaynaklı davalı taraflara asıl borçlu ve kefil sıfatı ile kullandırılan taksitli kredi ve ticari kredi kartı nedeniyle alacaklı olup olmadığı, mevcut ise miktarı, uygulanacak faiz oranı ve alacağın davalıdan tahsilinin talep edilip edilmeyeceği hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamından edinilen vicdani kanaat gereğince; davalıların dayanak genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlu ve kefil sıfatı ile ayrı ayrı sorumluluğunun bulunduğu, ayrıca raporla alacak miktarının yanlar arasındaki sözleşme, kredi ilişkisi ve bankacılık mevzuatına uygun olarak belirlendiği dolayısıyla mahkememizce denetlenen raporun hükme esas alınabileceği anlaşılmakla; mahkememizce icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamından edinilen vicdani kanaat gereğince; asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/659, K. 2019/532, 19 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama