KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/511 Esas
- Karar no
- 2020/592 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/11/2019
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılamalar neticesinde ;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkisinden kaynaklanan 6 adet faturanın davalıya tebliğ edildiğini, yapılan eksik ödemeler sonucunda davalı şirket hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, borçlu vekili ile yapılan görüşmeler sonucunda davalının borcu kabul ettiğini, ödeme konusunda anlaşıldığını ve 24.05.2019 tarihinde 4.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını ancak daha sonra ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne itirazın iptali borçlu tarafından yapılan kısmi ödemenin alacak miktarından düşülerek takibin devamına, % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı-borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasında 24/05/2019 tarihinde 4.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı hususunda tarafların anlaştığı tespit edilmiştir. Davadaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari alım satımdan kaynaklı bakiye fatura borunun bulunup bulunmadığı alacak haklı var ise ne kadar miktarda olduğu, itirazın iptali, ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
Dava dilekçesi, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya aslı bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasının suretinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 13.898,33 TL asıl alacak, üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce oluşturulan ara kararı gereği dosyanın nihai rapor için bilirkişi S.M.
Mali Müşavir ...tarafından verilen 19/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 29.03.2019 itibariyle davalı şirketten 12.234,49 TL alacaklı olduğu ve takip konusu faturaların ticari defter kayıtlarında yer aldığı, takip tarihi itibariyle TTK:1530/4-b hükmü ayarınca 1.496,91 TL işlemiş faiz miktarı hesaplandığı davacı/ alacaklının takip talebinde 166,923 TL fazlası ile 1.663,83 TL işlemiş faiz talep etmiş olduğu,
takip tarihi itibariyle 1.496,91 TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği davalı şirketin takip talebinden sonra 24.05.2019 tarihinde davacı şirkete haricen 4.000,00 TL kısmi ödeme yaptığı, davalı şirketin inceleme gün ve saatinde defterlerini sunmadığından ve yerinde inceleme talebi olmadığından ticari defter incelemesi yapılamadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 27/08/2020 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren dilekçesini dosyaya ibraz etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır.
Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir.
İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur..Davalı taraf ticari defterlerini haklı bir mazereti olmaksızın ibrazdan kaçınması nedeniyle davacı tarafından usulüne uygun kaydedilmiş ticari defter kayıtları HMK:222/3 maddesi uyarınca davalı aleyhine delil teşkil etmiş sayılmıştır.
Taraflar tacir olup, yapılan iş de ticari işletmesi ile ilgili ticari iş olduğundan talep edilen alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2/II. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi isteyebileceği ve kabul edilen alacağa takip tarihinden sonra avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne göre yapıldığı tespit edildiğinden lehine delil olarak sayılmıştır.
Takip tarihi itibarıyla davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirketten 12.234,49 TL alacaklı olduğu, takip konusu faturaların davacı kayıtlarına işlendiği anlaşılmıştır.Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.
Bu doğrultuda alacaklının işlemiş faiz alacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gibi takip tarihi itibarıyla 1.496,91 TL olabileceği ve takip tarihinden sonra 4.000,00 TL ödemenin icra infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlık bakımından da davalı borçlu tarafından fatura borcu belirlenebilir nitelikte olup icra inkar tazminatı şartları oluşmuştur.
HUAK Madde 18/A- (13) : "Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır.
Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve HUAK Madde 18/A- (14) : " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek,
anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1320 TL tarife bedeli üzerinden kesilen 26/11/2019 tarihli ... sıra nolu sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/511, K. 2020/592, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama