KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/626 Esas
- Karar no
- 2025/469
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Dava tarihi
- 30/10/2024
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ...'e ait ... plakalı aracını ... poliçe numaralı ...Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile müvekkil sigorta şirketinden sigortalandığını, 06.09.2023 günü saat 14 sularında ...
Liman işletmesinde yine aynı limana ait olan ve operatörlüğünü ...'in yaptığı kepçe vinç yükleme yaptığı sırada dava dışı sigortalı ...'e ait, sürücülüğünü ...'ın yaptığı ... plakalı çekiciye zarar verdiğini, onarım masrafları kasko poliçesi kapsamında müvekkil sigorta şirketince tazmin edilen dava dışı sigortalı araç için 208.261,62 TL tutarlı ödeme 04.04.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini, faturada belirtildiği üzere vergiler dahil ödenecek toplam tutar 235.767,90 olup 27.506,29 TL'si tevkifat olarak ödendiğini, davalı tarafın müvekkilin sigortalısına söz konusu hasar bedelini ödediği gün temerrüte düşmüş sayılacağından,
temerrüt tarihi olan ödeme gününden itibaren faizin işlemeye başladığını" beyan ve iddia ederek, 235.767,90 TL tutarındaki bedelin ödeme tarihi olan 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı ile rücuen ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda, hasarın meydana geldiği mahalde vincin sabit şekilde bulunduğunu, vinç operatörü çalışma alanında yük boşaltımı işlemi yaparken, 25 metre öncesinde uyarı levhası bulunan ve sabit duran vinç çalışma sahasına, dava dışı sigortalının kontrolsüz bir şekilde ve tam kusurlu olarak girmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, meydana gelen hasar ve zararların, TTK, Genel şartlar, ... sayılı 3. Şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi özel şartları gereğince teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı sigorta şirketinin, TTK hükümleri gereği, halefiyet hakkının olmadığını,
Davacı sigorta şirketinin dilekçe ekinde sunmuş olduğu dekont tutarı 208.261,62 TL olmasına karşın talebini 235.767,90 TL olarak beyan ettiğini, Müvekkil şirketin ödenen bedeldeki sorumluluğunu ve davacı yanın halefiyet iddiasını kabul etmemekle birlikte, davacı sigorta şirketi sigortalısına ödediği tazminat miktarını ispatla yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu bildirip, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak, poliçe ve hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak, ... poliçe numaralı poliçenin ve poliçe ile ilgili 06/09/2023 günü dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın hasara uğraması sonucu, rücu talebinize ilişkin olarak ... sayılı açılan hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak, 2023/... soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
08/04/2025 tarihinde Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında yaptığı masrafları davalı şirkete rücu talebine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi ... plakalı aracın kasko sigortacısıdır. Araç 06/09/2023 tarihinde çalışma sahasında bulunan vincin çarpması sonucu hasara uğramıştır. Davacı tarafından hasara ilişkin olarak 04/04/2024 tarihinde 208.261,62 TL ödeme yapılmıştır. 27.506,29 TL tevkifat kaydının bulunduğu faturada görülmektedir. Davacı, davalının tevkifat bedeli ile birlikte toplam 235.767,90 TL sorumluluğunun bulunduğu iddia etmiştir.
Davacının alacak talebi halefiyet ilkesine dayanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur.
Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
Somut olayda da davacı, dava dışı sigortalısının zararını giderdiğinden halefiyet ilkesi gereği dava açma hakkına sahiptir.
Davalının sorumluluğu ise, kazanın meydana geldiği işletmeye ait 3. şahıs sorumluluk poliçesine dayanmaktadır. 3. şahıs sorumluluk poliçelerinin kapsamına, sigortalı işletmenin faaliyetleri sırasında üçüncü kişilerin uğradığı malvarlığı zararları da dâhil olduğundan meydana gelen zararın davalının sorumluluğu kapsamında olduğu kanaatine varılmıştır.
08/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, vinç operatörünün %20 ve işletmenin %80 oranında kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin poliçesi hem işletmenin hem de işletmenin faaliyeti çerçevesinde çalışanlarının kusurunu kapsadığından, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tam olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacının meydana gelen zarar kapsamında yaptığı ödemenin kadri maruf olduğu raporda tespit edilmiştir. Poliçenin incelenmesinde 1000 EURO tenzili muafiyet kaydı olduğu görülmüş ve ödeme tarihine göre muafiyet bedelinin 34.677,10 TL olduğu hesaplanmıştır. Bu kapsamda davacı, davalıya 235.767,90 TL’den 34.677,10 TL muafiyet bedelinin düşümü ile 201.090,80 TL rücu edebileceği anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra edilen 30/06/2025 tarihli karar celsesinde davacı vekili duruşma salonunda hazır bulunmuş, davalı vekili e-duruşma talebinde bulunmuştur. Davalı vekilinin e-duruşma talebi kabul edilmiş ve duruşma saatinde sistem açılmıştır. Davalı vekilinin e-duruşma sisteminde hazır olduğu, ancak avukatlık cübbesinin bulunmadığı görülmüştür.
Bunun üzerine davalı vekiline cübbesini giymesi ihtar edilmiş, ancak davalı vekili cübbesinin yanında olmadığını belirterek duruşmanın ertelenmesini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemelerinde Ses Ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik’in 13. maddesi uyarınca e-duruşma, mahkeme huzurunda yapılan duruşma ile aynı sonuçları doğurur Yine Yönetmelik’in 14. maddesine göre, e-duruşma düzeni, mahkeme huzurunda yapılan duruşma düzeniyle aynı usul ve esaslara tabidir.
Dolayısıyla e-duruşma sistemi ile duruşmaya katılan vekilin avukatlık cübbesini giyerek duruşmaya katılması ve Yönetmelik’teki diğer katılım şartlarını yerine getirmesi zorunludur. Bu sebeple davalı vekilinin e-duruşma oturumu sonlandırılarak duruşmaya devam edilmiştir. Davalı vekilinin erteleme talebi, mahkememiz duruşma defterinin yoğunluğu ve davalı vekilinin geçerli bir mazeretinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmemiştir.
E-duruşma sistemi ile katılım sağlanamaması halinde duruşmanın ertelenmesi hali, ilgili Yönetmelik’te imza alınması gereken haller ve sistemde yaşanan arıza ile sınırlı olarak belirtilmiştir. Bu haller dışındaki durumlarda tarafın yokluğunda yapılması gereken işlemlerin aynen yerine getirilmesi gerekir.
Somut olayda da sistemde teknik bir aksaklık bulunmaması nedeniyle duruşmanın ertelenmesini gerektiren bir hal olmadığından davalı vekilinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm tefhim edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm altına alınan bedele ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davacının faiz talebinde faiz türünü açık ve net bir şekilde belirtmemesi sebebiyle yasal faize karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/626, K. 2025/469, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama