KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2021
- Esas no
- 2021/463 Esas
- Karar no
- 2021/947
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/07/2021
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin beton üretimi gerçekleştirdiğini, bu faaliyetleri çerçevesinde davalı tarafın yapımını üstlendiği inşaata beton destili teslim ettiğini, inşaata verilen betona ilişkin düzenlenen faturalara ilişkin ödemelerin yapılmadığını, davalının borcunu ödememesi üzerine ....İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali talep edilen icra dosyası geçerli bir icra dosyası olmadığını, icra takibinin ilk olarak ... İcra Müdürlüğü 2017/... Esas dosyası ile ikame edildiğini, 22/11/2017 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini, aynı tarihte ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/... Esas dosyası ile ödeme emrinin iptali talep edildiğini, aynı mahkemenin 2017/... Esas ve 2018/...
Karar sayılı ilamı ile ödeme emrinin iptali edildiğini, ödeme emri yeniden tebliğ edilmeden dosyanın resen ... İcra Müdürlüğü 2018/... Esas dosyasından yapılan takibinde usulsüz olduğunu, bu nedenle kanuni anlamda geçerli bir takip olmadığını, taraflar arasında 17/03/2017 tarihli hazır beton teklifi içerikli sözleşme akdedildiğini, ...
Belediye Başkanlığınca yapılan denetim sonucunda 14/08/2017 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığının karot sonuçlarına göre temel betonundan alınan numune sonuçlarının proje mukavemetinin çok altında olduğunun tespit edildiğini, idari makamlarca mühürleme işlemi yapıldığını, davacı tarafın sözleşme şartlarına uygun teslimat yapmaması sonucu meydana gelen mühürleme işlemi sonucunda müvekkilin zarara uğradığını, davanın geçerli bir icra takibi olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilince, davadan feragat edildiğine ilişkin dilekçe sunduğu, davalı vekilinin feragati kabul ettiğini, her iki taraf vekilince de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığına ilişkin dilekçe sunulduğu, davacı vekilinin, dava açarken sunmuş olduğu vekaletnamesinin incelenmesi sonucunda, davadan feragate yetkili kılındığı görülmüştür.
6100 sayılı H.M.K’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı,feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/463, K. 2021/947, 28 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama