KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- Esas no
- 2019/296 Esas
- Karar no
- 2022/603
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/06/2018
Karar Metni
1.334 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin lojistik ve kargo sektöründe hizmet gösteren bir firma olduğunu, davalı/borçlu taraf ile müvekkili şirketin Suudi Arabistan'da yapılacak olan ...
Şampiyonası'nda yarışacak olan davalıya ait sürat teknelerinin deniz yolu ile taşınması konusunda anlaştıklarını, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın gidiş ve dönüş navlunu ile yan masraflara ilişkin borcunu ifa etmekten kaçındığını, takip konusu faturaları ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/...
Esas sayılı dosya üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, davanın kabulü ile davalı/borçlu tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ne kayıtlı, turizm ve hizmet sektöründe faaliyetleri olan anonim bir şirket olduğunu, davacı firmanın taşıma taahhütlerini ticari ilişkinin esaslı unsuru olan takvime bağlı kalarak süresi içinde yerine getirmediğini, Suudi Arabistan/Yanbu'ya yapılacak taşıma işlemi için davacı firmadan 05.03.2017 tarihinde teklif alındığını, teknelerin Yarımca Limanı'ndan yükleme yapılarak gemi taşımacılığı ile Yanbu/King Abdullah Limanı'na yapılacak yükleme için port to port transit süre 9 gün olarak belirlendiğini,
07.03.2017 tarihinde yapılan revize teklifte boşaltma limanının Yanbu/Jeddah Limanı olarak güncellendiğini, davacı firma tarafından verilen teklifin müvekkili şirket yetkililerince onaylandığından operasyon sürecine geçildiğini, gümrük işlemlerinin müvekkili şirket tarafından yapılacağı şeklinde anlaşıldığından 10/03/2017 tarihinde tamamlanıp teknelerin İstanbul/Tuzla'da gemiye yüklendiğini, müvekkili şirketin yetkilisi ... 'e gönderilen 14.03.2017 tarihli e-postada geminin 19.03.2017 tarihinde limandan ayrılarak ... limanına 03.04.2017 tarihinde ulaşabileceğinin bildirildiğini,
müvekkili şirketin yetkilisi tarafından aynı e-postaya cevap yazılarak 03 Nisan tarihinin kabul edilmeyeceğini, yapılan görüşmelerde konteynerlerin 26 Mart'ta Yanbu'da olacak şekilde yükleme yapılmasının istendiğini, davacı firma yetkilisi ... tarafından gönderilen 15.03.2017 tarihli e-posta ile geminin” armatörce alınan karar doğrultusunda rotasının değişmesi sebep gösterilerek sürenin 27-28 Mart tarihleri olduğu ve işin alındığı tarih itibarı ile de başka opsiyonun olmadığı” ifade edildiğini,
belli bir tarihte boşaltma limanına ulaşması gereken konteynerler için davacı tarafından verilen teklif içeriklerinde müvekkili şirkete bu yönde hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, yükleme yapılan teknelerin belirtilen sürede Yanbu'ya varışının gerçekleşemeyeceğinin daha sonra anlaşıldığını, yapılan yazışmalarda önce ilk olarak varış tarihi 14 Mart olarak belirtildiğini, daha sonra bu tarihin 23 Mart olduğunu, ardından da 31 Mart'a ertelendiğini, yarış tarihinin revize edilerek iki gün gecikmeli olarak yapılabildiğini, Yanbu Belediyesince bu organizasyon için ödenecek sözleşme bedelinden 80.000.-USD eksik ödeme yapıldığını,
bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun alacağının tahsiili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın icra dairesinin yetkisi davacı tarafça alacağa konu taşıma hizmetinin sözleşmeye uygun olarak ifa edilip edilmediği, davacının navlun alacağının bulunup bulunmadığının, geç teslimin söz konusu olup olmadığı, geç teslim söz konusu ise, bu hususun davacı alacağına etkisi ve buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 14/02/2018 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 06/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 12/04/2018 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 11/06/2018 tarihinde görevsiz mahkemede İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 26/09/2022 havale tarihli raporda özetle; davacı taşıyanın emtiayı gecikmeli de olsa teslim ettiği, davacı akdi taşıyanın navlun
sözleşmesinden doğan en önemli hakkının navlun alacağı ve TTK’nun 1207. maddesi uyarınca, navlun ve taşıyana ait diğer alacakların borçlusu navlun sözleşmesinin tarafı sıfatıyla davalı taşıtan olduğu, davalı taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları TTK’nun madde 1207/2 uyarınca davacı taşıyana ödemekle yükümlü olduğu, “diğer alacaklar” kapsamına,
davacının fatura konusu alacağı terminal, teslim ve liman içi masrafların dahil olduğu sonucuna varıldığı, taraflar arasında kararlaştırılan navlun ücreti ve teferruatına ilişkin olarak 3 adet fatura bedelinin toplam 150.305,40 TL düzenlendiği, davalıya tebliğ edildiği ve yapılan mali incelemede de davalı defterlerine işlenmiş olduğu, davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı ile davalı arasında navlun
sözleşmesinin bulunduğu, eşyanın geç teslim edildiği, eşyanın geç teslim edilmiş olması navlun alacağını etkilemeyeceği gibi, davalı taşıtanın sorumlu olduğu zararın belirlenmesinde navlunun
indirilmesinin de söz konusu olamayacağı, dolayısıyla davacı akdi taşıyanın 3 adet fatura bedeli 150.305,40 TL‘yi davalı taşıtandan talep edebileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık da çözümü gereken esas husus, davacı tarafından davalıya ait yarış teknelerinin öngörülen sürede yapılamamasından dolayı davacının navlun ücretine hak kazanıp kazanamayacağıdır.
Dosyada, Davacı ... ile Davalı ... İnşaat arasında, Suudi Arabistan’da yapılacak olan ... Şampiyonasında yarışacak olan davalıya ait sürat teknelerinin gidiş- dönüşünün deniz yolu ile taşınması konusunda anlaştıkları, dolayısıyla tarafla arasında navlun sözleşmesinin kurulduğu, Davacının akdi taşıyan, Davalı’nın taşıtan olduğu ve taşıma konusu emtianın gidiş ve dönüşünde emtianın geç teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalı Şirket emtianın Suudi Arabistan’a geç teslimi nedeni ile, Yanbu Belediyesi tarafından buorganizasyon için ödenecek sözleşme bedelinden 80.000 USD eksik ödeme yapıldığını ayrıca davalı
tarafından üstlenilen ekibin uçak, konaklama ve yiyecek giderleri için fazladan ödeme yapılması zarara uğradığı, bir başka ifade ile geç teslim nedeni ile doğan maddi kaybının bulunduğu,
Davacı’nın navluna hak kazanmadığını iddia etmektedir. Ancak davalı zarar iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamında, takas mahsup talebinde bulunmadığı gibi, karşı dava açmamış olup cevap dilekçesi ile davacıya karşı talep ve dava haklarını saklı tutuklarını belirtmiştir.
Davacı taşıyanın ise emtiayı gecikmeli de olsa teslim ettiği dosya kapsamında sabittir.
Davacı akdi taşıyanın, navlun
Sözleşmesinden doğan en önemli hakkı navlun alacağıdır ve TTK’nun 1200 maddesi uyarınca,
navlun ve taşıyana ait diğer alacakların borçlusu navlun sözleşmesinin tarafı sıfatıyla davalı taşıtandır. Davaya konu alacak kalemleri ise;
30.03.2017 tarihli, ... numaralı, Nakliye Ücreti, Terminal Masrafı açıklamalı USD karşılığı 12.100 USD bedelli faturadan kaynaklanan 53.087,65 TL,
22.05.2017 tarihli, ... numaralı, Teslim ve Terminal Masrafı, Yükleme Ücreti açıklamalı, 8.750 USD bedelli faturadan kaynaklanan 32.929,50 TL,
22.05.2017 tarihli, ... numaralı, Nakliye, Navlun, Terminal Masrafı açıklamalı, 15.500 USD bedelli faturadan kaynaklanan 64.288,25 TL olmakla, navlun ve teferruatı niteliğinde sayılan bedellerin, davalı taşıtan tarafından, verilen taşıma hizmeti kapsamında, ödenmesi gereken bedeller olduğu kabul edilmiştir.
Taraflara ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davaya konu faturaların davacı defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlı bulunduğu ancak davalıya ait ticari defterlerde ise kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, davaya konu fatura içeriği hizmetin davacı tarafından verildiği hususu davalının da kabulünde olup, fatura bedellerinin ödendiğine dair dosyaya herhangi bir delili sunulmadığı gibi, davalı tarafından davacının gecikme nedeni ile alacağa hak kazanmadığı savunulmaktadır. Oysa TTK da navlunun ödenmeyeceği durum olarak yalnızca TTK 1199 maddesi düzenlenmiş olup, sadece zıyaa uğrayan eşya içini navlunun ödenmeyeceği belirtilmiştir.
Eşyanın geç teslim edilmiş olması navlun alacağını etkilemeyeceği gibi, taşıtanın sorumlu olduğu
zararın belirlenmesinde navlunun indirilmesi de söz konusu olamaz. Yukarıda mali incelemeler sonucunda, taşıyana navlun ödenmemiş olduğu tespit edilmiş olup, dosyaya ayrıca navlunun ve teferruatına ilişkin olarak ödendiğine dair belge de sunulmamıştır. Dolayısıyla Davalı Şirket
tarafından navlunun ve teferruatın ödendiği ispat edilmedikçe navlun ve teferruatından doğan
sorumluluğu devam edecektir. Davalı Şirketin malların geç teslimi nedeniyle uğradığı iddia edilen maddi kazanç kaybı iddiası
ise ayrı bir dava konusu olup, yukarıda belirtildiği hali ile davalının dosya kapsamında takas mahsup talebi yahut karşı davası bulunmadığından, davanın kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/296, K. 2022/603, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama