KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2018
- Esas no
- 2016/903 Esas
- Karar no
- 2018/1366
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/09/2016
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkilinin faturalar, sevk irsaliyesi, cari hesap ekstresi, ticari defter ve kayıtları nedeniyle müvekkilinin 1.021.54 TL bakiye alacağı kaldığını, müvekkilinin alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ... E. no.lu dosyası ile icra takibine başladığını, davalının işbu takibe itiraz ettiğini, haksız olan bu itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazının yerinde olmadığını, belirterek, davanın kabulüne, 1.021,54-TL alacaklarının ticari reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin var olduğu iddia edilse de herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, iddia edilenin aksine taraflar arasında mal alımına ilişkin herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, müvekkilinin davacıdan mal/hizmet satın almadığını, hiç bir emtianın müvekkili firmaya teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkili firmanın borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafı tanımadığını, davacı tarafın borcun mevcut olduğunu ispatlama yükümünün kendine ait olduğunu, davacı tarafın borcun var olduğunu iddia etse de,
taraflarına bu mallara ilişkin herhangi bir teslim yapılmadığını, dosyaya dayanak belge olarak eklenen sevk irsaliyelerinin taraflarına teslim edildiğine ilişkin davacı tarafın teslim eden bölümünde ya da müvekkili şirket nezdinde teslim alan kısmında imza bulunmadığını, davacı bu davayı var olmayan bir borca istinaden açtığını bu nedenle haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, %20 oranındaki icra inkar tazminatının haksız ve kötüniyetli davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
19/12/2018 tarihli celsede; davacı vekilinin, davalı ile haricen anlaştıklarını ve davadan feragat ettiklerini, tarafların karşılıklı olarak birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği ve anlatımını imzası ile onayladığı ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Aynı tarihli oturumda, davalı vekili de, taraflar sulh olduğunu, kendilerinin de karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği ve anlatımını imzası ile onayladığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir, yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacının feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/903, K. 2018/1366, 19 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama