KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
- Esas no
- 2020/300
- Karar no
- 2022/306
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/09/2020
Karar Metni
2.528 kelime·13 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin Çin menşeli ... firmasından 10.01.2020 tarihli ... ...
Ltd. şirketinin düzenlediği fatura tahtında 1.647,00 USD bedelli “Buhar Jeneratörü” satın aldığını, ithalata konu emtianın ... numaralı konşimento ile SHANGHAI(Çin) limanından yüklendiğini ve İstanbul Limanı'na fiili taşıyan sıfatıyla SHANGHAI JIIYIDA şirketi tarafından deniz yolu ile taşındığını ve Türkiye'de yerleşik acente olarak davalı şirketin ifa yardımcısı- doğrudan temsilci olarak yer aldığını, konşimentoda belirtilen malların FREIGHT PREPAID yani navlun ücretinin ödenmiş olarak ve CFS/FO teslim şekli ile taşıma taahhüt edildiğini ve gerçekleştiğini,
taşıyanın yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam ettiğini, İthalata konu emtiaların İstanbul Ambarlı Limanı’na vardığında davalı firma tarafından müvekkiline varış bildirimi yapıldığını, varış bildiriminde emtiaların tesliminin “...
Geçici Depolama” dan yapılacağını ancak davalı firmadan "DÖKÜMANTASYON ÜCRETİ, TERMİNAL VE PARSİYEL SERVİS" gibi haksız şekilde faturalandırılan ücretlerin emtiaların tesliminden önce, peşin olarak ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlıkta konşimento üzerine düşülen FREIGHT PREPAID yani navlun ücreti SHANGHAI‘da ödenmiş olarak; teslim yerinin ise CFS;
yani konteyner yük istasyonunda geçici depolama yerinde parsiyel yük boşaltılmış olarak teslim edileceği şekilde taşıma taahhüt edildiğini ve gerçekleştirildiğini, CFS kaydı karşısında, geçici depolama yerine teslim öncesi aşama için davalı yanın müvekkiline yeni bir hizmet sunmasının söz konusu olamayacağını, zorunlu masraflar dışında da ödeme talebinde bulunmasının navlun sözleşmesi ve kanun açık hükümlerine aykırı olduğunu, geçici depolama yerinde masrafların ise müvekkilinin sorumluluğunda olduğunu,
müvekkilinin ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı fatura kalemlerinin esasen müvekkilinin borcu olmayan ve ödemesi haksız talep edilen bir unsur olduğunu, ithal ettiği emtia için kendisine veya belirtilen GEÇİCİ DEPOLAMA YERİNE TESLİM edilene kadar olan ödemeyi zaten yükün Çin’li ihracatçılarına tam olarak yaptığını, müvekkilinin davalı ile de doğrudan bir ticari ilişkisi bulunmadığı gibi, taşıyana karşı da herhangi bir ödeme yükümlülüğünün olmadığını, davalının kendi adına veya müvekkili adına talep edebileceği bir navlun veya ek ödeme de söz konusu olamayacağını,
İhtirazi kayıtla 19.02.2020 tarihlerinde ödeme yapılmış olduğu halde herhangi bir iade olmadığından ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafça takibe haksız şekilde itiraz edildiğini beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin Davacının "Çin menşeli ... firmasından 1.647,00 USD bedelli “Buhar Jeneratörü” satın aldığını, emtianın ... numaralı konşimentodan anlaşılacağı üzere SHANGHAI (Çin) Limanından yüklendiğini ve İstanbul Limanı’na dava dışı fiili taşıyan Shanghai Jiiyida şirketi tarafından deniz yolu ile taşındığını ve Türkiye’de yerleşik acente olarak da müvekkili şirketin ifa yardımcısı – doğrudan temsilci olarak yer aldığını, malın FREIGHT PREPAID yani navlun ücreti ödenmiş olarak ve CFS/FO teslim şekli ile taşımanın taahhüt edildiğini ve gerçekleştiğini,
taşıyanın yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam ettiğini, emtiaların İstanbul Ambarlı Limanı’na vardığında müvekkili firma tarafından varış bildirimi yapıldığını, varış bildiriminde emtia tesliminin “...
Geçici Depolama” dan yapılacağını ancak "dökümantasyon ücreti, terminal ve parsiyel servis" gibi ücretlerin emtianın tesliminden önce, peşin olarak ödenmesinin istendiğini, haksız şekilde faturalandırılan kalemlerin ihtirazi kayıtla 19.02.2020 tarihlerinde ödendiğini, zorunlu masraflar dışında ödeme talebinde bulunmasının navlun sözleşmesi ve kanun açık hükümlerine aykırı olduğunu, ihtirazi kayıtla ödeme yapılmış olduğu halde herhangi bir iade olmadığından ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/...
E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafın itirazlarının haksız olduğunu, haksız şekilde ve ilave gelir yaratmak amacıyla standart dışı dayanaksız masraf talep ettiğini..." iddiası ile huzurdaki işbu davayı açmış olduğunu, müvekkili firmanın tamamen yasal çerçevede ve ilgili sektördeki mevzuat, teamül ve uygulama çerçevesinde iş ve işlemlerini ifa ettiğini, haksız-sebepsiz zenginleşme teşkil edecek mahiyette bir talepte bulunmadığını, bilakis müvekkili firmanın davacıya borcu bulunmadığı halde girişilen icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu sebeple borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini,
davacının giriştiği icra takibinde talep ettiği tutarın 7.590,15 TL iken huzurda ikame ettiği davada, dava değerinin 976,00 TL olarak gösterilmek suretiyle kısmi itirazın iptali davası açıldığını bu suretle davanın reddi gerektiğini, ayrıca pasif husumet yokluğu söz konusu olduğunu beyanla; usul ve esas itibariyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; taraflar arasındaki deniz taşıma işinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın kısmen iptaline ilişkin itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; takibe ve davaya konu olan ihtirazi kayıt ile ödendiği belirtilen dökümantasyon ücreti, terminal ücreti ve parsiyel servis ücreti masraflarından davacının sorumlu olup olmadığı ve buna göre varsa alacağı miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
....İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 12/03/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 13/03/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 23/0902020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır.
23/09/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı- davalı delillerinin tetkiki ve tüm dosya muhteviyatının incelenmesi neticesinde ve denizcilik piyasasındaki hakim teamül nazarı dikkate alınmak sureti ile, TTK md. 1203 tahtında davacının gönderilen sıfatı dokümantasyon ve terminal ücretinden sorumlu olduğunu, davalı tarafından talep edilen 180.6002 KG olan taşıması yapılan bu yük için davalının talebinin konteyner içinin terminal hizmeti altında 75.00 USD'nin makul olabileceğini, dakümantasyon için bir açıklama bulunmadığından değerlendirilmeye alınamayacağını, parsiyel hizmet ücreti talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir.
02/03/2022 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Kök raporlarında çelişki olmadığından, davacı ve davalı tarafından kök rapordaki görüşlerini değiştirecek yeni bir belge ve bilgi de sunulmadığından kök rapordaki görüşlerini aynen muhafaza ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davacı vekilinin talebi, davaya konu edilen taşımaya ilişkin emtiaların navlun ücreti ödenmiş olarak CFS/FO teslim kaydı ile ... numaralı konşimento tahtında taşınmasından dolayı emtiaların geçici depolama yerine bırakılmasına kadar olan sürede taşıma taahhüdü devam etiğinden bahisle bu aşamaya kadar oluşan masrafların navlun ücreti içerisinde kalmakla müvekkilinden talep edilemeyeceğine ilişkindir.
Bu kapsamda emtiaların teslimi için zorunlu tutulan bedellerin ihtirazi kayıtla ödendiğinden bahisle davalıdan tahsili için icra takibi yapılmıştır. Dosyaya sunulan 19/02/2020 tarihli ... numaralı faturanın Dokümantasyon Ücreti açıklaması ile KDV dahil 180,54 TL olarak düzenlendiği, 19/02/2020 tarihli ... numaralı faturanın ise Terminal (75,00 USD) ve Parsiyel Servis(25,00 USD) açıklaması ile KDV dahil toplam 104,50 USD olarak düzenlendiği.
Denizbank ve Garanti Bankası'na ait ödeme belgelerine göre de davacının bu bedelleri 19/02/2020 tarihinde İhtirazı Kayıt açıklaması ile ödemiş olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi adına tarafların taşımadaki rollerinin açıklanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan konşimento kayıtlarına göre davacının emtiların alıcısı olduğu, davalının ise konşimentoda "Kargoyu toplamakla yükümlü taraf" olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda davalının gemi acentesi olduğu,Charterer (kiracı) acentesi olarak atandığı açıklanmıştır. Bu hususta dosya kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Bu halde davalının hem gemi hem de yük ile ilgili hizmetleri birlikte yerine getirmesi gerektiği buna göre davalı acentenin,
- Bulundukları limanda veya bölgede ilgili geminin limana girişinden önce boğaz trafik kontrollerine, liman başkanlıklarına, sahil sağlık, emniyet teşkilatı, gümrük birimlerine geminin özellikleri, yükü, yanaşacağı timan hakkında bilgi verme,
- Geminin limana gelmesinden sanra sağlık belgesinin temini,
- Türk Limanlarına gelen her türlü gemi ve deniz araçlarının yolcu, yük, bakım/onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliğinin sağlanması,
- Yükleme ve boşaltma için liman başkanlığına başvuruları yaparak, gerekli ücretleri yatırmak,
- Kılavuz, römorkör talebinde bulunmak,
- Geminin ihtiyacı olan yakıt, kumanya ve yağ ikmalinin sağlanması ,
- Yük ilgiliterine gerekli bildirimlerde bulunarak boşaltma, istif, sayım kontrol, hizmetlerinde görev alacak kişileri temin etme ve hazır bulunmasını sağlamak,
- Özel yetki verilmesi halinde “olaylar çizelgesi -statement of facts”, “zaman Çizelgesi -time sheet”, “konşimento- bili of lading” gibi belgelerin tanzim edilmesi,
- Yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin bitiminden sonra geminin liman çıkışında gerekli iznin alınması
- 6102 sayılı yasanın 112 maddesi uyarınca, Müvekkiline ait bir paranın gönderilmesi veya teslim edilmesinin zamanında sağlanması hizmetlerini vermesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır.
TTK 1203 maddesine göre "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle,
kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." Davacı vekilince bu maddeden ve gerekçesinden yola çıkarak taşıtan olmayan gönderilen müvekkilinin 3. Kişi yararına sözleşme vasfını haiz olan navlun sözleşmesi ile borç altına sokulamayacağını savunmakta ve TTK 1196 maddesi gereğince taşıyanın navlun dışında bir istemde bulunamayacağını savunmaktadır.
Dosyaya sunulan konşiment kayıtları incelendiğinde eşyaları parsiyel yük olarak taşındığı ve konşimentoda CFS/FO kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişiler tarafından yapılan açıklamalardan anlaşıldığı hali ile CFS bir teslim şekli olmayıp, Konteyner Yük İstasyonunun kısaltmasıdır.
Buna göre konşimentoda bulunan CFS/FO kaydından, taşıyanın taşımaya ilişkin sorumluluğunun Konteyner sahasında başladığı ve geminin varma limanına ulaşması ile gemi üzerinde son bulduğu ve gemiden tahliye masraflarının gönderilene ait olduğu anlaşılmaktadır.
Uygulamada ise gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır.
Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır.
Buna göre dosya kapsamında uyuşmazlığın esasen, uygulama karşısında TTK hükümlerinin tüm deniz taşıma operasyonlarına ilişkin süreçlere dair ayıntılı düzenleme içermemesinden kaynaklandığı mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda acenteler tarafından verilen hizmetlerin tek tek değerlendirilerek , davacı gönderilenden talep edilebilecek ve edilemeyecek masraf kalemlerinin açıklanması gerekmektedir.
Dokümantasyon ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; konteyner taşımalarında gönderilenlerin taşıma tamamlanır tamamlanmaz, yani gemi rıhtıma yanaşır yanaşmaz yükü fiilen teslim almaları TTK 1176 maddesi gereğidir. Doğru konteynerin doğru şahsa teslim edilebilmesi için binlerce konteyner arasında duran gönderilene ait konteynerin ayrıştırılması ve gönderilen ile eşleştirilmesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır.
Bu sebeple gönderilen, gümrük idaresinden alacağı izin dışında, liman işletmesine ibraz edilmek üzere bir teslim talimatı da elde etmek zorundadır. Böylece, sadece gümrük idaresinden sadır olmuş olan serbestlik belgesi ile yetinemeyecek olan liman işletmesinin, yükleri doğru şahsa teslim etmesi de sağlanmış olacak ve taşıyana karşı sorumluluğunun doğmasının engelleneceği de yine bilirkişilerce belirtilmiştir.
Bu şekilde liman işletmesine hitaben hazırlanmış ve teslim edilecek yükün limanda bekleyen diğer yüklerden ayrıştırılmasını ve doğru gönderilene teslim edilmesini sağlayan talimatın hazırlanması işlemi, yukarıda da açıkladığımı üzere navlun kapsamı dışında yük ilgilisi adına davalı acente tarafından verilen bir ek hizmettir.
Bu noktada, talep edilen dokümantasyonu ücretini içeriği dosya kapsamında açık net ve açık olmamakla birlikte, bu hizmet bedeli bilirkişilerce bir nevi kırtasiye gideri olarak tanımlanmıştır. Davaya konu taşıma gemi rıhtıma varır varmaz sona erdiğinden, bu aşamadan sonra yapıları tüm hizmetler ve masraflara emtiayı teslim aldığı dosya kapsamında sabit olan davacının katlanması gerektiği kabul olunmuştur. Zira verilen hizmet davacı gönderilen lehine bir hizmettir.
Bu hizmet için, davalının personel, ofis, kağıt, elektrik, zaman ve ekipman (bilgisayar, internet vs) kullandığı düşünüldüğünde, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir.
Terminal Ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; bu masraf kaleminin 1990 yılında taşıyıcı konfederasyonları tarafından alınan bir karar ile navlun içerisinden çıkarılarak ayrı bir kalem olarak alıcılardan masraf olarak tahsil edilmeye başlandığı bilirkişiler tarafından açıklanmıştır.
Terminal hizmeti, eşyanın geldiği limanda tahliye, iç boşaltma, giriş, çıkış işlemleri, bir yerden bir yere nakli, elleçleme gibi hizmet kalemi olarak tanımlanmakta olup, bu gibi hizmetler de eşyanın geldiği liman işletmesi tarafından verilmektedir. Liman işletmesinden bu hizmetin davalı yanca devralınıp alınmadığı belli olmamakla birlikte acente sıfatı ile terminal hizmetine yük ilgilisi adına refakat etmenin mümkün olduğu bilirkişiler tarafından açıklanmıştır.
Yukarıda açıklandığı hali ile, ilgili faaliyetlerin, ilgili kişi, kuruluş ve birimler nezdinde acente tarafından takip edilmesi, yerine getirilmesi, işin hızlandırılması, en kısa süre içinde ve salimen eşyanın tahliyesi ve yüklemenin sağlanması, evrak işlemlerinin yapılması, yükün teslim alınması ve teslim edilmesi, eşyadaki eksiklik veya fazlalıkların takibinin acentelik hizmetlerindendir.
Dosya içeriğinde, dava dışı taşıyanın boşaltma bedeli otarak davalı' ya 180 USD fatura düzenlendiği ve yine dava dışı ... Denizciliğin davalıya bu konteynerin taşımasına ilişkin olarak 12/02/2020 tarihli evrak Masrafı, terminal masrafı da dahil olmak üzere 1.124,37 TL'lik fatura düzenlediği anlaşılmaktadır. Tacir olan davalının bu masraflara verdiği hizmet kapsamında, davacının eşyasını teslim alabilmesi adına katlandığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda eşyaların teslimi için bu işlemlerin yapılmasının gerekliliği de bilirkişilerce ortaya konulmuş olup, bu işlemler için davacı tarafça Limana bir bedel ödendiği hususu dosya kapsamında, davacı yanca ortaya konulamamıştır.
Eşyaların davacı tarafça teslim alındığı da sabit olduğundan, bu hizmetin davacı yanca alındığı kabulü karşısında ve davalı adına düzenlenen faturalar da dikkate alınarak ve davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir.
Parsiyel Servis Ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; konteynerin limana gelmesinin akabinde, yükün parsiyel oluşu ile boşaltılacağı geçici depolama alanına getirilmesinde davalı acentenin bir rolünün bulunmadığı bilirkişilerce açıklanmış olup, davalı acentenin nasıl bir servis ücreti vermekle bu ücreti talep ettiği tespit edilemediğinden bu bedelin davacı tarafa iadesinin gerektiği mahkemece kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekilince dosyaya ibraz edilen İdari Yargı kararları doğrultusunda ordino ücretinin müvekkilinden tahsil edilemeyeceği savunulmaktaysa da; sunulan karar incelendiğinde kararın spesifik olarak ordino ücretinin tahsilini engeller nitelikte olmadığı, bu hususta davalı bulunan idarenin, eşyanın teslimi sırasında ibraz edilmesi gereken belgelerin belirlenmesi konusunda yetkisi bulunmadığından bahsedilerek yetki alanı dışında düzenleme yapılması nedeni ile tavan ücret belirlenmesine ilişkin genelgenin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara dayanarak davalının, davaya konu ücretleri tahsil hakkının bulunmadığı sonucuna varılması mahkemece hukuken mümkün görülmemiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak ve açıklanan nedenlerle, parsiyel servis ücreti bedeli olan 25 USD bakımından davanın kısmen kabulüne ve bu bedel bakımından da alacak İİK 67 maddesi gereğince likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
24/05/2022 Katip ... · ✍e-imzalıdır. Hakim ... · ✍e-imzalıdır.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/300, K. 2022/306, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama