KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Esas no
- 2020/158 Esas
- Karar no
- 2024/159
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/02/2020
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin, davalının sahibi olduğu ..., ..., plakalı araçlarla ilgili poliçe yaptığını, davalı yanın sigorta primlerini ödememiş olduğundan , müvekkilinin mevzuat gereği dava dışı sigorta şirketi ...
Sigorta A.Ş'ye sorumlu olduğunu, trafik poliçelerinin işletenin değişmemesi durumunda iptal edilemediğini, poliçe bedellerinin sigorta ettiren tarafından eksiksiz bir şekilde ödenmesi gerektiğini, poliçelerin başlangıç tarihinin 28/12/2017 tarihi olduğunu, müvekkili şirketin süresi içerisinde davalının prim bedellerini ödemesini talep ettiğini, ancak davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek işbu davanın açıldığını ve davanın kabulünü, sigorta poliçesi başlangıç tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmilini arz ve dava etmiştir.
Dava 9.261,21 TL üzerinden harçlandırılarak açılmıştır. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin , davalıdan alacağı ile olarak alacak talebinin 9.261,21-TL , sonuç ve istemde ise 13.198,55-TL olduğunu, yargılama aşamalarında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alacak miktarının 17.138,71-TL olarak hesaplandığını, bilirkişi raporu doğrultusunda 7.877,71-TL artırarak 17.138,71-TL olarak ıslah ettiklerini, bu miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasını arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait talep edilen poliçe bedellerine ilişkin taleplerin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu araçlara ait poliçe yapıldığının iddia edildiğini, ... ve ... plakalı araçlar için sigorta poliçesi yapılmasına dair müvekkilinin bir talebi veya buna ilişkin bir onayı olmadığını, davacının delil olarak sunduğu poliçeler taraflarınca incelendiğinde poliçelerin sigorta poliçesi olmadığını, kasko poliçesi olduğunu, delil olarak ileri sürülen poliçe suretlerinin üzerinde iptal edildiğine ilişkin kayıt bulunduğunu,
süresinde ödeme yapılmaması halinde herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın Borçlar Kanunu 124.maddesi gereğince sözleşmenin derhal fesih edileceğini, madde 4.4'te sigortacının sorumluluğunun belirtilen miktardaki poliçe peşinatının ödenmesi ile başladığını, müvekkilinin söz konusu poliçelerin yapılmasına dair yazılı bir onayı olmadığını, peşinatı ödenmeyen poliçenin ihtara gerek kalmadan fesih edileceğini, prim zamanında ödenmemiş ise sigortacının cayabileceğini, prim alacağı dava veya takip yolu ile istenmemiş olması durumunda sözleşmeden cayıldığını belirterek davanın reddini,
alacağın %20'den az olmamak kaydı ile inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; poliçe prim alacağına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış ve hesaplama hususunda bilirkişi rapor alımıştır.
Bilirkişi... tarafından düzenlenen 29/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''1-.... ve ...no'lu ... Sigorta Poliçelerinin davacı ... tarafından davalı... A.Ş adına 28/12/2017 tarihinde tanzim edildiği,
2-... ve ... no'lu poliçe primlerinin davacı ... tarafından , dava dışı ... Sigorta A.Ş'ye ödendiği,
3-... ve ... no'lu poliçelerin brüt prim toplamlarından ilgili poliçelere yapılan fesih zeyillerinin düşülmesinden sonra acentenin cari alacağı olarak talep etmesi gereken bedelin 17.138,71-TL olması gerektiği,
4-Davacı ... ve davalı... A.Ş'nin arasında poliçelerin yapılması ve tahsilat aşamasında bir yazılı belge, whatsapp yazışması , mail çıktısı, vb gibi belge varsa, davacı tarafından Sayın Mahkemenize sunulması gerektiği,
5-Bu duruma göre son kanaatimi ek rapor ile belirteceğimi, görüş ve kanaatindeyim."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Dosyaya sunulan deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca tespit edildiği üzere... ve 0001-0210-...no'lu 2 adet poliçenin davacı tarafça, davalı adına tanzim edilerek poliçe primlerinin davacı tarafından , dava dışı ...Sigorta A.Ş'ye ödendiği, davacının ödediği bu primleri davalıdan talep ettiği, davalı yanın taraflar arasındaki poliçe ilişkisini kabul etmemesi ve bilirkişi raporundaki poliçelerin yapılması ve tahsilat aşamasında bir yazılı belge, whatsapp yazışması , mail çıktısı, gibi belge varsa, davacının sunması gerektiği yönündeki tespitler de nazara alınarak,
davacı yana poliçe ilişkisinin varlığının ispatlanması amacıyla yemin teklifinde bulunulduğu, bunun üzerine davacı vekilince 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile taraflar arasında bir sözleşmenin var olduğunu belirtilerek taraflar arasındaki görüşme kayıtlarının sunulduğu,
yine 12.09.2023 tarihli celsede davacı yanın yemin teklifi gerekmediğini beyan ederek ıslah için süre talep ettiği, böylece davacının yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, ancak bilirkişi raporunda poliçelerin yapılması ve tahsilat aşamasında bir yazılı belge, whatsapp yazışması , mail çıktısı gibi belge varsa, sunulması gerektiği yönündeki tespit sonrası, davacı tarafça 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde ve yine 29.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulu yazışmalarda görüleceği üzere taraflar arasında çokça kez poliçe tanzimi ve prim ödemesi ile ilgili konuşmalar yapıldığı,
davalı tarafın bu konuşmaların taraflarınca yapılmadığı yönünde açıkça bir beyanı ve itirazı bulunmadığı, böylece davacının, davalı ile süregelen poliçe ilişkisi kapsamında dava konusu poliçeleri davalıya duyduğu haklı güven ile tanzim ettiği, zira uygulamada sigorta ettirene duyulan güven ilişkisi veya sözlü talimatlar kapsamında sigorta şirketlerince poliçelerin tanzim edildiğinin bilindiği, yine davacı tarafça dava dışı sigorta şirketine yapılan prim ödeme tarihlerinin, dava konusu poliçelerin başlangıç ve yürürlük tarihi ile uyumlu olduğu,
28/12/2017 tarihinde tanzim edilen poliçelerin 29.08.2018 tarihli iptal talebine kadar yürürlükte kaldığı, böylece davalının prim ödeme borcunun doğduğunun sabit olduğu, alınan bilirkişi raporunda prim borcunun 17.138,71 TL belirlendiği, bunun üzerine davacının 9.261,21 TL üzerinden açtığı davasını ıslah ederek 17.138,71-TL talepte bulunduğu, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı,
İstanbul BAM 32. H.D nin 2022/557 esas ve 2024/582 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü için açıkça belirsiz alacak davası açıldığının dava dilekçesinde belirtilmesi veya HMK'nın 107. maddesine dayanılması gerektiği, dava dilekçesinde bu şekilde bir anlatımın bulunmadığı, yine dava dilekçesinin incelenmesinde ''şimdilik'' veya ''fazlaya ilişkin haklar saklıdır'' gibi ifadeler yer almadan doğrudan 9.261,21 TL talep edildiği,
bu sebeple İstanbul BAM 6. H.D nin 2021/514 esas, 2022/2568 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması halinde, geriye kalan haktan zımnen feragat edilmiş sayılacağı, bu sebeple davacının ıslahla arttırdığı 7.877,50 TL yönünden davanın reddi gerektiği anlaşılmakla; davanın 9.261,21 TL üzerinden kısmen kabulüne dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/158, K. 2024/159, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama