İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/158 K.2024/222

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Esas2024/158Karar2024/222Tarih26 Mart 2024Okuma10 dk · 1.900 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
26 Mart 2024
Esas no
2024/158 Esas
Karar no
2024/222
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
29/06/2007
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.900 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan 29/06/2007 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı ... ile ...'ın yasal temsilcisi olduğu ... San. Tic. Ltd.

Şti.'ne olan borcundan dolayı 21/07/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/08/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/09/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/10/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/11/2005 vade tarihli 1.265.000,00 TL, 21/06/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/07/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/08/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/09/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/10/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/11/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL, 21/12/2005 vade tarihli 2.600.000,00 TL,

21/01/2006 vade tarihli 2.600.000,00 TL ve 21/02/2006 vade tarihli 2.600.000,00 TL bedelli 14 adet senet olarak toplam 27.725,000,00 TL (27.725,00 YTL) senetleri imzaladığını, senetlerin tam olarak vadelerinde ödenmediğini, bu nedenle ...'ın elinde kaldığını, ancak taksitler halinde ödenen senetlerin hiçbir hak ve alacak kalmayacak şekilde ödenmek suretiyle borcun sona erdiğini, bunun üzerine ...'ın kendi adına ve .... San. Tic. Ltd.

Şti'ni temsilen 10/09/2006 tarihli ödeme ve ibra belgesini müvekkiline verdiğini ve bedeli ödenen senetleri iade edeceğini taahhüt ettiğini, geçen zaman içerisinde müvekkilinin ödemiş olduğu senetlerin asıllarını ...'tan istemesine rağmen ...'ın "bakarız, bizde senedin kalmaz, bugün git yarın gel" gibi geçiştirme cevaplarla müvekkilini oyaladığını, alacaklı ...'ın müvekkilinin ödemiş olduğu ve müvekkiline iade etmesi gerektiği halde iade etmediği ve haksız surette elinde bulundurduğu senetleri kendisi ve şirketi adına ciro etmek suretiyle diğer davalı ...'na tekrar tahsil etmek üzere verdiğini,

senet hamili ...'nun müvekkilinin borcunu sona erdiğini bile bile senetleri ...'tan ciro yolu ile aldığını, müvekkilinin ödemiş olduğu senetleri müvekkiline tekrar ödetmek için kötü niyetli olarak ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, ... ve ... aleyhine taraflarınca ... CBS'nin ... Hz. sayılı dosyası ile nitelikli dolandırıcılık kanaatıyla şikayette bulunulduğunu, senet lehtarı ...'ın ... CBS ... Hz.

Sayılı dosyasındaki şikayet dilekçesinde dava dilekçesinde belirtilen senet bedellerinin müvekkilinin ödediğini, müvekkiline iade edilmesi gerekirken senet hamili ... ...'na cira ettiğinin ikrar ettiğini, senet hamili ...'nun da takibe konu senet bedellerini ödediğini ve müvekkiline iade etmesi gerektiğini bildiği halde kasten icraya verdiğini beyan ederek ... ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu soruşturma dosyasında ...'ın kendisini mağdur gibi gösterdiğini, oysa gerçek mağdurun müvekkili olduğunu,

her iki şahsın adli makamları yanıltarak müvekkilinin ödediği senet bedellerini tekrar tahsil etmek ve müvekkilini nitelikli dolandırma amacını taşıdıklarını ve birlikte hareket ettiklerini beyanla, her türlü tazminat hakları saklı kalmak üzere, müvekkilinin ... 3. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasından takibe konu yukarıda vade tarihleri ve bedelleri belirtilen 14 adet senet aslı toplamı olan 29.725.000 TL (29.725,00 YTL) borç aslının fer'i ve faizleriyle birlikte tamamından ve söz konusu icra dosyasındaki borçtan sorumlu olmadığının tespitine, Mahkemece teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında mahcuz alların satışının önlenmesine, durdurulmasına ve icra veznesine para yatırılması durumunda icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ...

3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan davalıların %40 icra tazminatına mahkum edilmelerini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili tarafından sunulan 27/07/2007 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin vadelerinden önce diğer davalılardan ciro yolu ile hamili olduğu, davacı borçlu tanzimli 14 adet bononun 26/02/2007 tarihinde ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, davacının icra takibini müteakip aynı iddialar ile ... İcra Mahkemesinde ...

Esas sayılı dosyasında dava açtığını ve bilahare davasının red olduğunu, diğer davalı lehdarın davacı borçlu lehine tanzim ettiği iddia olunan 10/09/2006 tarihli ödeme ve ibra belgesi adli bir belge olup her zaman tanzim olunabilecek karakterde olduğunu, sadece davacı ile diğer davalılar arasında sonuç doğurabileceğini, müvekkili için bağlayıcı olamayacağını, müvekkilinin dava konusu bonoları, diğer davalılardan alacağına mahsuben ciro yolu ile devraldığını, davacının da dava dilekçesinde müvekkilinin iş bu senetleri ciro yolu ile devraldığını kabul ettiğini, hal böyle iken alacağın temliki olmadığını,

şahsi def'ilerin ileri sürülemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin işbu senetlerin ödenip ödenmediğini bilebilecek konumda olmadığını, iyi niyetli hamil olarak böyle bir mecburiyeti de olmadığını, davacının diğer davalı ...'ın savcılığa verdiği dilekçesinde "kendisini mağdur gibi gösterdiğini" deklare ettiğini, dava dilekçesindeki tek doğrunun bu olduğunu, müvekkilinin diğer davalılar ile birlikte hareket ettiği ve senet tahsilatçısı gibi ifadelerin iftiradan ibaret olup suç unsuru taşıdığını, müvekkilinin icra takibiyle uğraşmamak için aylarca sabırla beklediğini, ödeme olmayınca icra takibine başladığını,

müvekkilinin kambiyo hukukundan doğan alacağının tahsili gayesinde olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Savcılık başvurularının da hiçbir haklılığı olmadığını, davalı ...'ın hakkını arayan müvekkilini tedirgin etmek için düzenlediği bir senaryo olduğunu, kaldı ki ödendiği iddia olunan 14 adet bononun hiçbirinin davacının elinde olmamasının olağana ters olduğunu, diğer davalılar ile arasında muvazaa olmasının da ihtimal dışı olmadığını, davacının haksız davasını ve iddialarını ispat külfeti altında olduğunu beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %40 icra nikar tazminatına mahkum edilmesine,

muhakeme masrafları ve avukatlık ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... San. Tic. Ltd.

Şti. ve ... vekili tarafından sunulan 27/07/2007 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu senet bedellerini davacıdan taksitler halinde tahsil ettiğini, ancak senetlerin diğer davalı ...'nda bulunduğu için senetleri davacıya iade edemediğini, ödeme ve ibraname başlıklı belgeyi verdiğini, diğer davalı ...'nun senetlerin tahsil edildiğini bildiğini, senet bedelleri ödendiği halde kötü niyetli olarak dava konusu senetleri ile ilgili olarak icra takibine başladığını, müvekkilinin diğer davalı ...'nun bu yasa dışı hareketi nedeni ile ...

CBS'na şikayette bulunduğunu ve diğer davalı hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının açılmasını sağladığını, davacının davalı ...'nun haksız ve kötü niyetli davranışları sebebiyle mağdur olduğunu, bu nedenle kendilerinin davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.

Mahkememizce dosya üzerinden yapılan kontrolde işbu davanın 29.06.2007 tarihinde açılmakla.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...

Esasına kaydının yapılarak dilekçeler teatisinin tamamlanmış olduğu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 11/08/2022 tarihli ... sayılı müstemir yetki kararı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 18/08/2022 tarihli ... sayılı yazısı ile ....Asliye Hukuk Mahkemesinin kurulmasına karar verildiği, İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosunun 25/08/2022 tarihli ... muhabere ve 31/08/2022 tarihli 2022/... muhabere sayılı yazıları ile....Asliye Hukuk Mahkemesinin derdest çift ... esas sayılı dosyasının ... yeni esas numarası verilerek ....Asliye Hukuk Mahkemesine devrinin yapıldığı,

mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 02.11.2023 tarihinde verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkememizce tensiben yapılan incelemede dosya esasının 2007 tarihli olduğu hususu da göz önünde bulundurularak detaylı incelemenin duruşmada yapılması bakımından gider avansı eksikliğinin giderilmesi yönünde ara karar tesis edilerek duruşma günü tayin edilmiş ise de davalı ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 20.3.2024 tarihli talep dilekçesinde özetle;

işbu davanın kesin süresinden sonra gönderme talebinde bulunulması sebebiyle mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken sehven mahkememize gönderilmiş olduğundan bahisle dosyanın kapatılması ve dosyaya görevli mahkemede devam edilmediğinden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesini talep etmiş olmakla dosya tarafların yokluğunda yeniden ele alınarak yapılan incelemede ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/5 Esas sayılı işbu dosyasının 02.11.2023 tarihli celsesinde "1)Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşıldığından,

6100 sayılı HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU nedeniyle, davanın USULDEN REDDİNE,

2)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3)6100 sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince harç, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yetkili ve görevli Mahkemece karar verileceğinden bu hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

4)Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, işbu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

5)Davaya yetkili ve görevli Mahkemede devam edilmez ise talep üzerine yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti konusunda Mahkememizce karar verilmesine,

Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalılar ... ve ... San.Tic.Ltd.Şti.'nin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkememize veya Mahal Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulacak dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde arar verilmiş olduğu, işbu kararın 20.01.2024 tarihinde kesinleşmiş olduğu, mahkemesi tarafından 02.03.2024 Tarihinde düzenlenen kesinleşme şerhinin akabinde aynı tarihte dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine yönelik üst yazı düzenlendiği ve dosyanın mahkememizin işbu esasına tevzi edilmiş olduğu anlaşılmıştır.

... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/... Esas, 2019/... Karar Sayılı, 05/02/2019 Tarihli İlamı " 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesinde; “görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” şeklinde açık bir hüküm mevcut olup, buna göre dosya kendisine gönderilen mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar veremez.

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2018 tarih 2016/... esas ve 2018/... karar sayılı ilamı da "...Oysa yasanın düzenleniş şeklinden davanın açılmamış sayılmasına dair kararın görevsizlik kararını veren mahkemece verilebileceği dolayısıyla dosya kendisine hataen gönderilmiş olan mahkemece, (yapılacak ön incelemede) bu durumun tespiti ile yetinerek, dosyanın, davanın açılmamış sayılması kararı verilmek üzere, görevsizlik kararını vermiş olan mahkemeye gönderilmesi kararı ile yetinmesi gerekmektedir.

Ayrıca hemen belirtmek gerekirse; yasa hükmünün yazılışından davanın açılmamış sayılması kararının kendiliğinden yasa gereği hüküm doğurduğu görevsiz mahkemece bu yönde bir karar verilmemesinin taraflara hak düşürücü süreden sonra dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilebilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi yönünde herhangi bir hak bahşetmeyeceğini de söylemek gerekir.

6100 sayılı HMK'nun 150/7. maddesi gereğince “Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.” Bu nedenle dava taraflarının bu imkanı kullanmamaları halinde, davacının görevli mahkemede yeniden açılması gerekir. Bu nedenle aynı yasanın 20. maddesi gereğince dosya kendisine gönderilen mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar veremeyeceği gibi, yasa hükmü nedeniyle işin esasına girerek bir karar da veremeyecektir. Davanın açılmamış sayılmasının hukuki sonuçları tarafları doğrudan etkileyeceğinden yasadaki imkandan yararlanmayan davacının uyuşmazlığın mahkeme tarafından çözümü için davasını yeniden açması şarttır. Mahkemenin tarafsızlık ilkesinin bir sonucu olarak dosyayı görevsiz mahkemeye iade ile yetinmesi icabeder.

Hal böyle olunca, HMK'nun 20. maddesi uyarınca dosyanın görevsiz mahkemeye gönderilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir..." şeklindeki ilamı ve 6100 Sayılı HMK'nın "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 20. Maddesinin "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) (1) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten;

kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.

Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemesi uyarınca süresi içerisinde dosyanın görevli olarak belirlenen mahkememize gönderilmesi talebinde bulunulup bulunulmadığı incelenmiş olup 2 haftalık yasal sürenin son gününün 05.02.2024 tarihine tekabül ettiği,

davacı vekili tarafından 2 haftalık yasal süreden sonra 07.02.2024 tarihinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunduğu anlaşılmakla HMK m.20 hükmü uyarınca işbu dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemece re'sen ele alınması gerektiği anlaşılmış ve bu nedenle mahkememizce duruşma günü her ne kadar 16.07.2024 tarihine bırakılmış ise de yargılamanın sürüncemede kalmaması adına aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflarca süresi içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmadığı için dosyanın ....Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine, dosyanın esasının bu şekilde kapatılmasına,

2-Kararın kesinleşmesi akabinde dosyanın resen ....Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-HMK m.331/2 uyarınca yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine, harç ve yargılama giderlerinin HMK m.20 hükmü uyarınca yapılacak değerlendirme ile birlikte mahkemesince dikkate ALINMASINA,

4-İşbu kararın taraflara tebliğine,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 26/03/2024

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/158, K. 2024/222, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/158
Karar No
2024/222
Tarih
26 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/158 K.2024/234
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/159 K.2024/266
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/159 K.2024/452
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/159 K.2024/190
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/159 K.2024/222
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/159 K.2024/155

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.