KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2020
- Esas no
- 2018/181 Esas
- Karar no
- 2020/530
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/02/2018
Karar Metni
1.572 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Halı Mobilya ... Ltd. Şti. Arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı gerçek kişilerin ve diğer davalı şirketin, sözleşmelerde müteselsil kefil olduğunu, davacıların sözleşmeden kaynaklanan borçların ödememeleri nedeniyle, hesaplarının 27/10/2017 tarihli .... Noterliğine ait ... yevmiye No' lu ihtarı ile kat ettiklerini, davacıların borcu ödememeleri üzerine .... İcra Dairesi' nin 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine takip başlattıklarını, davalılara ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptaline ve takibin devamı ile davalılar aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmesine rağmen davalılarca dosyaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememizce ....İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2017/... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosyanın incelenmesi sonucunda davacının, davalılar aleyhine takip başlattığı, davalıların ödeme emrine itiraz ettikleri ve takibin durduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında 27/07/2009 tarihinde 1.000,00TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, 09/02/2011 tarihindeki son arttırım ile birlikte kredi limitinin 280.000,00TL ye çıktığı, asıl borçluya müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan ... ... Ltd.
Şti'nin 280.000,00TL miktar ile kefil olduğu, davalı ...'ın da 280.000,00TL'ye müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, ...'ın da 35.000,00TL ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olduğu, taraflar arasında akdedilen 30/09/2010 tarihli ...
Üyelik Sözleşmesini davalı ...'ın 15.000,00TL limit ile sınırlı olmak üzere kefil olduğu, davacının 27/10/2017 tarihi itibariyle hesabı kat ettiği ve 21/12/2017 tarihinde icra takibi başlattığı, takip tarihi itibariyle davacının toplam alacağının 28.769,15TL olduğu ifade edilmiştir.
Mahkememizce, faiz oranlarının neye göre belirlendiği, takip tarihi itibariyle davacının ne kadar alacaklı olduğunun denetime elverişli bir şekilde hesaplanması için dosyanın aynı bilirkişiye tevdi ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda hesaplamaya baz alınan yıllık %28,08 temerrüt faiz oranının kaynağının TCMB'nin ilgili döneme tekamül eden yürürlükteki mevzuat olduğu, kredi kartı içinde bu faiz oranının belirlendiği ve davacının takip tarihi itibariyle alacağının 28.769,15TL olduğu ifade edilmiştir.
Mahkememizce, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu, borç miktarının takip öncesi işlemiş akdi ve temerrüd faiz miktarı uygulanacak faiz oranın ve takibe konu diğer kalem alacaklarının miktarının belirlenmesi ve belirlenecek olan miktarların takdir mahkemeye ait olmak üzere kefillerin sorumluluğunda olup olmadığı hususunda bankacı bilirkişiden yeni bir rapor alınmasına ve davacı tarafça davalılara gönderilen kat ihtarının tebliğ şerhleri de dikkate alınarak ve mahkememizce daha önce yapılan görevlendirme de göz önünde bulundurularak tekrardan takip tarihi itibari ile davacının alacağının hesaplanması için aynı bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında 27/07/2009 tarihinde 1.000,00TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, 09/02/2011 tarihindeki son arttırım ile birlikte kredi limitinin 280.000,00TL ye çıktığı, asıl borçluya müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan ... ... Ltd.
Şti'nin 280.000,00TL miktar ile kefil olduğu, davalı ...'ın da 280.000,00TL'ye müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, ...'ın da 35.000,00TL ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olduğu, taraflar arasında akdedilen 30/09/2010 tarihli ...
Üyelik Sözleşmesini davalı ...'ın 15.000,00TL limit ile sınırlı olmak üzere kefil olduğu, davacının 27/10/2017 tarihi itibariyle hesabı kat ettiği, tebligatların 01/12/2017 tarihinde çıkış mercine iade edildiği, davalı kredi lehtarının sözleşmede belirtilen adresine tebligat çıkarılmadığı, davalıların takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, TCMB tebliğlerine göre kredi kartlarına uygulanan akdi faizin yıllık %22,08 oranında olduğu, temerrüt faizinin ise %28,08 oranında olduğu, davacı bankanın takip talebinde bu oran üzerinden faiz istediği, davacı bankanın dosya içeriğine göre borçlu hesaplara %23 oranında faiz uyguladığı,
taraflar arasındaki sözleşmenin 71.maddesine göre temerrüt faizinin bu oranın 2 katı tutarında olduğu davacının uyguladığı faiz oranının da %46 olduğu davacının takip tarihi itibariyle ticari kredili mevduat hesabı yönünden toplam alacağının 34.194,89TL olduğu, çek taahhüt bedeli yönünden takip tarihi itibariyle toplam alacağının 8,43TL olduğu, ticari kredi kartı yönünden ise toplam alacağının takip tarihi itibariyle 169,53TL olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında 6.205,66TL ödendiği, bu oranın BK 100.maddesi uyarınca mahsup edilmesi sonucunda davacının 26/02/2018 tarihi itibariyle kalan alacak tutarının 29.800,29TL olduğu,
gayri nakdi çek bedeli depo talebi yönünden 11 adet çekin toplam garanti bedelinin 17.563,00TL olduğu, bu çeklerin davacı bankaya ibraz ve iade edilmediği, depo amaçlı konu edilen çeklerden 04/01/2018 tarihli, 15/05/2018 tarihli ve 14/06/2018 tarihli çeklerin bankanın yasal sorumluluk bedellerini ödediğini ve ödenen bedellerin toplamının 4.610,00TL olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefillerin çek taahhüt bedelinden sorumlu olduklarına ilişkin hüküm bulunmadığını, dava tarihinden sonra ödenen 3.821,93TL nin kesin infazda dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda özetle; davalıların 09/12/2017 tarihinde temerrüte düşürüldüğü kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacı bankanın, dava tarihi itibariyle 17.560,00TL çek taahhüt bedelinin deposunu talep edebileceği, dava tarihi itibariyle davacının alacağının 29.875,39TL olduğu, dava tarihinden sonra ödenen 3.821,93TL nin kesin infazda nazara alınması gerektiği ifade edilmiştir.
Dava; genel kredi sözleşmesine istinaden yapılmış ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davalıların müştereken ve müteselsilen kefil sııfatıyla imzaladığı birden fazla kredi bulunmaktadır. Her bir krediden dolayı kullandıkları tutar, kat ve icra takip tarihi itibariyle işlemiş faiz ve vergiler ile davalıların yaptıkları ödemeler TBK'nın 100.maddesi dahilinde öncelikle faiz ve giderlere mahsup edilmek suretiyle davalıların kalan borçları belirlenmiştir.
Kural olarak, davalı borçlu tarafından icra takibinden sonra davacı alacaklıya haricen yapmış olduğu ödemeler ve gerekse icra dosyasına yatırılan tutar bakımından, asıl alacağa takipten sonra yapılan ilk ödemeye kadar faiz işletip, ilk ödemeyi önce faizden, geriye kalanı asıl alacaktan düşüp, sonra ilk ödeme takihinden ikinci ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletip, ikinci ödemeyi, önce faizden sonra asıl alacaktan düşüp dava tarihine kadar da işlemiş faiz varsa bunu hesaplatıp dava tarihindeki borç durumuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, kefelat sözleşmesinin e.TBK'da yer alan şekil koşullarına uygun olarak kurulduğu, gerçek kişi davalının eşinin rızasının sözleşmenin e.TBK'nın yürürlükte olduğu tarihi itibariyle imzalanmış olması nedeniyle alınmasına gerek olmadığı, davacı tarafın sözleşmede yer alan miktara uygun olarak temerrüd faizi talep ettiği, davalılara yapılan kat ihtarı tebligatının iade döndüğü ve bu nedenle davalıların takip talebi ile birlikte temerrüte düştüğüne karar verilerek ve mahkememizce alınan 20/01/2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu görülerek, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Öte yandan İİK' nın 67/2.maddesinde itirazın iptali davasında borçlu- davalının itirazın haksızlığına karar verildiği taktirde borçlunun diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumu ve davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiş olup, somut olayda takip konusu alacak likittir. Bu nedenle davalılar aleyhine sorumlu oldukları alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/181, K. 2020/530, 3 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama