KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/133
- Karar no
- 2020/263
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/01/2018
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin davalı şirkete uluslararası taşıma hizmeti verdiğini ve bunun karşılığında navlun bedeli olarak 20/12/2016 tarihli ..., ... ve ... numaralı 2.550,00-Euro ve 650,00 USD tutarındaki faturaları kestiğini ve davalıya tebliğ ettiğini bildirdiğini, davalının fatura ve içeriklerine hiçbir itirazı olmamasına rağmen fatura bedellerini ödemediğini ve davacı tarafın ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını ve davalı tarafça, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibinden sonra davalı tarafından 12/07/2017 tarihinde 1.500,00-TL ödeme yapıldığını, bu bedelin Euro'ya dönüştürülerek cari hesaba işlendiğini, yani davalı tarafın aslında borcunu kabul etmekle birlikte süreci uzatmak amacıyla haksız olarak takibi itiraz ettiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 2.187-Euro ve 650 USD olarak devamına, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca yabancı para faizi işletilmesine, davalının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin mahkememize verdiği 07/03/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davalıya dair faturaların kesildiğini ve davalıların bu fatura borçlarını ödemediğini ve bunun sonucunda icra takibi başlatıldığını, itirazın iptali davası açıldığını, davalı şirkete dair açılmış olan iş bu itirazın iptali davasının hukuksuz ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafça iş tamamlanmadan kötü niyetli olarak faturaların derhal kesildiğini, tarafların aralarında şifahi olarak belirledikleri vadeye uymaksızın faturalardan sonra icra takibi başlattığını, davanın reddine, dava tarafın kötü niyetle başlatmasından ötürü %20 kötü niyet tazminatının taraflarına hükmedilmesine,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
25/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi heyeti özetle. Davacı ... Lojistik'in incelenen 2016 ve 2017 yılları yasal ticari defterlerinin.
TTK'nun 64,66 ve VUK'nun 220-226' maddelerine göre açılış ve yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, kayıt nizamı bakımından V.U.K.'nun 215 -219 hükümleri ile Muhasebe sistemi Uygulama Genel Tebliğine uygun olduğunu, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen fatura tutarlarından davalı tarafından yapılan ödemelerin düşülmesi neticesinde davacının davalıdan 13.471,22 TL (26.194,39 TL -12.723,17 TL) alacağının bulunduğunu, bu alacak içerisinde davaya konu edilen fatura tutarlarının yer aldığı,
ilgili cari hesap alacağı için kur değerlemesi yapılmadığını, davacının davalıdan 04.01.2019 dava tarihi itibariyle 2,187 Euro ve 650 USD alacağının bulunduğunu, bu alacağa 04.01.2019 dava tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre yabancı para faizi hesaplanabileceğini, davacının davalı ile arasındaki bu hukuki ilişkiye yönelik iddiasının, davalı tarafından da kabul edildiğini, bu kabule bağlı olarak kanaatlerinin dava konusu taşıma hizmetinin verildiği yönünde olduğunu beyan etmişlerdir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının mahkememize görevsizlik kararı ile geldiği ve yukarıdaki esas numarasını aldığı, dava konusu uyuşmazlığın ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E.sayılı dosyası itibariyle davacının davalıdan alacağının olup olmadığı varsa miktarı noktasında toplandığı, taraf vekillerince tüm delillerinin sunulduğu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı, icra dosyasının incelenmesinde, davalı borçlu aleyhine 12/04/2017 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalıya 14/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 21/04/2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu, davanın 04/01/2018 tarihinde İİK 67 maddesi gereği 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği bu hususun davalının da kabulünde olduğu, davalı tarafından davaya dayanak fatura borcunun bir kısmının banka yolu ile, bir kısmının ise elden, geriye kalan bakiyenin ise sözleşmenin tarafı olan 3. Kişilerce anlaşma doğrultusunda davacı şirkete ödendiği, bu sebeple davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını iddia edilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.".
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." düzenlemesini içermekte olup, somut olayda, ispat yükünün ödeme yaptığını iddia eden davalı tarafta olduğu, davalı tarafından iddiasını ispatlayacak delil sunulmadığı görülmekle davacının davasının kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/133, K. 2020/263, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama