KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/49
- Karar No
- 2025/847
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Esas no
- 2018/129 Esas
- Karar no
- 2025/765
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/02/2018
- Karar tarihi
- 05/11/202
Karar Metni
2.207 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı bankanın ...
Şubesi nezdindeki ... nolu hesabından 25.06.2013 tarihinde ... isimli şahsa 420.000,00 TL ödenmesi için yazılı talimat verildiğini, davalı bankanın müvekkilinin yazılı talimatına aykırı olarak 40,000,00 TL tutarında fazla ödeme yaptığını, yine müvekkili para çekmemesine rağmen 03.12.2013 tarihinde 72.600,00 TL paranın da çekilmiş olduğunu, davalı bankanın müvekkili hesabından toplam hukuka aykırı olarak 112.600,00 TL para çekildiğini, müvekkilinin paranın iadesi için ....
Noterliğinin 16.08.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtamamesini keşide edip 112.600,00 TL iadesini talep ettiğini, ancak bu girişimden bir sonuç alınmadığını, akabinde bu kez ....
İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi açtığını, davalı bankanın takibe ve tüm fer'İlerine itirazı üzerine takibin durduğunu, belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5 yıl önce gerçekleştirilen işlemlerden dolayı 532.600,00 TL'lik işlemden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirket temsilcisi/müdürü-... tarafından 72.600,00 TL çekildiğini, davacı hesabına dava dışı ...
Faktoring firmasından 8 adet işlemle toplam 460.000,00 TL'Lık havale geldiğini, davacı tarafından verilen talimat her ne kadar 420.000,00 TL ise de, faktöring tarafından gönderilen 460.000,00 TL davacı şirket hesabından havale yoluyla ...'a gönderiminin sağlandığını, 72.600,00 TL'lik tediye işleminin şirket ortağı müdürü/temsilcisinin ıslak imzası ile kendisine ödendiğini, 29/07/2013 tarihinde hesabından çekilen 39.500,00 TL'ye itirazının olmadığını, davacının hesabını takip ettiğini, olaydan uzun süre sonra davanın açılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 22/06/2018 tarihli celsesinde davacı tarafça takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 22/06/2018 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme alınmasını talep ettiği ve 25/06/2018 tarihli tensip zaptı ile yargılamanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 21/06/2019 tarihli ara kararı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 10/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1- Dosya içeriğindeki mevcut delillere göre, davacı yanın 72.600,00 TL'Lık tediye işleminden dolayı talep ettiği alacağın yerinde olmadığı, diğer yandan 409.000,00 TL'lık fazla havale işlemine ilişkin davacının açık bir talimatı bulunmadığı görülmektedir.
ANCAK, davacının işlem tarihinden sonra bunca geçen 4 yillik süre sonunda huzurda görülmekte olan takibi ve davayı açmış olması karşısında, aradan geçen süre içinde sessiz kalınmış olması ve ihtilaflı işlemden sonra daha iki kalem ödeme/tediye işlemi yapılmış olması gözönüne alındığında zorlama ifadeyle 40.000,00 TL'lık işlemin yapılmasına davacının icazette bulunduğu söylenebilinir.
Bu durumun kabulü halinde davacının talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı dile getirilebilinir. ANCAK; sayın mahkemece bütün bunlara itibar edilmemesi olasılığına göre de tespit edilen sonuçlar aşağıda arz edilmiştir.
2- Sayın mahkemece yukarıda belirtilen görüşe itibar edilmemesi halinde davacının TAKİP Tarihi itibariyle talep edebileceği alacağı; Asıl alacak.....: 40.000,00 İşlemiş Faiz....: 598,36
TOPLAM ALACAK
40.598,36 TL'dir.
3-Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 73.716,09 TL (114.314,45-40.598,365=) reddi durumunda, TAKİP Tarihinden itibaren asil alacak tutarı 40.000,00 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık 9,75 ve değişen oranlarda basit usulde işleyecek ticari AVANS Faizi ile birlikte davalı bankadan istenilebileceği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davalı vekilinin 03/10/2019 tarihli ihbar dilekçesi ile dava dışı ...'a davanın ihbarını talep ettiği, mahkememiz dosyasının 23/09/2020 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca davanın ...'a ihbarına karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 04/03/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"1- İnceteme konusu 03/12/2013 tarihli 72. 600, 00 TL bedelli ... BANKASI A.Ş. dekont aslında “...” ismine atfen atılmış imzanın davacı şirket yetkilisi ...'IN eli ürünü OLDUĞU sonucuna varılmıştır.
2- İncelenen belge asıllarını da içeren dava dosyası ile .... İcra Dairesine ait 2017/... Esas numaralı dosya ektedir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
İhbar olunan ...'ın Feri Müdahil talebi bulunduğu görülmekle, mahkememiz dosyasının 13/01/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ...'ın uyap üzerinde kaydının Feri Müdahil olarak düzeltilmesine karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 24/01/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1- Dosya ve aynı belgeler birlikte incelendiğinde;
a- Evvelce verilmiş 2 adet BİLİRKİŞİ RAPORU mevcuttur,
b- İlk raporda Bankacılık işlem ve mevzuatı yönünden inceleme yapılmış,
c- 2. Rapor tarafımca imza yönünden incelemeye dayalı olarak düzenlenmiş ve bu kez de eklenecek veya değiştirecek yeni bir husus görülmemiştir.
2- Dolayısıyla tarafımca yapılacak başkaca işlem olmadığından ve ilk raporun da bu nedenle kök rapor konumunda olabileceği nedeniyle dosya ve belgeler iade edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 05/06/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 09/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Tarafların beyan ve itirazları etraflıca irdelenmiştir. Ancak Mevcut delil durumuna göre kök raporda herhangi bir revizyon yapılmak bu aşmada mümkün olamadığı için, kök rapordaki görüşün aynen korunup muhafaza edildiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; davacı şirket hesabından gerçekleştirilen para transferinin davacının bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiriliip gerçekleştirilmediği, yapılan para transferi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın tespiti ile davalı bankanın meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davalı bankanın müvekkilinin yazılı talimatına aykırı olarak 40,000,00 TL tutarında fazla ödeme yaptığını, yine müvekkili para çekmemesine rağmen 03.12.2013 tarihinde 72.600,00 TL paranın da çekilmiş olduğunu, davalı bankanın müvekkili hesabından toplam hukuka aykırı olarak 112.600,00 TL para çekildiğini, müvekkilinin paranın iadesi için .... Noterliğinin 16.08.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtamamesini keşide edip 112.600,00 TL iadesini talep ettiğini, ancak bu girişimden bir sonuç alınmadığını akabinde bu kez .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi açtığını, davalı bankanın takibe ve tüm fer'İlerine itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; davacının 5 yıl önce gerçekleştirilen işlemlerden dolayı 532.600,00 TL'lik işlemden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirket temsilcisi/müdürü-... tarafından 72.600,00 TL çekildiğini, davacı hesabına dava dışı ...
Faktoring firmasından 8 adet işlemle toplam 460.000,00 TL'Lık havale geldiğini, davacı tarafından verilen talimat her ne kadar 420.000,00 TL ise de, faktöring tarafından gönderilen 460.000,00 TL davacı şirket hesabından havale yoluyla ...'a gönderiminin sağlandığını, 72.600,00 TL'lik tediye işleminin şirket ortağı müdürü/temsilcisinin ıslak imzası ile kendisine ödendiğini, 29/07/2013 tarihinde hesabından çekilen 39.500,00 TL'ye itirazının olmadığını, davacının hesabını takip ettiğini, olaydan uzun süre sonra davanın açılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, davacı şirketin 25/06/2013-03/12/2013 tarihleri arasındaki şirket yetkilisi ve ortaklarını gösterir ticari sicil kayıtlarının dosya arasına alınmasına karar verilmiş, akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunun dosyaya sunulması sonrasında davacı tarafça; 03/12/2013 tarihli 72.600-TL bedelli dekont üzerindeki imzanın davacı şirkete ait olmadığı ve dekont üzerinde imza incelemesi yapılması talep edildiğinden; davacı şirketin işlem tarihindeki şirket yetkilisinin imza örneklerinin toplanması için ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış, akabinde dosyanın grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdii ile ... bankası a.ş. Ye ait 03/12/2013 tarihli dekontta bulunan ... adına atılı imzanın ... eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Grafoloji alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; " 1- İnceteme konusu 03/12/2013 tarihli 72. 600, 00 TL bedelli ... BANKASI A.Ş. dekont aslında “...” ismine atfen atılmış imzanın; davacı şirket yetkilisi ...'IN eli ürünü OLDUĞU sonucuna varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
İmza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun dosya arasına kazandırılmasına müteakip dosyanın daha önce rapor hazırlayan bilirkişiye tevdi ile; dosya kapsamında kök rapor sonrası imza incelemesine ilişkin olarak alınan rapor ve tarafların kök bilirkişi raporuna itirazları bir bütün halinde incelenerek taraf itirazlarının değerlendirildiği ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili raporda " ..Değerlendirme/cevap: Dosya içeriğinde bulunan 12.10.2022 tarihli imza ekspertiz raporuna göre, 03.12.2013 tarihli 72.600,00 TL bedelli tediye fişi/dekontu Üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğu rapor edilmiştir.
Dosyada bulunan bahse konu imza inceleme raporuna göre davacının 72.600,00 TL'lik tediye fişi üzerindeki imzaya itirazının çökmüş olması, yani işlevsiz ve dayanaksız kalmış olması nedeniyle 72.600,00 TL'lik para çekim işlemi davacı şirket yetkilisince yapılmış olması nedeniyle, davacının bu yöndeki itirazı temelsiz kalmıştır.
Dolayısıyla ...'a gönderilen 48.000 TL de 72.600,00 TL'lik işlemle bağlantılı olması, yani 72.600,00 TL bizzat banka şubesinden ıslak imza ile şirket yetkilisi tarafından çekildiği tarihte eş zamanlı olarak bu paranın 48.000 TL lik kısmının ...'a gönderilmiş olması nedeniyle, davacının 72.600,00 TL'lik tediye fişi ve bunun ait kırılımına ilişkin olarak gerçekleşen 48.000 TL'nin açılan dava açısından konusuz kalmış olduğu değerlendirilmektedir.
Başka bir deyişle davacının 72.600,00 TL ve buna bağlı olarak gerçekleşen 48.000 TL'lik iddiası imza inceleme raporu ile işlevsiz kalmıştır. Böylece çekişmeli miktar 40.000 TL'ye düşmüştür. (112.600 - 72.600)
...2. Değerlendirme/cevap: Dava dışı ... Faktoring şirketinden davacı hesabına 460.000 TL para gelmiş olması demek bu paranın 3. Bir şahsa aynen ödenmesi anlamına gelmemektedir. Davalı banka davacı hesabında gördüğü parayı değil kendisine yazılı talimatta açıkça bildirilen para miktarını 3. Bir şahsa (yani talimatta geçen alıcıya) ödemekle/transfer etmekle yükümlüdür. Davacının yazılı para transferi talimatıyla davalı banka sıkı sıkıya bağlıdır.
Deyim yerinde ise davacı talimatını eğip bükmeye hacet olmaksızın harfiyen gereğinin davalı bankaca yapılması zorunludur. Somut olayda davalı banka davacının yazılı talimatını ihlal edip 420.000 TL'lik havale işlemini 40.000 TL fazlasıyla 460.000 TL olarak gerçekleştirmiştir.
Dolayısıyla davacı talimatına aykırı olarak fazladan yapılan 40.000 TL lik ödemenin sonuçlarına davalı bankanın katlanması gerektiği değerlendirilmektedir " şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının dava dilekçesinde; davacının, hesabı bulunduğu Davalı Bankanın, ... Şubesi, ... no.lu hesabından 25.06.2013 tarihinde ... isimli şahıs hesabına 420.000-TL. ödenmesi için yazılı talimat verildiğini, ancak davalı bankanın davacının talimatına aykırı olarak 40.000-TL. fazla ödeme yaparak toplam 460.000-TL.
Ödediğini, yine davacının hiçbir şekilde para çekmemesine rağmen söz konusu hesaptan 03.12.2013 tarihinde 72.600-TL. paranın çekilmiş olarak gözüktüğü anlaşıldığını, davalı banka tarafından davacının hesabından hukuka aykırı olarak toplam 112.600-TL. para çekildiğini beyan etmiş ve bu miktarın davalıdan tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davacının iddiasına konu işlemler incelendiğinde; davacının, davalı bankaya 22.06.2013 tarihinde verdiği 420.000,00 TL'lık yazılı havale talimatına atfen, davalı bankanın havale alıcısı ...'a 460.000,00 TL para gönderdiği, davalı banka tarafından her ne kadar davacı şirket yetkilisinin sözlü talimatına atfen 40.000,00 TL daha ilave edilmek suretiyle 460.000,00 TL havale yapıldığını ileri sürülmiş ise de davacının bu iddiayı kabul etmediği, davalının da bu hususu yazılı olarak ispatlayamadığı anlaşılmakla;
davacının talimatına aykırı hareket ederek davacının hesabından, verilen talimattan fazla para gönderimi yapan bankanın bu miktardan ve bu miktara ilişkin alacağın ihtarname ile davalı temerrüde düşürüldüğünden faizinden sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı; diğer yandan davacının hiçbir şekilde para çekmemesine rağmen söz konusu hesaptan 03.12.2013 tarihinde 72.600-TL. paranın çekilmiş olarak gözüktüğü anlaşıldığını beyan etmiş ve bu tutarın da iadesini talep etmiştir. İlgili para çekme işlem dekontu üzerinde imzası bulunan kişi ...'ın davacı şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi müdürü olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf her ne kadar imza inkarında bulunmuş ise de; mahkememizce imza incelemesine ilişkin olarak alınan 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; " 1- İnceleme konusu 03/12/2013 tarihli 72. 600, 00 TL bedelli ... BANKASI A.Ş. dekont aslında “...” ismine atfen atılmış imzanın; davacı şirket yetkilisi ...'IN eli ürünü OLDUĞU sonucuna varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüş ve bu hali ile davacının imza inkarının yerinde olmadığı anlaşıldığından,
davacı şirket hesabından şirketin o tarihteki yetkili müdürü tarafından para çekme işlemi yapıldığı sabit olup bu hususta davalı bankaya kusur atfedilemeyeceğinden davacının bu miktara ilişkin iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve bu kısma ilişkin itirazın iptali isteminin reddi gerekmiş, kabul edilen kısma ilişkin alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş, reddedilen kısım yönünden kötüniyetli takip başlatıldığı sabit olmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/49, K. 2025/847, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama