KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/526 Esas
- Karar no
- 2025/50
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2024
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket işletmesinde kullanmak üzere 28/02/2022 tarihinde ... marka 19 tane ... ...'yı davalı ... ...'ten satın aldığını ödemelerini eksiksiz şekilde yaptığını, alınan klimalar için verilen ayıplı hizmet sebebiyle defaatle yaşanan aksaklıklar neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, taraflarınca davalılara ... Noterliği ...
Yevmiye 05/12/2022 tarihli ihtarname ile müvekkilinin zararının karşılanması talep ettiğini, Ancak davalılar vermiş oldukları zararı kabul etmediklerini, müvekkilinin zararının giderilmesini yönelik olarak davalılar aleyhine ....
İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla icra takibi ikmal edildiğini, Davalılar tarafından iş bu takibe itiraz edildiğini, akabinde arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, Tüm bu sebeplerle müvekkilinin zararının tazmin edilebilmesi adına huzurdaki davayı ikmal etme gereği hasıl olduğunu, müvekkilinin kusurlu malları için 2 kere davalıya servis tamiri yaptırdığını ve düzelmediğinden müvekkilinin tamirat işini başka bir servise yaptırmak durumunda kaldığını, Çünkü geçen sürede müvekkilinin her gün daha fazla zarara uğradığını davalılarının bu mağduriyetini gidermediğini,
müvekkili tarafından davalılara ihbar niteliğinde olmak üzere mail, mesaj ve ihtarname ile gerekli bildirimler yapıldığını, Fakat müvekkilinin zararını karşılamaya yönelik herhangi bir geri dönüş gerçekleşmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı ...
A.Ş vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; huzurdaki davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi hatalı olduğunu davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını, sözleşmede imzası bulunan ve borç altına giren taraflar yalnızca diğer davalı ... ... ile davacı ... olduğunu, sözleşmenin tarafı olmayıp borç altına girme iradesi ve sözleşmenin feshi noktasında herhangi bir beyanı bulunmayan müvekkili şirkete karşı husumet yöneltilmesi hatalı olduğunu,
müvekkili Şirketin dava konusu olayda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmamakla birlikte davacı yanca aksini ispat eder bir delil dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmaması ve maddi hukuk kaynaklı husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından pasif husumet yokluğundan reddini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini, talep etmişlerdir.
Davalı ... ... ...
Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; davacının iddiasının zamanaşımına uğradığını bu sebeple davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, sözleşmenin niteliği ve davacının basiretli tacir olarak hareket etmesi gerektiği dikkate alındığında ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının iddiaları hiçbir koşulda gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından gerekli hizmet ve kontroller eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, davacının kendi kusurlarından dolayı sorun yaşadığını, davacının ispat külfetini yerine getirmediğini davanın reddinin gerektiğini,
Davacıya teslim edilen klimaların ve montaj işinin ayıplı olduğunu kabul etmediklerini, klimaların ve montajın ayıplı olduğu kabul edilse dahi davacı seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını ve müvekkili tarafından servis hizmeti verilerek tüm klimalar çalışır vaziyette teslim edildiğini, ayıp halinde alıcının seçimlik hakları bir kez kullanılmakla son bulacağından herhangi bir ayıp var olsa da dahi onarım hakkını kullanmış davacının diğer seçimlik haklarını kullanabilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının ayıba ilişkin iddialarını kabul etmemekle birlikte,
servis fişlerinden görüleceği üzere davacının müvekkilden talep edeceği herhangi bir tazminat söz konusu olmadığını, davacının taraf dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, davanın reddini, Yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK 67. maddesi uyarınca .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın şimdilik 20.000 TL yönünden iptali isteminden ibarettir.
Mahkememizce celp edilen .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalılar aleyhine cari hesap alacağına istinaden faizler dahil toplam 356.095,89 TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalılar vekilleri marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 2024/526 Esas sayılı dosyasından 22/01/2025 tarihli duruşma ara kararı gereğince davalı ... Şirketi yönünden tefrik kararı verilmiş olup mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilmiş ve işbu dosyada davalı ... yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamı ve sunulan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; huzurdaki davanın İİK'nın 67. maddesine dayalı ilamsız icra takibine vâki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın; davalı takip borçlusu ...'in icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının yerinde olup olmadığı, takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılıp başlatılmadığı, davacının taleplerinde haklı olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu icra takip dosyasının tetkikinde; davalı takip borçlusunun icra dairesinin yetkisine süresi içerisinde itiraz ederek yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Dairesi olduğunu ileri sürdüğü görülmüştür.
İtirazın iptali davaları takip hukukundan kaynaklandığından icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olup yetkili icra müdürlüğünde icra takibinin yapılmasının dava şartı olması nedeni ile İİK'nın 67. maddesi çerçevesinde görülen işbu davada öncelikli olarak davalı takip borçlusunun icra dairesinin yetkisine vâki itirazının incelenmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı itirazın tetkikinde ise İİK'nın yetkiyi düzenleyen 50. maddesinde para veya teminat borcuna ilişkin takiplerde 6100 sayılı HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağının belirtildiği, ilgili atıf nedeniyle HMK'nın 6.maddesinin yetkiye ilişkin ön sorunlarda uygulama alanı bulduğu, işbu maddeye göre takibin başladığı tarihte davalı takip borçlusunun yerleşim yeri icra dairesinin genel yetkili icra dairesi olduğu, TBK'nın 89. maddesi uyarınca ise para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinin hüküm altına alındığı görülmüştür.
Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davalı takip borçlusunun takip tarihindeki yerleşim yerinin Beyoğlu/İstanbul olduğu, davacı takip alacaklısının muamele merkezinin ise Avcılar/ İstanbul olup Küçükçekmece İcra Dairelerinin yetki alanında kaldığı, takibin ise İstanbul Anaolu İcra Dairesinde başlatıldığı, taraflar arasında yetki şartını içerir herhangi bir yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı takip borçlusu tarafından icra dairesinin yetkisine vâki itirazında yetkili icra dairesinin usulüne uygun olarak ayrıca belirtildiği,
bu itibarla icra dairesinin yetkisine usulünce yapılmış itirazın yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında yerinde olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmayan icra takibi nedeni ile dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/526, K. 2025/50, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama