KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/681 Esas
- Karar no
- 2019/471 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/12/2018
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılamalar neticesinde ;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa makine/ekipman ve servis hizmeti verildiğini, ancak davalı tarafça bu mal ve hizmet bedellerinin tamamı ödenmediğini, Alacağın tahsili için davalı tarafa defalarca kez müracaat edildiğini fakat herhangi bir netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı icra takibine geçildiğini, İlgili icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, Davalı taraf borca itirazında haksız olduğunu, Davalı tarafın, satılan makine/ekipmana ve servis hizmetlerine ilişkin faturalara veya malın teslim edilmediğine,
hizmetin verilmediğine vs. herhangi bir itirazı olmadığını, Davalı taraf bu makine/ekipmana ilişkin bir kısım ödeme yaptığını, ancak tamamını ödemediğini, verilen servis hizmetlerine ilişkin de bir ödeme yapmadığını, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini bu sebeple İİK.' nun 79. maddesi gereği davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,-Davalı tarafın, İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, İcra takibine, itirazda bulunan davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiş yargılama yokluğunda yapılarak karara bağlanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davadaki uyuşmazlık;Ticari alım satımdan kaynaklı fatura alacak hakkının doğup doğmadığı, doğduysa miktarının ne kadar olduğu hususunda olduğu görülmüştür.
Dava dilekçesi, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya sureti, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının suretinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 3.002,62-USD ve 5.215,00 TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/2 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce oluşturulan ara kararı gereği dosyanın nihai rapor için bilirkişi S.M. Mali Müşavir ... tarafından verilen 19/08/2019 tarihli bilirkişi kök raporunda; Sözleşme konusu makinelerin satışı nedeniyle davacı satıcı alacaklı .... Tic. A.ş'nin 3.002,62 USD alacaklı olduğu, Tamir-bakım için verilen servis hizmetlerinden dolayı kesilen faturalar nedeniyle davacı satıcı alacaklı ...A.ş'nin 5.215,60 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacının ticari ilişkideki bakiye alacağını talep edebilmesi için cari hesap sözleşmesinin bulunması zorunlu olmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehine delil vasfı taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen ve dosya içerisinde mevcut faturalara binaen davacı tarafından davalıya satılan makine/ekipmana ve servis hizmetlerinin yapıldığı,
davacı taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafından satışı yapılan ürünlerin davalıya tesliminin yapıldığı ancak davalı tarafından yapılan ödemelerde eksik ödenmeyen bakiye olduğu, bu hali ile davalının takibe ve borca yapmış olduğu itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla; bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Dava değeri olarak 3.002,62 Euro cinsinden bir kısım alacak gösterilmiş ancak takip talebinde 3.002,62 USD olarak talepte bulunulduğu tespit edilmiş olup bu yönüyle TL yönündeki taleplerin harca esas değerinin dava tarihi olan 25/12/2018 tarihli TCMB USD(Amerikan Doları) efektif satış kuru olan 5,3101 TL baz alınarak 15.944,21 TL ile 5.215,00 TL birlikte toplam dava değerinin 21.159,21 TL üzerinden değerlendirilmesi gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/681, K. 2019/471, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama