KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2022
- Dosya no
- 2018/691
- Karar no
- 2022/623
- Dava
- MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/08/2021
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen MENFİ TESPİT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından ...bank ... şubesine ait, keşide yeri ..., keşide tarihi 30.11.2015 olan ... seri no’lu 42.480,00-TL bedelli çekin tahsili için ... 36. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, çekteki imzanın müvekkiline ait takibe konu çekin kaybolduğuna ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. No'lu dosyasında şikayette bulunduklarını, çek üzerindeki ...
Yetkilisi olarak atılan imzanın müvekkil şirket yetkilisi ...’e ait olmadığı hususunun yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, öncelikle İİKnun 72/3.maddesi uyarınca uygun görülecek teminatla birlikte icra dosyasına yatırılan paraların alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda da takibin iptal edilerek müvekkilimizin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; müvekkilinin dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, TTK.nun 687.maddesi ile 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanununun 9/3.maddesi gereğince senet borçlusunun, senet lehdarı ile aralarında var olan ilişkiye dayanan def'i leri müvekkili şirkete karşı ileri süremeyeceğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, imza incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; icra takibine dayanak çekteki imzanın sahte olduğu iddiasına dayanarak, borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin İİK.nun 72/3.maddesine göre açılmış Menfi Tespit davasıdır.
2004 sayılı İİK’nın 72.maddesi gereğince; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
Davalının ... 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 18/12/2015 tarihinde, davacı aleyhine, davaya konu çeke dayanarak, 27.480,00.-TL asıl alacak (ek alacağı), 189,76.-TL işlemiş faiz, 4.284,00.-TL tazminat, 127,44.-TL komisyon olmak üzere toplam 32.045,20.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, (Örnek No:10) ödeme emrinin borçlu/davalıya 23/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 27/07/2018 tarihinde huzurdaki Menfi Tespit davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket çeklerinin çalındığını ve dava konusu çekin de bunlardan biri olduğunu söylemektedir. İcra takibine konulan çek; ...bank ... Şubesi ... şubesine ait, keşide yeri Samsun, keşide tarihi 30.11.2015, keşidecisi davacı şirket, hamili ...A.Ş. ... seri no’lu 42.480,00-TL bedelli çektir. Dava dilekçesindeki bilgilerle uyuşmakta ise de çek numarası dava dilekçesinde "..." olarak verilmiştir. İcra dosya numarasının doğru olması, çek numarasının ilk üç rakamının fazladan olduğu, diğer rakamların icra dosyasındaki bilgilerle uyuştuğu gözlendiğinden dava dilekçesinde çek numarası yazılırken maddi hata yapıldığı kabul edilmiştir.
Davacı şirketin yetkilisinin keşide tarihi itibariyle ... olduğu ticaret sicil kayıtları ve ekli belgelerden anlaşılmıştır.
Şirket yetkilisinin tatbike medar imza örnekleri ile çeşitli kurumlardaki imzalarının bulunduğu belge asılları toplanarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Adli Tıp ve Adli Belge İnceleme Uzmanı ... 02/02/2021 tarihli raporunda, yukarıda ayrıntılı bilgileri verilen çekin ön yüzündeki davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığını bildirmiştir.
Rapora itiraz üzerine bu kez Adli Tıp uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden tekrar görüş istenmiş, kurulun 22/04/2022 tarihli raporu ile de önceki rapor ile aynı sonuca varılmıştır.
Böylece dava konusu çekteki keşideci imzasının sahte olup, davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının kötü niyeti ispatlanamadığından bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP -
HAKİM -
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/691, K. 2022/623, 7 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama