KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/391 Esas
- Karar no
- 2019/954
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/06/2019
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... A.Ş. İle 05/08/2017 tarihinde ...
4A uydusunda yer alan kapasitenin kullanımına ilişkin sözleşme imzaladığını, bu şirketten 08/09/2018 tarihli ve 60.000,00-TL bedelli ... bankasına ait çekin müvekkili şirkete verildiğini, bu çekin keşidecisinin davalı olduğu, çekin vadesi geldiğinde; davalının, müvekkilinden çeki ibraz etmemesini ve çeke karşılıksızdır işleminin yaptırılmamasını istediğini, müvekkilinin çeki bankaya ibraz etmediğini, çekin bedelinin davalıca ödenmediğini, çekin kambiyo vasfını da yitirdiğini, çek bedelinin tahsili için İstanbul ...
İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacak miktarının % 20' sinden az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Dava dilekçesi ve ekleri 03/09/2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiş, ancak davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı vekilince 15/11/2019 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davada yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, dava dilekçesinin tebligatının asille birlikte vekile de yapılması gerektiği, sadece davalı asilin ikamet etmediği mernis adresine tebligat yapılmasının savunma hakkını ihlal ettiğini, bu davada tarafına davalıca 21/09/2019 tarihinde bilgi verildiğini ve bu tarihte davadan haberdar olduğunu, aynı gün delil listesini içerir cevap dilekçesi sunulduğunu beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekilince 01/10/2019 tarihinde çek aslı mahkememiz dosyasına ibraz edilmiştir.
Davalı vekilinin tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin itirazı mahkememizce yerinde görülmemiştir. Nitekim; vekilin umumî vekâletname ile yetkilendirilmiş olması, müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu ona yüklemez. Örneğin, hakkında icra takibi yapılan borçlu, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı “itirazın iptali davası” bakımından, borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış olmaz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02.11.2004 tarih ve 2004/2041-5550 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Mahkememizce İstanbul...İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak... esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosyanın incelenmesi sonucunda; davacının davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Dava, ibraz edilmemiş çeke dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra takibinin dayanağı çek incelendiğinde;08.09.2018 tarihli, davalı borçlunun keşideci olduğu, davacının hamil olduğu. çekin ise hiç ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 816/ 1-m maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken 732/1 maddesi uyarınca, kambiyo vasfını kaybeden çekin hamili arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmayan keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı bulunmaktadır. Davanın özelliği itibariyle ispat külfeti sebepsiz zenginleşmediğini ileri süren davalı keşideciye aittir. Davalı keşideci tarafça çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediği ile ilgili dosyaya hiçbir delil sunulmamıştır. Davacının çek aslını dosyaya ibraz ettiği, davalı ile davacı arasında temel ilişki olmadığı, dava türü itibari ile ispat yükünün davalı keşidecide olması, davalının dava konusu ibraz edilmeyen çek nedeni ile sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği görülerek, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Alacak likit nitelikte olduğu için davacı yararına icra inkar tazminatına, ancak bankaya ibraz edilmemiş çek nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davada keşidecinin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiğinden ve bu yönde her hangi bir belge bulunmadığından, işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/391, K. 2019/954, 19 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama