KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/315 Esas
- Karar no
- 2026/25
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/05/2025
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirket üzerinden kişiler ve/veya şirketlerin, müvekkiline ait otelden oda kiralamakta, kiraladıkları odanın ücretini davalıya ödemekte;
akabinde de müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan konaklama bedeli fatura edildiğini, davalı tarafından yaklaşık son seneye ait konaklama bedelleri ödenmemiş olup, yapılan tüm görüşmelere rağmen müvekkilinin oyalandığını, açıklananlar doğrultusunda müvekkilinin alacağın tahsili için 77.236,69-TL'lik icra takibi yapmış ve borçluya örnek no:7 ödeme emri gönderildiğini, borçlu şirket tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı-borçlunun iş bu takibe haksız ve mesnetsiz yere itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu belgeler ile sabit olduğunu bildirip, Bu nedenle,
davalı-borçlunun itirazlarının iptali ile icra dosyasının devamına karar verilmesi için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu bildirip, izah olunan nedenlerle davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu iş bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davayı ve dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları tümü ile reddettini, müvekkili şirketin www.otelz.com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan " ... “ isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini,
taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmamış ve muaccel bir borç da bulunmadığını, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete vermediğini, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, öncelikli olarak faturaya konu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediği araştırılması gerektiğini, ayrıca, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas mahsup talebinin bulunduğunu, müvekkili şirketin alacakları ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını,
öncelikle davacının ve müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına ve buna ilişkin inceleme günü verilmesine, yapılacak inceleme neticesinde , müvekkili şirketin davacının iddia ettiği alacağa ilişkin bir hizmet almamış olması ve böyle bir borcu olmaması sebebi ile haksız davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli olan davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak ,Mahkememiz davacısı ... ... (VKN:...)'nin Eylül 2024 - Şubat 2025 tarihleri arası BA-BS formlarının çıkartılarak,, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... TİCARET VE TURİZM ANONİM ŞİRKETİ (VKN:...)'nin Eylül 2024 - Şubat 2025 tarihleri arası BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
12/12/2025 tarihinde Mali Müşavir bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının tahsil ettiği ücretleri davacıya ödememesi sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı otel işletmesinin müşterileri, davalının sağladığı internet adresi üzerinden rezervasyon yapabilecektir. Sözleşmede müşterilerden yapılacak tahsilatın otel tarafından yapılacağı belirtilmişse de, davacının beyanı ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdürülmesinde davalının ücret tahsilatı yaptığı, kendi ücretini kesip davacıya ödemeleri aktardığı görülmüştür. Dolayısıyla sözleşme hükmünden farklı olarak taraflar arasında ticari bir teamül oluştuğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunda, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olduğu birbiri ile uyumlu olduğu, faturaların kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının hizmet verilmediği yönündeki iddiası mahkememizce borçtan kurtulmaya yönelik soyut bir iddia olarak değerlendirilmiştir. Zira davalı hizmet alan değil aracı bir kurumdur.
Dolayısıyla hizmetin verilip verilmediğine ilişkin itirazını ancak yapılan rezervasyonların iptali ile para iadesi durumunda ileri sürülebilir. Bunun dışında davalı, üçüncü kişilerden tahsil ettiği paraları davacıya aktarmakla yükümlüdür. Ancak davalı herhangi bir iptal/şikâyet/iadeye ilişkin kayıt mahkememize sunmamıştır. Davalının kendi ticari kayıtlarında davacıya 79.971,54 TL borçlu olduğu da gözetildiğinde davalının savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/315, K. 2026/25, 19 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama