İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/443 K.2024/518

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/443Karar2024/518Tarih19 Temmuz 2024Okuma22 dk · 4.413 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
19 Temmuz 2024
Esas no
2023/443 Esas
Karar no
2024/518
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
24/11/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.413 kelime·22 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın 25.01.2012 tarihinde, sevk idaresindeki, ... plakalı ve diğer davalı ...

A.Ş.'ne ait araç ile, ..., ..., ... semtinde kurulu bulunan semt pazarının içinden geçmek isterken, kamyonetin kapalı kasasının üst kısmı pazar çadırının iplerine takıldığını ve iplerin gerilmesine neden olduğunu, bu sırada aynı yerden geçmekte olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ve diğer davalı ... 'a ait aracın ise gerilmiş olan pazar iplerine takılmak suretiyle iplerin kopmasına ve pazar çadırını tutan büyük demirin fırlayarak müvekkillerin murisine çarpmasına neden olduğunu, bu olay neticesinde müvekkillerinin murisi ...'nın 29.01.2012 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak eşi ... ve çocukları ..., ..., ...,

...'nın kaldığını, söz konusu olay ile ilgili olarak, ...

33. Asliye Ceza Mahkemesi ...Esas sayıya kayden, her iki araç sürücüsü hakkında ceza davası açıldığını, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Raporu neticesinde; "müteveffanın ölümünün künt batın travmasına bağlı ince bağırsak perforasyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunu ve kişinin 25.01.2012 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanması neticesinde 29.01.2012 tarihinde vefat ettiği ve kaza ile ölüm arasında illiyet bağının mevcut olduğu" bunun yanında "müteveffanın ölümüne neden olan kazanın oluşumunda, sanık ...'ın asli kusurlu,

diğer sanık ...'ın ise tali kusurlu olduğu"nun tespit edildiğini ve sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, verilen kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından ...Esas sayıya kayden onanarak kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı ve ceza dosyası münderecatı ile sabit olduğu üzere;

her iki sanığın kullandıkları kamyonetler ile pazar verinden kontrolsüz ve tedbir almaksızın geçişleri sırasında pazar çadırının iplerinin kopması ve bu sırada fırlayan pazar direk demirinin müvekkillerin babası ...'nın karnına isabet etmesi neticesinde, müvekkillerin babasının vefat ettiğini, kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Trafik Sigortası, .. nolu poliçe ile ...

Sigorta A.S. tarafından yapıldığını, ... plakalı aracın Zorunlu Trafik sigortasının ise ... no.lu poliçe ile ...

Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, müteveffa ...'nın emekli maaşı aldığını, müteveffanın eşi olan davacı ... , onun vefatı ile birlikte hem müteveffanın maddi desteğinden mahrum kaldığını, hem de manevi yönden derin bir üzüntü yaşadığını, müteveffanın çocukları olan diğer davacıların da babalarını beklenmedik bir şekilde kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşadıklarını, murisin hiçbir kusuru olmaksızın, meydana gelmiş olan bu olayın meydana geliş şeklinin de, eş ve babalarını yitirmiş olan müvekkillerinin acısını daha da arttırdığını, ceza dosyasında mevcut sanık beyanları, tanık ifadeleri, adli tıp ve bilirkişi raporları,

mahkeme kararı ve Yargıtay onama ilamı ile davalı sürücülerin davaya konu olayın meydana gelmesinde tam kusurlu oldukları ve bu kaza neticesinde muris ...'nın vefatına sebebiyet verdikleri sabit olup, araç sürücülerinin yanı sıra, davalılar ...

A.Ş. ve ... ise hem araç maliki hem de işveren olmaları nedeniyle maddi ve manevi tazminattan sorumlu olup, araçların sigortacılarının ise poliçe limitleri dahilinde maddi tazminattan sorumlu olduklarını belirterek, sonuç olarak; müvekkillerin murisi ...'nın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölümüne sebebiyet verilmesi nedeniyle;

a) Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müteveffanın eşi davacı ... için belirsiz alacak mahiyetindeki Maddi Tazminat alacağından şimdilik 10.000,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketleri poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak üzere), b) Müveffanın eşi ... için 50.000,00- TL, müteveffanın çocukları ... için 20.000,00- TL, ... için 20.000,00 -TL, ... için 20.000,00-TL ve ... için 20.000,00- TL Manevi Tazminatın,

olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigortacı davalılar haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın 25.01.2012 tarihinde gerçekleştiğini, davanın ise 24.11.2016 tarihinde açıldığını, zarar görenin zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren yasada öngörülen 2 yıllık sürenin çok üzerinde bir zaman geçtiğini ve şayet iddia edildiği gibi bir alacak varsa, bu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, dava açılmadan önce, sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, bu yapılmadığından gerekli şartları taşımayan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, trafik kazasından doğan tazminat talebi için;

davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Asliye ticaret mahkemeleri görevsiz olduğundan itirazlarının kabulü ile mahkememizin görevsizliğine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin şayet bir sorumluluğu varsa bu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sosyal güvenlik kurumu’na müzekkere yazılarak,

davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi branştan ödeme yapıldığının araştırılmasını, söz konusu ödemelerin hesaplanacak tazminattan düşürülmesi gerektiğini, bir an için müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedilse dahi, haksız fiillerden dolayı tazminat taleplerine, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması ve kusurunun bulunması durumunda hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini,

her türlü itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın zamanaşımı,görev ve dava şartı yönlerinden reddine karar verilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılacak bilirkişi incelemesi ve sundukları deliller göz önünde tutulduğunda söz konusu olayda müvekkillerin hiç bir dahli ve kusurunun bulunmadığının anlaşılacağını, müvekkili ...'ın, ceza yargılaması aşamasında söz konusu kazaya karıştığı iddiasını yargılamanın her aşamasında red ettiğini, ancak eksik inceleme ve bilirkişi raporu ile hakkında ki kararın oluşturulduğunu, diğer müvekkili ...'ın ise ceza yargılamasının tarafı olmayıp, söz konusu davada bir dahlinin olmadığını, bu sebeple söz konusu ceza mahkemesi yargılaması bilirkişi raporu ve ilamın,

davalı ... hakkında hiç bir şekilde hüküm oluşturmadığını, davalı ...'ın kullanmış olduğu ve ...A.Ş'ye ait aracın, pazarcıların germiş olduğu branda ve iplere takılmak sureti ile branda ve demirlerinin düşmesine sebep verdiğini, müvekkillerinin kabulünde olmamakla birlikte, düşen bu branda ve demirlere müvekkili ...'ın kullandığı ve diğer müvekkili ...'a ait olan aracın çarpması ile branda demirinin davacıların murisi ...'nın yaralandığı iddası bulunmakla birlikte çarpmayı gören tanık, CD kaydı veya başkaca bir delil ceza dosyasında da bulunmadığını, davacıların murisi ..., bilahare kazadan sonra evine gittiğini,

davacı ...'nın ceza mahkemesinde vermiş olduğu ifadeye göre, müteveffanın rahatsızlanması ile hasteneye götürüldüğünü, ancak doktorların hastanede yatırmamaları üzerine, davacılar murisinin eve geri getirildiğini, cuma günü (olaydan iki sonra) yaralının tekrar rahatsızlanması üzerine cumartesi sabahı saat 4.00'te ambulans çağrıldığını, ancak yaralı murisin hastaneye gitmek istemediğini, bilahare cumartesi günü saat 16.00'da rahatsızlanıp hastaneye yatırıldığını, 8 saat sonrada vefat ettiğini, müvekkillerinin aracının bu olaya karıştığına dair yeterli delil bulunmadığını, vefat eden ...

28.01.2012 tarihli ifadesinde "...'e ait servis aracının oradaki pazarda bulunan brandası kamyonete takılması sonucu brandaya bağlı demir parçası karnıma isabet ederek yaralanmama sebep oldu." şeklinde olduğunu, davacıların ve olayı gören tanıkların hiç birinin yaralanma anını ve çarpmayı görmediğini, olay anına ilişkin görüntü kaydı bulunmamadığı,

ceza dosyasında bulunan bilirkişi raporunun, kusur oranı yönünden de hatalı olduğunu, kazanın oluşmasında, öncelikli olarak herkesin görmüş olduğu ve müteveffanında şikayetçi olduğu davalı ... aracı işleteni ve şoförünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin, pazarın kurulu bulunduğu caddeye hiç bir şekilde girmediğini, olay yerinde keşif yapılması halinde net olarak görüleceği üzere pazarın ...

Caddesinde kurulduğunu, müvekkilinin ise ...caddesinden... caddesine dönerek bu yönde hareket ettiğini, pazar kurulmayan bir sokak yada caddeye pazar brandasına takılması, branda iplerinin bu sokağa uzatılması pazarcıların bu brandayı doğru ve usulüne uygun şekilde kurmadıklarını gösterdiğini, bu sebeple olayın meydana gelmesinde pazarcı esnafın kusurunun asıl olduğunu, pazarcı esnafının brandalarını diğer sokakları etkilemeyecek şekilde kurmalarını denetleyecek olan kurumun ise ...

Belediyesi Zabıta Amirliği olduğunu, ...

Belediyesi Zabıta Amirliği'nin yeterli denetimi yapmadığını ve kazanın oluşmasında kusurunun bulunduğunu, müteveffa, kazadan sonra rahatsızlanmış olmasına rağmen, gelen ambulansa binmeyerek ölüme bir nevi davetiye çıkardığını, ölümün meydana gelmesinde bizzat müteveffanın da kusurunun mevcut olduğunu, 1. gün hasteneye gitmiş olmasına rağmen müteveffayı yatırmayarak ve gerekli özeni göstermeyen hastaneninde kusurunun da mevcut olduğunu, müteveffanın davacı varislerinin, babalarının, eşlerinin hastalığını görmelerine rağmen daha ısrarcı bir şekilde hastaneye götürseler idi, yine bu ölümün meydana gelmeme ihtimalinin olduğunu,

bu ihmali davranışları sebebiyle müvekkillerden maddi ve manevi tazminat taleplerinin anlaşılabilir olmadığını belirterek, sonuç olarak; müvekkilleri aleyhinde açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davaya konu kaza 25.01.2012 tarihinde gerçekleşmiş ise de, davanın 24.11.2016 tarihinde açıldığını, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren yasada öngörülen 2 yıllık süreyi geçirdiğini, iddia edilen alacak şayet var ise zamanaşımına uğramış olup, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada, müvekkili ...’ın kusurlu olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, bahse konu olayda ..., kullandığı aracın pazar tentelerine takılması üzerine aracı durdurduğunu ve aracından indiğini,

olay yerindeki diğer kişiler ile takılan ip ve tentelerden aracı kurtarmaya çalıştıkarı esnada, diğer ikinci araç da iplere takıldığını ancak uyarılara rağmen durmadığını, süratli olduğundan ipleri kopardığını ve bu esnada kopan ipin ucuna bağlı olan demir fırlamak suretiyle ...’nın yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen olayın müvekkili ...'ın eylemi olmadığını, müvekkilinin eyleminin, ipe/çadıra takılma ve durup araçtan inmesi ile sona erdiğini, ölüme sebebiyet veren ipin kopması ve demirin ölene çarpması eyleminin diğer davalının eylemi olup, iki eylemi ayrı ayrı değerlendirme zaruretinin olduğunu,

müvekkilinin eylemleri ile dava konusu olay arasında illiyet bağının kesildiğini, davalının trafik kurallarına aykırı hiçbir davranışı olmadığı gibi, kusura dayalı ihmalli bir davranışının da bulunmadığını, her ne kadar ... 33. Asliye Ceza Mahkemesi ...

E. sayılı dosyasında müvekkili tali kusurlu bulunmuş olsa da; alınan raporların, araştırılmasını istediği hususlar yönünden eksik olduğunu, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu hukuk hakimini bağlamayacağını, müvekkilinin, dava konusu kazaya ilişkin kusuru bulunmaması sebebiyle maddi ve manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, vefat edenin hastaneye müracaatı sonrasında tedaviye yanaşıp yanaşmadığı, hastanedeki görevlilerin iç kanama riskine karşı 24 saat müşahede altına almayışları ve diğer hususlardaki kusur ve sorumlulukların araştırılması,

müteveffanın yahut ilgili hastanenin kusur durumu da araştırıldıktan sonra hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın ölümü ile birlikte, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara bir ödeme ve/veya herhangi bir gelir tahsisi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinın haksız ve mesnetsiz olduğunu, talep edilen miktarların fahiş olduğunu, talep edilen bedeller haksız zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğunu, sonuç olarak davanın zamanaşımı yönünden reddine, müvekkilinin kusursuz olması sebebiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve davanın reddine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ...

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava tarihinden evvel maddi tazminat talepleri bakımından müvekkili sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunmadığını, 6704 sayılı kanun ile dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapmanın zorunlu hale getirildiğini, bu nedenle davanın müvekkili yönünden usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla, 25.01.2012 tarihinde ölümlü trafik kazasına karıştığını belirtilen ... plakalı aracın 05.02.2011 başlangıç 05.02.2012 bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...numaralı zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile diğer davalı ...

A.Ş. adına ölüm ve maluliyet halinde kaza tarihi itibarıyla şahıs başına 225.000,00 TL azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigortalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamına dahil olmadığını, bir an için müvekkili sigorta şirketinin dava konusu maddi tazminat talebi ile sorumlu olduğu düşünülse dahi;

müvekkili sigorta şirketinin işbu sorumluluğu kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davacıların davaya konu tazminat talepleri bakımından müvekkil sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunmadıklarını, temerrüdün söz konusu olmadığını, kabul anlamma gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması durumunda, müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, sonuç olarak;

öncelikle dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, davanın müvekkili sigorta şirketi yönünden usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, yahut diğer savunmaları da dikkate almarak hüküm tesis edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... A.Ş. vekili, 21/12/2016 tarihli dilekçe ile; cevap süresinin uzatılmasını talep etmiş ve kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını bildirerek, zamanaşımı def'inde bulunduklarını beyan etmiştir. Mahkememizden verilen 06/03/2020 tarih ve ... Esas - ... sayılı kararı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25/10/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.

Mahkememiz dosyasında, dosyamızda daha önce rapor hazırlayan aktüerya bilirkişisi ...'a tevdi ile; davacı ...'nın yargılama sırasında 05/01/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından; bu davacı için hesaplanan maddi tazminat tutarına ilişkin kişinin vefat tarihi de dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, ayrıca ek raporda hem PMF 1931 hem de TRH2010 tablosuna göre hesaplama yapılmasının ve müteveffa davacının mirasçılarına düşecek tazminat miktarlarının da davacı vekili tarafından sunulan veraset ilamı uyarınca hesaplanmasının istenilmesine,

duruşmanın bırakılacağı tarih dikkate alınarak bilirkişi raporu hazırlanırken 2024 asgari ücret tarifesinin dikkate alınarak gerekirse bu hususta da terditli değerlendirme yapılarak ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 07/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" SONUC: Yukarıda Sayın Mahkemeye takdim edilen açıklamalar çerçevesinde, değerlendirme, hukuki takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev çerçevesinde;

dosya kapsamındaki mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu;25.01.2012 tarihinde meydana gelen olay sonrası 29.01.2012 vefat eden ...” nın desteğinden yoksun kalan eşi için hazırlanmış olan işbu rapor.

29.01.2012 tarihinde destekçi ...” nın vefatı sonrasında; davacı ...” nın eşini kaybetmesi sonucu 05/01/2021 vefat tarihine kadar toplam DYK zararının 65.209,84 TL olduğu, davalıların kusur oranları dahilinde sorumluluklarının bulunduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden kaza tarihinin 25.01.2012 olduğu dikkate alındığında teminat limitinin 225.000,00 TL olduğu ve hesaplanan tazminat tutarının işbu limit dahilinde kaldığı görülmektedir.

... 7 Noterliği tarafından düzenlenen ... tarih ... yevmiye numaralı “Mirasçılık Belgesi”nde;

25/03/1951 doğumlu ...” nın 05/01/2021 vefatı sonrası terekesinin 4 pay olarak kabul edildiği;

1 payın oğlu ...'ya,

1 payın oğlu ...'ya,

1 Payın oğlu ...'ya ve

1 payın kızı ...'a ait olduğunun belirtildiği,

Bu durumda;

Davacı ...'nın toplam 65.209,84 TL eşini kaybetmesi nedeni ile destek zararının;

1/4 payı oğlu ...'ya (65.209,84 x 1/4) 16.302,46 TL,

1/4 payı oğlu ...'ya (65.209,84 x 1/4) 16.302,46 TL,

1/4 payı oğlu ...'ya (65.209,84 x 1/4) 16.302,46 TL,

1/4 payı kizi ... 'a (65.209,84 x 1/4) 16.302,46 TL

şeklinde paylaştırılabileceği hesaplanmış olup, hukuki takdir Sayın Mahkemenindir.

Sayın Mahkeme tarafından; “...Davalılar ...A.Ş., ..., ..., ... yönünden 25.01.2012 tarihinden, diğer davalılar ... Sig.A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” hükmünün bulunduğu görülmekle,...” davalıların sorumlulukları ile temerrüt tarihi ve faiz türü Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.

Mahkememiz dosyasında, mahkememizin ek rapor alınmasına ilişkin ara kararında davacı ...'nın yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle vefat tarihi de dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine ve ek raporda hesaplamanın terditli olarak yapılmasının istenilmesine rağmen yalnızca TRH 2010 tablosu ve güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,

PMF 1931 tablosuna göre hesaplama yapılmadığı görülmekle dosyanın yerinden ek rapor için bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 18/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" SONUC: Yukarıda Sayın Mahkemeye takdim edilen açıklamalar çerçevesinde, değerlendirme, hukuki takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev çerçevesinde; dosya kapsamındaki mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu;25.01.2012 tarihinde meydana gelen olay sonrası 29.01.2012 vefat eden ...” nın desteğinden yoksun kalan eşi için hazırlanmış olan işbu rapor 29.01.2012 tarihinde destekçi ...” nın vefatı sonrasında;

davacı ...” nın eşini kaybetmesi sonucu 05/01/2021 vefat tarihine kadar toplam DYK zararının 63.468,94 TL olduğu, davalıların kusur oranları dahilinde sorumluluklarının bulunduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden kaza tarihinin 25.01.2012 olduğu dikkate alındığında teminat limitinin 225.000,00 TL olduğu ve hesaplanan tazminat tutarının işbu limit dahilinde kaldığı görülmektedir.

... 7 Noterliği tarafından düzenlenen... tarih ... yevmiye numaralı “Mirasçılık Belgesi”nde;

25/03/1951 doğumlu ...” nın 05/01/2021 vefatı sonrası terekesinin 4 pay olarak kabul edildiği;

1 payın oğlu ...'ya,

1 payın oğlu ...'ya,

1 Payın oğlu ...'ya ve

1 payın kızı ...'a ait olduğunun belirtildiği,

Bu durumda;

Davacı ...'nın toplam 63.468,94 TL eşini kaybetmesi nedeni ile destek zararının;

1/4 payı oğlu ...'ya (63.468,94 x 1/4) 15.867,235 TL,

1/4 payı oğlu ...'ya (63.468,94 x 1/4) 15.867,235 TL,

1/4 payı oğlu ...'ya (63.468,94 x 1/4) 15.867,235 TL,

1/4 payı kızı ... 'a (63.468,94 x 4) 15.867,235 TL

şeklinde paylaştırılabileceği hesaplanmış olup, hukuki takdir Sayın Mahkemenindir.

Sayın Mahkeme tarafından; *...Davalılar ...A.Ş., ..., ..., ... yönünden 25.01.2012 tarihinden, diğer davalılar ... Sig.A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” hükmünün bulunduğu görülmekle,...” davalıların sorumlulukları ile temerrüt tarihi ve faiz türü Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen 2016/1147 E., 2020/196 K. Sayılı kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ...., ... K. Sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkememizce bozma ilamına uyulmakla bozma gerekleri yerine getirilmeye çalışılmıştır. Dosyamız davacılarından ...'nın 05/01/2021 tarihinde yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılmış, müteveffanın mirasçılarının tamamı dosyada taraf olduğundan mirasçılar tarafından dosyaya devam edilmiştir.

Mahkememiz kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay ilamından sonra dosyanın yeniden yapılan incelemesinde ; mahkememiz ilk kararına karşı yasa yoluna başvuran tarafların usuli kazanılmış hakları değerlendirilerek ayrıca davacı-müteveffanın bakiye ömür süresinde değişiklik olduğu hususu da dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır.

Dosyanın ek rapor sonrası yapılan incelemesi, tarafların itirazları ve raporun mahiyeti de dikkate alınmış, dosyaya bozma sonrası sunulan ilk ek raporun mahkememiz ara kararını karşılamadığı kanaatine varılmakla; mahkememiz 2. Celsesinin ek rapor alınmasına ilişkin ara kararında davacı ...'nın yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle vefat tarihi de dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine ve ek raporda hesaplamanın terditli olarak yapılmasının istenilmesine rağmen yalnızca TRH 2010 tablosu ve güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,

PMF 1931 tablosuna göre hesaplama yapılmadığı görülmekle dosyanın yerinden ek rapor için bilirkişiye tevdi ile; davacı ...'nın yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle vefat tarihi de dikkate alınarak; bozma uyarınca hesaplamaya ilişkin diğer hususlar bakımından usuli kazanılmış haklar gözetilmek ve kök rapordaki veriler esas alınmak üzere ve kök rapordaki gibi PMF 1931 hesap tablosu esas alınarak da ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.

KTK.'nun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu m.91 gereği, işletenlerin KTK.'nun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre, olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yasaca yaptırımları zorunlu kılınan ve KTK.'nun kapsamında motorlu bir aracın kara yolunda işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu belli limitler ve kusur oranı dahilinde ve gerçek zarar miktarı ile karşılamayı amaçlayan sorumluluk sigortasıdır.

Tarafların sosyal ekonomik durumu araştırılmış, hastane kayıtları, trafik, sigorta ve nüfus kayıtları poliçe ve hasar dosyası ile ceza dosyası celp edilmiş, kusur oranı ve tazminat miktarı konusunda yerel bilirkişilerden rapor alınmıştır.

Kaza, 25/01/2012 tarihinde sigortaların teminatları süresi içinde meydana gelmiştir.

... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından alınan 20.03.2014 tarihli raporda: davalı sürücü ...’ın tali kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, maktül yaya ...'nın ise kusursuz olduğunun belirtildiği, anılan mahkemece verilen 2012/296 E, 2014/303 Karar sayılı ilamı ile; Sanık ...'ın suçu sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 85/1.maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK 231 maddesi gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, Sanık ...'ın suçu sabit olduğundan, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, para cezasına çevrildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ... E.... Karar, 26.04,2016 tarihli ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür.

Kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 03/08/2018 tarihli raporda özetle; sürücü ...'ın tali derecede, sürücü ...'ın asli derecede kusurlu olduğunu, maktül yaya ...'nın olay mahallinde bulunduğu sırada gerçekleşen kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığını, sonuç olarak; davalı ...’ın %30 oranında, davalı ...’ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu, maktül ...'nın kusursuz olduğu hususları mütalaa edilmiştir.

Tazminat hesabı yönünden aktüerya bilirkişisinden alınan bozma öncesi raporda özetle; davacı ...'nın 29.01.2012 tarihinde destekçi eşi ...'nın vefatı sonucu toplam destekten yoksun kalma zararının 114.505,64 TL olduğu, bozma sonrası 18/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda müteveffa davacı ... nın bakiye ömür süresine göre hesaplanan tazminat tutarının 63.468,94-TL olduğu bildirilmiştir.

Her ne kadar TRH 2010 tablosuna göre Adife Sıralının vefat ettiği tarihe kadar hak kazandığı tazminat hususunda da rapor tanzim edilmiş ve bu tabloya göre tazminat tutarı 65.209,84-TL bulunmuş ise de; mahkememiz ilk kararı ile ilgili davacının yasa yoluna başvurmadığı bu hali ile, hesaplamaya ilişkin diğer hususlar bakımından usuli kazanılmış haklar gözetilmek ve kök rapordaki veriler esas alınmak üzere ve kök rapordaki gibi PMF 1931 hesap tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği (¸Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ...

E., ...K. ) kanaatine varıldığından ...'nin vefat ettiği tarihe kadar hak kazandığı tazminat tutarının 63.468,94-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede; mahkememizce verilen 06/03/2020 tarihli kararla davacı ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davasının kabulü ile, 114.505,64-TL nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Mahkememiz kararı taraflara tebliğ edilmiş, mahkememiz kararı davalı ... A.Ş., davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından istinaf ve temyiz edilmiş, diğer davalılar karara karşı yasa yoluna başvurmamıştır.

Mahkememiz kararı davalı ... ve ... Vekiline 16/09/2020 tarihinde davalı ... vekiline de 16/09/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, bu davalılar tarafından yasa yoluna başvurulmamış, diğer davalıların kararı istinaf etmesi üzerin dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve davacı ...'nın da dosya istinaf incelemesinde iken 05/01/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

Davalılar ..., ... ve ... yönünden mahkememiz kararının henüz davacı sağ iken kesinleştiği kanaatine varıldığından ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığı değerlendirilmekle, maddi tazminat hususunda değerlendirme yapılırken usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak bu davalılar yönünden mahkememiz ilk hükmünde belirtilen tutarla bağlı kalınarak değerlendirme yapılmış, mahkememizce yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabı yapılırken de bu husus göz önünde bulundurulmuş, mahkememiz kararına karşı yasa yoluna başvuran ...

A.Ş., davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden ise bozma sonrası ilk rapordaki verilere göre ancak davacının vefat ettiği tarihteki ömür süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunan 63.468,94-TL tutar üzerinden davacı-mirasçıların maddi tazminat istemlerinin kabulü gerekmiştir. Nitekim emsal mahiyetteki Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ... E., ...

K. Sayılı kararında " Bu açıklamalara göre davacının maddi tazminat alacağının taraflar arasında daha önce kesinleşen kararın gerekçesi kapsamında belirlendiği iş bu davada ise önceki davada tahsiline karar verilmeyen kısımla ilgili olarak dava açılmış olduğu dikkate alındığında, davacının yargılama sırasında vefatının lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıramayacağı açıktır, o halde davalı vekilinin usuli kazanılmış hakkın varlığına rağmen ölüm tarihi gözetilerek yeniden hesap raporu alınmasına yönelik itirazlarının bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olmuştur." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.

Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.nin davadan önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil sunulmadığından bu davalılar yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.

Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 4721 Sayılı TMK'nın 25/4.madde ve bendinde "manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez; miras bırakan tarafında ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davacı muris ...'nın 24/11/2016 tarihinde davalılara karşı huzurdaki manevi tazminat davasını açtığı, daha sonra 05/01/2021 tarihinde vefat ettiği, bu durumda murisin manevi tazminat talebini dava açmak suretiyle ileri sürmüş olduğunun kabul edilmesi gerektiği (... Bölge Mahkemesi 4.H.D. ...E., ... K. Sayılı kararı) ve mirasçılar tarafından da davaya devam edildiğinden davacı Adife'ye dair manevi tazminat isteminin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.

Davacıların manevi tazminat istemine ilişkin olarak; kazanın taraflarının kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları , paranın alım gücü ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek davanın kabulü ile davacılardan ... mirasçıları için 50.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL ve ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın 25/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...A.Ş. ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1 -Davacılar/müteveffa ... mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; toplamda 114.505,64-TL nin , 63.468,94-TL sinin tüm davalılardan müşterek müteselsilen, bakiye 51.036,70-TL sinin ise davalılar ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı/müteveffa ... mirasçıları olan davacılara ... 7. Noterliğinin ... no.lu ... tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine, kabul edilen tazminat tutarlarına ...A.Ş., ..., ..., ... yönünden 25.01.2012 tarihinden, diğer davalılar ...A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

2-Davacıların ...A.Ş., ...A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. 'ye dair fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,

3- ... için mirasçıları/davacıların murislerine ilişkin manevi tazminat talebinin kabulü ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın 25/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...A.Ş. ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı/müteveffa ... mirasçıları olan davacılara İstanbul 7. Noterliğinin 470 no.lu 11/01/2021 tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine,

4- Davacıların manevi tazminat talebi yönünden; davalarının kabulü ile, davacı ... için 20.000,00-TL, davacı ... için 20.000,00-TL, davacı ... için 20.000,00-TL ve davacı ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın 25/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....A.Ş. ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

5 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 16.702,18 TL harçtan peşin alınan 2.262,87 harcın ( 478,17 dava açılırken + 1.784,70 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 14.439,31 TL harcın; davalılardan (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketi için 2.072,69-TL ile sınırlı olmak, davalı... Şirketi yönünden 10.952,99-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) tahsili ile hazineye irat kaydına,

6- Davacı tarafından yatırılan 2.262,87 TL harcın ( 478,17 dava açılırken + 1.784,70 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,

7- Destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden Davacı ... mirasçılarının kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi (Madde 10-1) uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin (davalılar ..., ... ve ..., yönünden bozma öncesi hükümde belirlenen 14.828,04-TL ile sınırlı kalmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... mirasçıları olan davacılara ... 7. Noterliğinin ... no.lu ... tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine,

8-Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi, ...Anonim Şirketi, ... Sigorta Anonim Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan ... 7. Noterliğinin ... no.lu 11/01/2021 tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında alınarak bu davalılara verilmesine,

9- Manevi Tazminat yönünden Davacı ... mirasçılarının kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin 3.400,00 TL'sinin (bozma öncesi hüküm ve usuli kazanılmış hak gözetilerek) davalılar ... Şirketi, ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmının ise yalnızca ... Şirketinden alınarak davacı/müteveffa ... mirasçıları olan davacılara İstanbul 7. Noterliğinin 470 no.lu 11/01/2021 tarihli mirasçılık belgesindeki payları oranında verilmesine,

10-Manevi Tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin 3.400,00 TL'sinin (bozma öncesi hüküm ve usuli kazanılmış hak gözetilerek) davalılar ... Şirketi, ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmının ise yalnızca ... Şirketinden alınarak bu davacıya verilmesine,

11- Manevi Tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin 3.400,00 TL'sinin (bozma öncesi hüküm ve usuli kazanılmış hak gözetilerek) davalılar ... Şirketi, ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmının ise yalnızca ... Şirketinden alınarak bu davacıya verilmesine,

12- Manevi Tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin 3.400,00 TL'sinin (bozma öncesi hüküm ve usuli kazanılmış hak gözetilerek) davalılar ... Şirketi, ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmının ise yalnızca ... Şirketinden alınarak bu davacıya verilmesine,

13-Manevi Tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL nisbi vekalet ücretinin 3.400,00 TL'sinin (bozma öncesi hüküm ve usuli kazanılmış hak gözetilerek) davalılar ... Şirketi, ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmının ise yalnızca ... Şirketinden alınarak bu davacıya verilmesine,

14- Davacı tarafça yapılan 1.083,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.850,00 TL bilirkişi ücreti ile 33,50 TL ilk masraf (29,20 TL başvurma harcı + 4,30 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 2.966,50 TL yargılama giderinin 1.644,29 TL'sinin tüm davalılardan, bakiye yargılama kısmının ise davalılar ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

15- Davalı ... Sigorta A.Ş tarafça yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya ödenmesine,

16- Davalı ... Sigorta A.Ş tarafça yapılan 76,55 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya ödenmesine,

17- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,

Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2024

Katip · e-imza Hakim · e-imza

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/443, K. 2024/518, 19 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Hukuki Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/443
Karar No
2024/518
Tarih
19 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/443 K.2024/546
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/443 K.2024/673
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/443 K.2024/388
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/445 K.2024/633
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/445 K.2024/565
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/445 K.2024/487

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.