KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Esas no
- 2023/445 Esas
- Karar no
- 2025/832
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 09/07/2023
Karar Metni
1.665 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01/02/2021 tarihinde ... ... yönetimindeki ... plakalı araç ile , sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza sonucunda motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve beden gücü kaybına uğradığını, kazaya ilişkin ....Asliye Ceza Mahkemesin'de dava açıldığını, müvekkilinin kaza sonrası ...
Şehir Hastanesinden 05/04/2023 tarihinde almış olduğu raporda engel oranının %8 olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin 16 yaşında olduğunu ve bir yıl okuluna devam edemediğini, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketinden yaptırdığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğunu, davalıya başvuru yapıldığını ancak davalının yanıt vermediğini ve akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını belirterek , davanın kabulüne, 400 TL beden gücü kaybına ve 100 TL tedavi giderlerine dayalı tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle davacının muayene bulgularından sürekli iş göremezliği bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı bulunduğu, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesinin ve dosyada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibari ile geçici iş göremezlik , tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında bulunmadığını, davacı kaza tarihinde 16 yaşında olduğundan geçici iş göremezlik zararı da oluşmadığını,
meydana gelen sağlık giderleri ve geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından karşılandığını, açıklanan nedenler ile, davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile , 100-TL tedavi giderinin ıslah yolu ile 2.814,79-TL arttırılarak 2.914,79-TL'ye yükseltilmesini, tedavi gideri alacağının için dava tarihinden itibaren işleyecek mevzuat gereği uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . Davacı vekili 2.celse duruşmada alınan beyanında ;400-TL olarak belirtilen dava değerinin yalnızca kalıcı maluliyet için olduğunu beyan etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; 01.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının malul kaldığından bahisle sürekli işgöremezlik ve tedavi giderlerinden ibaret maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olaya ilişkin .... ASCM'nin 2021/... esas sayılı dosyasında; müştekinin dosyamız davacısı, sanığın dosyamız dışı sürücü ... ... olduğu, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda sanığın asli, motosiklet sürücüsünün tali kusurlu olduklarının, müştekinin kusuru bulunmadığının tespit edildiği , şikayetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararının 18.07.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 18/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
''..6)Dosyada mevcut CD lerin Kurulumuzda yapılan radyolojik incelenmesinde, 01.02.2021 tarihli alt ekstremite BT sinde sol femur ditalinde deplase kırık mevcut, lomber BT de sol pars interartikularis lokazliasyonunda lizis hattı (kronik) mevcut olduğu, travnmatik lezyon izlenmediği, 16.09.2024 tarihli grafilerde sol femur alt uçta kaynamış kırık sekeli olduğu, ekstremiteler arası uzunluk farkı olmadığı,
... kızı, 13:08.2004 doğumlu ...’ın 01.02.2021tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında;
fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla;
1)Tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ... ve ... tarafından düzenlenen 23/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Tedavi giderleri bakımından;
Davacı ...'ın 01/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Prof. Dr. ... Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup , bu hastanede yapılan tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı,
Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi, bakıcı ve yol gideri olarak toplam 2.914,79-TL tutarında harcaması olduğu,
Trafik kazası kusuru bakımından;
Dava konusu kazada kamyon sürücüsü ... ...'nın %80 (yüzde seksen) oranında asli kusurlu olduğu,
Motosiklet sürücüsü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında tali kusurlu olduğu,
Motosiklet sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu,
Görüş ve kanaatine varılmıştır . "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 01.02.2021 tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümleri "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının mevcut tüm tedavi evrakları incelenerek hazırlanan raporda sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, dosyada davacının % 8 oranında engeli oluştuğuna dair raporda hangi yönetmeliğe göre hesaplama yapıldığının belirsiz olduğu,
yine Mahkememizce alınan ATK raporunda davacının son haline ilişkin güncel tedavi evrakları da incelenerek kırık sekelinin kaynamış olduğunun ve ekstremiteler arası uzunluk farkı olmadığının belirlendiği , yine davalı sigorta tarafından davacı tarafa verilen 17.04.2023 tarihli cevapta "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında kişide maluliyet haline neden olmadığından talebin reddine karar verildiğinin bildirildiği, anlaşılmakla anılan ATK raporu hükme esas alınmıştır.
Kusur yönünden yapılan incelemede; olaya ilişkin ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının sorumlu olduğu sürücüye asli kusur , davacının yolcu olduğu motosiklet sürücüsüne ise tali kusur atfedildiği, yine kaza tespit tutanağında da her iki sürücüye kusur verilmiş olduğu, Mahkememizce ... heyetinden alınan raporda da anılan raporlar ile uyumlu olacak şekilde davalının sorumlu olduğu kamyon sürücüsü ... ...'nın %80 oranında asli kusurlu , motosiklet sürücüsü ...'ın %20 oranında tali kusurlu olduğu hususlarının belirlendiği, anılan raporun ayrıntılı ve gerekçeli olduğu,
dosyada tek bilirkişiler tarafından düzenlenen tüm raporların heyet halinde değerlendirildiği, ayrıca kaza tespit tutanağında davacının müterafık kusuruna ilişkin emniyet kemeri veya kaskı olup olmadığı hususunda bir tespit bulunmadığı, bu durumda davacının müterafık kusurunun da ispat edilemediği anlaşılmakla; % 80 oranında kusur oranı üzerinden davalının sorumlu tutulduğu hesaplama hükme esas alınmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde. “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki.
“Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, .... sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi,
% 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun hazırlanmakla itibar edilir bulunan aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın tedavi/sağlık gideri 550 TL, yol giderleri 576,04 TL ve 1.788,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam zararının 2.914,79 TL olduğunun belirlendiği, taraflarca bu rapora itiraz edilmediği, ancak davacının dava dilekçesinde bakıcı giderlerine yönelik bir talebi bulunmadığı, yalnızca tedavi giderlerinin talep edildiği, bu sebeple taleple bağlı kalınarak davacının toplam zararının 2.914,79- 1.788,75= 1.126,04 olduğu,
davalının bu toplam tutarın kusur oranına göre % 80 inden sorumlu olması nedeniyle 900,83TL yönünden sorumlu olacağı, zira kazaya sebep olan aracın ZMMS ile sigortacısı bulunduğu, davacı tarafa olaya ilişkin olarak SGK tarafından yapılan bir ödeme de bulunmadığı anlaşılmakla tedavi, sağlık ve yol giderlerine dayalı maddi tazminat talebi yönünden davanın 900,83TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça sürekli maluliyete dayalı olarak da talepte bulunulmuş ise de; dosyada bulunan ATK raporunda davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı tespit edildiğinden 400 TL üzerinden talep edilen sürekli maluliyete dayalı maddi tazminat isteminin reddi gerekmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten 8 iş günü sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup buna göre davalı sigortanın 18.03.2023 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının dava dilekçesinde açıkça belirtildiği,
bu sebeple talep arttırım dilekçesi ile arttırılan tazminat talepleri yönünden de belirsiz açılan kısımla aynı şekilde ve aynı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, yine davalı aracı tescil kayıtlarında ticari olduğundan faiz türünün de ticari faiz olacağı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair, davacı tarafça belirlenen dava değeri uyarınca kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/445, K. 2025/832, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama