KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2022
- Esas no
- 2020/126 Esas
- Karar no
- 2022/273
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/03/2020
Karar Metni
2.829 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin Çin'den bir kısım mallar satın aldığı malların, davalı firma tarafından ... numaralı konişmento tahtında taşındığını, iş bu taşıma işleri için; ordino ücreti, ithalat manifesto ücreti, terminal güvenlik ücreti, tahliye ücreti, tahliye nezaret ücreti, survey ücreti, ithalat geçici kabul ücreti adları altında ücretler talep edildiğini ve bu ücretlerin ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceği bildirildiğini ve müvekkili tarafından bu bedeller müzayaka halinde, malı teslim almak zorunluluğundan dolayı ve ancak ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını,
ihtirazi kayıtla ödeme yapılmakla birlikte faturaya itiraz edilmiş olduğunu, faturaya itiraz ederken haksız olarak alınan bedellerin iadesinin de talep edildiğini, ancak her hangi bir iade olmadığından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin Türkiye acenteliğini yaptığı ...'a ait, ... nolu, ... nolu ve ... nolu konşimentolar kapsamında Çin'den İstanbul'a taşınan malların İstanbul Limanına tahliyesini müteakip söz konusu taşımalara ilişkin olarak ordino (mal teslim) ücreti, ithalat manifesto ücreti, terminal güvenlik ücreti, tahliye ücreti, nezaret ücreti, survey ücreti ve ithalat geçici kabul ücreti olmak üzere ... ... nolu konşimentoya İlişkin olarak 13.08.2019 tarihli ... nolu 438,04-USD bedelli ve 13.08,2019 tarihli ... nolu 177,00-TL bedelli,
... nolu konşimentoya ilişkin olarak 12.08.2019 tarihli ... nolu 438,04 USD bedelli ve 12.08.2019 tarihli ... nolu 177,00-TL bedelli, ... ... nolu konşimentoya ilişkin olarak 12.08.2019 tarihli ...]... nolu 438,04-USD bedelli ve J2.08.2019 tarihli ... nolu 177,00-TL bedelli faturalar tanzim edildiğini, verilen hizmetler karşılığı tanzim olunan iş bu 3 adet fatura;
önce davacı tarafından ödendiğini, anılan konişmentolara ilişkin ordinolar (Yük teslim belgeleri) davacı tarafından alındığını ve ancak akabinde iş bu faturalar davacı tarafından haksız ve mesnetsiz bîr şekilde itiraz edilerek reddedildiğini, talep edilen iş bu kalemlerin ithalatçı ve ihracatçı arasındaki satış sözleşmesi ile doğrudan bir ilgisi olmadığını, anılan hizmetlerin taşıma sözleşmesinin ardıl hizmetleri olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, Dava konusu taşımalar nedeniyle davacı tarafın müzayeka halinde ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği bedellerden dolayı davacı tarafın sorumlu olup olmadığı, bu bedellerin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, davalı tarafın husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olup olmadığı, mahkememizin iç hukuk itibariyle ve Milletlerarası Hukuk itibariyle yetkili olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... olduğu, borçlusunun ...Nak. A.Ş. olduğu, 08/08/2019 tarihinde 1.314,12USD ve 531,00.TL olmak üzere toplam 7.732,38.TL nin tahsili için takibe geçildiği ve ödeme emrinin borçluya 10/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 17/09/2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, iş bu davanın 17/03/2020 tarihinde İİK Md. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 24/05/2021 tarihli raporda özetle. Davalı ...
A.Ş. tarafından düzenlenmiş olan faturaların alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, faturalardaki alacak kalemlerinin hizmet varlığının somut olarak ispat edilmesi gerektiği, davalı yanın bu hizmetleri liman işletmesinden alarak davacı yana yansıtmış olabileceği de dikkate alınsa dahi, dosya kapsamından faturalara konu edilen hizmetlerin ifa edilip edilmeği somut olarak tespit edilememiş olup davalı acentenin faturaya konu ettiği hizmet kalemlerinin hangi kıstaslara ve tarifeye göre değerlendirilerek ücretlendirildiğinin tespiti de mümkün olmadığı,
terminal Güvenlik Hizmeti ve Geçici Kabul ücreti haricindeki hizmet kalemlerinin, eşyaya ait yük belgesinin (konişmento) ilgilisine teslimi öncesinde yapılan işlemler olduğu, "yük belgesi teslim edilmeyen eşyanın, taşıma safhasında bulunduğu dikkate alındığında", navlun bakımından taşıma sürecine dahil olan hizmet kalemlerinin taşımanın teferruatı olduğu, taşımadan ayrı ek işler olmadığı,
taş itam n/taş lyanm/aeentes İn İn taşıma edimi tamamlanmamış ve yük belgesi ilgilisine teslim edilmemiş konteyner hakkında oluşan/oluşacak sair masrafların alıcı-gönderilenden talep edilmesinin isabetli olmayacağı, bununla birlikte 3 adet fatura kapsamında davacıdan tahsil edilen.
177,00x3= 531,00 TL ordino bedelinin ve anılan ücretler kapsamında tahsil edilen 1.314,12 USD tutardan Geçici kabul Ücreti (3 x 85 USD.= 255 USD.) ve Terminal Güvenlik ücreti (3x8 USD = 24 USD.} haricindeki 1.035,12 USD/ nın iadesini davacı yanın talep edebileceği, geçici kabul ücretine emsal ücret bulunmadığından ve fatura içeriğinde bir ücret tarifesi bulunmadığından, miktarı hakkında değerleme yapılamadığı,
Geçici Kabul işlemlerinin elektronik ortamda "Konteyner ve Liman Takip Sistemi" üzerinden yapıldığı gözetildiğinde, harcanan emek ve mesai süreci bakımından bir konteyner için talep edilen 85 USD. ücretin fahiş olduğu değerlendirilmekle birlikte bu hususun yukarıda anlatılan İşlem ifası kıstasları gözetilerek Sayın Mahkemenin takdiri ile belirlenmesinin yerinde olacağı, dava konusu uyuşmazlığa sebep olan varma limanında talep edilen ücretlerin, navlun sözleşmesinden kaynaklanan bir taşıma tahahüdünün ifasına bağlı olarak yükün teslimi esnasında ortaya çıktığı dikkate alındığında; acente;
müvekkili ve müşterisi arasındaki esas hukukî işlem ilişkisinin tarafı olmadığı, bununla birlikte, sözleşmenin ifasında acentenin de kusurunun olması durumunda, müşterek borçlu veya müşterek kefil olması İhtimalinde, acentenin de müvekkil gibi taraf sıfatını haiz olacağı, Davalı acentenin müvekkilinin yabancı olması,
TTK md 105/2'nİn ikîncı cümlesi gereğince, yalnızca acentenin davada temsil yetkisinin anlaşmayla bertaraf edilmesinin önüne geçeceği, aynı şekilde, müvekkilin Türkiye İçinde bir yerleşim yerine sahip olup olmaması acentenin kendisini davada temsili bakımından da fark yaratmayacağı değerlendirilmekte olup,bu sebeple, müvekkilin Türkiye'de yerleşim yerine sahip olması,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) md. 6 gereğince yer itibariyle yetki tesîs ettiği gerekçesiyle acenteye karşı dava açılmasına engel teşkil etmeyeceği, dolayısıyla, müvekkilin Türkiye'de yerleşim yerine sahip olması ihtimalinde, HMK md 6 uyarınca kendisine dava açılması mümkün olmakla birlikte, TTK md 105/2'ye istinaden müvekkile izafeten acentesine karşı da dava açılabilmesi söz konusu olabileceği, müvekkile izafeten accntcyc karşı dava açılacaksa, davanın açılacağı yerin yani yer itibariyle yetkili mahkemenin tespitinde MÖHUK md. 40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları esas alınarak tespit yapılabileceği.
Yabancı tacirler adına accntclik yapan acenteler bakımından TTK md 105/2'nin ikinci cümlesi çerçevesinde emredici mahiyette özel kural getirildiği, bu düzenlemenin, bir maddî milletlerarası özel hukuk kuralı olarak değerlendirilebileceği, davada geçen söz konusu yüklerin varma limanın Kumport limanı Ambarlı/İstanbul ve teslim yerinin davacının dosya kapsamındaki adresinin Bağcılar/İstanbul olduğu dikkate alındığında, İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin yetkili olmadığı belirtilmiştir.
Tarafların beyan ve itirazlarının karşılanması için dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 11/04/2022 tarihli ek raporda.
Terminal Güvenlik Hizmeti ve Geçici Kabul ücreti haricindeki hizmet kalemlerinin, eşyaya ait yük belgesinin (konişmento) ilgilisine teslimi öncesinde yapılan işlemler olduğu, "yük belgesi teslim edilmeyen eşyanın, taşıma safhasında bulunduğu dikkate alındığında", navlun bakımından taşıma sürecine dahil olan hizmet kalemlerinin taşımanın teferruatı olduğu, taşımadan ayrı ek işler olmadığı,
taşıtanın/taşıyanın/acentesinin taşıma edimi tamamlanmamış ve yük belgesi ilgilisine teslim edilmemiş konteyner hakkında oluşan/oluşacak sair masrafların alıcı-gönderilenden talep edilmesinin isabetli olmayacağı, bununla birlikte 3 adet fatura kapsamında davacıdan tahsil edilen.
177,00x3= 531,00 TL ordino bedelinin ve anılan ücretler kapsamında tahsil edilen 1.314,12 USD tutardan Geçici kabul ücreti (3 x 85 USD.= 255 USD.) ve Terminal Güvenlik ücreti (3 x 8 USD = 24 USD.) haricindeki 1.035,12 USD.' nin iadesini davacı yanın talep edebileceği, geçici kabul ücretine emsal ücret bulunmadığından ve fatura içeriğinde bir ücret tarifesi bulunmadığından, miktarı hakkında değerleme yapılamadığı, Geçici Kabul işlemlerinin elektronik ortamda "Konteyner ve Liman Takip Sistemi" üzerinden yapıldığı gözetildiğinde, harcanan emek ve mesai süreci bakımından bir konteyner için talep edilen 85 USD. ücretin fahiş olduğu belirtilmiştir.
Dava ; davacının Çin'den satın aldığı malların dava tarafça taşınması sonucu davacı tarafının talebi ile ihtirazi kayıtla ödenen ordino ücreti, ithalat manifesto ücreti, terminal güvenlik ücreti, tahliye ücreti, tahliye nezaret ücreti, survey ücreti, ithalat geçici kabul ücreti adları altında ücretlerin geri ödenmesinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı vekilince icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunduğu anlaşılmış ise de, dosyada mübrez konişmentonun incelenmesinde yüklerin İstanbul'da tahliye edilmesi ve dava konusu faturaları düzenleyen davalı firmanın faturalarda yer alan adresinin Ataşehir/İstanbul olması göz önüne alınarak itirazın HMK 6-10-14.maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş, davalı firmaca konişmento yükümleri uyarınca yetkili mahkemenin Hamburg Almanya mahkemeleri olduğundan bahisle milletlerarası yetki itirazında bulunduğu anlaşılmış ise de yapılan itirazın HMK madde 2 gereğince reddine karar verilmiştir.
CİF tipi teslim şeklinde satıcı eşyanın deniz yoluyla taşınmasına ilişkin navlun sözleşmesini akdetmekle yükümlüdür. Malın satıcı tarafından teslimi eşyanın gemiye yüklenmesi ile gerçekleşir ve hasar bu anda alıcıya geçer. Satış sözleşmesi navlun sözleşmesinden bağımsız bir sözleşmedir ve navlun sözleşmesinin tarafları bakımından satış sözleşmesi değil navlun sözleşmesi belirleyicidir.
Bu bakımdan CİF kaydının konişmentoya dercedilmesi, satış sözleşmesinde alıcı ile satıcı arasında kararlaştırılmış hususların, satış sözleşmesinin tarafı olmayan taşıyana ve onun acentesine karşı ileri sürülebileceği anlamına gelmez. Açıklanan nedenlerle dava konusu emtianın CİF tipi teslim şekli ile satılmış olmasının, davacı ile davalı arasındaki davaya konu masraflardan kimin sorumlu olacağı hususunda dikkate alınmamıştır.
Dosyada mevcut konişmentolar incelendiğinde; taşıyan tarafından verilen navlun teklifinin, konteynerlerin hem gemiye yükleme masraflarını hem de konteynerlerin gemiden tahliye edilme masraflarını kapsadığını açıklamak için kullanılan Liner Tn - Liner Out (LI-LO) kaydının ya da taşıyan tarafından verilen navlun teklifinin konteynerlerin gemiye yükleme masraflarını ve konteynerlerin gemiden tahliye edilme masraflarını kapsamadığını belirten Free In - Free Oui (FIO) kaydının konişmentoları düzenleyen taşıyan tarafından konşimentolara konulmadığı anlaşılmaktadır.
a) Manifesto ücreti; mevzuatta ve günümüzde her taşıma konusu yük için özet beyan olarak anılan "manifesto" taşıyanın/acentesinin gemideki taşınan tüm eşyayı gümrük idaresine bildirdiği-sunduğu işlemin ifası olduğu, bunun taşıma sürecine dahil, taşıma sözleşmesi kapsamında yapılması ilgili devlet gümrük-kamu hukuku kuralları gereği olduğu, bu hizmet ifası konteyner teslimi öncesine dayalı taşımanın teferruatı olduğu, varma limanında taşıyanın, gümrük idaresine zaten yapmak zorunda olduğu bir beyan olup yükün deklarasyonundan ibarettir. Gümrük mevzuatı kapsamında taşıyanın sorumluluğunda olan ve taşıyan tarafından yapılması gereken bir beyan olduğundan ayrıca bir ücret talep edilemeyeceğinden bu yönden davacının bu alacak talebinin kabulüne karar verilmiş,
b) Terminal güvenlik hizmeti.
İşbu hizmet, denizde ve denizden olabilecek terör eylemlerinin önlenmesi amacıyla gemi ve liman tesislerinin güvenliğine ilişkin yeni tedbirlerin alınması konusunda denizcilik sektörüne getirilmesi amacıyla Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kod'un ülkemizin de taraf olduğu 1974 tarihli Denizde Uluslararası Can Emniyeti Sözleşmesi (SOLAS)'ne eklenmesi ve 01 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmesi tüm akit devletlerce kabul edilmiştir.
Bu kapsamda mevcut uygulama içinde, terminaller "Terminal Güvenlik Ücreti" adı altında almakta oldukları ücretleri ihracat yükleri için gemiye, ithalat yükleri için ise ithalatçıya ya da anlaşmaya göre acenteye fatura etmektedirler.
Avrupa Birliği'nde de tartışmalara yol açmış olan "1SPS Terminal Güvenlik Ücreti" uygulamasına yönelik olarak AB Komisyonu tarafından 10 Aralık 1997'de onaylanmış olan "Limanların Finansmanı ve Fiyatlandırma" başlıklı düzenlemenin 12'nci maddesinde "Sonuç olarak, Komisyona göre liman tesisi ücretlendirmeyi, liman kullanıcılarının limandan aldıkları hizmet ve tesisi kullandıkları oranda, tahakkuk edecektir."' şeklinde ifade edilmiştir.
Uluslararası Gemi vc Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kod'u kapsamında alınması gereken tedbirler, Uluslararası zorunlu bir uygulama olduğundan bu kapsamda verilen terminal güvenlik hizmeti karşılığında ödenen ücretinin davalı acente tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde davacıdan talep edilebileceğinden davacının bu alacak talebinin reddine karar verilmiş,
c) Tahliye ücreti: TTK MADDE 1178- (1) "'Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür "ve 1178- (3) " Eşya, yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taştyanca teslim alındığı andan,
a) Taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana kadar taşıyanın sorumluluğunda sayılır" hükmü gcreğince yükün gemiye yüklenmesinden gönderilene teslimine kadar taşıyanın sorumluluğunda olduğu bu sürece yükün gemiden tahliyesinin de dahil olduğu açıktır. Bu kapsamda, taşıyanın eşyanın taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında dikkat ve özen yükümlülüğü söz konusudur.
Taşıyanın, tahliye masraflarının tartışmasız hale getirilmesi maksadıyla konşimentolara navlun ücretinin konteynerlerin gemiye yükleme masraflarım ve gemiden tahliye masraflarını kapsamadığını belirten Free In - Free Out (FIO) kaydının konulmasını sağlamadığı, aksini ispat yükünün davalıda olduğu açıktır. Yüklemeden sonra taşıyanın eşyayı bir zarara uğratmadan en kısa zamanda varma limanına taşımak suretiyle navlun sözleşmesinden doğan borcunu yerine getirmesi gerekir.
Varma limanında yükün boşaltılması ve gönderilene teslimi ile navlun sözleşmesinin icrası tamamlanmış olur. Dolayısıyla tahliye ücreti talep edilmesinin söz konusu olamayacağından, davacının bu alacak talebinin kabulüne karar verilmiş,
d) Tahliye nezaret ücreti: Yine TTK. Madde 1178 çerçevesinde taşıyanın, taşıdığı yüke tahliye edilmesi de dahil olmak üzere dikkat ve özen gösterme yükümlülüğü vardır.
Bu çerçevede gemide yükleme ve tahliyeden sorumlu II.Kaptan, diğer gemi adamları ile birlikte yükün gemiden tahliyesinin gemi yük/istif planına göre yapılmasından sorumludur ve bu operasyonu liman işçileri ve vinç operatörleri ile birlikte koordineli olarak bizzat işin başında durarak, nezaret ederek yönetmek asli görevlerinin başında gelir.
Hal böyleyken acente, tahliye esnasında nezaret etmesi için personel görevlendirmesi yapmadığı da bilindiğinden, Yükün tahliyesi, taşıyanın asli görevi olup navlun sözleşmesinden doğan ifa borcunun yerine getirilmesinden ibaret olduğu, tahliye operasyonunun gemi personeli ve liman işletmesi personeli tarafından yerine getirildiği, ayrıca acente tarafından bir ücret talebinin söz konusu olamayacağı, taşıyanın yükünü doğru, eksiksiz ve hasarsız teslim etme borcu karşısında, asli görevi olan bir hususta ek bedel talep edilemeyeceğinden davacının bu alacak talebinin kabulüne karar verilmiş,
e) Survey ücreti: davalı sayın vekili cevap dilekçesinde, bu ücrete davacının sebebiyet verdiğini, eğer konteyner limandan çıkarılmadan içi boşaltılmış olsaydı bu ücretin doğmayacağı şeklinde açıklama yapmış ise de; aslında bu hizmetin sayım-döküm şeklinde konteyner boşaltıldığında oluştuğu açıktır. Yani konteyner tam dolu sahadan çıkmış ise. survey yapılmadığı anlamjna gelir.
Survey (muayene) ücreti talep edilebilmesi için bunun özel olarak talep edilmesi gerektiği, esasen yeni ve ek bir hizmet türü olmasına karşın, talep-talimat olmadan taşıyanın veya acentesinin bu türden hizmet vermesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla özel bir talimat sabit olmadıkça böyle bir hizmet de gündeme gelmeyeceğinden, bu ücretin talep edilmesi için önce bu yönde talep varlığının ortaya konulması/ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir talep olmadığı görüldüğünden survey ücreti adı altında bir ücret talep edilemeyeceğinden davacının bu alacak talebinin kabulüne karar verilmiş,
f) Ordino ücreti: Adına ordino denilen bu belge aslen konişmentonun onaylı hali veya konişmentoya dayanan bir talimattır. Yani acenteler eşya hakkında taşıma sürecine dair ayrıca bir belge düzenlememektedir. Taşıyan, taşıtandan aldığı teslime ilişkin genel ve özel talimatların eşya sahibi tarafından yerine getirildiğinde konişmentoyu zaten eşya sahibine vermek zorundadır. Nitekim TTK.
Madde 1228- (1) "Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir " ve TTK Madde 1236- fl) "Eşya, ancak konişmento nüshasıntn, eşyanın teslim alındığına ilişkin şerh düşülerek geri verilmesi karşılığında teslim edilir" şeklindeki düzenlemeyle yükün teslimi düzenlenmiştir.
Konişmentonun arkasına ordino mahiyeti kazandıran etiket (steker) yapıştınlmasa dahi eşya sahibi gümrükten malını çekebilecektir. Malı çekme hakkı konişmento gereğidir. Konişmento dışında böyle bir belge, steker veya evrak düzenlemesi gereği yoktur. Öte yandan ordino olarak anılan belge gümrük İdaresince yükün tesliminde aranan bir belge olmadığı da göz ününe alındığında. Ordino ücretinin talep edilemeyeceğinden davacının bu alacak talebinin kabulüne karar verilmiş,
g) Geçici Kabul ücreti; Denizyolu ithalat işleminde konteyner geldiği liman dışında; firmanın kendi deposu gibi farklı bir yerde boşaltma işlemi yapılırsa ilgili acentenin talep ettiği ücrettir. Davacının tercihi ile konteynerin liman sahası dışına çıkmış olduğu dikkate alındığında, (dosya ekinde davacının imzalı geçici kabul taahhütnamesi mevcuttur) davalı yanın konteyner hakkında geçici ithalat rejimi kapsamında yapmış olduğu gümrük masraflarını davacı yandan talep edebileceğinden davacının bu alacak talebinin reddine karar verilmiş ,
Sonuç olarak; yukarıda sayılan Terminal güvenlik hizmeti ve Geçici Kabul ücreti haricindeki hizmet kalemlerinin, eşyaya ait yük belgesinin (konişmento) ilgilisine teslimi öncesinde yapılan işlemler olduğu, "yük belgesi teslim edilmeyen eşyanın, tasıma safhasında bulunduğu dikkate alındılında", navlun bakımından taşıma sürecine dahil olan bu hizmet kalemlerinin taşımanın teferruatı olduğu, taşımadan ayrı ek işler olmadığı,
taşıtanın/taşıy anın/acentesinin tasıma edimi tamamlanmamış ve yük belgesi ilgilisine teslim edilmemiş konteyner hakkında oluşan/oluşacak sair masrafların alıcı-gönderilenden talep edilmesinin isabetli olmayacağından ,3 adet fatura kapsamında davacıdan tahsil edilen.
177,00x3= 531,00 TL ordino bedelinin ve yukarıda anılan ücretlcr kapsamında tahsil edilen 1.314,12 USD tutardan Geçici kabul ücreti (3 x 85 USD.= 255 USD.) ve Terminal Güvenlik ücreti (3x8 USD.= 24 USD.) haricindeki 1.035,12 USD.'nin iadesini davacı yanın talep edebileceğine kanaat getirilerek davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, davaya konu alacak faturaya dayanması , likid ve belirlenebilir olması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/126, K. 2022/273, 17 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama