KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Esas no
- 2018/1091 Esas
- Karar no
- 2020/593 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2018
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılamalar neticesinde ;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile arasında davalının sahip olduğu belli araç filolarına dönemsel olarak bakım ,onarım, yedek parça, işçilik hizmetleri ile ilgili filo sözleşmesi akdettiğini, bu amaçla davalıya ait araçların bakım, onarım işlerinin yapıldığı, yapılan işler karşılığında faturalar düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, faturanın ödenmemesi üzerine Müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili ile İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... E.Sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, borçlu icra takibinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek davalı-borçlunun takip dosyasına vaki itirazlarının iptalini ve takibin takip talebindeki şartlarla devamını, % 20'den az olmakak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı-borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibindeki faiz talebinin yerinde olmadığı, davacının davalıya hizmet sunduğu, bu hizmet karşılığı olarak bedeller ödediği, taraflar arasında cari hesaba dayanın hizmet ilişkisinin bulunduğu, davacının icra takibi öncesinde herhangi bir yazılı ihtar göndermediği, temerrüdün oluşmadığı, vadenin belirtilmediği, bu nedenle takip öncesi faiz istenemeyeceği, taraflar arasında mutabık kalınan cari hesap olmadığı bu nedenle icra inkar tazminatının yersiz olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönleri ile savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasında araç bakım, onarım, işçilik hizmetlerini kapsar sözleşmesi uyarınca verilen hizmet hususunda ihtilafın bulunmadığı tespit edilmiştir. Davadaki uyuşmazlık konusunun; filo sözleşmesi uyarınca verilen hizmet sonucu alacak hakkının doğup doğmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu, yapılan ödemelerin hizmet ücretini karşılayıp karşılamadığı, temerrüd şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Dava dilekçesi, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya aslı bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasının suretinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 4.520,73 TL asıl alacak, üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce oluşturulan ara kararı gereği dosyanın nihai rapor için bilirkişi S.M. Mali Müşavir ... tarafından verilen 20/08/2019 tarihli bilirkişi kök raporunda; Davacının İstanbul ...İcra M.'nün ... E. Sayılı dosyası ile icraya koyduğu 4 adet faturadan kaynaklanan alacağının 4.487,01 TL olarak hesap edildiği (İcra takibinde talep: 4.487,01 TL) İcra takibi öncesinde temerrüt oluşmadığından icra takip tarihi itibarı ile davacının faiz talep edemeyeceği (İcra takibinde talep: 33,72 TL) %20 İcra inkar tazminat talebi yönünden takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 09/09/2020 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren dilekçesini dosyaya ibraz etmiştir Davalı vekili 29/08/2019 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren dilekçesini dosyaya ibraz etmiştir.
Tarafların itirazları doğrultusunda dosyanın mevcut bilirkişiye tevdi edilerek sözleşme kapsamında fatura ve ödeme tarihleri de değerlendirilerek temerrüt şartları, faiz alacak taleplerinin doğup doğmadığı hususunda da tarafa ticari defterlerinde incelenerek EK RAPOR aldırılmış olup, 10/01/2020 tarihli ek raporunda, kök raporda görüş değişikliğini gerektirecek esaslı bir hataya rastlanılmadığı, ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davacının 4 adet faturadan kaynaklanan alacağının 4.487,01 TL olarak hesap edildiği, takip öncesi temerrüt oluşmadığından davacının faiz talep edemeyeceğini, kanaati bildirilmiştir.
İtirazlar doğrultusunda dosyanın mevcut bilirkişiye borçlar alanında nitelikli hesap uzmanı bilirkişi dahil edilerek ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyeti tarafından 17/06/2020 tarihli raporda, dava konusu İstanbul...İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasında takip tarihi 07.09.2018 itibariyle alacaklı davacı...Ltd.Şti.'nin borçlu ... A.ş.'den 4.487,01 TL asıl alacak, 33,72 TL faiz olmak üzere toplam 4.520,73 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu göz önüne alındığında; taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin 5a maddesi uyarınca ödemelerin fatura düzenlenme tarihi itibarıyla 30 iş günü içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı böylelikle TTK:89 anlamında taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı,
TBK 117/2 maddesi uyarınca taraflarca belirlenmiş belli bir vade gününün olması dolayısıyla ihtara gerek kalmaksızın borçlunun belirlenen günün sonunda temerrüde düştüğü, davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle 4.520,73 TL alacaklı olduğu bu nedenle yapılan icra takibine konu alacak miktarı ve sözleşmede kararlaştırılmış faiz oranı TTK:8/1 maddesi ve 3095 sayılı kanunun 2/II maddesi uyarınca uygun görülmüş ve işlemiş faiz alacağına da hükmedilmesi gerekmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu tespitlerinin yerinde görülmekle açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlık bakımından da davalı borçlu tarafından fatura borcu belirlenebilir nitelikte olup icra inkar tazminatı şartları oluşmuştur.
¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1091, K. 2020/593, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama