KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/192 Esas
- Karar no
- 2025/767
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/02/2025
Karar Metni
1.994 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin davalı ... Tic. Ltd.
Şti.’ye uluslararası taşıma hizmeti verdiğini, müvekkili tarafından sağlanan taşıma hizmetleri kapsamında denizyolu taşımacılığı gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından sağlanan taşıma hizmetleri kapsamında ... - ... güzergahında ... yükü 1X40'DC konteyner tipi ile taşındığını, taşıma işlemlerinin ... .... gemisi ile gerçekleştirildiğini, ilgili sefer numarası ..., konşimento numarasının ... olduğunu, bu taşıma hizmetine ilişkin ... numaralı fatura düzenlendiğini ve davalı tarafa iletildiğini, davacı müvekkili tarafından işbu davaya konu olan faturalar davalının da bilgisi dahilinde kesildiğini,
işbu faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın cari hesap ekstresine ve müvekkili tarafından davalıya verilen taşıma hizmeti kapsamında düzenlenen faturalara itiraz etmediğini, alacak miktarına yönelik herhangi bir çekince de bildirilmediğini, müvekkili şirketin işbu davaya konu faturaların davalı tarafça ödenmesi için davalı tarafa defalarca hatırlatma yapılmış olmasına rağmen icra takibine ve davaya konu borç ödenmediğinden müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine ....
İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın vekili aracılığıyla icra takibine itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile konkordato talep ettiğini ancak 16.10.2024 tarihli ... sayılı TTSG ilanında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...
Esas sayılı dosyası ile davalının “KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE” karar verildiğini, hakkındaki tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırıldığını, bu sebeple davalıya icra takibi başlatıldığını, mail yazışmalarında ... firmasının konkordato talep ettiği görülse de TTSG ilanı ve .... İcra Müdürlüğü 2024/...
Esas sayılı icra dosyasında da davalı hakkında konkordato talebinin reddine karar verildiğinden davalının ödemediği borcuna ilişkin olarak icra takibi başlatma ve işbu davayı açma gerekliliği doğduğunu, işbu itirazın iptali davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci tamamlandığını ancak taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını belirterek davalının .... İcra Dairesi 2024/...
Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 04/07/2025 havale tarihli raporda özetle; yerinde inceleme yapmak üzere davalı şirketin bildirilen adresine 04.07.2025 günü saat 11:00'de gidildiği, bahsi geçen adreste davalı şirketin bulunmadığı, bu adresten kısa zaman önce taşındıkları bilgisi edinildiği, Ticaret Sicil Gazetesi'ne ait "ticaretsicil.gov.tr" adresinden yapılan araştırmaya göre davalı şirketin 08.01.2025 tarihinde ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde adres değişikliği yaparak "..." adresinden "..." adresine taşındığı, açıklanan nedenlerden dolayı davalı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 04/08/2025 havale tarihli raporda özetle; davacı ... A.Ş.'nin davalı ... Tic. Ltd.
Şti.’ye 18.03.2024 tarihli iki adet e-fatura (4.041 USD × 2) karşılığında denizyolu taşıma hizmeti sunduğu, davaya konu edilen e-faturaların ... ve ... nolu faturalar olduğu, fatura tarihleri, tutarları ve ... numaraları (.../...) konşimentolarının birbiri ile uyumlu olduklarının anlaşıldığı, davacı tarafça yasal defter ve belgeler ibraz edildiği, defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı’na verilmiş olduğu, davalı yanın defter ve belge ibraz etmediği, inceleme yapılamadığı, davalı hakkında 21.05.2024 tarihinde 3 ay süreli Geçici Mühlet kararı verildiği,
21.08.2024 tarihinde 2 ay süre ile geçici mühletin 2 ay daha (21.10.2024 tariine kadar) uzatılması yönünde karar verildiği, 15.10.2024 tarihinde ise konkordato tasdikinin reddedildiğinin görüldüğü, takip tarihi itibarıyla davacı yanın defter ve belgelerine göre davalının 8.082 USD borçlu olduğu, borca yönelik davacının herhangi bir tahsilat yapmadığı, davacının takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinin mütalaa edildiği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememizce talimat yolu ile resen seçilen bilirkişi Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 31/10/2025 havale tarihli ek raporda özetle; davalı ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait ticari defterler incelendiği, işbu defterlerin e defter kapsamında tutulduğu, yevmiye ve kebir berat dosyalarının yasal sürelerinde Gelir İdaresi Başkanlığı'na bildirim yapılarak onaylanmış olduğu, davacı tarafından icra ve dava konusu edilen faturaların davalıya ait ticari defterlerde işlenmiş olduğu ve hem icra takip tarihi, hem de dava tarihi itibariyle davalının davacıya 8.082,00 USD borç bakiyesinin görünmekte olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura ve açık hesap ilişkisine dayalı alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ancak cevap sunulmadığı anlaşılmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2025 tarih ve ... sayılı dosyası mahkememize görevsizlikle gelmiş olup, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı .., tarafından, borçlu ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,aleyhine 8.082 USD
İcra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu sabittir.
Davacının sunduğu hizmete ilişkin takibe konu ettiği18.03.2024 tarihli ... fatura numaralı 4.041 USD ,8.03.2024 tarihli ... fatura numaralı 4.041 USD tutarlı fatura bedelinin ödenmediği iddiasına karşılık, davalı taraf davaya cevap vermemişti. Ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafça takibe konu edilen alacağa ilişkin faturaların her iki taraf defterlerinde kayıt altına alındığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.
Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.
Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır.
Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230).
Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.
Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür.
Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;
borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222.
(6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça takibe konu edilen faturanın davalı tarafça ticari defterlerinde kayıt altına alındığı 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği, usulüne uygun tutulan davacı ticari defterlerindeki kayıtların HMK 222 de düzenlenen diğer şartlarla birlikte değerlendirildiğinde kesin delil niteliğinde olduğu, taraf ticari defterlerinin bir birini doğruladığı ve davacının iddiasını ispatlar nitelikte olduğu ,bu minvalde davalı taraf davacıya her ne kadar borçlu olmadığını etmişse de davalının fatura ve ödemeleri ticari defterlerine kayıt altına aldığı,
basiretli bir tacir olan davalının bu aşamada borçlu bulunmadığının savunmasının dinlenemeyeceği anlaşılmış davacının davalıdan 8.082,00 USD alacaklı olduğuna kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. (İstanbul BAM 45 HD 2021/1003 Esas- 2024/1149 Karar) Alacağın faturaya dayandırıldığı ve likit olduğu mahkememizce değerlendirilerek davacı lehine alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/192, K. 2025/767, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama