KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mart 2026
- Esas no
- 2023/241 Esas
- Karar no
- 2026/177
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/04/2023
Karar Metni
2.129 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile davalı şirketin bir araya geldiğini, davalı şirket yetkilileri tarafından ... isimli kişilerin akrabaları olarak tanıtıldığını, Nurettin Urhan'ın akdeniz bölgesinde mandalina ticari ile uğraştığından bahsedildiğini, ve sözlü olarak 400.000,00 TL olarak anlaşmaya vardıklarını, ödeme şekli olarak da müvekkili şirketin davalı şirkete çek keşide edeceği ve faturanın da davalı şirket tarafından kesileceğinin hususlarında anlaşmaya vardıklarını ve toplam 400.000,00 TL bedelli çeklerin davalı şirkete teslim edildiğini,
bu süreçte müvekkili şirkete Nurettin Urhan'ın kullanımda olan telefon numarasından bahçenin fotoğraflarının yükleme yapılmış olan fotoğrafların gönderildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 23/01/2023 tarihinde 200.000,00 TL, 24/01/2023 tarihinde ise 200.000,00 TL bedelli "5 litrelik yağ" faturası düzenlendiğini, bu faturaların neye istinaden düzenlendiğini anlaşılmadığını, tarafları arasında yağ ticaretinin bulunmadığını, müvekkili şirkete böyle bir teslimatın da yapılmadığını, 02/02/2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından ....
Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yağ ile ilgili kesilen faturaların iade edildiğini, davalı şirkette .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, müvekkilce çek bedellerinin ödendiğini ancak müvekkiline hiçbir şekilde teslimatın yapılmadığını, bu yüzden ....
İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 15/11/2023 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda;
Davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri ibraz edilmediği için incelenemediği,
Davalı tarafa ait 2022 Yılı ticari defterlerin incelendiği ancak 2022 Yılı tarihli çek ve/veya davacı tarafa ait herhangi bir kayda rastlanmadığı,
Tarafların 2023 Yılı'nda davalı tarafından davacı adına düzenlenen 2 adet faturayı karşılıklı olarak Ba-Bs beyanlarında bildirdiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 11/12/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 17/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda;
Davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri ibraz edilmediği için incelenemediği,
Davalı tarafa ait 2022 Yılı ticari defterlerin incelendiği ancak 2022 Yılı tarihli çek ve/veya davacı tarafa ait herhangi bir kayda rastlanmadığı,
Davalı tarafın 2023 Yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucundaki tespitler:
1-2023 Yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki yapılmamıştır.
2- Yevmiye defteri kayıtları 32.19.2023 / ... yevmiye nolu işlemden sonra yapılmamıştır.
3- Alınan çeklerle ilgili alınan çekler hesabında ve Ekiplere ait 120 hesapta kayda rastlanmamıştır.
4- Davacı adına düzenlenen 2 adet fatura ticari defterlere kaydedilmiştir.
5- Kebir defterinin de dolayısıyla eksik yazılmıştır.
6- Envanter defterinin hiç yazılmadığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak davacı tarafın ticari defterlerinin incelenemediği , davalı tarafın 2022 Yılı ticari defterlerinde dava konusu çeklerle ilgili kayıtlara rastlanmadığı , 2023 Yılı ticari defterlerinde çeklerle ilgili kayıtlara rastlanmadığı , faturaların kayda alındığı ancak davalı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabiliyetinin olup olmadığı konusunun Sayın Mahkeme'de olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 24/09/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ilgili bankalara müzekkere yazılarak davaya konu çeklerin hangi tarihte kim tarafından tahsil edildiğinin sorulmasına karar verildiği, Ziraat Bankasının 29/09/2025 tarihli yazı cevabında çekin takastan tahsil edildiğinin bildirildiği ve ilgili tablonun gönderildiği, ...'ın 05/10/2025 tarihli yazı cevabında ise ilgili çekin ... tarafından ibraz edilerek tahsil edildiği, diğer çekin ise ... tarafından ibraz edilerek tahsil edildiğinin bildirildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 14/01/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca taraf vekillerine taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunup bulunmadığı, varsa suretini sunmak, yoksa ticari ilişkinin dayanağını açıklamak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 27/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, kesilen faturaların da ticari ilişkiden bağımsız olarak kesildiğini, müvekkili şirketin ödemeleri yaptığını ve üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini bildirdiği, davalı vekilinin 28/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile de davalı tarafa yağ satışının yapıldığını, kesilen faturaların da buna ilişkin olduğunu, davacının ticari defterlerini incelemeye açmadığını açılan davanın kötüniyetli olarak açıldığını bildirdiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 25/02/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davalı vekiline davaya konu edilen faturaların davacıya ne zaman tebliğ edildiği, ayrıca cevabi ihtarname olarak sunulan 15/02/2023 tarihli ihtarnamenin karşı tarafa tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasını dosyaya sunmak üzere süre verildiği, davalı vekilinin 10/03/2026 tarihli beyan dilekçesi ile ihtarnamenin davacıya 23/02/2023 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirildiği ve tebliğ mazbatasının sunulduğunun bildirildiği görüldü.
Mahkememizin yine aynı tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline ihtarname içeriğinde geçen faturanın bir tanesinin tarihinin 24/04/2023 olarak belirtildiği, ihtarname tarihinin ise 02/02/2023 olduğu görüldüğünden buna ilişkin beyanlarını sunmak ve iddiaya konu faturaların kendisine ne zaman tebliğ edildiğine dair beyanlarını sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 10/03/2026 tarihli beyan dilekçesi ile ilgili faturaların müvekkiline 01/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 02/02/2023 tarihinde ise ihtarname gönderilerek faturaların iptalinin talep edildiğinin bildirildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2023/... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/05/2024 tarihli raporda " Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda;
• Davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri ibraz edilmediği için incelenemediği,
• Davalı tarafa ait 2022 Yılı ticari defterlerin incelendiği ancak 2022 Yılı tarihli çek ve/veya davacı tarafa ait herhangi bir kayda rastlanmadığı,
• Tarafların 2023 Yılı’nda davalı tarafından davacı adına düzenlenen 2 adet faturayı karşılıklı olarak Ba-Bs beyanlarında bildirdiği, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Kök rapor aşamasında davacı tarafça defter sunulmadığı görüldüğünden mahkememizce dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdi ile; taraflarca defterlerin bulunduğu adreslerin bildirildiği görülmekle; taraf defterleri üzerinde inceleme yaparak mahkememiz uyuşmazlık noktaları ve tarafların rapora itirazları hususunda ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, 18/04/2025 tarihli raporda davacı tarafın bildirdiği adrese gidildiği ancak defterlerin yine incelenemediği bildirilmiş ve "Sayın Mahkeme tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde dava dosyası , davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda;
• Davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri ibraz edilmediği için incelenemediği,
• Davalı tarafa ait 2022 Yılı ticari defterlerin incelendiği ancak 2022 Yılı tarihli çek ve/veya davacı tarafa ait herhangi bir kayda rastlanmadığı,
• Davalı tarafın 2023 Yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucundaki tespitler:
1-2023 Yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki yapılmamıştır.
2- Yevmiye defteri kayıtları 32.19.2023 / ... yevmiye nolu işlemden sonra yapılmamıştır.
3- Alınan çeklerle ilgili alınan çekler hesabında ve Ekiplere ait 120 hesapta kayda rastlanmamıştır.
4- Davacı adına düzenlenen 2 adet fatura ticari defterlere kaydedilmiştir.
5- Kebir defterinin de dolayısıyla eksik yazılmıştır.
6- Envanter defterinin hiç yazılmadığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak davacı tarafın ticari defterlerinin incelenemediği , davalı tarafın 2022 Yılı ticari defterlerinde dava konusu çeklerle ilgili kayıtlara rastlanmadığı , 2023 Yılı ticari defterlerinde çeklerle ilgili kayıtlara rastlanmadığı , faturaların kayda alındığı ancak davalı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabiliyetinin olup olmadığı konusunun Sayın Mahkeme’de olduğu, " şekilde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında taraflar arasında mandalina satışına ilişkin olarak sözlü olarak anlaşıldığını, bu anlaşma doğrultusunda davacı tarafından davalıya toplam 400.000-TL tutarında çeklerin verildiği, bu çeklerin davacı tarafça ödendiği,
davalı şirket tarafından ise davacı şirkete 23.01.2023 tarihinde 200.000-TL ve 24.01.2023 tarihinde 200.000-TL bedelli "5 litrelik yağ" faturası düzenlendiğini, taraflar arasında hiçbir surette yağ ticaretine ilişkin anlaşma sağlanmadığını, davacıya böyle bir teslimat da yapılmadığını beyan etmiş ve karşılığında ürün teslimi yapılmadığından ödenen çek bedelinin davalıdan tahsili için davaya konu itirazın iptali davasının açıldığını beyan etmiş,
davalı taraf ise aşamalardaki beyanlarında davacının mandalina satışı gibi gerçek dışı bir iddiada bulunduğunu ve bir kısım çekler ile faturaların bağlantılı olduğunu iddia ederek ve bu bağlantıyı kurmaya çalışarak beyanlarda bulunduğunu ifade etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/7519 E., 2024/1622 K. Sayılı kararında " takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, satım akdinde, malın teslim edildiğinin ispat yükümlülüğü satıcıya, satım bedelinin ödendiğinin ispat yükümlülüğü ise alıcıya ait olduğu,
Mahkemece de tespit edildiği üzere, davacı tarafça düzenlenen toplam 449.205,000 TL bedelli 4 adet faturanın davalı tarafça BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, davacı tarafça mal teslimine ilişkin ispat yükünün yerine getirildiği, BA bildiriminin mal alımına ilişkin karine teşkil ettiği, davalı tarafça bu karinenin aksi ya da fatura bedellerinin ödendiğinin ispat olunamadığı, dolayısıyla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. " şeklindeki bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosyamız kapsamında yapılan değerlendirmede de; davacının kendisine birden fazla kez süre verilmesine rağmen defterlerinin inceleme için hazır etmediği, bu nedenle defterlerinin incelenemediği ancak bilirkişi tarafından yapılan incelemede tarafların 2023 Yılı’nda davalı tarafından davacı adına düzenlenen 2 adet faturayı karşılıklı olarak Ba-Bs beyanlarında bildirdiği tespit edilmiştir.
Bu hali ile davalı tarafça düzenlenen faturaların her iki tarafça da vergi dairesi formlarında bildirildiği tespit edildiğinden davalı tarafın mal teslimine ilişkin ispat yükünün yerine getirildiği, BA bildiriminin mal alımına ilişkin karine teşkil ettiği, davacı tarafça bu karinenin aksinin de ispat edilemediği kanaatine varılmıştır.
Öte yandan davacı tarafından davalıya çek verildiği ve bu çeklerin de tahsil edildiği, davacının çek karşılığı ürün teslimi yapılmadığı iddiasında bulunduğu görülmüştür.
Dosyamız ile emsal mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/1808 E., 2023/1111 K. Sayılı kararında " Peşin satışta mal ve bedel aynı anda ödenir ve aslolan da peşin satıştır. Bir başka anlatımla, alıcı ve satıcının yüklendiği edimler aynı anda ifa edilmektedir. Öte yandan çek de, peşin ödeme aracı olup malın teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davacıya aittir. Diğer bir deyişle, bedeli ödendiği halde fatura konusu malın teslim edilmediğini ispat yükü davacı tarafın üzeride olup davacının söz konusu iddiasını miktar itibariyle kesin deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının ödediği çek bedelleri karşılığında kendisine ürün teslimi yapılmadığı iddiası ile yapılan ödemenin iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminde bulunarak huzurdaki davayı açtığı, emsal mahiyetteki istinaf ilamı da dikkate alınarak peşin satışta mal ve bedel aynı anda ödeneceği ve aslolanın da peşin satış olduğu, bir başka anlatımla, alıcı ve satıcının yüklendiği edimlerin aynı anda ifa edileceği, öte yandan çek de, peşin ödeme aracı olup malın teslim edildiğine karine teşkil edeceği, bu karinenin aksini ispat külfetinin ise davacıya ait olduğu,
bedeli ödendiği halde fatura konusu malın teslim edilmediğini ispat yükü davacı tarafın üzeride olup davacının söz konusu iddiasını miktar itibariyle kesin deliller ile ispat etmesi gerektiği ancak dosya kapasımda davacının bu yönde bir delil sunmadığı, defter ve belgelerini de ibraz etmediği, davacı her ne kadar davalı tarafça ayçiçek yağına ilişkin olarak düzenlenen faturalarla ilgili taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı ve fatura konusu ürünün de teslim edilmediğini beyan etmiş ise de;
bilirkişi tarafından yapılan incelemede tarafların 2023 Yılı’nda davalı tarafından davacı adına düzenlenen 2 adet faturayı karşılıklı olarak Ba-Bs beyanlarında bildirdiğinin tespit edildiği, davalı tarafça düzenlenen fatura tutarı ile davacının ödediği çek bedelinin de uyumlu olduğu, bu husus da dikkate alındığında davacının kendisine mal teslimi yapılmadığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın açıklanan gerekçelerle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
17/03/2026 Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/241, K. 2026/177, 17 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama