KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Esas no
- 2023/741 Esas
- Karar no
- 2026/128
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/12/2023
Karar Metni
1.609 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin veteriner sağlık ürünleri üretimi, ithalatı ve ihtaracatı amacıyla 1995 yılında İstanbul'da kurulduğunu, 1996 - 2002 yılları arasında veteriner ilaçlarının ruhsatlandırılması sonucunda ithalatı ve çeşitli üretim tesislerinde fason üretimleri gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin sunduğu hizmetin kalitesi, başarısı ve bilinirliğinde başarılı şirket yönetimi, araştırma ve geliştirme çalışmaları Müvekkili şirketin özel olarak seçtiği, eğittiği ve gelişmesine imkân tanıdığı çalışanlarının önemli rolü bulunduğunu,
müvekkili şirketin her bir çalışanının gelişimi için büyük bir çaba ve kaynak harcadığını, müvekkili şirket çalışanlarına her türlü eğitimi uluslararası bilgi ve deneyim paylaşım fırsatını, alanının en iyisi profesyonellerin deneyimlerinden yararlanma fırsatını, Müvekkili şirketin know-how’larını ve raporlarını inceleme imkanını sağladığını, davalının 20.01.2020 yılından 05.06.2023 tarihine kadar Müvekkili şirket nezdinde ürün müdürü pozisyonunda çalıştığını,
Davalı 29.03.2023 tarihinde emeklilik sebebiyle iş akdini feshetmişse de devamında 01.04.2023 tarihinde tekrar Müvekkili şirket ile iş sözleşmesi akdetmek suretiyle çalışmaya devam ettiğini, Bu bağlamda; aralıksız bir şekilde 20.01.2020 tarihinden itibaren 05.06.2023 tarihine kadar Müvekkili şirket nezdinde çalışmaya devam ettiğinin kabulü gerektiğini, Davalının işten ayrıldığı tarihte brüt ücreti 25.300,00.-TL olduğunu, Davalının 05.06.2023 tarihinde istifa ederek Müvekkili şirket nezdindeki işinden ayrılmasından sonra rakip bir firmada çalıştığı öğrenildiğini,
davalının belirsiz süreli hizmet sözleşmesi uyarınca rekabet etmeme yükümlülüğü bulunduğunu, rakip şirketin müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği alandaki en büyük rakiplerinden biri olup, davalının Müvekkili şirketteki birebir aynı rol ve unvan altında işe başlamasıyla birlikte davalının rekabet etmeme maddesine aykırı davrandığı ve belirsiz süreli hizmet sözleşmesindeki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkili şirketin mevcut işi ile gelecek stratejileri hakkında kapsamlı bilgiye sahip olan birkaç kişiden biri olan davalı, rakip şirkette benzer bir pozisyona geçerek rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini,
Davalının bu fiili açık bir şekilde.
İş Kanunu’na ve istihdamı sonlandıktan sonraki 2 yıllık süre boyunca davalının rekabet eden faaliyetlerde bulunmasını ve Müvekkili şirketin çalışanlarını istihdam etmesini kısıtlayan belirsiz süreli hizmet sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, davalının belirsiz süreli hizmet sözleşmesi gereği rekabet etmeme ve ayartmama yasağına aykırı davrandığını, sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve dolayısıyla belirsiz süreli hizmet sözleşmesinde yer alan taahhütlerini ihlal ettiğini, müvekkili şirketin bu hususa ilişkin her türlü hakkının saklı olduğunu, İşbu davada yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olup,
görevli mahkeme de Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalının mevzuat ve sözleşme uyarınca rekabet yükümlülüğü altında olduğunu, davalının ihlalleri sebebiyle müvekkili şirketin önemli derecede zarara uğradığını ve zarar tehlikesinin devam ettiğini, davalının müvekkili şirket ile arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesindeki rekabet yasağı düzenlemesini ihlal etmesi sebebiyle belirsiz süreli iş sözleşmesindeki cezai şart düzenlemesi gereği şimdilik 1.000,00.-TL cezai şart bedelinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak Müvekkil Şirket'e ödenmesine,
Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yanlış mahkemelerde açıldığını, görevli olarak iş mahkemesinin görevli olduğunu, Her ne kadar davacı tarafın dosyaya sunduğu iş sözleşmesi ile müvekkilinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasında ise de taraflar arasında rekabet yasağını içerir bir iş sözleşmesi olmadığını, müvekkili ile davacı işveren arasında imzalanan sözleşmede davacı tarafın iddialarına dayanak yaptığı sözleşme maddeleri olmadığını, sunulan sözleşmede müvekkilinin imzasının olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin imzasını içermeyen müvekkille müzakere edilemeyen, müvekkilinin bilgisine vakıf olsaydı onaylamayacağı,
müvekkilinin vakıf olmadığı, sözleşme maddelerine dayanmakta olduğunu, müvekkilinin imzaladığı sözleşmenin maddelerinde rekabet yasağının olmadığını, işbu maddelerin sözleşmeye sonradan eklendiğini, müvekkilinin davacının iş yerinde esasen 20.01.2020-29.03.2023 tarihleri arasında çalıştığını, Esasen iş sözleşmesi de iş ilişkisi bittikten sonra imzalattırıldığını, rekabet yasağını içeren bir sözleşmenin iş ilişkisi bittikten sonraki bir tarihte yapılamayacağını, dosyaya sunulan sözleşme incelendiğinde 03/04/2023 tarihli olduğunun görüleceğini,
dolayısıyla her halükarda müvekkilinin 03.04.2023 öncesinden ve bu dönem ile ilişkilendirilen hiçbir durumdan sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın kendi AR-GE laboratuvarlarında ilaç geliştirdiklerini ve de müvekkilinin benzer faaliyet yürüten bir firmada çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiğini iddia ettiğini, işbu iddianın doğru olmadığını, davacı firmanın müvekkilinin bir takım eğitimler aldığını, bu eğitimler vasıtasıyla üretime dair bir takim sırlara vakıf olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin davacı iş yerinden aldığı tek bir eğitimin olmadığını, müvekkilinin ürün müdürü olarak çalıştığını,
üretim bölümünde çalışmadığı gibi davacı firmanın üretim fabrikasının Tokat ilinde olduğunu, davacının firmanın bir üretim sırrının olmadığını, davacı firmada ancak ruhsat departmanının üretim sırlarına ulaşabilecek bölüm olduğunu, müvekkilinin imzaladığı iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin hükümlerin olmadığını, müvekkilinin imzasını taşımayan sözleşme maddelerini kabul etmediklerini, işçiye tek taraflı borç yükleyen cezai şart maddelerinin geçersiz olduğunu,
müvekkiline yapılan sözleşme iş sözleşmesi bittikten sonra yapıldığından ve de rekabet yasağını içeren bir sözleşme iş ilişkisi bittikten sonraki bir tarihte yapılamayacağından her halükarda geçersiz olduğunu, müvekkilinin 03.04.2023 öncesinden ve bu dönem ile ilişkilendirilen hiçbir durumdan zaten sorumlu tutulamayacağını, davacı firmanın müvekkiline verdiği bir eğitim olmadığı gibi müvekkilinin çalıştığı dönem boyunca ne üretim ne de müşteri sırlarına vakıf olacak bir pozisyonda çalıştığını ne de işbu bilgilere ulaşım imkanı olduğunu, davacı firmanın korunması gereken haklı bir menfaatinin olmadığını,
müvekkilinin faaliyet alanı farklı olan bir şirkette çalışmaya başladığını, müvekkilinin şu an çalıştığı departmanla davacı şirkette çalıştığı ve de sorumlu olduğu işlerin konu bakımından farklı olduğunu, ürün tanıtımı yapılan ürünlerin evcil hayvanlara yönelik olduğunu ve davacı firmada bu ürünlerin olmadığını, davacı firmanın özel olarak İstanbul'da korunması gereken bir menfaatinin olmadığını, sözleşmedeki yer unsurunun geçersiz olduğunu, davanın reddi esas olmakla birlikte mahkeme aksi kanaatte olursa fahiş olan cezai şartın indirilmesi gerektiğini,
Hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini Yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalının 1996-2010 dönemlerini içeren SGK kayıtlarının ve işe giriş- çıkış bilgilerinin mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Davacı vekilinin 17/11/2025 tarihinde dava değeri arttırım dilekçesi sunduğu, dilekçenin davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşıldı.
20/05/2024 tarihinde bilirkişi Prof. Dr. ...'nun sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " davalıdan 250.300,00-TL istenilebileceği ancak anılan miktarda yapılacak indirimin mahkemenin takdirinde bulunduğu " şeklinde görüş bildirmiştir.
22/10/2024 tarihinde bilirkişi Dr. ...'un sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Her türlü takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmakla dosyada mevcut bilgi vebelgelere göre,
1. Rekabet yasağı şartının kanunun aradığı manada yazılılık koşulunu taşıdığı,
2. Davalının işverenin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında ne tür bilgi edindiğinin tespit edilemediği,
3. Davalı yanca edinilen bilgilerin kullanılması işverene önemli bir zarar verebilecek nitelikte olup olmadığının tespit edilemediği,
4. Rekabet yasağı süresinin kanundaki azami sınıra uygun olduğu, davalının işten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı şirketteki görevinin davacı şirketle aynı olup olmadığının tespitinin uzmanlık alanım dışında olduğu,
5. Cezai şart miktarının ve rekabet yasağının davalının ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye atıp atmadığının, rekabet yasağı hükmünün geçerli olduğunu kabul edildiği ihtimalinde rekabet yasağının sınırlandırılmasının gerekip gerekmediğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde görüş bildirmiştir.
08/09/2025 tarihinde bilirkişiler ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda; " Dosya mevcudu, davacı şirketin 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve iş hukuku yönünden tetkiki sonucunda ve Taporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
4.1 İncelenen davacı şirkete ait 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
4.2 Davacı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 2020 yılındaki Dönem Net Karı 19.162.472,68-TL., 2021 yılındaki Dönem Net Karı 13.189.234,13-TL, 2022 yılındaki Dönem Net Karı 25.899.768,01 -TL, 2023yılındaki Dönem Net Karı 42.883.599,60-TL olduğu,
4.3 Sayın Mahkemece davacının cezai şarta hak kazandığı yönünde karar verilmesi durumunda miktarının 253.000,00 TL olacağı,
4.4 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlığın davacı şirket ile eski davacı şirket çalışanı olan davalı yönünden yapılan iş sözleşmesi yönünden iş ayrılışı ile rakip firmada işe başlamasından ötürü rekabet etmeme yasağının ihlali olduğu anlaşıldığı,
Davacı iddiası ile davalının 20/01/2020 tarihi ile 05/06/2023 tarihleri arsında davacı şirkette ürün müdürü olarak görev yaptığı, kendi isteği ile 05/06/2023 tarihinde davacı şirketten istifa ettiği, davacı şirketin davalıyı çeşitli ve kapsamlı eğitimler verdiği, bu eğitimler kapsamında davalının yurt dışı eğitimleri ve kongrelere fuarlara katılımını sağladığını beyan ettiği anlaşılmakla dava konusu yönünden alanında uzman bilirkişilerce raporların dosyaya kazanıldığı,
Dosya kapsamında alınan 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ve davalı tarafından yapılan iş sözleşmesinde 2 yıl boyunca rekabet yasağının bulunduğu, aynı faaliyete ilişkin kurumlarda çalışmanın yasak ihlali olacağının taraflara arasında yapılan sözleşme ile belirlendiği, İstanbul Tİcaret Odası vasıtası ile davalı tarafın davacı şirketten istifası sonrasında işe girdiği dava dışı şirketin faaliyet konularının aynı olduğu yapılan araştırma ile tespit edildiği,
toplanan deliller yapılan incelemeler alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında rekabet etmeme yasağının ihlal edildiği kanaatine mahkememizce varıldığından , yine iş sözleşmesi ile belirlenen cezai şartın brüt maaşın 10 katı tutarında olduğu anlaşıldığından davalının dönem brüt maaşının 25.300,00 TL olduğu tespiti ile cezai şart bakımından 253.000,00 Tl yönünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/741, K. 2026/128, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama