KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
- Esas no
- 2015/551 Esas
- Karar no
- 2018/1154
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/05/2015
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak takibe konu olan ... ve ... nolu çekler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çekte adı geçen şirketi tanımadığını belirterek takibin durdurulmasına ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin türkiyede bilişim sektöründe hizmet veren köklü bir firma olduğunu, yıllık cirosunun yaklaşık 1.000.000.000,00 TL olduğunu, davaya konu takip dosyasına konu olan çeklerin müvekkili şirkete ticari ilişki içinde bulunduğu dava dışı 3.kişi ... Bilgisayar isimli firmadan verilmiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddine, davaya konu icra takibine konu olan çekler yönünden davacının borçlu olduğunun tespitine, alacağın %20'sininden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, icra takibine konu çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığından bahisle ikame edilen menfi tespit istemidir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir.
Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi düzenlemiştir.
Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 05.05.2010 gün ve 2010/12-74 E., 2010/243 K. ile 06.07.2011 gün ve 2011/19-413 E. 2011/476 K. sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.
Somut olayda, imza inkarı nedeni ile sahte olarak düzenlendiği iddia edilen çekteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığının tespiti amacıyla çek aslı İcra Müdürlüğünden istenmiş, İcra Müdürlüğünce çek aslının alacaklı vekiline teslim edildiğinin bildirilmesi üzerine davalı vekiline muhtıra çıkarılarak takip konusu çekin imza incelemesi için ibrazı istenilmiş, verilen süreye rağmen davalı-alacaklı vekilince çek aslının mahkememize ibraz edilmemesi nedeni ile dava konusu çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalıdır) Hakim ... · ¸(e-imzalıdır)
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/551, K. 2018/1154, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama