KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
- Esas no
- 2017/88 Esas
- Karar no
- 2018/677
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/01/2017
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı borçludan ticari ilişki nedeniyle oluşan alacakları nedeniyle davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası İle ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca ve tüm ferilere itiraz ederek, takibin durduğunu ifade ederek, İtirazın iptali ile takibin devamını, Davalının %20’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesini, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı veya vekilinin dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davacının davalı borçludan ticari ilişki nedeniyle oluşan alacaklarının tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğü 'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davasıdır.
Deliller; ... 2. İcra Müdürlüğü 'nün ... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, Ticari defterler,
Mahkememiz dosyası arasına alınan bilgi, belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmış,23/02/2018 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı şirketin, davalı adına mal/hizmet bedelleri karşılığı adına düzenlenmiş faturaları 120.01.042 - Alıcılar hesabında izlediği, davalı asilin taraflar arasındaki ilişkinin sonlandığı 2014 yılı içerisinde davacı şirkete herhangi bir ödeme yapmadığı, 2014 yılı itibariyle davacıya toplamda 59.026,97 TL borcunun kaldığı, söz konusu tutar davacının yevmiye defterindeki 31.12.2014 tarihli numaralı yıl sonu kapanış fişinde de olduğu tespit edilmiştir.
... 2. icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı Taraf, borçlu aleyhine 18.02.2016 tarihinde 34 fatura alacağı, 57.342,40TL asıl alacak, 10.814,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.156,91 TL alacağının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Borcun sebebini ise ödenmeyen fatura bedelleri olarak beyan etmiştir.
İcra müdürlüğü tarafından borçluya çıkartılan tebligat 22 02.2016 tarihinde eşi ... 'ye tebliğ edilmiş ve borçlu zamanında itiraz ederek takip durmuştur. Borçlu taraf"... benim alacaklı firmaya olan borcumun nereden kaynaklandığı da tam olarak ayrıntılı olarak açıklanmaması sebebiyle, bu İcra takibinin İİK. 'nın ilgili maddesi gereğince durdurulmasını talep ediyorum..."itirazında bulunmuştur.
Yargıtay 3.HD.2001/4745 E, 2001/5082 K. 04.06.2001 T Sayılı Kararında “kural olarak borçlu, itirazın iptali davasına vereceği cevap layihasında, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir.Ancak, borçlunun itiraz dilekçesinde borçla ilgili kabule yönelik beyanları kendisi için bağlayıcıdır. Borçlu vekili icra dosyasındaki itirazında takibe konu borç müvekkil tarafından ödenmiş bulunduğundan böyle bir borcu yoktur.
Borca itiraz ediyoruz diyerek borcun esasını kabul etmiş, ancak ödediğini savunmuştur, Borçlunun ikrarı kendisini bağlar. Artık açılan itirazın iptali davasında borçlu bulunmadığını savunamaz. Kanun hilafını emretmedikçe iki tarafın her biri müddeasını ispata mecburdur. (MK.mad. 6) olayımızda, ispat yükü borç ilişkisini (icra dosyasında) kabul etmekle birlikte ödediğini iddia eden davalı tarafa düşmektedir. Davacının ödenmediğini ispat etmesi söz konusu değildir.
Mahkemece, ispat külfetinin ters çevrilerek (davacıya yüklenerek) yazılı bir şekilde karar vermesi doğru görülmemiştir. Yapılacak iş; davalının ödeme savunmasını ispata yarar delillerini toplamak ve oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.” kararında da belirtildiği üzere ispat yükünün icra dosyasına konu borcu olmadığına dair iddia da bulunan davalı tarafta ait olduğu, davalının itirazını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesinde, borçlunun temerrüdünün bu koşullarından, özellikle muacceli yet ile ihtar koşulu açısından değişiklikler yapılmıştır.
Buna göre, Kanun'daki ifadeyle ''mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde” para borcunun ifa edileceği tarih belirli veya kesin vade biçiminde belirlenmemişse borçlu, kural olarak faturanın borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük surenin sonunda ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer, böylece temerrüdün temel koşulu olan ihtara önemli bir istisna getirilerek, ihtarsız temerrüt ilkesi kabul edilmiş olup davacı tarafın asıl alacak tutarı 34 adet fatura bakiyesinden kaynaklandığı, buna ilişkin temerrütün TTK 1530.
Maddeye göre her faturanın kesim tarihinden 30 gün sonrası tarihten başlayacağı, davacı alacaklı taraflar tacir olmasına rağmen davalıdan %9 yasal faiz talep ettiği, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi gereğince yasal faiz oranından 57.342,40 TL asıl alacak, takip tarihi itibariyle 10.370,50 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibinde fazla faiz talep edildiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/88, K. 2018/677, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama