KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas no
- 2020/453 Esas
- Karar no
- 2023/178
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/12/2020
Karar Metni
1.961 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... A.Ş. Deniz taşımacılığının sektöründe hizmet veren saygın ve güvenilir bir firma olduğunu, Davalı borçlu ...-...
Dış Ticaret ile müvekkili şirket arasında davalının yükünün Mersin Limanından alınarak deniz yolu ile Hamburg'a gönderilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, Söz konusu yükün taşıtanın davalı olduğunu, taşınma organizasyonunun tamamının davalı tarafından yapıldığını, Davalı tarafa bu taşıma işlemine ilişkin gönderilen bilgilendirme ve onay elektronik postaları, varış- çıkış ihbarları ve konşimento suretleri ile bu husus sabit olduğunu, söz konusu sözleşme ile taahhüt edilen taşıma hizmetlerinin müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştirildiğini,
01.11.2019 tarihli ... nolu ekteki navlun faturası düzenlenerek davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde teslim edildiğini, davalının 8 günlük yasal süre içinde fatura içeriğine ilişkin bir itirazda da bulunmadığını, söz konusu fatura alacağına ilişkin borcun tüm şifahi talep ve uyarılara rağmen ödenmemesi üzerine tarafımızdan .... İcra Müdürlüğü 'nün ...
E. sayılı dosyası ile borçluya karşı takibe geçildiğini, davalı borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine yapmış olduğu haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyasından yapılan icra takibine vaki haksız, usul ve yasaya aykırı İtirazının iptali ile takibin devamına ve itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının alacağın %20 'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. 4.12.2020 tarihinde ... Müvekkil aleyhinde ...
A Ş. ("Davacı") tarafından huzurdaki dava ikame edilmiş olup söz konusu dava dilekçesi ve sayın mahkemenizce düzenlenen tensip zaptınıın Müvekkilinin eski yerleşim yeri adresi olan ... adresine tebliğ edildiğini, söz konusu adreste Müvekkil'in bulunamaması üzerine tebligat Sayın Mahkemenize iade edildiğini, Ardından sayın mahkemeniz tarafından Müvekkil'inin aynı adresine bu kez Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca tebligat çıkarıldığını ve dava dilekçesi Müvekkil 'in eski adresindeki mahalle muhtarına tebliğ edildiğini, Müvekkilinin huzurdaki davayı e-devlet uygulamasında tesadüfen 12. tarihinde fark ettiğini,
Öncelikle huzurdaki dava konusu ticari bir işten kaynaklandığını, Bu nedenle Tebligat Kanunu uyarınca dava dilekçesinin Müvekkil 'in bilinen son adresine yapılması gerektiğini, Müvekkilinin bilinen son adresi gerek huzurdaki davanın konusunu oluşturan faturanın üzerinde gerekse de yine dava konusu ödeme emrinde yer alan Müvekkilinin iş yeri adresi olduğunu, Müvekkilinin iş yeri adresinin gerek Davacı tarafından kesilen faturada gerek icra takibindeki ödeme emrinde gerekse de arabuluculuk tutanağında açık şekilde yazdığını,
Kaldı ki davacı tarafından huzurdaki dava konusunu oluşturan ödeme emri de Müvekkilinin en son bilinen adresi olan iş yerine tebliğ edildiğini, huzurdaki davanın dava dilekçesinin Müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edildiğinin açık olduğunu, Öte yandan huzurdaki davada Müvekkiline yapılan tebligatın eski merrıis adresine yapıldığını, Müvekkilinin memis adresinin 08.07.2020 tarihinde usulüne uygun olarak değiştirdiğini, huzurdaki dava kapsamında Müvekkile yapılan tebligat her yönüyle usulsüz olup Müvekkilinin cevap vemrıe süresinin huzurdaki davadan haberdar olduğu 12. 03.2021 tarihinde başladığını, yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu,
yetkili Mahkemenin Kayseri Mahkemeleri olduğunu, Müvekkili tarafından davacı firmadan hizmet alınmadığını, Söz Konusu Taşıma İşi Nedeniyle Davacı Firmanın Borçlusunun Alman Firması ... olduğunu, Müvekkilinin Söz Konusu Mal Satışını EXW Yöntemiyle Gerçekleştirdiğini, EXW Yönteminde İhracatçının Tüm Yükümlülüğü İhracat Yapılan Malları Nakliye Firmasına Teslim Etmekle Sona erdiğini, Davacının malları İhracatçı Müvekkilinden Teslim Aldıktan Sonra Tek Muhatabının Alman Firması ... olduğunu,
Müvekkili tarafından yapılan ihracat bedelinin 3864 Euro olduğu düşünüldüğünde Davacı tarafından Müvekkiline yapılan 5470 Euro'luk faturalandırmanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu nakliye işleminin asıl borçlusu olan Alman Firması ...'ya da aynı konteyner numarası ve aynı ihracat bilgileriyle faturalandırma yapıldığını beyanla, öncelikle yetkisizlik itirazının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, davanın esastan da reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davanın, Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, davalının navlun ücreti alacağının doğup doğmadığı, davaya konu navlun ücretinden davalının sorumlu olup olmadığı, navlun ücretinin miktarı ve mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... A.Ş. olduğu, borçlusunun ...-... Dış Ticaret olduğu, 05/11/2019 tarihinde 5.470,72.EUROnun tahsili için takibe geçildiği ve ödeme emrinin borçluya 22/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 26/11/2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 15/12/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 06/12/2021 tarihli raporda, İncelenen davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK.
Hükümlerine göre usulüne uveun tutmu* olduğundan davacı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi İncelenen davalı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK.
Hükümlerine göre usulüne uygun \ yaptırılmış olduğu, davalı şirketin 2019 yıb ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne j uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 5.3 Davacı ... A.Ş.'nin düzenlediği navlun faturasından kaynaklı olarak icra takip ; tarihi olan 18.11.2019 tarihi itibariyle davalı ... - ...
Dış Ticaret'den 5.740.00 EURO alacağının bulunduğu, Davalı yanın ihtilaf konusu faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almamasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 18.11.2019 tarihi itibariyle davacj yana herhangi bir borcunun bulunmadığı, Davalı şirketin tarafina düzenlenen 01.11,2019 tarihli ... seri nolu 5.470,00 EURO tutarlı "Navlun" açıklamalı E-Arşiv Faturasına 8 gün içerisinde itiraz ettiğine dair dava dosyasına herhangi bîr belge ibraz etmediği, Davacının aktif, davalının İse pasif husumet ehliyetini haiz oldukları.
Taşıtan sıfatını haiz olmakla davalının, davaya konu ve miktarının (5.470,00 EURO) karşılığı 34.679,80 TL) davacı defterleri ve dosyada mevcut navlun faturasından anlaşılan borçtan i sorumlu olacağı. Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 02/08/2022 tarihli ek raporda. Kök raporda da açıklanan bu gerekçelerle, navlun sözleşmesinin taşıyanı olan davacı tarafın, davalı ile dava dışı Alman firması arasında yapılan satım sözleşmesinin exworks şeklinde olacağının kararlaştırılmış olmasının, davacıyı bağlayan bir yönü yoktur.
Diğer bir ifade ile davalının dava dışı alıcısı ile exworks şeklinde satış yapmış olması, davacıya bir navlun sözleşmesi uyarınca işbu satışa konu yükleri taşıma borcu altına sokmadığı gibi, bu durum davacıyı bu yönde bir (navlun) sözleşmesi akdetmekle de yükümlü kılmamaktadır.
Dolayısıyla huzurdaki davanın, davalı ile dava dışı Alman firma arasındaki satışın niteliği ve elbette içeriğinden bağımsız olarak, davanın taraflarının navlun sözleşmesinin tarafı olup olmadıkları açısından irdelenmesi gerekir ki; konu kök raporda bu bağlamda incelenmiş ve işbu kök raporun 7. sayfasında "navlun sözleşmesinin yazılı yapılma zorunluluğunun bulunmaması ve uygulamada da, bu gibi alt navlun sözleşmelerinin genellikle mail yazışmaları üzerinden yapılıyor olması karşısında, meselenin dosyada mevcut taraflar arasındaki mail yazışmaları ile tespiti gerekecektir.
Buna göre dosyaya ibraz edilen belgeler arasında 2 Mayıs 2019 -17 Haziran 2019 tarihleri arasında taraflarının özellikle ... [...:...@...] ve ... (...@... .com) olduğu yazışmaların olduğu ve davaya konu yükün taşınması hususunda karşılıklı yazışmaların olduğu; daha açık ifade ile, taşıma talimatının/talebinin davalı tarafından verildiği; buna bağlı olarak davalının taşıtan ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu" şeklinde tarafımızca değerlendirilmiştir.
Buna karşılık davacı île dava dışı Alman firması ... ile yapılmış herhangi bir sözleşme ve/veya yazışma ise dosyada yer almamaktadır. Bu durum karşısında söz konusu mail yazışmalarında tarafların beyanlarından dava konusu yükün taşınması hususundan anlaşmaya vardıklarına ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 09/12/2022 tarihli raporda, Taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu, Davacının akdi taşıyan , davalının taşıtan olduğu sıfatı ile davada husumet ehliyetinin bulunduğu, Davacının navlun alacağını garantiye alacak önlemleri almadığı, dava dışı gönderilen Angelo'dan navlun tahsil edilmeden yükün fiili taşıyan tarafından teslim edildiği,
bu durumda TTK madde 1203 uyarınca, Davacı akdi taşıyan navlun alacağını kendi taşıtanı Davalıdan talep edemeyeceği, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, TTK madde 1195 uyarınca, taşınmak üzere teslim alınan mallar için navlun miktarı kararlaştırılmamış olduğundan, yükleme zaman ve yerindeki mutad navlunun belirlenmesi gerektiği ve bu değerlendirmenin uzmanlık alanı dışında olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmiştir.
Dava;deniz taşıma ilişkisine dayalı olarak düzenlenen demuraj faturasının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, TTK’nın “Deniz Ticareti” başlıklı beşinci kitabı kapsamında yer almaktadır. Uyuşmazlığın ise; tarafların husumet ehliyetleri, taşıma nedeniyle demuraj alacağının doğup doğmadığı ve davacı tarafça demuraj bedelinin fiili taşıyana ödenip ödenmediği, demuraj nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esasa sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı aleyhine 05/11/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 22/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 26/11/2019 tarihinde borca itiraz edildiği, davalının itirazının davacıya tebliğ edilmediği ve buna göre de davanın 15/12/2020 tarihinde açıldığı görülmekle davanın yasal süre içerisinde açıldığı kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunulduğu anlaşılmış ise de mahkememizin İstanbul Mülki Hudutları dahilinde münhasıran Deniz Taşımacılığı ve Sigortalarına bakmakla yetkili ve görevli kılınan mahkeme olduğu, davaya konu alacağın mahkememizin görevine girdiği , mahkememizin tüm İstanbul sınırları içerisinde yetkili ve görevli olduğu ayrıca davaya konu borcun para borcu olup TBK 89 gereğince götürülecek borçlardan olması ve alacaklının da ikametinin Beşiktaş olması sebebiyle davalının bu yöndeki itirazının REDDİNE karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan ... numaralı konişmentoya göre; yükleyen davalı ... Dış Ticaret - ... , yükün alıcısı dava dışı ..., taşıyan ise davacı ... olduğu, konişmento üzerinde ... kaydının yer aldığı, taşıma konusunun 114 koli taban -yatak başlığı malzemesi olduğu, davalı gönderici (satıcı) tarafından dava dışı alıcı adına düzenlenen satış faturalarında eşyanın EXW teslim şartı ile ihracatının gerçekleştiği, dosyaya sunulan gümrük beyannamesinde teslim şeklinin EXW Kayseri yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ayrıntısı açıklandığı üzere; bu teslim şekline göre, satıcı malları kendi iş yerinde taşıma için belirlenen araca yüklemeksizin alıcının tasarrufuna bırakmakla teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmaktadır.
Taraflar arasında navlun sözleşmesinin yapılıp yapılmadığı hususunda yapılan incelemede taraflar arasında geçen mail yazışmalarının sunulduğu, 2 mayıs 2019 - 17 haziran 2019 tarihleri arasındaki yazışmalardan davaya konu yükün taşınması konusunda taraflarca anlaşmaya varıldığı, buna göre davacının akdi taşıyan davalının ise taşıtan olduğu anlaşılmakla tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Konteyner demurajı esasen tahliye limanı ile ilişkili olmakla ve navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK m. 1203'ün koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelecektir. Gönderilenin TTK.m. 1203 kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından teslimin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur.
TTK nun 1205(1)maddesi gereğince eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203.maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan
isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebebsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir.
TTK nun 1207(1) maddesinde gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.
Dosyaya ibraz edilen konişmento üzerinde ... (navlunun alıcı tarafından ödeneceği) kaydının yer aldığı, somut olayda davaya konu yükün alıcı tarafından teslim alındığı, davalı gönderici (satıcı) tarafından dava dışı alıcı adına düzenlenen satış faturalarında da eşyanın EXW teslim şartı ile ihracatının gerçekleştiği, dosyaya sunulan gümrük beyannamesinde teslim şeklinin EXW Kayseri yazılı olduğu ve bu tesbitlere göre davalının demuraj ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/453, K. 2023/178, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama