KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Esas no
- 2019/9 Esas
- Karar no
- 2020/187
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/02/2014
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Anonim Şirketi ... Şubesi ile davalı arasında Genel Kredi sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye dayalı olarak davalıya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı-borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2009/... esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, icra dosyasındaki tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle borçlu- davalının takibin tamamına itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline takibin devamına, davacı şirket lehine % 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davaya cevap dilekçesi sunulmamış, ancak daha sonra davalı vekili olarak duruşmalara katılan Av. ... ve Av. ..., Genel Kredi Sözleşmesinin aslının bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takip tarihinden sonra takip konusu alacağın dava dışı ... Bankası tarafından davacıya temlik edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; mahkememizin 25/05/2016 gün ve 2014/64 Esas, 2016/411 karar sayılı ilamı ile; "...davanın reddine, " karar verilmiştir.
Verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 23.10.2018 tarih, 2016/... E, 2018/...
K. sayılı ilamı ile; "... kredi sözleşmesi aslı sunulamadığından davalının kredi kullandığının ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de alınan bilirkişi ek raporunda bilirkişinin banka şubesine giderek yapmış olduğu incelemede kat ve takip hesaplarına aktarım tarihi itibari ile hesaplanan (ticari kredili mevduat hesabından) davacı alacağının 21.042,67-TL olarak belirlendiği yine kredi ekstrelerinde görüldüğü üzere ... referans nolu hesaptan 20.000,00TL hesap açılarak kredi kullandırıldığı belirtilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir kredi sözleşmesi bulunmasa dahi şayet banka tarafından kredi kullandırılmış ve söz konusu kredi borçlu hesabına aktarılmış ise taraflar arasında artık ticari kredi sözleşmesinin varlığının kabul edilmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş" gerekçesi ile hükmün bozulmasına, karar verilerek, dosya mahkememize gönderilmiştir.
Bozma sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde; usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanmış, usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmuştur.
Takip tarihi itibariyle, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle, asıl alacak ve faiz hesabı noktasında bankacı bilirkişi ...'den alınan raporda özetle; davacı banka ile davalı kredi lehtarı/borçlusu ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğunu, genel kredi sözleşmesi ile Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin asılları her ne kadar dosyaya sunulamamış ise de, Yargıtay'ın 23.10.2018 Tarih,
2016/20D70 E.ve 2018/5159 sayılı bozma kararı nazara alınarak, davalıya kredili mevduat hesabı açıldığı ve bu hesap üzerinden dosya içeriğine göre peyderpey kredi kullandırılmış olduğunun hesap ekstresiyle sabit olduğunu, önemli olan kredinin fiilen kullanılmış olmasının asıl olduğunu, sözleşme aslının mevcut olmaması kredi kullanılmadığı anlamına gelmediğini, çünkü, kredinin kullanıldığının ispatı, hesap ekstresi, üretilen fiş/dekont, bunlar üzerine atılan ıslak imza ve/veya yazılı talimat ile bankanın ticari defterlerindeki kayıtlar ile yapıldığını,
daha önceki bilirkişi keşfen banka kayıtlarını yerinde inceleyip gerekli kayıt ve ekstreleri dosya içeriğine almış alması nedeniyle, bu mezkur kayıt ve belgelerle kredinin kullandırılmış olduğunun ispatlanmış olduğunu, davalının asıl alacak tutarı: 21.026,81-TL, işlemiş faiz: 1.284,97-TL, %5 gider vergisi (BSMV):64,25-TL, İhtarname gideri {Delili yok):_0.00, olmak üzere toplam 22.376,03 TL borçtan sorumlu olduğunu, mahkemece raporun benimsenmesi halinde,
fazlaya ilişkin 859.30 TL (23.235.33-22.376.03 =) reddi durumunda. takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 21.026,81- TL tamamen ödeninceye yıllık %100 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği hususları rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Yargıtay bozma ilamı alınan rapor doğrultusunda davalının kullanmış olduğu kredi nedeniyle 21.026,81-TL asıl alacak, 1.284,97-TL işlemiş faiz ve 64,25-TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 22.376,03-TL borçtan sorumlu olduğu anlaşılmış olup davanın kısmen kabulüne; takip konusu alacak likit olduğundan takip tarihinde geçerli İİK m 67/2 gereği asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesina dair aşağıdaki şekilde karar verilmişir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/9, K. 2020/187, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama