İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/538 K.2025/746

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/538Karar2025/746Tarih19 Kasım 2025Okuma15 dk · 3.011 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaretmahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

Mercii
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
19 Kasım 2025
Esas no
2022/538 Esas
Karar no
2025/746
Dava
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
27/02/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.011 kelime·15 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ve ortağı tarafından dolandırıldığını ve bu şekilde davalıya devrettiği ... isimli teknenin satış bedelinin kendisine ödenmediğini, müvekkili tarafından davalı ve ortağı hakkında...Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, 2019/... nolu soruşturmanın devam ettiğini, aleyhine hukuk yoluna başvurulacağını anlayan davalı ... mal kaçırma maksatlı olarak tüm süreç boyunca kendisi ile birlikte hareket eden ve ortağı olan ...'a tekneyi muvazaalı olarak devrettiğini,

müvekkili ve oğlu ... ... ...'ın daha evvelden tanıştığı davalı ... ve ortağı ... müvekkilinin satmak istediği ... Kütüğünde ... numara ile kayıtlı ... isimli tekneye talip olduklarını teknenin satış bedeli 1.200.000 Euro'yu ise davalı ve ortağı müvekkili projesinden dükkan almak istediği ...

Ticaret A.ş ile ticaret yaptıklarını bu ticaret neticesinde kendilerinin 1.200.000 Euro alacaklı olduğunu buna ilave olarak %5'de indirim yaptırıcaklarını söylediklerini, ... ... tarafından İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi ... Mahallesi ...

Mevkiinde kain 12 pafta 11074 parsel ile 21 pafta 11073 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilen projeden dükkan almak isteyen müvekkiline ... ... yetkilisi tarafından 3 numaralı bağımsız bölüm için 9.489.401 TL ve 4 numaralı bağımsız bölüm için 1.884.883 TL olmak üzere toplam 11.374.284 TL satış bedeli üzerinden %5 indirim ile 10.805.000 TL 'nin nihai satış bedeli olduğunun söylediğini, davalı ve ortağı ... ... yetkilisine "kendilerinin müvekkilden tekne devralacaklarını ve bu devirle birlikte ...

Gayrimenkulden olan 1.200.000 Euro alacaklarını müvekkile devretmiş olacaklarını bu meblağın satış bedelinin düşülmesinden arta kalan 5.465.000 TL'nin müvekkilden alınarak taşınmaz satışlarının yapılması gerekeceğini" ... ... yetkilisine söylediklerini, tarafların bu hususlarda mutabakata vardıklarını, 20.11.2017 tarihinde de teknenin davalı ...'e devrini gerçekleştirdiği ve teslim ettiğini, devir işleminin müvekkilin verdiği vekaletname ile yapıldığını, devir bedelinin gerçeğe aykırı olarak 1.540.000 Euro olarak yazıldığının müvekkili tarafından sonradan öğrenildiğini,

müvekkili ve temsilcileri ... ... ... devir işlemini yaptıktan sonra gerek davalı ve ortağı gerekse ... ... ile defalarca görüşüp noter huzurunda taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yapılmasını talep ettiklerini, davalı ve ortağının bu süreçte sürekli müvekkilini oyadıklarını, müvekkili temsilcisinin yoğun ısrarları sonucu altı ay sonra 28.05.2018 tarihinde satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmede mutabakata aykırı olarak iki adet dükkanın satış bedeli KDV dahil 5.075.000 TL olarak yazıldığını bu meblağ için ise nakit ödeme ve müvekkili yetkilisi olduğu şirketin parçalı çekleri alındığını,

müvekkilinin devrettiği tekne bedeli olan 1.200.000 Euro karşılığı 5.340.000 TL ise sözleşmede yer verilmediğini, sözleşmede ya yazmadığı halde müvekkili yetkilisi olduğu şirketten 30.12.2018 vade tarihli ve 390.000 TL bedelli bir çek daha alındığını, mutabakat kapsamında tekne bedeli + 5.465.000 TL ödeneceğinden bu çekin verilmesi müvekkili temsilcisince kabul edildiğini, ancak tekne bedelinin ve çekin neden sözleşmeye yazılmadığı şüphe uyandırdığını davalı ve ortağının işlemin diğer tarafları ise bir sorun olmadığını muhasebesel sorunlar nedeniyle böyle hareket ettiklerini ifade ettiklerini,

müvekkili ve yetkilisi olduğu şirketin sözleşmenin imzalanması ile yakın zamanlarda ülkeye yapılan ekonomik saldırılardan ağır şekilde etkilendiğini, bu etkilenme sonucu 26.09.2018 tarihinde konkordato yoluna başvurduğunu, müvekkili ve yetkilisi olduğu şirketin halen konkordato sürecinde olduğunu, müvekkili şirketin konkordato sürecine girmesi akabinde ... ... tarafından müvekkili şirkete ödeme yükümlülüğü ihlal ettiği gerekçesi ile satış vadi sözleşmesinin feshi için ihtarname keşide edildiğini, müvekkilin ise ....

Noterliğinden keşide edilen 10.10.2018 tarih ve 16576 yevmiye numaralı ihtarname ile ... Gayrimenkule cevap verdiğini" fesih hakkının bulunmadığını, ...'nın sorumluklarını yerine getirmediğini, 1.200.000 Euro tekne bedelinin ve çeklere karşılık ödenen paraların kendisine geri ödenmesini ve diğer tüm çeklerin iadesini" talep ettiğini, ...

Gayrimenkulun ise ....Noterliğinden keşide edilen 18.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile fesih ihtarını yinelediğini, ve tekne devri neticesinde müvekkilin ödemiş sayıldığı 1.200.000 Euro bedeli inkar ile fesihten doğan zararlarını talep edebileceğini ifade ettiğini,müvekkilinin ise ....Noterliğinden keşide edilen 30.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ... ...'e cevap verdiğini ve konkordato kapsamındaki sözleşmenin fesih edilemeyeceğini, ...'nın sorumluluklarının yerine getirmediğini,

... ... ....Noterliğinden keşide edilen 25.12.2018 tarih ve 29611 yevmiye numaralı ihtarname ile fesih ihtarını yinelediğini müvekkili tarafından ödenen 965.000 TL'nin cezai şarta mahsup edildiğini ve fazlaya dair talep hakları saklı tutulduğunun bildirildiğini, müvekkilin oğlu ve temsil yetkisine haiz ... ... ... ile davalının ortağı ... arasındaki Whatsap mesajlarının ekran görüntülerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilin sürekli oyalandığını davalı ve ortağının müvekkili dolandırarak hiçbir bedel ödenmeksizin tekneyi aldıklarını,

davalı ...'in müvekkilden devir ve teslim aldığı tekneyi ortağı ...'a 02.10.2018 tarihinde 12.000.000 TL bedelle devir ettiğini,müvekkili temsilcisi ... ... ...'ın bu süreçte ... ...

Yetkilisi ... ve yine ... çalışanı ... ile görüştüğünü, ... yetkilisi olduğu şirketin davalıya borcu olmadığını, bu nedenle teknenin bedelini kendilerinin ödemeyeceğini ifade ettiğini beyanla, arz ve izah olunan nedenlerle öncelikle müvekkilinin telafisi imkansız zararlara düçar olmaması maksadıyla teknenin bağlama kütüğü kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını ve teknenin kaçırılabilmesi göz önüne alınarak tekneye el konulmasıın ödenmeyen tekne bedelinin devir tarihi itibari ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının telafisi imkansız zararlara uğradığı gerekçesiyle müvekkili ... aleyhine 10.000 Euro tutarında belirsiz alacak davası ikame ettiğini, davacının talebine konu alacağının ve bu alacağı içerir kalemlerin ne olduğu,

meydana gelen zararın nedeni ve davanın konusu tam olarak anlaşılamadığını, müvekkili aleyhine ikame edilen işbu davanın konusuz taşınmaz satış vadi sözleşmesi koşulları bu koşullar gereği yerine getirilip getirilmemiş olması bu uğurda noter kanalıyla gönderilen ihtarnameler ile noter taşınmaz satış vaadinden de görüleceği üzere müvekkilinin tarafı olmadığını, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı ve dayanaksız davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde davaya konu olan hukuki ilişkiyi açıklayamadığını, talep sonucu açıkça belirtilmediğini, davayı açmada hukuki yararının görülmediğini,

davacının dava dışı 3. Kişi ... ... ile imzaladığı taşımaz satış vaadi bu davanın konusu olmadığı gibi sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, davanın hangi hukuki ilişkiye dayandığı davacını talebi buna dayalı delillerinin belirsiz olduğunu, davacının dolandırıldığını iddia etmekte olduğunu, davacının TCK anlamında bir suç ithamında bulunduğunu, bu ithamın iftira suçu teşkil edilebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından kast edilen TMK anlamında "aldatma" ise işbu davaya konu satış yapılalı 1 yılı aşkın süre olmuş olduğunu, 1 yıllık zamanaşımının dolduğunu,

dava konusu tekne ile ilgili satış bedelinin belli olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, teknenin satışı hususunda bir ihtilaf var ise satış İstanbul Liman Başkanlığı huzurunda yapıldığından davanın değerinin belli olduğunu, davanın bedelinin belli olduğunun kabulü halinde ise dava şartlarından olan dava harcı yatırılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, işbu dava hakkında belirsiz alacak davası olarak açılması, davanın usulen reddini gerektirmekte ve taraflarınca da arz ve talep edildiğini.

Şayet sayıns mahkeme aksi kanaatte ise harç ikmaline karar verilmesini talep ettiklerini.Müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz satışı ile ilgisi bulunmadığını ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin de tarafı olmadığını, davacının sunduğu dilekçe ve eklerinden anlaşıldığı üzere taşınmaz satış vaadi sözleşmesi haklı olarak feshedildiğinden dava dışı 3. Kişi ... ...’e karşı hak iddia edemeyip müvekkiline karşı huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin hiçbir ilgisi olmayan bu iddiaları kabul etmediklerini, davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini,

tekne bedelini almadan mülkiyetin Liman Başkanlığı huzurunda müvekkilin mülkiyetine geçirilmiş olması basiretli bir tacir açısından düşünüldüğünde hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bir an için satış bedeli ödenmeden mülkiyetin müvekkile geçirildiği düşünülse dahi, davacının kendi muvazaasına dayanarak tekne bedelinin tahsilini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu.

Müvekkili davacıdan tekne satın aldığını, satın alma işlemi davacının rızası ile ve resmi usuller ile gerçekleştirilmiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilmesinin mümkün olmadığını davacı İstanbul Liman Başkanlığı’nda yapılan satışın aksini iddia ediyorsa, bunu resmi yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davacının dava dışı 3. Kişi ... ... ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğundan, sözleşme uyarınca ödediği bedelin iadesini talep edememekte, ... şirketini tescile zorlayamamakta olduğunu,

davacı konkordato ilan ettiğini ve ödeme güçlüğü içerisinde bulunduğunu da dava dilekçesinde ikrar ettiğini, ancak Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi’ne aykırı hareketleri sebebiyle aleyhine doğan sonuçlardan ötürü yaşadığı maddi kayıptan müvekkilin sorumlu tutulması mümkün olmadığını bir an için iddiaların doğru olduğu,

tekne mülkiyeti devrinin belirtilen hukuki ilişki üzerine kurulduğu düşünülse dahi, müvekkili tarafından kendisi tarafından ikrar edildiği üzere davacı nezdinde gerekli menfaat sağlandığını, zira ... satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davacının taahhüt ettiği vade ve meblağda borcunu ifa etmemesi nedeniyle satış gerçekleştirilmediğini, bir diğer ifade ile bu kurgu da dahi müvekkili gerekli sadakat ve özen yükümünü yerine getirdiğini, ilişkiyi tesis ettiğini, davacı da bu durumdan razı ve memnun olacak ki bugüne kadar “bedelini almadan devrettiği” teknesinin bedelini istemek aklına gelmemesinin kabul edilemeyeceğini.

3.kişi ... ...’den konkordato vesilesi ile ve/veya başka bir yolla .../leri yedine geçiremeyeceğini anladığında bu yola başvurduğunu. ... satış vaadine dayalı koşullar davacı tarafından yerine getirilmediğini, getirildi ve buna rağmen bir hak kaybı var ise de bunun sorumlusu gene müvekkilinin olmadığını, kötü niyetle ikame edilen, dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkını kullanarak tekneyi dilediği kişiye devretmekte özgür olduğunu beyanla, açıklanan sebeplerle;

öncelikle hukuki yarar yokluğundan davanın reddini, aksi halde haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dosyasında alınan 14.05.2024 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı arasında tekne satışı sözleşmesinin bulunduğunu, davalı tarafından davacıya teknenin satış bedelinin ödendiğinin ispat edilemediğini, “Mutabakat” metni olduğu iddia edilen belgeye satış sözleşmesi olarak bakılması halinde, sözleşmenin geçerlilik şartlarının bulunmadığını hal böyle olunca da tekne devrinin sebepsiz zenginleşme teşkil edebileceğini, bu sonuca varılması halinde davacı tekne bedelinin ödenmesini talep etmiş olmakla teknenin mülkiyetinin davalı üzerinde olup olmamasına göre bir karar verilmesi gerektiğini,

şayet tekne satışının geçerli olduğu kabul edilecek olur ise tekne bedelinin ödendiği ispat edilmedikçe, davacının tekne bedelinin ödenmesini talep edebileceğini, mutabakat olduğu ileri sürülen belge esas alınırsa, bu belgedeki satış bedelinin 5.340.000 TL olduğunu, buna karşılık 20.11.2017 tarihli bağlama kütüğü satış belgesi esas alınacak olursa, satış bedelinin 20.11.2017 tarihi itibariyle 1.540.000 € olduğunu, davacının netice-i talebi çerçevesinde davalının ödemesi gereken tutar bakımından takdirin sayın mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

12.05.2025 tarihli Bilirkişi raporunda özetle.

20.11.2017 tarihli Bağlama Kütüğü Satış Belgesi'nin satıcı ve alıcı arasında kurulan gemi satış sözleşmesinin ispatını sağladığını, gemi satışının ifası amacıyla geminin zilyetliğinin ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmiş olduğu hususunda şüphe bulunmadığını, İlgili Bağlama Kütüğü Satış Belgesi'nde yer alan “...belirtilen bedel ile....sattıklarını ve aldıklarını...” ifadesi bedelin miktarının ispatına yönelik olup, bedel ödeme borcunun ifa edildiğinin ispatı için yeterli olmadığını, bir takım genel hukuk kurallarından yola çıkarak var olmayan iradeleri yorum yoluyla oluşturmanın isabetli olmadığını,

1.540.000 Euro bedel ödeme borcunun borcun hangi sona erme yöntemiyle sona erdiği açık, net, kesin şüpheden uzak şekilde anlaşılamadığını, senetle ispat kuralına ve varsa istisnasına uygun şekilde ispat edilemediğini .görüşler arasında çelişkinin ortaya çıkmasına neden olan belgenin uyuşmazlığın çözümüne katkısı olmadığı ve iddiaların varlığını ispat edici veya iddiaları çürüten nitelikte olmadığını, iddia edilen Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi'nin uyuşmazlık konusu hususlarla ilgisinin somut delillerle ortaya konulamadığını, dava dışı ...'a yapılan devrin muvazaalı olduğunun ispat edilemediği yönünde görüş ve kanaat bilidirilmiştir.

Dava, tekne satış bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf iddialarında; davalının ... kütüğünde davacı adına kayıtlı ... isimli tekneyi satın almak istediğini, bedel olarakda 1.200.000 Euro ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının ... satın almak istediği ...

Tic A.Ş.'den davalının 1.200.000 Euro alacaklı olduğunu ve buna ilaveten ... satış bedelinden %5 indirim yaptıracaklarının söylediğini, bu konda ... ... ile görüşüldüğünü, bu şirketin inşaa ettiği projeden A blok zemin kat 3 ve 4 nolu dükkanların satış bedelinin 10.805.000 TL olarak bildirildiğini, davalının ...

Gayrimenkulden olan 1.200.000 Euro alacağını tekne alımına karşılık davacıya devir ettiğini, bunun karşılığında bu bedelin ... satış bedelinden mahsup edilerek, 5.465.000 TL üzerinden taşınmaz alım satımı yapıldığını, buna mukabil teknenin mülkiyetinin İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde davalıya devir edildiğini, varılan anlaşma uyarınca ... ... ile davalı ... arasında mutabakat metni düzenlendiğini, davacı ve ... ... arasında da ... satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, ancak satış vadi sözleşmesinde tekne satış bedeli olan 1.200.000 Euro karşılığı 5.340.000TL 'ye yer verilmediğini ve iki dükkanın satış bedeli için 5.070.000 TL yazıldığını,

bu meblağ için davacının sahip ve yetkilisi olduğu şirket adına çekler düzenlenerek ... ...'e verdiğini, ayrıca davacının 30.12.2018 vadeli 390.000 TL bir çek daha verdiğini, davacının konkortado sürecine girmesinden sonra ... ...' un ....Noterliğinden çektiği 28.09.2018 tarihli ihtarname ile davacının ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle satış vadi sözleşmesini fesih ettiğini bildirdiğini, davacının ise ....Noterliğinden çektiği 10.10.2018 tarihli cevabi ihtarname ile kendisinin tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiği halde ... ...'ün sorumluluğunu ifa etmekten kaçındığını bildirerek,

1.200.000 EURO tekne satım bedeli ile çeklere karşılık yapılan ödemelerin kendisine geri ödenmesini ve diğer çeklerin iadesini istediğini, ... ...' ün ise bu tarihten sonra çektiği ihtarnameler ile fesih ihtarını yineleyerek davacının ödemiş olduğu tutarların cezai şarta mahsup edildiğini bildirerek davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, bu durumda davacının davalıya devir etmiş olduğu teknenin satış bedelini alamadığını ileri sürerek,

dava dilekçesinde 10.000 Euro olarak talep ettiği alacak miktarını 26.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.200.000 Euroya yükselterek bu tutarın teknenin davalıya devir edildiği 20.11.2017 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ise davaya cevaplarında, kendisinin taşınmaz satışı ile bir ilgisinin bulunmayıp taşınma satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığını satış vaadi sözleşmesi haklı nedenle fesih edildiğinden davacının dava dışı ... ...'e karşı hak iddia edemediğini, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, teknenin satın alınması işleminin davacının rızası ile ve resmi usullere uygun olarak gerçekleştiğini, bunun aksinin yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiğini, satışa ilişkin resmi kayıtlarda tekne bedelinin alındığının davacı tarafından kabul edildiğini, taşınma satış vaadi sözleşmesine aykırı hareketleri sebebiyle aleyhine doğan sonuçtan ve maddi kayıptan kendisinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Dava dilekçesi ekinde sunulan tarihsiz mutabakat belgesinin dava dilekçesinde bildirilen 2 adet dükkan ile ilgili satış bedeli, %5 indirim kaydı, 1.200.000 Euronun TL karşılığı, toplam 11.374.284 TL taşınmaz satış bedelinden %5 indirimden sonra 10.805.570 TL'den tekne satış fiyatının düşülmesi ile 5.465.000 TL ödeme yapılacağı konusunda ... arasında düzenlenmiş olduğu görülmüştür. ... teknesinin bağlama kütüğü kaydında teknenin 1.540.000 Euro satış bedeliyle ...'e satışının yapıldığı bilgileri yer almakatıdr.

Yine dosyaya sunulan 28.05.2018 tarihli, taraflarının; satıcı olarak ... Tic A.Ş., alıcı olarak ... Turizm İş.

San. ve Tic A.Ş. olan ... satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin konusunun A blok zemin katta yer alan 3 numaralı 99.14 m2 bağımsız bölüm ve A blok zemin katta yer alan 4 numaralı 477,80 m2 alana sahip bağımsız bölüm olduğu, her iki taşınmazın toplam satış bedeli 5.075.000 TL olarak belirtilerek sözleşmede fesih dahil tüm şartların belirlendiği görülmektedir. Yine davacı tarafça ibraz edilen çek örneklerinden ... Turizm San ve Tic A.ş tarafından ... ...

A.ş emrine Yapı Kredi Bankası Yeşilköy Şubesine ait 310.000 TL bedelli 10 adet çek ile 350.000 TL ve 390.000 TL tutarlı çeklerin keşide edildiği tespit edilmiş olup bu çekler ile ilgili bir kısım ödeme belgeleri dosyaya sunulmuştur.

... Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.07.2024 tarihli cevabi yazısı ekinde yer alan tapu kayıtları incelendiğinde, ... satış vaadi sözleşmesinde belirtilen dükkan vasfındaki iki adet bağımsız bölümden 3 nolu bağımsız bölümün halen ... ... adına kayıtlı olduğu, 4 nolu bağımsız bölümünde ... ...'den ... Proje İnşaat A.Ş'ye satıldığı bu şirketten de ...'a geçtiği görülmüştür. Dolayısıyla satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmazların davacıya devredilmemiş olduğu dosyaya celb edilen tapu kayıtlarından tespit edilmiştir.

Davacının tekne satışı ile ilgili olarak davalı ... ve ... hakkında yapmış olduğu şikayet başvurusu sonucunda ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... nolu soruşturma dosyasında Takipsizlik kararının verildiği, davacının takipsizlik kararına karşı yaptığı itirazın ....Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.iş sayılı 11.07.2019 tarihli kararı ile reddedildiği görülmüştür.

Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı arasında davacının sahibi olduğu ... isimli teknenin davalıya satışı konusunda görüşmeler yapıldığı, satış bedeli konusunda 1.200.000 Euro üzerinden anlaşıldığı, davalının bu bedele karşılık ... ...'den olan 1.200.000 Euro alacağını davacıya temlik ettiği, anlaşmanın ... ... tarafından da onaylanarak 1.200.000 Euronun mahsubu ile kalan bedel üzerinden iki adet taşınmaz için davacı ile ... ... arasında ...

Satış sözleşmesinin düzenlendiği, davacının ortağı olduğu ... şirketinin konkordato sürecine girmesinden sonra ... ...'ün satış vaadi sözleşmesindeki fesih hükmüne dayanarak sözleşmeyi fesih ettiğini ve davacıdan tahsil ettiği bedelleri de cezai şarta mahsup ettiğini davacıya bildirdiği, bu şekilde ...

Satış Vaadi Sözleşmesinin fesih edilmiş olduğu, tapu kayıtlarında da taşınmaz devirinin gerçekleştirilmediği, buna karşılık başlangıçta anlaşıldığı şekilde ... isimli teknenin gemi sicilinde davalıya devirinin yapılarak zilliyetliğinin de geçirildiği anlaşılmıştır.

Böylelikle, tekne satışına bağlı olarak düzenlenen ... Satış Vaadi sözleşmesi fesih edilip gayrimenkullerin davacıya devri gerçekleştirilmemiştir. Bununla birlikte satış bedeline sayılan 1.200.000 Euro tekne satış bedeli ... ... tarafından davacıya ödenmemiş olduğundan davalı bu bedel yönünden davacıya karşı borçlu hale gelmiştir.

Cevap dilekçesinde tekne bedelinin ödendiği, tekne satış belgesinde de tekne bedelinin alındığının bizzat davacı tarafından kabul edildiğini ileri sürmüş ise de, 20.11.2017 tarihli bağlama kütüğü satış belgesi geminin mülkiyetinin ve zilyetliğinin devir edildiğini ispat etmekle birlikte, bedel ödeme borcunun ifa edildiğine yönelik olarak alıcı ve satıcıya ait herhangi bir ifadeyi içermemektedir.

Zira, söz konusu belgede yer alan " ... belirtilen bedel ile .... sattıklarını ve aldıklarını ... "ifadesi, bedelin miktarının ispatına yönelik olup, bedel ödeme borcunun ifa edildiğinin ispatına delalet etmemektedir. Dolayısıyla açıklanan bağlama kütüğü kaydının tarafların açıkça bedel ödeme borcunun ifa edildiğine yönelik ifadelerini içermemesi nedeniyle, söz konusu kaydın ödeme konusunda ispat gücüne sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.

Bu durumda davalı tekne alım satım bedelini ödediğini yazılı bir belge ile ispatlayamamıştır.

Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olduğundan davalı vekiline ödeme savunmasının ispatı zınnında yemin teklif hakkını kullanıp kullanmayacağı hatırlatılmıştır. Bu konuda davalı vekilinin hazırlayıp sunduğu yemin metni uyarınca davacıya yemin davetiyesi çıkarılmış olup, davete icabet eden davacı ...

08.10.2025 tarihli duruşmada alınan beyanında; "sahibi olduğum ... isimli teknenin satışı için davalı ... ile anlaştık, satış bedeli olarakta 1.200.000 Euro kararlaştırdık, tekneyi davalıya teslim edip gemi sicilinde de devir işlemini yaptım, dolayısıyla teknenin mülkiyeti davalıya geçti, ancak satış bedeli olan 1.200.000 Euroyu nakit, çek ya da senet gibi doğrudan almadım veya ... devri ya da alacak hakkı devri gibi dolaylı yoldan tahsil etmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Böylelikle davalı tekne satış bedelini davacıya ödediğini yemin delili ile de ispatlayamamıştır.

Yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının sahibi olduğu, ... Kütüğünde kayıtlı ... isimli tekneyi1.200.000 Euro bedel ile davalıya satarak mülkiyeti ile zilyetliğini devrettiği, ancak satış bedelinin davacıya ödenmediği dosya kapsamına göre ispatlanamadığından, davacının söz konusu tekne satışından dolayı davlıdan 1.200.000 Euro alacaklı olduğu kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında davanın kabulü ile 1.200.000 Euro alacağın 10.000 Euro'suna dava tarihinden, 1.190.000 Eurosuna ıslah tarihi olan 26.05.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Davanın KABULÜ ile 1.200.000 Euro'nun, bu tutarın 10.000 Eurosuna dava tarihinden 1.190.000 Eurosuna ıslah tarihi olan 26.05.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,

2-Karar harcı olan 1.745.427,61 TL'den peşin alınan 441.546,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.303.881,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (441.597,26 TL ilk harç 97,80 TL posta ücreti ve 18.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 460.395,06 .TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı vekili için takdir edilen 1.311.515,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025

Başkan ... · ✍e-imzalıdır. · Üye ... · ✍e-imzalıdır. · Üye ... · ✍e-imzalıdır. · Katip ... · ✍e-imzalıdır.

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/538, K. 2025/746, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/538
Karar No
2025/746
Tarih
19 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/538 K.2025/850
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/540 K.2025/1585
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/541 K.2025/1598
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/541 K.2025/679
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/544 K.2025/1582
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/547 K.2025/1583

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.