İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/416 K.2023/376

Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili Şirketin, 1963 yılında kurulduğunu, yaklaşık 242.900 m3 motorin, 9.000 m3 benzin depolama kapasitesiyle toplamda 8 dolum tesisi ve 700e yakın akaryakıt istasyonuna sahip ve yarattığı…

Esas2020/416Karar2023/376Tarih12 Mayıs 2023Okuma12 dk · 2.475 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Mayıs 2023
Esas no
2020/416 Esas
Karar no
2023/376
Dava
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
13/08/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.475 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Dava

Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili Şirketin, 1963 yılında kurulduğunu, yaklaşık 242.900 m3 motorin, 9.000 m3 benzin depolama kapasitesiyle toplamda 8 dolum tesisi ve 700e yakın akaryakıt istasyonuna sahip ve yarattığı istihdam ve verdiği hizmet sayesinde ülke ekonomisine büyük katkıları olan bir şirket olduğunu, Müvekkili Şirketin, sektörünün köklü şirketlerinden biri olup kaliteli ürün ve hizmet sunmayı kendisine görev edindiğini, bu kapsamda Müvekkili Şirketin,

davalı İdare ile 13.04.2018 tarihli ve 2018/... ihale kayıt numaralı 95.000.000 Litre Motorin Mal Alımına Ait Sözleşme ("Sözleşme") akdettiğini, işbu Sözleşme tahtında tarafların, 95.000.000 litre motorinin 358.662.050,- TL bedelle teslim alınması hususunda mutabık kaldığını, Müvekkili Şirketin, sözleşme tahtındaki yükümlülüklerine uygun olarak sözleşme konusu motorini davalı İdarenin talep ettiği zamanda ve sözleşmeye uygun kalite ve miktarda davalı İdareye teslim ettiğini, buna karşılık davalı İdarenin, aşağıda detaylıca açıklanacağı üzere, Sözleşme tahtında belirlenen ödeme yükümlülüğünü, süreklilik arz edecek şekilde,

vadesinde gerçekleştirmediğini, hal böyle iken, müvekkili şirket tarafından her türlü temerrüt faizi talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı idareye karşı vadesinde ödenmeyen sözleşme bedellerinin tahsili amacıyla birden fazla ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı İdare tarafından vadesinde ödeme yapılmamasına ilişkin temerrüt faiz ödemesi dikkate alınmaksızın salt anapara ödemesi yapıldığını, davalı idarenin sözleşme tahtında belirlenen vadelerde ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup temerrüde düştüğünü, taraflar arasında akdedilen sözleşme tahtında müvekkil şirketin,

95.000.000 litre motorinin davalı idareye sözleşmede öngörülen şekilde teslim etme borcu altına girdiğini, karşılığında ise davalı İdare tarafından ise 358.662.050,00 TL +KDV tutarında ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, akabinde davalı İdarenin 22.02.2019 tarihli ve ... numaralı İş Artışı yazısı ile Sözleşme kapsamında %20 oranında iş artışı yapılmasına karar verildiğini, taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 12.2.2. maddesinde"İdare,

Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren Yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 30 gün içinde Yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır." ve 12.2.3. maddesinde "Partiler halinde teslimata müsaade edilmesi halinde ödemeler, teslim edilen her parti malın muayene ve kabul işlemini müteakip düzenlenecek ödeme evrakının tamamlanmasından sonra yapılacaktır." hükmüne haiz olduğnu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından taahhüt edilen motorin zamanında ve eksiksiz bir şeklinde davalı İdareye teslim edildiğini,

davalı İdare tarafından kabul raporunun düzenlenmesi akabinde müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak ödeme talebinde bulunulduğunu (faturalarla), ancak davalı İdarenin Sözleşmenin 12.2.2. maddesinden kararlaştırılan vadede ödeme yükümlülüğüne yerine getirmeyerek 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ("TBK") 117. Maddesi tahtında temerrüde düştüğünü, TBKnın ilgili maddesi "(1) Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

(2) Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.

Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." hükmüne haiz olup taraflar arasında kararlaştırılmış bir vade olması durumunda başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın borçlunun temerrüde düşeceği kararlaştırıldığını, sözleşmenin 12.2.2. maddesi uyarınca taraflar arasında vade belirlenmiş olup davalı İdare, bu vadenin bitimiyle herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünü, buna ilişkin yargıtay kararlarını dava dilekçesinde açıkladıklarını, borcun kesin şekilde hesap edilebileceği günün kararlaştırılmış olması nedeniyle temerrüt için ihtara gerek olmadığını,

davalı idare temerrüde düşmüş olup temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizini ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme ilişkisi boyunca davalı idare tarafından sözleşme konusu bedelin süreklilik arz edecek şekilde vadesinde ödenmediğini ve bu durum Müvekkili Şirketin ticari olarak olumsuz bir ekonomik tablo ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet verdğiini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davalı İdareye ödemelerin zamanında yapılması adına sırasıyla 15.10.2018 tarihli, ...

Noterliği ... yevmiye numaralı. 15.02.2019 tarihli, ... Noterliği ... yevmiye numaralı. 04.03.2019 tarihli, ... Noterliği ... yevmiye numaralı. 18.03.2018 tarihli, ... Noterliği ... yevmiye numaralı ve nihayet 09.04.2019 tarihli; ...

Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnameleri keşide edildiğini, İşbu ihtarnamelerin tamamında Müvekkili Şirketin vadesi geçmiş borçlarının, temerrüt faizine ilişkin haklarını saklı tutarak, ödenmesinin talep edildiğini, dava şartının arabuluculuğun yerine getirildiğini, netice olarak idare tarafından sözleşme konusunda kararlaştırılan vadede ödeme yapılmaması nedeniyle davalı idare tarafından müvekkili şirkete her bir temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiz ödenmesi gerektiğini belirterek şimdilik 110.000 TL temerrüt faizinin davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın iddiaların aksine, sözleşmenin içeriğinde, öne sürülen iddiaların hiç birisinin yer almadığını, davacının, haksız kazanç peşinde olmakla beraber, hakkın kötüye kullanılması yolu ile müvekkili idareden para tahsil etmeye çalıştığını, ayrıca, sözleşmenin 12. Maddesinde de yer aldığı üzere “İdare, Muayene ve Kabul Komisyonunca, kabul raporu düzenlenmesinden itibaren, yüklenicinin yazılı talebi üzerine,

en geç 30 gün içerisinde, Yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır.”. “…Partiler halinde teslimata müsaade edilmesi halinde ödemeler, teslim edilen her parti malın muayene ve kabul işlemini müteakip düzenlenecek ödeme evrakının tamamlanmasından sonra yapılacaktır.” Sözleşmenin bütünü incelendiğinde, davacının iddialarının aksine müvekkilinin böyle bir yükümlülüğünün asla bulunmadığının anlaşıldığını, bu hususta sözleşmenin bağlayıcı olduğunun nitekim tacir olan davacının, ticari hayat içerisinde oldukça muhtemel böyle bir durumla ile ilgili olarak,

aradaki sözleşme imzalanırken bu hususa ilişkin hiçbir irade beyanında dahi bulunmadığını, daha da önemlisi davacı tarafın, sözleşme devam ederken başvurabileceği hukuki yolların hiç birisine müracaat etmemesinin, huzurdaki davada yer alan irade beyanına açıkça aykırılık teşkil ettiğini gösterdiğini, müvekkilinin karşı tarafa hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, Kaldı ki davacının da sözleşmede yer alan bedellerin eksiksiz bir şekilde ödendiğini kabul ettiğini ancak, hukuka aykırı bir şekilde, ana paraya ekli bir talep olan faiz iddiaları ile ilgili olarak talepte bulunduğunu, bununla beraber faiz alacağının,

asıl alacaktan bağımsız olduğunu ancak yan edim olarak asıl alacağa bağlı olduğunu, faiz alacağının doğmasının, tamamen asıl alacağın varlığına bağlı olduğunu, olayda da olduğu gibi, asıl alacak sükuta erdiğinde faiz alacağının da sona erdiğini (TBK m. 131, I), asıl alacak ifa veya başka bir sebeple sona erdiğinde faiz alacağı da hukuken sona erdiğini, davacı tarafın ihtirazi kayıt ileri sürdüğünü ya da durumun gereğinden bu hakkını kullandığının anlaşılması gerektiğini ispat etmekle yükümlü olduğu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava , faiz hakkı saklı tutulduğu iddia edilen ödenen ana para alacağından kaynaklı temerrüt faizi istemine ilişkindir.

DELİLLER

13/04/2018 tarihli sözleşme, 22/04/2019 tarihli iş artışı yazısı, faturalar , noter ihtarnameleri, zorunlu arabuluculuk, ticari defter ve kayıtlar, ödeme kayıtları, bilirkişi incelemesi.

Taraflarca gösterilen tüm deliller toplanarak dosya içerisine bırakılmıştır. Taraflar arasında imzalanan mal alımına ait sözleşmenin 5. Maddesinde sözleşmenin konusu düzenlenmiş olup, idarenin ihtiyacı olan 95 milyon litre motorinin ihale dökümanı ve bu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici olan davacı tarafından temini ve davalı olan idareye teslimine ilişkin olduğu, sözleşmenin 12.2 maddesinde ödeme koşulları ve zamanının düzenlendiği,

12.2.2 maddesinde "İdare, Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren Yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 30 gün içinde Yükleniciye veya vekiline ödeme yapacaktır." ve 12.2.3. maddesinde "Partiler halinde teslimata müsaade edilmesi halinde ödemeler, teslim edilen her parti malın muayene ve kabul işlemini müteakip düzenlenecek ödeme evrakının tamamlanmasından sonra yapılacaktır." denildiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalı tarafa gönderilen 15.10.2018 tarihli ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, vadesi geçmiş olan 43.095.083,00 TL'lik borcun her bir gecikme tarihinden itibaren işletilecek gecikme faiziyle ilgili hakları saklı tutularak ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin 16/10/2018 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, 15.02.2019 tarihli ...

Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; vadesi geçmiş olan 38.016.672,14 TL'lik borcun her bir gecikme tarihinden itibaren işletilecek gecikme faiziyle ilgili hakları saklı tutularak ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin 18/02/2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, 04.03.2019 tarihli ...

Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde; vadesi geçmiş olan 38.290.278,22 TL'lik borcun her bir gecikme tarihinden itibaren işletilecek gecikme faiziyle ilgili hakları saklı tutularak ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin 06/03/2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği,18.03.2019 tarihli ...

Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde; vadesi geçmiş olan 42.117.593,43 TL'lik borcun her bir gecikme tarihinden itibaren işletilecek gecikme faiziyle ilgili hakları saklı tutularak ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin 20/03/2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, 09.04.2019 tarihli ...

Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde, vadesi geçmiş olan 43.885.798,57 TL'lik borcun her bir gecikme tarihinden itibaren işletilecek gecikme faiziyle ilgili hakları saklı tutularak ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin 10/04/2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği dosya içerisindeki ihtarname ve tebliğ ile ilgili evraklar incelenerek tespit edilmiştir.

Borçlar Kanunun 131. Maddesinde "Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.

" denilmektedir. Yukarıda belirtilen ihtarnamelerde de Borçlar Kanunun 131. Maddesi gereğince faiz hakkının saklı tutulduğu açıkça görülmektedir.

Davacı taraf sözleşmenin 12.2.2 maddesine dayanarak kendisi tarafından fatura gönderildiği tarihi maddedeki yazılı talep- temerrüt tarihi olarak kabul ederek her bir fatura tarihinden itibaren, fatura tarihine 30 gün ilavesi ile bulunacak tarihten davalı tarafın temerrüde düştüğünü iddia ederek temerrüt faizi talebinde bulunmaktadır.

Taraflarca gösterilen tüm delil ve belgeler toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak davacı tarafın faiz alacağının miktarının tespiti istenilmiş olup 10/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda temerrüt için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp temerrüde düşülmesi gerektiğini, davacı tarafın noter vasıtasıyla ihtarname göndererek ihtarnamede belirtilen mal bedellerinin ödenmesini talep ettiğini, ihtarname dönemlerine göre ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini, 15/10/2018 tarihli ihtarnamede davacının 43.095.083,00 TL alacak talep ettiğini,

bu tutarın sözleşmenin 12.2.2 maddesi gereğince 30 gün içinde davalı tarafça ödenmesi gerektiğini, davalı tarafın 16/10/2018- 15/11/2018 tarihi arasında bu miktarı ödemesi gerektiğini, davalının davacıya bu tarih aralığında 58.219.204,92 TL ödeme yaptığını, buna göre davalı tarafın bu ihtarname gereğince zamanında ödemeyi yaptığını , 15/02/2019 tarihli ihtarnamede 38.016.672,14 TL'nin ödenmesinin istenildiğini, davalının 16/02/2019- 17/03/2019 tarihine kadar davacıya bu miktarı ödemesi gerektiğini, davalının bu tarihler arasında bu ödemeyi yaptığını, 04/03/2019 tarihli ihtarname ile 38.290.278,22 TL'nin ödenmesinin istenildiğini,

davalının sözleşmenin 12.2.2 maddesi gereğince 05/03/2019 - 04/04/2019 tarihine kadar bu parayı ödemesi gerektiğini, davalının bu tarihler arasında 28.071.361,40 TL ödediğini, ödenen miktar istenen miktardan mahsup edildiğinde vadesinde ödenmeyen miktarın 10.218.916,82 TL olduğunu, ödenmeyen bu miktarın daha sonraki tarihlerde ödendiğini, bilirkişi raporunun 11. Sayfasının son kısmı ile 12. Sayfasının ilk başlangıç tarafında kalan kısmın ödeme tarihlerini tek tek tabloda belirtildiğini,

bu ihtarname gereğince ödenmeyen kısma ödenmesi gerektiği tarihten itibaren ödendiği tarihe kadar avans faizi uygulandığında faiz miktarının 23.257,05 TL yaptığını, 18/03/2019 tarihli ihtarnamede 42.117.593,43 TL talep edildiğini bu miktarın 19/03/2019- 18/04/2019 tarihine kadar ödenmesi gerektiğini, 7.000.000 TL'nin bu zaman dilimi içinde ödendiğini, geri kalan 35.117.593,43 TL'nin ise belirtilen tarihten sonra parça parça ödendiğini, bunların miktarının ve ödeme tarihlerinin raporun 12 ve 13.sayfasında yer alan tabloda gösterildiğini, geç ödenen kısma ilişkin faiz alacağının da tablo halinde gösterildiğini,

bu ihtarname nedeniyle davacı tarafın 369.643,53 TL faiz alacağı olduğunu, 09/04/2019 tarihli ihtarname ile 43.885.798,57 TL talep edildiğini, bu miktarın 10/04/2019 - 09/05/2019 arasında ödenmesi gerektiğini, ödeme tarihlerinin , ödenen miktarların raporun 14. Sayfasında yer alan tabloda gösterildiğini, yine bu kısma ilişkin faiz alacağının da 15. Sayfada yer alan tabloda gösterildiğini, bu ihtarnameden kaynaklı davacının 713.871,37 TL faiz alacağı bulunduğunu, faiz alacakları toplandığında davacının toplam faiz alacağının 1.106.771,95 TL olduğunu belirttiği görülmüştür.

ISLAH

Davacı taraf davasını ıslah ederek toplam miktarı 8.529.659,53 TL'ye çıkartarak eksik harcı yatırmıştır.

Taraf vekillerince rapora karşı itiraz edilmiş mahkemece noter ihtarnamelerinin tebligat parçaları istenerek dosya içerisine bırakılmış ve aynı bilirkişiden itirazlar doğrultusunda ek rapor istenilmiştir.

Bilirkişi 01/09/2022 tarihli ek raporunda davacı tarafın rapora itirazında belirttiği üzere sözleşmenin 12.2.2 maddesi gereğince yüklenicinin yazılı talebi halinde ödenir ibaresindeki yazılı talebin fatura olması ihtimalinde sözleşmeye göre her bir fatura tarihinden itibaren , her bir fatura tarihine 30 gün ilavesiyle bulunacak tarihten itibaren faiz hesaplamasını rapora eklediği 68 sayfalık tabloda tek tek değerlendirmiş ve bu yönteme göre faiz hesaplandığında faiz alacağının 8.529.659,53 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.

Ayrıca kök raporda her bir ihbarname açısından yapılan değerlendirmeyi bu defa aynı şekilde ancak ihtarnamelerin tebliğ tarihlerine 30 gün ilavesi suretiyle yeniden hesaplamış ve bu ihtimal halinde de davacının faiz alacağının 994.415,93 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.

Borçlar Kanunun 117. Maddesinde "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

" denilmektedir. Davacı taraf BK 117. Maddesinin 2. Fıkrasına atıfla sözleşmenin 12.2.2 maddesindeki ibareyi vadenin kesin olarak belirlendiğini iddia ederek yazılı talebi de gönderdiği fatura olarak kabul ederek temerrüt tarihini bu tarihten başlatmış ise de sözleşmenin bu maddesinde vadenin kesin olarak belirlenmediği , davalı tarafın ancak yukarıda belirtilen ihtarnamelerin tebliği tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki sözleşme 95.000.000 motorinin satışıyla ilgili olup TTK 1530/4.a maddesinin de iş bu davada uygulanması mümkün değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/02/2017 tarih 2015/7-917 Esas 2017/265 Karar , İstanbul BAM 15. HD'nin 2019/1019 Esas 2022/106 Karar, İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/2516 Esas 2021/1846 Karar, İstanbul BAM 12. HD'nin 2021/1218 Esas 2021/1200 Karar, İstanbul BAM 14. HD'nin 2019/903 Esas 2021/979 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere TTK 1530/2 Maddesinde mal ve hizmet tedariki niteliğindeki sözleşmelerden bahsedilmekte olup taraflar arasındaki sözleşme satım akdi olduğu, davacı tarafın davalıya 95.000.000 litre motorini davalı tarafa satmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin de "mal alımına ilişkin" sözleşme olduğu,

dolayısıyla satım akdi olması nedeniyle TTK 1530/4.a maddesinde düzenlenen temerrüte ilişkin hükümlerin uygulanması mümkün değildir.

Toplanan tüm deliller, alınan bilirkişi raporu, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnameler , bu ihtarnamelerin tebliği tarihinden itibaren sözleşmenin 12.2.2 maddesine göre 30 gün sonrasında davalı tarafa temerrüde düştüğünden , bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda da ihtarnamelerin tebliğ tarihinden 30 gün sonrası temerrüt tarihi kabul edilerek yapılan hesaplama uygun olduğundan davacının faiz alacağı bu hesaplamaya göre 994.415,93 TL toplam faiz alacağı olduğundan (faize faiz uygulanmayacağı kuralına da dikkat ederek) davacının davasının aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, 994.415,93TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

2-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 127.385,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 313.352,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından peşin yatırılan harçtan 67.928,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 62,20 TL ilk masraf, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti, 242,50 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 3.554,70 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alındığında 415,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan 750,00 TL bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 662,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,

8-Zorunlu arabulculuk kapsamında Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 155,00 TL'sinin davalıdan, 1.165,00 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

9-Bu dava sebebiyle 67.928,55 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (davada 1.878,53 TL + ıslahta 144.435,59 TL olmak üzere toplam= ) 146.314,12 TL'den mahsubu ile fazla alınan 78.385,57 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/05/2023

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır ¸

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/416, K. 2023/376, 12 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Deliller Ve Gerekçe
  6. Deliller
  7. Islah
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/416
Karar No
2023/376
Tarih
12 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/417 K.2023/457
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/420 K.2023/279
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/426 K.2023/275
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/427 K.2023/508
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/427 K.2023/722
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/428 K.2023/284

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.