KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/860
- Karar No
- 2018/841
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017/886 Esas
- Karar no
- 2018/849
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/10/2017
- Karar tarihi
- 06/07/2018
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 63.656,22-TL lik fatura alacağı nedeni ile davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini ancak borçlunun ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın belirgin ve muaccel olduğundan, itirazın mesnetsiz ve kötü niyetle yapılmış olması nedeni ile müvekkili alacağının % 20 si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmak üzere süre uzatım talebinde bulunduğu, mahkememizce 04/12/2017 tarihli karar ile sürenin ( ilk itirazlar hariç olmak üzere ) 1 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili, 23/02/2018 tarihli celsede; karşı tarafla sulh protokolü düzenlediklerini, sulh protokolünün davacı tarafça dosyaya sunulacağını, sulh protokolü uyarınca ödemelerin çek ile yapılacağını bildirdiği, 06/07/2018 tarihli celsede ise, davacı vekilinin, davalı taraf ile anlaştıklarını ve davadan feragat ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan ettiğini, davalı vekilin de aynı celsede kendilerinin de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdikleri, taraf vekillerinin beyanlarını imzaları ile onayladıkları ve davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir, yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacının feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/860, K. 2018/841, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama