KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/463 Esas
- Karar no
- 2026/303
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/06/2025
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili tarafından muhtelif tarihlerde palet satış faturaları düzenlendiğini, davalı tarafından işbu satış faturalarından doğan borca mahsuben muhtelif tarihlerde çek keşide edilerek müvekkiline verildiğini, yine müşterilerinden topladığı bir kısım kullanılmış paletleri de müvekkiline iade ederek / satarak bir kısım iade faturaları düzenlediğini ve 03/10/2023 tarihi itibari ile müvekkiline 240.816,75-TL borcu bulunduğunu, davalı yanın borcunu ödemediğini ve ....ATM'nin 2023/... esas sayılı dosyası ile 1 yıl konkordato sürecine girdiğini ,
kesin mühlet kararının bulunması sebebi ile takip işlemlerinin yapılmasının önlenmesine ve evvelce başladığını takiplerin durdurulmasına yönelik tedbir kararı sebebi ile icra takibine girişilemediğini, konkordato davasında tedbirlerin kaldırılması kararı sonrası ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu ve akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını belirterek,
davanın kabulünü, takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin ise taraflar arasında yapılan alım satımlardan da görüleceği üzere müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafça zamanaşımının dolduğu ileri sürülmüş ise de; TBK 146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden 240.816,75-TL alacağın faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Davalı ...'in dosyaya ve bilirkişi incelemesine ticari defter kayıtlarını sunmadığı,
-Ticari ilişkinin 2023 yılı öncesinden başladığı, davacı tarafından düzenlenen son fatura (3.10.2023 t.satış faturası) ile sonlandığı,
-2025 yılı takip tarihi itibariyle davalının cari hesabında 240.816,75-TL "borçlu" olduğunun kayıtlı olduğu,
-Faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
-Tarafların bağlı oldukları vergi dairelerinden dosyaya gelen karşılaştırmalı alış - satış analizlerine göre, davacı tarafından düzenlenen satış faturalarının tamamının davacıda mal / hizmet satışı , davalı vergi dairesi kayıtlarında karşıt mal / hizmet alışı olarak yer aldığı,
-Davacının düzenlediği satış faturalarının , davacı tarafından GİB portaldan ve davalıya ...@... e-posta adresine gönderildiğinin anlaşıldığı, davalının iş bu faturalara karşı TTK da belirtilen yasal süre 8 gün içinde itirazı olduğu hususunda dosyada bir ticari kayıt , noter ihtarnamesi vb.rastlanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde , davalının faturalardan haberdar olduğunun anlaşıldığı,
-Takip tutarını oluşturan faturalardaki malların davalıya teslimi hususu tetkik edildiğinde, işbu faturalardaki malların (paletlerin) irsaliyedeki teslim alan isim / imza bilgilerine göre, davalı tarafta Hayrettin Sayım isimli kişiye teslim edildiği bilgisinin mevcut olduğu,
-Davalının takibe konu cari hesap içerisindeki faturaları ödendiğine dair , dosyaya herhangi bir bilgi , ödeme kaydı, banka dekontu vb rastlanmadığı, davacının ticari defter kayıtlarında da ödemeye rastlanmadığı,
Dosya kapsamındaki bilgi belgeler ve davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının takip tarihinde 240.816,75-TL cari hesap borcu olduğuna dair,
Tespit , değerlendirme ve kanaatimi içeren işbu raporu saygı ile arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya/ cari hesaba dayalı alacağın ödenmediğinden bahisle davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu davanın ikame edildiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile yapılan incelemede;
davacının kendi defter kayıtları uyarınca davalıdan 240.816,75 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun, davalının defterlerini incelemeye sunmadığının, davaya konu faturaların tamamının davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun, davalı tarafça da BA formu ile beyan edildiğinin tespit edildiği, anılan rapora taraflarca itiraz edilmediği,
ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun öninceleme duruşma zaptının 8 nolu ara kararında yer almasına rağmen, davalı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinin de olmadığı,
yine bilirkişi raporunun 8. Sayfasında rapor düzenleyen bilirkişinin davalı vekili ile de irtibata geçtiğini ancak defter ve kayıtların sunulmadığını rapora aktardığı, bu nedenle davalı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği,bu durumda davacı yanın sunmuş olduğu kayıtların kendi lehine delil olacağı, kaldı ki davacı kayıtları dışında davalının da davaya konu faturaları BA formu ile beyan ettiği, şu aşamada varsa hizmet almadığı,
mal teslimi yapılmadığı veya faturaların yasal süresinde iade edildiği ya da borcun ödendiği iddialarını davalının ispat etmesi gerektiği, ancak davalının cevap dilekçesinde ödeme iddiasının bulunmadığı, yargılamanın devamında da ödeme yapıldığına dair bir beyan ve delil sunulmadığı, cevap dilekçesinde açıkça ticari defterlerin delil olarak gösterilmediği ve davalı tarafça defter kayıtlarının ibraz da edilmediği, böylece davacının 240.816,75 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla;
davanın kabulüne, alacak faturaya dayalı ve davalı tarafça belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne, taraflar tacir olduğundan uygulanacak faiz türünün avans faizi olarak belirlenmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/463, K. 2026/303, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama