KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2019
- Esas no
- 2018/966 Esas
- Karar no
- 2019/280
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/10/2018
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/10/2016 tarihinde ... İlçesi, ... Mah. ... Cad. ... Fabrikası önü adresinde müvekkili şirketin ... santraline ait ... cihazı ile ... Fabrikası arası çalışan ... fiber kablo, davalı şirkete ait ... plakalı araç ile geri geri manevra esnasında kabloya takılarak kopartılması sonucu hasara uğradığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.415,24 TL'nin hasar tarihinden itibaren faiziyle birlikte vekalet ücreti ve mahkeme masraflarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hakkında taraflarına hiç bir ihtarda bulunulmadan açılan bu davanın açılmasında müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, durumdan haberdar olunduğu halde müvekkil şirketçe ilgili zarar karşılanacakken dava yoluna gidilmiş olmasının davacı tarafın tercihi olduğunu, davacı taraf iban bilgilerini verdiği takdirde müvekkil şirketçe ödemenin hemen yapılacağını, HMK'nın "feragat ve kabul halinde yargılama giderleri" başlıklı 312. maddesinin 2. fıkrasında,
davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez dendiğini, bu halde yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılması gerektiğini, kabul beyanlarına göre karar verilmesini, davanın açılmasına müvekkili şirket sebep olmadığı için ve bu beyanının ilk duruşmadan önce ve cevap süresi içerisinde yapıldığı dikkate alınarak yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 308. Maddesinde davayı kabulün, davacının talep sonucuna davalının tamamen veya kısmen muvafakat etmesi olduğu, kabulün ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğuracağı, madde 309'da kabulün karşı tarafın muvafakatine tabi olmadığı, kabulün kayıtsız şartsız olması gerektiği, 311. Maddede kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, 312. Maddede ise kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği, ancak davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmeyeceği hükümlerine yer verilmiştir.
Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu, davalı vekilinin vekaletnamesinde davayı kabule yetkisinin bulunduğu, davanın cevap dilekçesi ile ve ayrıca ilk duruşmadaki beyanla kayıtsız şartsız kabul edilmiş olduğu, davacının dava öncesi davalıya başvurduğuna dair bir delil sunulmamış olması hususları ve yukarıdaki yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki şekilde davalının davayı kabulü nedeniyle davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilince davalının kabulünün kayıtsız şartsız olmadığı, davanın açılmasına davalının sebep olduğunun yargılama sırasında ispat edileceği ileri sürülmüş ise de, basit yargılama usulüne tabi davada dava öncesi davalıya başvurulduğuna dair delil sunulmadığı sabit olduğu gibi, yargılama giderleriyle ilgili kanundaki hükmün cevap dilekçesine yazılmış olması davanın esası bakımından ileri sürülen şart sayılamayacağından, davacı vekili iddialarına itibar edilmemiştir.
Katip ... · ¸E-İmza Hakim ... · ¸E-İmza
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/966, K. 2019/280, 25 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama