KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/57 Esas
- Karar no
- 2024/337
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 08/02/2022
Karar Metni
6.187 kelime·31 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin nezdinde ... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan sigortalı ... ... ...
San ve Tic AŞ ‘ye ait Amsterdam Hollanda’da bulunan Koninklijke ... ... firmasına satılan baskılı polyester -alüminyum- polietilen lamine film- 45 palet- 478 rulo- net 21.8369,00 kg, brüt 23.529,00 kg cinsi emtia, nakliyeci ... sorumluluğunda 08/02/2021 tarihinde ... ... numaralı konteyner ile önce Trieste Limanı İtalya’ya oradan aktarma noktası olan ... ... Almanya’ya ve nihai olarak da Amsterdam Hollanda’da bulunan alıcı tesislerine sevk edilmek üzere ...
Limanından ... ... isimli gemiye yüklendiğini, ... Limanı İstanbul’dan ...
Limanı İtalya’ya gitmek üzere Türk bayraklı 22 personel, 4 yolcu ile 221 adet tır ve 25 adet otobüs taşıyan 193 metre boyundaki ... ... isimli geminin üst güvertesinde yangın çıktığını, gemide çıkan yangın sonucu sigortalının emtialarının hasar gördüğünü, sigortalıya 22/06/2021 tarihinde “Tazminat Makbuzu ve İbraname” karşılığında 86.571,54 USD hasar ödemesinin yapıldığını, müvekkilinin sigorta şirketi sigortalısının haklarına halef olduğunu, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla nakliyeci ... ve yangın çıkan gemi donatanı/işleteni ...’e karşı rücu sürecine geçildiğini,
rucü mektuplarının iletildiğini ancak herhangi bir olumlu yanıtın alınamadığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D İş dosyasından açılan tespit dosyası olduğunu, alınan bilirkişi raporu ile yangının ... marka otobüsün sol far yuvasında bulunan elektriksel bir sorundan kaynaklandığının tespit edildiğini, davalılar ... ve ... şirketlerinin yangın çıkan gemiye içindeki malları yükleyen taraflar olarak yükleme ve gemi içinde düzenleme sırasında hatalı yaptıkları ve bu nedenle yangının hızla yayılarak zarara sebebiyet vermiş olmaları nedeniyle sorumlu olduklarını, davalılardan ... ve ...’in nakliyeci ve yanan gemi donatanı olduğunu, sınırlı sorumluluk kapsamında meydana gelen hasardan sorumlu olacaklarını,
23.529,00 brüt kg x 2,00 SDR = 47.058,00 SDR= 55.879,01 EUR (11.02.2021 IMF kuru- 1,187450).
Dolar karşılığının ise 47.058,00 SDR x 1,444180 USD = 67.960,22 USD olacağını, davalılardan ..., ... ...&..., ... ... ve ...’in ise haksız fiilleri nedeniyle sorumlu olduğunu, sorumluluklarına ilişkin herhangi bir sınırın bulunmadığını, 86.571,54 USD tutarındaki talebin tümünden sorumlu olduklarını belirterek davanın kabulü ile 86.571,54 USD’lik tutarın 67.960,22 USD’lik kısmının ödeme tarihi olan 22.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca (USD) Amerikan Doları para birimine uygulanan En Yüksek Mevduat Faizi (% 7 ve değişen oranlarda) ile birlikte,
fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası USD Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye 18.611,32 USD’nin ise ödeme tarihi olan 22.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca (USD) Amerikan Doları para birimine uygulanan en yüksek mevduat faizi (% 7 ve değişen oranlarda) ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası USD Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılar ...
AŞ, ... ... &..., ... ... Ltd Şti ve ... AŞ’den tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davacının sigortalısı davadışı ...
A.Ş.'ne ait emtianın Türkiye / Hollanda uluslararası nakliye hizmetini üstlendiğini, emtia yüklü olan ... ... nolu konteynerin ... limanından iki nolu davalının maliki ve donatanı olduğu ... ... isimli gemiye yüklendiğini, geminin yolculuğunun başlamasından sonra gemide çıkan yangının söndürüldüğünü , iki nolu davalı donatan tarafından müşterek avaryanın ilan edildiğini, müvekkilinin husumetin tarafı olmaması nedeni ile davacının aktif, müvekkilinin pasif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, gemiye yüklenen eşyaların eşyanın/ ... marka araçların geminin güvenli seyrini sağlayacak şekilde yüklenmediğini,
dolayısıyla henüz seferin başlangıcında / geminin limandan ayrılmasından evvel geminin taşıdığı yük nedeni ile yola elverişli olmadığını, 3 ve 4 nolu davalıların yangının çıkmasına sebebiyet veren ... marka araçların maliki olmaları gerekçesi ile, 5 ve 6 nolu davalıların araçları gemiye yükleyen firmalar olmaları sebebiyle, 2 nolu davalı ...
A.Ş.'nin ise 3,4,5,6 nolu davalıların kusurundan sonra geminin sefere güvenli başlamasını sağlamak için gerekli emniyet tedbirlerini almamış olması nedeni ile açıkça kusurlu olduklarını, davalı ... A.Ş'nin yangını söndüremeyerek ...
Emniyeti'nden yardım aldığını ve yangını söndürme giderlerinin arttığını, müşterek avarya ilan edildiğini belirterek müvekkili yönünden davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin dava açmaya dair aktif husumet ehliyeti olduğunu belgeleyemediğini, ihbarın süresinde yapılmadığını, iddia olunan zarara ilişkin olayın 11.02.2021 tarihinde meydana geldiğini, 13.02.2021 tarihinde Müşterek Avarya ilan edilerek davacının sigortalısına bildirim yapıldığını, davacının sigortalısının ise 19.02.2021 tarihinde Müşterek Avarya Bonosu imzalayarak Dispeçciye sunduğunu ve yükünü teslim aldığını, Ekspertizin 15.03.2021 tarihinde gerçekleştiği halde hasar ve zarara ihbarın 22.03.2021 tarihinde gerçekleştirildiğini, davaya konu hasar ve zararın "..." marka aracın yanmasından kaynaklandığını, müvekkilinin zarar gördüğünü,
sorumluluğun diğer davalılarda olduğunu, müvekkilinin maliki ve donatanı olduğu ... IMO numaralı Türk bayraklı ... isimli ... Kargo gemisinin 11.2.2021 tarihinde Türkiye - İtalya seferini yapmakta iken Bozcaada açıklarında ana güvertede yüklü ... firmasına ait otobüslerden birinde yangın çıktığını, çıkan yangına gemi mürettebatı tarafından ilk müdahale yapıldığını, yangının kontrol altına alınamaması üzerine geminin ...
Limanına alındığını ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile kara itfaiyesinin müdahalesi ile yangının söndürülebildiğini, davacının müvekkiline karşı taşıma sözleşmesinden doğan bir talep hakkının bulunmadığını, deniz taşımasına ilişkin herhangi bir konişmentoda yer almadığını, CMR belgesinde gönderenin ...
A.Ş, alıcının Koninklijke BV, nakliyecinin ... olarak görüldüğünü, müvekkilinin tır, tıreyler veya konteyner araçları Pendik’ten Trieste’ye gemi ile taşımayı taahhüt ettiğini, kırkambar türü navlun sözleşmesinin taraflarının müvekkili donatan / taşıyan ... A.Ş. ile taşıtan ... olduğunu, davacı veya sigortalısının ...
A.Ş.'nin müvekkiline karşı sözleşmeden doğan bir talep hakkının bulunmadığını, hasara ve zarara neden olan yangının geminin yada taşıyanın kusurundan kaynaklanmadığını, müvekkilinin yangın zararlarından sorumlu olmadığını ve haksız fiil sorumluluğunun bulunmadığını, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının USD olarak talep ve dava hakkı bulunmadığını, faiz isteminin fahiş olduğunu, tazminat için ödenecek faizin yıllık %5 olarak hesaplanacağını, müşterek avarya ilan edildiğini, davacı talebinin müşterek avarya garamesinden gidermesinin gerektiğini, yangın hadisesi ile gemi ve yükün deniz tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını,
geminin kendi olanakları ve ... nün müdahalesi ile yangının söndürülebildiğini, gemi donatanı müvekkilinin Müşterek ilan ettiğini, Müşterek Komiserinin atandığını belirterek müvekkili aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dava ve arabuluculuk masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin marka otobüs ve kamyonların Türkiye'de satış ve satış sonrası hizmetler ağını yürüten distribütör firma olduğunu, üretici ve gemide bulunan araçları ihraç eden firma olmadığını, müvekkili markasının Türkiye'de pazarlanması,
bayi ve servis ağının kurularak işletilmesine ilişkin ticari faaliyetlerde bulunduğunu, araçlar ile hiç bir ticari ve işlevsel bağlantısının bulunmadığını, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, yangın olayının 11.02.2021 tarihinde meydana geldiğini, sigortalısına 22.06.2021 tarihinde ödeme yapan davacı tarafın arabuluculuk sürecine 16.09.2021 tarihinde yani olayın üzerinden 7 ay, sigortalısına ödeme yaptıktan 3 ay geçtikten sonra başvurulduğunu belirterek yangın hasarına neden olduğu iddia edilen araçların üreticisi, satıcısı, taşıyanı olmayan müvekkiline karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... & ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davacı arasındaki ilişkiye deniz ticareti hükümleri uygulanamayacağını, müvekkilinin taşıyan sıfatının olmadığını, işyeri merkezinin Almanya'da olduğunu, diğer davalı ... Tic.
A.Ş.'nin uyuşmazlıkta acente sıfatına haiz olmadığını, Türk Mahkemelerinin müvekkiline karşı açılan davayı görmekle yetkili olmadığını, haksız fiilden zarar gören sigortalısı ... ...'in şirket merkezinin ...'da, haksız fiilin meydana geldiği yerin ise Çanakkale’de olduğunu, zararın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin satın aldığı otobüslerin taşınması için dava dışı Almanya'da mukim ...
GmbH ile çerçeve sözleşme imzaladığını, sözleşme kapsamında otobüslerin Türkiye'deki fabrikadan dava dışı ... GmbH'nin organizasyonu ile diğer davalılar ...-TR ve ... tarafından teslim alındığını, bu firmaların şoförleri tarafından otobüslerin kullanılmakta olduğunu, Ro-Ro gemisine yüklendiğini ve Almanya'ya taşındığını, yangının kaynağı olduğu iddia edilen otobüsün diğer davalılar tarafından kullanıldığını ve gemiye yüklendiğini, mahkemenin ...
D.İş sayılı dosyasında da tespit edildiği üzere elektrik kesici şalterin kapatılmamış olduğunu, otobüslerin gemiye yüklenmesinde müvekkilinin dahli olmadığından otobüslerin güvertedeki istifleriyle ve şalterin açık bırakılmasıyla müvekkilinin hiçbir ilgisi bulunmadığını, zarardan sorumlu tarafın taşıma, yükleme talimatlarına uymayan, nezaret yükümlülüklerini ihlal eden ve yangına sebebiyet veren diğer davalılar olduğunu, yangın sonrası davalı ... tarafından müşterek avarya ilan edildiğini, dispeç raporunun henüz tanzim edilmediğini,
davacının talebinin fahiş olduğunu ve döviz cinsinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını belirterek müvekkiline karşı yöneltilen dava bakımından Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olmadığından davanın görevsizlik nedeniyle reddine, Münih Almanya Mahkemeleri yetkili olduğundan ve Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmadığından davanın yetkisizlik sebebiyle reddine, İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, davacının dava takip yetkisinin bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, müvekkilinin zarardan sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine,
yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Taş. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının dava açmadan önce müvekkiline karşı arabuluculuğa başvurmadığını, daha sonradan taraf gösterilmeye muvafakatlarının olmadığını, davacının halefiyete hak kazandığını ispat edemediğini, davacının Sigortacılık Kanuna aykırı olarak poliçe düzenlediğini ve poliçenin geçerli olmadığını, davacının poliçede ünvanının "... ...
SE Merkezi Fransa Türkiye İstanbul Şubesi" olarak yazdığını, bu durumun Sigortacılık Kanuna aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda ürünlerin ruloya sarıldığının belirtildiğini ve araç içi istifin görülmediğinin yazdığını, hasarın ambalaj eksikliğinden meydana gelmiş olması durumunda ... ve Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları kapsamında hasarın teminat dışı olacağını, müvekkili ile davacının sigortalısı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin davacının sigortalısına konu taşıma ile ilgili verdiği herhangi bir hizmet bulunmadığını,
meydana gelen olay ile ilgili herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin taşıyan olmadığını, davacının sigortalısının yaptığı herhangi bir hasar ihbarının bulunmadığını, mahkemenin ...
D.İş sayılı dosyası nezdinde hazırlanan bilirkişi raporunda yangının ... marka otobüsün sol far yuvasında bulunan elektriksel bir sorun nedeniyle başladığının tespit edildiğini, sigorta poliçesine göre davacının döviz üzerinden talep hakkı bulunmadığını, davacının müşterek avarya komiserine talebini iletmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek öncelikle açılan davanın usulden reddini, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın usulden reddini, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti olmadığından davanın usulden reddini, haksız davanın reddini,
yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşme dışında kalan risk için davadışı sigortalısına hatır ödemesi yapan davacı şirketin rücuen müvekkilinden talep edebileceği hakkının bulunmadığını, müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu iddiadan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline usulüne uygun ihbar yapılmadığını, hasardan müvekkili şirketinin kusurunun bulunmadığını, Intermodal olarak yapılan taşımada ortaya çıkan kaybın, hasar veya gecikmelerin karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmadığını,
CMR Konvansiyonu'na göre müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadıını, taşımayı yapan geminin yüklemeyi yasal boşluklara riayet etmeden yapması, yüklerin birbirine fazla yakın olması ve yüksek (2 katlı kontenyer v.s.) yüklerin yangın söndürme düzeneğinin aktif çalışmasını olumsuz etkilemesinin bu yangının büyümesini ve zararın artmasına sebep olduğunu, yangının saat 13.02’de başlamasına rağmen müdahalede geç kalındığını, müvekkilinin hasar gören emtianın taşıyıcısı olmadığını, hasara sebep olduğu iddia edilen yangının başladığı anda taşıyıcısı olmadığını, müvekkili şirketin yangından kaynaklanan hiçbir hasardan sorumlu olmadığını,
davacı şirketin tazminat talebinin fahiş ve konvansiyona aykırı olduğunu, sovtaj bedelinin hesaplanmadığını, CMR’ye tabi bir taşıma sözleşmesine dayanarak yabancı para alacağı olarak talep edilen davada faiz oranının CMR m. 27/1 gereği yıllık % 5 olarak talep edilebileceğini, talep edilen faiz oranının hukuka uygun olmadığını, davacının döviz üzerinden talep hakkının bulunmadığını belirterek dava konusu iddia edilen hasardan müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyasında alınan 06/06/2023 tarihli Bilirkişi raporunda; emtia uzmanı tarafından yapılan inceleme sonrasında meydana gelen hasar yoğun is kokusu ve is lekeleri olarak tespit edildiği, palet ambalajı üzerinde is lekeleri olduğu ve bu is lekelerinin ambalaj içerisine de sirayet ettiğinin görüldüğü, emtianın gıda ambalajı olarak kullanılacak olması ve gıda ile doğrudan temas edecek ambalaj malzemesi olması hasebiyle tümünün hasarlı ve kullanılamaz olduğunun değerlendirildiği,
86.571,54 USD'lik hasar miktarının tespitinde emtianın fatura bedeli dikkate alınmış ve nakliye masrafları eklenmiş, sovtaj bedeli di bu nedenle yapılan hasar miktarı tespitinin uygun olduğu, yangın uzmanı tarafından yapılan incelemede, gemilerde yangın çıkma olasılığı ve sonuçları; geminin yapısına, yüküne, çalışma şekline, çalışma yerlerine, personelin eğitimine, giriş çıkış yapan kişilerin kontrolüne ve diğer birçok unsurlara bağlı olduğu, gemide çıkan yangının geç farkedilmesinin nedeni alarmın devreye girmesiyle olağan duruma geçiş ile müdahale arasındaki zaman farkından kaynaklandığı, deniz taşımacılığı yapılan gemilerde;
iç hizmet yönergeleri gemideki acil durum dağılımları ve buna benzer yasalar ve yönetmeliklerin ayrı olduğu, gemi personelinin hiyerarşik yapılanmaya göre çalıştığı, karadaki bir olay ile denizde sefer halindeki olayın bir olmadığı, bu olayda görülen silsile yoluyla haberleşme doğru bir sistem olarak görülse de yangın gibi etkili bir afetin önüne zamana karşı yarışılan bir olaya bu sistem ile mücadele edilemediği,
seyir halindeki “... ...” adlı geminin ana güvertede park halindeki ... marka otobüsün sol ön üst far bölgesinde başlayan yangının giderek büyümesiyle etrafındaki bütün araçlara sirayet ederek yangın olayının meydana geldiği bu olaya ... marka otobüsün aküsündeki enerji kesme aparatının OFF Konumu yerine ON konumunda kalmasından dolayı kaynaklandığı ısının devam ettiği ve elektriksel bir hata sonucu çıkan kıvılcımların kablo izolelerinin erimesiyle yanmanın başladığı etrafında bulunan kolay yanıcı maddeleri tutuşturarak yangının meydana geldiği kanaati hasıl olduğu, eğer şoför;
araç ile birlikte gemide yolculuk halinde ise bu durumda şoför sorumlu olacağı, kullanım hatasından kaynaklı yangın olayının çıkmasına neden olduğu, davacı sigortacının geçerli bir sigorta sözleşmesi çerçevesinde sigortalısına sigorta tazminatı ödediği ve TTK m. 1472 gereği hukuken sigortalısı ...'un yerine geçtiği ve ...'un varsa zarardan sorumlu kişilere karşı dava hakkının da ödediği sigorta tazminatı kadar davacıya kanunen intikal ettiği, uyuşmazlıkta davalı ... bakımından değişik tür araçlarla yapılan bir taşıma sözkonusu olduğu, TTK m. 903 anlamında bilinen zarar yeri deniz taşıması olduğu,
davalı ...'un sorumlu olup olmadığı değerlendirilirken TTK'nın Beşinci Kitabı olan “Deniz Ticareti” hükümleri uygulanması gerektiği, davalı ...'nin TTK m. 1191 anlamında eşyanın deniz yoluyla taşınmasının kendisine bırakıldığı fiili taşıyan olduğu, TTK m. 1191 f. 2 gereği TTK'nın taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümleri fiili taşıyanın bizzat gerçekleştirdiği taşımadan sorumluluğu hakkında da geçerli olduğundan davalı ...'nin de uyuşmazlık bakımından kişisel bir kusur bulunmadığı,
1 ve 2 nolu davalıların sorumlu olmayacakları, diğer davalılar bakımından davacının yönelttiği talepler navlun sözleşmesine dayanmadığından ve bu kişiler davacının sigortalısı ile navlun sözleşmesi kuran ...'nin adamı olmadıklarından sorumluluğun TBK'nın haksız fiil hükümleri gereği belirlenmesi gerektiği, bu kişilerin kendisine yöneltilen istemlerde yangın sorumsuzluk sebebine dayanamayacağı, yangına sebebiyet veren otobüsün taşınmasının ... mi yoksa ... mi olduğunun saptanamadığı,
akünün kapatılmasına yönelik talimatı sürücüsüne vermeyen ya da vermişse de sürücüsü tarafından talimata uymayan şirketin de TBK m. 66 çerçevesinde sorumluluğunun bulunduğu, bu istemler deniz ticareti hukukuna dayanmadığından ve TBK'nın haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilme yapılması gerektiği şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
11/06/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda. (3), (4), (5), (6) nolu davalılar yönünden mahkemenin ara kararıyla ek raporda sözleşme dışı sorumlulukla ilgili olarak değerlendirme yapmak üzere heyetimize dahil olan üyemizin değerlendirmeleri dışında, kök rapora vaki itirazlar yönünden; kök raporda varılan kanaatte izah edilen sebeplerle değişikliğe gerek görülmediği, (3), (4), (5), (6) nolu davalılar yönünden sözleşme dışı sorumlulukla ilgili olarak. (3) nolu davalı ...
Tic. A.Ş yönünden; bu şirketin, imalatçı yada ithalatçı olmadığı ve sorumluluğunu gösteren delile rastlanmadığı, (4) nolu davalı ... ... ... AG yönünden. (4) nolu davalının sorumluluğunu gerektiren bir duruma rastlanmadığı, (5) nolu davalı ... ... Ltd ve (6) nolu davalı ...
A.Ş yönünden; dosya kapsamından yangına sebebiyet veren otobüsün taşımasının ... mi yoksa ... tarafından mı sağlandığı hususunun tespit edilemediği, dosya içeriğinden, otobüsün yanmasına sebep olan olayın otobüsün farındaki teknik sorundan kaynaklanmış olması dışında, ayrıca buna ilaveten otobüsün aküsündeki enerji kesme aparatının “OFF” konumu yerine “ON” konumunda kalmasından kaynaklanmış olduğu tespitine göre zararın meydana gelmesine her iki maddi sebebin birden etki ettiği (eklenen illiyet), ... veya ...
Şirketinin çalışanlarına enerji kesme aparatının taşıma sırasında “OFF” konuma alınması hususunda talimat vermemesi yahut vermiş olsa bile çalışanları tarafından bu talimata uyulmaması sebebiyle ... ve/veya ...
Şirketinin TBK m.66 gereğince adam çalıştıranların kusursuz sorumluluğu hükmü uyarınca sorumlu tutulmasının mümkün olabileceği bununla birlikte hangi şirketin sözkonusu taşımayı üstlendiği hususunun ispatı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, teknik değerlendirmelerde istiflemenin doğru yapılmaması, geminin yangın tertibatının yeterli olmaması, geminin denize elverişsiz olması gibi iddiaların ve kök rapora vaki itirazların yerinde görülmemesi sebebiyle bu yönden illiyet ve sorumluluğa etki edecek bir değerlendirmenin de sözkonusu olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dava; Nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtiada taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının TTK'nın 1472.maddesine göre davalılara rücü edilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu taşımada, Dava Dışı ... ... ... San, ve Tic. AŞ. 'ye ait ve Amsterdam, Hollanda'da bulunan Koninklijke ... ... firmasına satışı yapılan baskılı polyester alüminyum polietilen lamine film türü 45 palet 478 rulo cinsi emtia, davalı ... sorumluluğunda 08.02.2021 tarihinde ... ... numaralı konteyner ile ... Limanı, İtalya üzerinden nihai varış noktası Amsterdam, Hollanda'da bulunan Alıcı tesislerine sevk edilmek üzere ... Limanı'ndan ... ... isimli gemiye yüklenmiştir.
Emtia için davacı tarafından “Nakliyat Sigortası Poliçesi” düzenlenmiştir. Davacı Fransa merkezli, ... ... 'nin İstanbul şubesi olup, Sigortacılık Kanunu m. 3 uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından yayımlanan RG T: 3/8/2007, Sayı: 26602 “Sigortacılık Sektöründeki Uluslararası Faaliyete İlişkin Karar gereğince Türkiye'de faaliyet gösteren bir sigortacı olduğu anlaşılmaktadır.
... Limanı'ndan İtalya'nın Trieste Limanı'na gitmek üzere sefere çıkan ve 221 adet tır ve 25 adet otobüs taşıyan ... ... isimli geminin üst güvertesinde çıkan nedeniyle davacının sigortalısına ait taşınan emtialarda hasar meydana gelmiştir. Bu nedenle davacı tarafından sigortalısına 22/06/2021 tarihinde "Tazminat Makbuzu ve İbraname” karşılığında 86.571,54 USD hasar ödemesi yapılmış olduğu sunulan ibraname örneğinden görülmektedir.
Sigorta poliçende sigortalı/ menfaat sahibi olarak “.... San. ve Tic. A.Ş.” gösterilmiştir. Dosyada mübrez ve ... tarafından düzenlenen proforma fatura incelendiğinde, uyuşmazlık konusu hasara uğrayan eşya hakkında milletlerarası teslim şekillerinden DDP'nin kararlaştırıldığı görülmektedir. Bu teslim şekli satıcı bakımından en ağır yükümlülüklerin öngörüldüğü teslim şeklidir.
Satıcı eşyayı kararlaştırılan boşaltma yeri ülkesinde gümrük vergileri ödenmiş olarak teslim edecek ve bu anda eşya hasarı satıcıdan alıcıya geçmiş olacaktır. Satıcı tüm taşıma sürecini organize etmek ve tüm taşıma sözleşmelerini kurma yükümlülüğü altındadır. Somut uyuşmazlıkta eşya hasarı henüz denizde taşıma aşamasında meydana gelmiştir. Dolayısıyla eşya hasarı satıcıya aittir.
Satıcı poliçede sigortalı olarak gösterilmiş olup, satım şekline göre de hasara katlanma yükümlülüğü altındadır. O halde sigorta hukuku anlamında sigortalanabilir bir menfaati bulunmaktadır. Bu tespitler doğrultusunda davacı sigortacının geçerli bir sigorta sözleşmesi çerçevesinde sigortalısına sigorta tazminatı ödediği ve TTK m. 1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğu sabit hale gelmiştir.
Olaydan sonra davalı ... tarafından müşterek avarya ilan edildiği taraflarca beyan edilmiş ise de, ... vekili 18/09/2024 tarihli duruşmada bu konuya ilişkin olarak müşterek avarya konusunda henüz dispeç raporunun hazırlanmadığını ve olayın ilgililerine herhangi bir ödemenin de yapılmadığını beyan etmiş olduğundan tüm bu tespitler sonucunda davacı sigorta şirketinin işbu dava bakımından aktif husumet ehliyetini haiz olduğu değerlendirilmiştir.
Sigortalı yükte ortaya çıkan hasar nedeniyle düzenlenen 15.03.2021 tarihli Ekspertiz raporunda, emtiada meydana gelen hasar yoğun is kokusu ve is lekeleri olarak tespit edilmiştir. Raporda “Sevkiyata konu 45 palet, sigortalı adresinde karantina alanına alınmıştır.
Emtianın istif edildiği noktada yoğun is kokusu hissedildiği, yapılan incelemede palet ambalajı üzerinde is lekeleri olduğu ve bu is lekelerinin ambalaj içerisine de sirayet ettiğinin görüldüğü, muhtelif noktalardan 9 adet ambalaj açılarak emtia incelenmiş, bu ürünlerde de is kokusu olduğunun tespit edildiği, yine muhtelif paletleri üzerinde kurum izleri görüldüğü, sigortalı firma ilgilileri tarafından ürünlerin kahve ambalajı olarak kullanıldığını ve is kokusu sebebi ile alıcı tarafından ürünlerin kullanılamayacağı gerekçesi ile emtianın tamamının reddedildiği bilgisinin verildiği” tespitlerinin yer aldığı görülmüştür.
Dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda, teknik bilirkişiler tarafından, emtianın gıda ambalajı olarak kullanılacak olması ve gıda ile doğrudan temas edecek ambalaj malzemesi olması hasebiyle tümünün hasarlı ve kullanılamaz olduğu, ürünün gıda ambalajı olarak kullanılacak olması sebebiyle is kokulu ve is lekeleri içeren emtianın tamamının hasarlı sayılmasının doğru olacağı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunda ayrıca, sigorta eksperi tarafından yapılan sovtaj araştırmasında alınan sovtaj değerlerine karşın üretici tarafından daha yüksek sovtaj teklifi verilmiş olduğu belirtilerek sovtaj değeri bakımından üreticinin bildirdiği değer ile emtianın fatura bedeli dikkate alınmak suretiyle muafiyet tenzilinin sonucunda hasar bedeli 86.571,54 USD (Emtia Bedeli ve Yapılan Masraflar 96.620,386 USD-Sovtaj Tenzili -4,966,43 USD-Muafiyet Tenzili -5.000,00 USD= 86.571,54 USD ) olarak hesaplanmıştır. Bu saptamaya göre Sigorta Eksperi tarafından yapılan hasar tespitinin uygun ve kadri marufunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Somut taşıma ilişkisinde davalı ... tarafından CMR Taşıma senedi düzenlenmiştir. Bu taşıma senedinin göndereni ..., alıcı ise Koninkluke şirketidir. Taşıyıcı olarak da, davalı ... gösterilmiştir. Senette eşyanın teslim alındığı yeri olarak İstanbul, teslim edileceği yer ise ... Almanya olarak gösterilmiştir. Eşyanın boşaltma yeri yurt dışı olduğundan uyuşmazlıkta Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun anlamında yabancılık unsuru bulunmaktadır.
MÖHUK m. 1 f. 1 uyarınca yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk ilişkilerinde hangi hukukun uygulanacağı MÖHUK uyarınca belirlenir. Aynı hükmün ikinci fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyeti'nin tarafı olduğu milletlerarası sözleşmeler saklı tutulmuştur. Karayoluyla eşya taşınması hakkında Türkiye CMR kısaltmasıyla bilinen Karayolu İle Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Milletlerarası Sözleşme'ye taraftır.
Sözleşme'nin m.1/1. fıkrasına göre, sözleşme teslim alma yeri ile teslim etme yerinin en az birinin taraf devlet olan iki ayrı ülkede bulunması hâlinde, eşyanın ücret karşılığında taşıtlarla karayolundan taşınmasına ilişkin her sözleşmeye uygulanacaktır. Gerek eşyanın teslim alınma yeri olan Türkiye gerekse eşyanın teslim edilme yeri olan Almanya CMR Sözleşmesi'ne taraf olduğundan CMR hükümlerinin bu uyuşmazlık bakımından uygulanacağını söylemek mümkündür.
Ancak uyuşmazlıkta CMR'nin uygulama alanı bulup bulmayacağı bakımından milletlerarası sözleşmenin ikinci maddesinin de göz önünde tutulması gerekmektedir. Zira eşya kara yolu taşıması sırasında değil, deniz yolu taşıması aşamasında zarara uğramıştır. CMR m.2'de ise karma taşıma sözleşmelerine başka bir ifadeyle farklı tür araçlarla taşımanın yapıldığı hâllere ilişkin özel düzenleme yer almaktadır. Uyuşmazlığa konu olan eşya tır kara yolu taşıtı içinde gemiye yüklenmemiştir.
Dolayısıyla uyuşmazlıkta zararın meydana geldiği aşama ve taşınma biçmi göz önünde tutulduğunda CMR hükümleri uygulama alanı bulmayacaktır. Uyuşmazlıkta taraflarca yapılan bir hukuk seçimine rastlanmamıştır. Dolayısıyla MÖHUK m. 29 f. 3 gereği taşıyıcının işyeri hukuku uygulama alanı bulacaktır. Taşıyıcı Davalı ... Türkiye'de yerleşiktir. Uyuşmazlık Türk Hukukunun maddi hukuk kuralları uyarınca çözümlenecektir. Uyuşmazlıkta bilinen zarar yeri deniz taşımasıdır.
Bu durumda davalı ...'un sorumlu olup olmadığı değerlendirilirken TTK'nın “Deniz Ticareti” hükümlerinin uygulanmalıdır.
Davalı ...'nin, yükte hasarın meydana geldiği ... ... gemisinin donatanı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. ... vekili müvekkilinin treyler ve konteynerleri Pendik'ten Trieste'ye gemi ile taşımayı taahhüt ettiğini uyuşmazlıkta dava-dışı sigortalı ... ile aralarında bir navlun sözleşmesi bulunmadığını ve kendilerine navlun sözleşmesi çerçevesinde başvurulamayacağını savunmaktadır. Bu davalı ile dava-dışı sigortalı ... arasında kurulmuş bir navlun sözleşmesi bulunmamakla birlikte ... TTK m. 1191 anlamında eşyanın deniz yoluyla taşınmasının kendisine bırakıldığı fiili taşıyandır. TTK m. 1191 f. 2 gereği TTK'da düzenlenen taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümler fiili taşıyan bakımından da geçerli olduğundan, bu savunma yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki belge ve bilgiler ile bilirkişi raporundaki tespitlere göre, yangının gemide taşınan ... marka otobüsten kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu otobüsle ilgili davalı ... A.Ş. ile davalı ... ... and ... arasında satış sözleşmesi kurulduğu belirlidir. Satım faturasında teslim şekli “FCA” olarak belirlenmiştir. Bu teslim şekli uyarınca eşyanın taşınmasına ilişkin taşıma sözleşmesi kurulması alıcı yani ... ... and ...'ye ait olacaktır.
Dosyadaki CMR taşıma senetleri incelendiğinde çok sayıda otobüsün taşınması işinin sırasıyla ... ..., ... ... ... ve ... ... tarafından üstlenildiği görülmektedir. Davalı ... tarafından sunulan navlun faturaların da ise 21 adet otobüs için gemiden rezervasyon talebinin ... A.Ş. tarafından yapıldığı ve navlunun da davalı ... tarafından ... A.Ş.'ye yansıtıldığı görülmektedir.
Tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlıkta yangının çıktığı gemideki otobüslere ilişkin taşıma işinin sırasıyla ... ..., ... ... ... ve ... ... tarafından taahhüt edildiği sonucuna varılmıştır.... ... gemisindeki yangına sebebiyet verdiği iddia edilen otobüse ilişkin navlun sözleşmesinin tarafları navlun faturası çerçevesinde davalı ... ve ... Lojitik olduğu anlaşılmaktadır.
Yangının çıkış nedenine ilişkin olarak bilirkişi heyetinde yer alan yangın uzmanı tarafından yapılan değerlendirmelerde; seyir halindeki “... ...” adlı geminin ana güvertede park halindeki ... marka otobüsün sol ön üst far bölgesinde başlayan yangının giderek büyümesiyle etrafındaki bütün araçlara sirayet ederek yangın olayının meydana geldiği, bu olaya ... marka otobüsün aküsündeki enerji kesme aparatının OFF Konumu yerine ON Konumunda kalmasından dolayı kaynaklandığı, ısının devam ettiği ve elektriksel bir hata sonucu çıkan kıvılcımların kablo izolelerinin erimesiyle yanmanın başladığı,
etrafında bulunan kolay yanıcı maddeleri tutuşturarak yangının meydana geldiği, dolayısıyla yangının, araçtaki elektrik kontağı neticesinde, yeterli önlemlerin alınamadığı belirtilerek dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana geldiği" yönünde kanaat bildirilmiştir.
Olay hakkında Gemi Kaptanının düzenlediği 12.02.2021 tarihli Raporda. “12.
11.02.2021 tarihinde Pendik limanı -Trieste / İTALYA sefer kalkışı öncesinde, araçlar yüklenmeden evvel geminin seyir emniyeti açısından kontrolünün yapıldığını, yüklemenin yapılması ile birlikte, sefere çıkmadan önce ambar ve güvertelerde emniyet kontrolleri yapıldığını ve kapakların emniyetli bir şekilde kapatıldığını, 11.02.2021 tarihinde 02:18 de sefere başlanıldığını, seyir sırasında Çanakkale Boğaz geçişini müteakip saat 13:11 civarında yangın alarmı geldiğini, yangın alarmı çalar çalmaz, kendi talimatı ile 3. zabit tarafından yangın butonuna basıldığını,
yangın bölgesinin kontrol edildiğini ve yangın el kitabına uygun olarak tüm personelin toplanma mahalline anons ile çağırıldığını, Role cetveline uygun olarak toplanma mahallinde tüm personelin toplandığını ve köprü üstünde bulunan kameralardan duman çıkan aracın alev aldığını görmesi üzerine ana güverte bölümü 8, 9 ve 10 numaralı yağmurlama sisteminin çalıştırılması için acil olarak Baş mühendise talimat verdiğini ve yangın yağmurlama sisteminin devreye alındığını, bunu takiben tüm personelin gerekli görev yerlerine gitmiş bulunduğunu,
mürettebatının yangın ve role talimlerinin düzenli olarak yapmalarına ve gemi tanıtım eğitimlerini almış olmalarına rağmen yoğun duman ve yangının şiddeti sebebiyle personelin tüm müdahalelerinin yetersiz kaldığını, bunun üzerine derhal sektör Kumkale ile irtibat kurularak durum bilgilendirilmesi yapıldığını ve yardım talebinde bulunulduğunu, geminin hemen tüzgar altı yapılarak saat 14:00 civarında destek verecek kurtarma botlarının istikameti çevirdiğini, “...” ve “...” isimli iki adet söndürme botunun gemiye ulaştığını ancak hava muhalefetinden dolayı soğutma işlemini yapmakta yetersiz kaldıklarını,
akabinde sektör ... nin talimatıyla ... limanına 18:50 de yanaştıkları, burada ilgili birimlerce söndürme işlemlerinin koordine edilerek başlanıldığı” beyan edilmiştir.
... D. İş Dosyasına sunulan raporda ... ... gemisinin seferin başlangıcında denize ve/veya sefere elverişliliğini etkileyecek herhangi bir eksikliğe rastlanılmadığı, gemideki yangın video kayıtlarından da açıkça görüldüğü üzere geminin ana güvertedeki ambarı üzerinde iskele baş tarafa doğru yüklenmiş ... marka araçta çıktığı, geminin yangına müdahalesinin gecikmeden ve zamanında yapıldığının anlaşıldığının anlaşıldığı belirtilerek, bilirkişilerin bu görüşlerini destekleyen bilgi, belge, fotoğraf ve kamera kayıtlarının dosyaya sunulmuş olduğu görülmektedir.
Dosyadaki teknik raporlar dikkate alındığında; zararın meydana gelmesine hem otobüsün farındaki elektriksel sorunun hem de otobüsün aküsündeki enerji kesme aparatının “OFF” konumu yerine “ON” konumunda kalmasının birlikte sebep olduğu anlaşılmaktadır. Ek bilirkişi raporunda, bu iki fiil arasında zararı meydana getirmeye en elverişli eylemin, otobüsün farındaki elektriksel sorun olup, enerji kesme aparatının “ON” konumunda kalmasının ise eklenen sebep olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının sigortalısına ait yükte meydana gelen zarar Davalı ...'nin gemisinde meydana gelen yangından kaynaklanmıştır. Şu halde somut olayda bilinen zarar yeri deniz taşıması olduğundan davalı ... hakkında deniz ticareti hükümleri, davalı ... ise fiili taşıyan sıfatına sahip olduğundan bu davalı bakımından da deniz ticareti hukuku hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Davalı ... üstlendiği taşımanın deniz aşamasını ...'ye bırakmış olmakla, meydana gelen zarardan TTK m. 1191 f. 4 hükmü gereği davacıya karşı birlikte ve müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür (TTK m. 1178 f. 1). Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur (m. 1178 f. 2).
Bu sorumluluk kusur sorumluluğu niteliğindedir. Zira taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden (kusurundan) doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyan sorumlu değildir (m. 1179 f. 1). Kusurun bulunmadığını ispat külfeti taşıyana aittir (m. 1179 f. 2).Taşıyanın sorumsuzluk sebepleri TTK m. 1179 vd. düzenlenmiştir. Bunlardan “mutlak sorumsuzluk sebebi” olarak adlandırılan sorumsuzluk sebebi TTK m. 1180'de “teknik kusur ve yangın” başlığı altında öngörülmüştür.
Anılan hükme göre. Zarar, yangının sonucu meydana geldiği takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumludur. Taşıyan TTK m. 1179 gereği adamının kusurundan sorumlu olsa da adamının kusuru yangına sebebiyet verdiği takdirde taşıyan oluşan zarardan sorumlu olmayacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta araçların yüklemesinin araç üretim firmasının yetkilendirdiği alt yüklenici firma tarafından yapıldığı anlaşıldığından gemiye yüklenen otobüsleri yükleyen şirketin TTK m. 1179 anlamında taşıyanın adamı olmadığını söylemek mümkündür. Öte yandan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, yükün IMDG Kod uyarınca tehlikeli yük niteliğinde de olmaması otobüslerin akülerinin kapatılıp kapatılmaması konusunda taşıyan ve adamlarının bilgisinin bulunmadığını gösterir. 2 nolu Davalıya bu yönde bilgi de verilmediği göz önünde tutulduğunda yangının çıkmasına taşıyanın kendi kusurunun sebebiyet verdiği sonucuna varılmaktadır.
TTK m. 1141'de ise taşıyanın geminin elverişsizliğinden kaynaklanan sorumluluğu düzenlenmiştir. Anılan hükümde; “Her türlü navlun sözleşmesinde taşıyan, geminin denize, yola ve yüke elverişli bir hâlde bulunmasını sağlamakla yükümlüdür. Taşıyan, yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumludur; meğerki, tedbirli bir taşıyanın harcamakla yükümlü olduğu dikkat ve özen gösterilmekle beraber, eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfe imkân bulunmamış olsun." düzenlemesi yer almaktadır.
Bu bakımdan TTK m. 1141 gereği taşıyanın sorumluluğuna giden tarafın üç hususu ortaya koyması gerekir. Bunlar; gemiyi elverişsiz hâle getiren herhangi noksanlık veya bozukluk, zarar ve zarar ile elverişsizlik arasındaki nedensellik bağı bulunmasıdır. Yükle ilgilinin elverişsizliğin başlangıçta bulunduğunu ispat etmesi gerekmez. Sorumlu olmadığını ispat etmek taşıyanın elverişsizliğin bulunmadığını, bulunuyorsa bile tedbirli bir taşıyandan beklenen özeni göstermesine rağmen yolculuğun başlangıcına kadar keşfedilemesi mümkün olmayan bir durum olduğunu ispat etmesi gerekli ve yeterlidir.
Deniz Kazası Raporu'nda, “Gemi personeli yangın söndürme çabasının yangının ısınım yoluyla diğer kompartımanlara yayılmasını önlediği, geminin kararlı dengeye sahip olabilmesi için balast operasyonu yapılırken bir taraftan da yağmurlama sisteminden basılan ve ana güvertede biriken suların denize basmak için çaba sarf edildiği, balast işlemi ile geminin düzeltildiği, yükleme planı incelendiğinde araçların arasındaki mesafenin 45 cm olarak planlandığı, yeni araçların yüklemesinin araç üretim firmasının yetkilendirdiği alt yüklenici firma tarafından yapıldığı,
yangının başladığı otobüsün ... sistem ile çalıştığı, alt yüklenici firmaya üreten/taşıtan firma tarafından araçların özellikleri ve taşınmasında dikkat edilmesi gereken usul, esaslar ve kurallarla ilgili bilgilendirme yapıldığı, buna göre araçların park halinde veya durdurulduğunda akü ana şalterinin kapatılmasının gerektiği, böylece nakliye sürecince elektrik akımının kesilmesi bilhassa geminin seyri boyunca önemli olduğunun kurallarda belirtildiği, araçların çalışma prensipleri ve nakliye sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında liman işletmesine ve gemi personeline bilgi verilmediğinin anlaşıldığı,
dava konusu otobüs taşımasının ...
Kod kapsamına girmediği, yangın alarmınınana saate göre 13:11'de alınmasıyla 13:13'te yangın söndürücülerinin çalıştırıldığı, video görüntülerinin incelenmesi ile yangına ilk müdahalenin gemi kaptanının manuel olarak devreye aldırdığı yangın söndürme sistemi tarafından gerçekleştirildiğinin görüldüğü, geminin sabit 8, 9, 10 numaralı yangın yağmurlama sisteminden düzenli aralıklarla su basıldığı ancak yangının söndürülememesi üzerine su basılmaya devam edildiği,
gemi mürettebatı yangın söndürme ekiplerinin keşif ve söndürme amaçlı yangın mahalline girdiği ancak yoğun duman nedeniyle görüş olmadığından geri döndükleri, yangınla mücadelenin yanı sıra gemi dengesinin korunması için gemi personeli tarafından yoğun bir mücadele verildiği, gemi ve acil durum departmanının yangın söndürme operasyonu boyunca, gemi dengesinin korunması dolayısıyla geminin alabora olma riskini çok iyi şekilde yöneterek geminin kararlı dengesini korumayı başardıkları.” bilgilerinin yer aldığı görülmektedir.
Dosyada mevcut olan raporlar, fotoğraflar ve kamera kayıtlarından, 11.02.2021 saat 13:02'de başladığı, yangın alarmının saat 13:11'de devreye girdiği, alarmın devreye girmesi sonrasında saat 13:13'te sprinkler yangın söndürme sisteminin devreye alındığı, yangın alarmının devreye girmesiyle yangından haberdar olmasının ve 2 dakika sonrasında saat 13:13 de söndürme sistemini devreye almasının yangına müdahale ve mücadelenin gecikmeden yapıldığının göstergesi olduğu, bu kapsamda gemi personelinin ve gemi yangın söndürme sisteminin yangının söndürülmesinde yetersiz kalmadığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu tespitler çerçevesinde araçların gemiye yüklenmesinde ve yangına müdahalede taşıyan ve gemi adamlarının kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın araçların sıkışık olarak istif edildiği şeklinde beyan ve itirazları mevcut ise de, teknik bilirkişiler tarafından bu konuya ilişkin olarak "yüklemenin en az 45 cm aralıklarla yapılacağının planlandığı, güverte tabanındaki bağlama/lashing noktaları ve araçların bağlanmasının gerektiği de düşünüldüğünde, istifin sıkışık olarak yapılmasını imkansız kılacağı"belirtilmiştir. Araçların planlandığı şekilde “en az 45 cm" mesafe bırakılarak istiflendiğinin aksi de dosyada mevcut belge ve bilgiler ile ispat edilememiştir. Bu çerçevede yangın alarmının devreye girmesinde bir gecikme olduğu ya da sistemde bir arıza bulunduğu, bir başka ifade ile geminin yangın söndürme teçhizatı bakımından başlangıçta elverişsiz olduğu sonucuna varılması mümkün değildir.
Öte yandan hem 2021/... D.
İş Dosyasında yapılan tespitlerde hem de 26.12.2022 Tarihli Deniz Kazası Raporunda geminin seferinin başlangıcında denize ve/veya yola elverişliliğini etkileyecek herhangi bir eksikliğe rastlanılmadığının da açıkça anlaşıldığı, 26/12/2022 tarihli Deniz Kazası Raporunda gemi adamlarının niteliklerine ilişkin olarak bir eksiklik olmadığının tespit edilmesinin yanı sıra gemi adamlarının yangını söndürmede yeterli çaba göstermiş olduklarının saptandığı, yangın Uzmanı bilirkişisinin hem kök, hemde ek raporda yaptığı değerlendirmelerde;
hızla büyüyen yangın karşısında gemi adamlarının müdahalelerinin can güvenliği açısından mümkün olmayacağı değerlendirilmesi yapılmakla beraber bu hususun gemi adamlarının gemi söndürmede basiretsiz yahut yetersiz olduklarını göstermediği belirtilmiş olduğundan, gemi adamlarının sayısı ve yeterliliği bakımından geminin yolculuk başlangıcında elverişli durumda olduğu sonucuna varılmıştır.
Ayrıca 26/12/2022 Tarihli Deniz Kazası Raporunda araçların çalışma prensipleri ve nakliye sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında liman işletmesine ve gemi personeline bilgi verilmediğinin anlaşıldığı tespit edilmiş ise de, olayda yükleme ve istif işlemlerinin yükle ilgili tarafından gerçekleştirildiği hususu dosya kapsamına göre sabittir.
Dolayısıyla TTK m. 1178'e göre taşıyanın sorumluluğu uyuşmazlıkta uygulansa bile bu durum TTK m. 1182 f 1 (e) anlamında “yükleten, taşıtan ile bunların temsilcilerinin fiil ve ihmali” niteliğinde değerlendirilebileceği ve taşıyanın kusursuzluk karinesinden yararlanabileceği kanaatine varılmış olduğundan tüm değerlendirmelerin sonucunda davalılar ... ile ...'nin TTK m. 1180 gereği meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacının diğer davalılar ile arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından bu kişilerin sorumluluğu bakımından uygulanacak hükümler TBK'da yer alan haksız fiil hükümleridir. Uyuşmazlıkta ... ... ... tarafından ... GMBH ile kurulan sözleşmede aracın yüklenmesinden sonra alınacak önlemler yazılıdır. Bunlar eşyanın taşınmasına yönelik verilen talimatlardır. Burada akü ana şalterinin çıkartılmış olması ve sürücü tarafındaki zemin alana konulması gerektiği belirtilmektedir.
Dosya içeriğinden ... marka otobüsün aküsündeki enerji kesme aparatının OFF Konumu yerine ON Konumunda kalmasından dolayı kaynaklandığı ısının devam ettiği ve elektriksel bir hata sonucu çıkan kıvılcımların kablo izolelerinin erimesiyle yanmanın başladığı etrafında bulunan kolay yanıcı maddeleri tutuşturarak yangının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Yangının çıktığı gemideki otobüslere ilişkin taşıma işinin sırasıyla ... ..., ... ... ... ve ... ... tarafından taahhüt edildiği belirlidir. Yangına sebebiyet verdiği iddia edilen otobüse ilişkin navlun sözleşmesinin tarafları ise navlun faturası çerçevesinde Davalı ... ve ... şirketidir. Bu çerçevede ... Şirketinin taşıtan sıfatına sahip olduğu ve otobüsü yükleyen sürücülerin de bu şirketin adamı ya da ifa yardımcısı olduğu kabul edilmelidir.
Davacının bu kişilere yönelttiği talepler navlun sözleşmesine dayanmadığından ve bu kişiler davacının sigortalısı ile navlun sözleşmesi kuran ...'nin adamı olmadıklarından, kendilerine yöneltilen istemlerde yangın sorumsuzluk sebebine dayanmaları söz konusu olamayacaktır.
Davacı diğer davalılar yönünden haksız fiil hükümlerine dayanmış olup, geniş anlamda haksız fiil sorumluluğu, kusura dayanan ve kusura dayanmayan sorumluluk hallerini içermektedir. ... Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin ... marka otobüs ve kamyonların Türkiye'de satış ve satış sonrası hizmetler ağını yürüten distribütör firma olduğunu, üretici firma olmadığını, gemide bulunan araçları ihraç eden firma olmadığını, ... markasının Türkiye'de pazarlanması,
bayi ve servis ağının kurularak işletilmesine ilişkin ticari faaliyetlerde bulunduklarını, gemi taşıması sırasında yanarak hasara neden olduğu belirtilen otobüslerin üreticisi, satıcısı, taşıyıcısı, ihraç edeni veyahut sevk edeni olmadıklarını, bu araçlar ile hiçbir ticari ve işlevsel bağlantılarının bulunmadığını beyan etmiştir. ... ... and ... vekili de davaya cevaplarında müvekkillerinin, otobüsleri dava dışı ...
A.Ş.'den almış olduklarını, müvekkillerinin işyeri merkezinin Almanya'da olduğunu, diğer davalı ... Tic. A.Ş'nin acente sıfatının olmadığını ama davacı tarafın müvekkillerine karşı yöneltilmiş olan bu davada kendilerine yapılan tebligatın diğer davalı ... Tic. A.Ş'ye tebliğ edildiğini, ancak davacı tarafın da ikrar ettiği üzere taraflar arasında sözleşmeye dayalı bir hukuki ilişki bulunmadığını bildirmiştir. Davalı ... Tic.
A.Ş'nin davaya konu otobüslerin dağıtıcısı olduğuna dair dosya da her hangi bir delil bulunmadığından bu davalıya pasif husumet yöneltilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Taraf beyanlarından dava dışı ... Türkiye A.Ş'nin otobüslerin üreticisi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu firma davaya taraf değildir. Dosya kapsamına göre davalı ... ... AG'nin de haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri ( TBK m. 49, 66) kapsamında sorumluluğu gerektiren bir duruma rastalanılmamıştır. Zira, ne otobüsü kullanan kişiler, ne de yüklemeyi gerçekleştiren kişiler ... ... AG'nin çalışanı değildir.
Diğer yandan yük ilgilisi ve aynı zamanda zarar gören ... firması ile ... ... A.Ş arasında bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığından sözleşmesel sorumluluk ya da TBK 116 gereğince sorumluluk şartları da oluşmamıştır.7223 sayılı Kanunun 6.maddesinde, imalatçı dışında ayrıca “ithalatçı”nın sorumluluğundan da söz edilmişse de, burada yurt dışında üretilip, Türkiye'ye ithal edilen ürünün ithalatçının sorumlu tutulmasının kast edildiği değerlendirildiğinden davalı ... ...
AG'nin bu kapsamda da sorumluluğunun doğmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya içeriğine göre, otobüsün yanmasına sebep olan olay otobüsün farındaki teknik sorundan kaynaklanmış olması dışında, ayrıca buna ilaveten otobüsün aküsündeki enerji kesme aparatının OFF konumu yerine ON Konumunda kalmasından kaynaklanmıştır. Bu durumda ... veya ... Şirketinin, çalışanlarına bu yönde talimat vermemesi yahut vermiş olsa bile çalışanları tarafından bu talimata uyulmaması sebebiyle ... veya ...
Şirketlerinin TBK m.66'deki adam çalıştıranların kusursuz sorumluluğu hükümlerine göre sorumlulukları doğmuş olacaktır. Davalı ... tarafından sunulan taşıma belgeleri incelendiğinde, 21 otobüs için gemiden rezervasyon talebinin ... A.Ş. tarafından yapıldığı ve navlunun da Davalı ... tarafından ... A.Ş.'ye yansıtıldığı görülmektedir. Bu bilgiler çerçevesinde yangına sebebiyet veren otobüse ilişkin navlun sözleşmesinin tarafları ... ve ...
Lojitik olduğu tespit edildiğinden davalı ... ...'a husumet yöneltilemeyeceği, davalı ... şirketinin ise TBK'nın 66. Maddesindeki adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu hükümleri gereğince 86.571,54 USD tutarındaki hasardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Neticede, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Ltd. Şti., davalı ... A.Ş. ile ... ...& ...'ye karşı açılan davanın esastan reddine, davalı ... A.Ş ile davalı ... ... Ltd. Şti.'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... A.Ş'ye karşı açılan davanın kabulü ile 86.571,54 USD'nin 22/06/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte bu davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalı ... Ltd. Şti., davalı ... A.Ş. ile ... ...& ...'ye karşı açılan davanın esastan REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş ile davalı ... ... Ltd. Şti.'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
3-Davalı ... A.Ş'ye karşı açılan davanın KABULÜ ile 86.571,54 USD'nin 22/06/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte bu davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 80.353,60 TL karar harcından 20.088,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 60.264,75 TL'nin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 159.393,89 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar ... Limited Şirketi, ... AŞ ile ... ... & ...
vekil ile temsil olunduklarından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 159.939,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
7-Davalılar ... Anonim Şirketi ile ... ... ve Ticaret Limited Şirketi vekil ile temsil olunduklarından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 20.181,05 TL ilk harç, 1.713,10 TL posta gideri ile 38.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 59.894,15 TL'nin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı ... ... ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
10-Davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri olan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
11-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.640,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, hazır olan taraflar vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2024
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/57, K. 2024/337, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama