KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/108
- Karar no
- 2020/693
- Dava
- İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)
- Dava tarihi
- 11/02/2020
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosya ile iflas yoluyla adi takibe başlanıldığını, borçluya tebligat yapılmış, ancak bir sonuç elde edilememiş olduğunu, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş olmasına rağmen, borçlunun borcu ve takip giderlerini yedi gün içinde ödememiş olduğunu, borçlunun borca bir itirazının bulunmadığına ilişkin derkenar, ödeme emri ve dosya kapak hesabının sunulmuş olduğunu, İİK. 158. maddesi uyarınca borca itiraz etmemiş olan borçlu hakkında derhal depo kararı verilmesini, İİK. 166. maddesi gereğince, gerekli ilanların da yapılmasını, iflas kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı davayı inkar eden konumundadır.
Taraflar arasında uyuşmazlık iflas yolu ile yapılan adi takibin kesinleşip kesinleşmediği, buna göre kesinleşmiş takibe dayalı olarak davalı borçlu hakkında iflas kararının verilmesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Dosyamız davacısı tarafından davalı aleyhine iflas yolu ile adi takip yapıldığı, bu çerçevede iflas talep olunduğu, mahkememizin yetkili bulunduğu tarştışmasızdır.
İİK m.43.hükmüne göre, "İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır." O halde davalı şirket olmakla iflas hükümlerine tabidir.
İİK m.155 hükümüne göre, iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren borç ve takip giderlerinin yedi gün içinde ödeme emrini gönderen icra dairesindeki hesaba yatırması, bu süre içinde borcun olmadığına veya iflasa tabi şahıslarından olunmadığına dair bir itiraz var ise icra dairesine bildirilmesi ve aynı süre içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebileceği açıktır.
Nitekim somut olayda İİK m.156 hükmü çerçevesinde ödeme emrindeki müddet içerisinde borçlu tarafından gerekli itirazın yapılmadığı, tebliğ tarihinin 30/01/2020 tarihi olduğu, buna göre iflas yoluyla takibin şeklen kesinleştiği, icra müdürlüğü tarafından düzenlenen 10/02/2020 tarihli belge ile ise takibin şeklen kesinleştiğinin davacı vekilinin talebi üzerine dilekçeye şerh verildiği, bunun üzerine ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde de mahkememizde iflas davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
İflas takibinin kesinleşmiş olması karşısında ise İİK m.166/f.2 hükmü çerçevesinde gerekli ilânlar,... ile trajı 50.000 geçen ulusal bir gazetede yapılmıştır. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Ne var ki yapılan ilanlara rağmen mahkememize herhangi bir müdahale ve itiraz dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama aşamasında halihazırda borcun ödenmediği, gerekli iflas avansının davacı vekili tarafından depo olunduğu, iflas takibinin kesinleştiği ve gerekli ilamların dahi yapıldığı anlaşılmakla bu defa depo emrine esas miktar Yargıtay uygulamasına uygun şekilde mahkememizce atanan bilirkişi marifetiyle hesaplanmıştır.
Bu hesaplama sonucunda, depo emrine esas olan miktar ile ilgili davalıya tebliğden itibaren yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcu ifa veya o miktar meblağı mahkeme veznesine depo etmesi İİK m.158 hükmü uyarınca emredilmiştir. Usulüne uygun olarak ve gerekli ihtaratı içeren ödeme emrinin davalı vekiline tebliğ olunmasına rağmen herhangi bir şekilde ödeme yapılmamış ve herhangi bir beyan sunulmamıştır. Bu durum karşısında davalı şirket hakkında iflas kararı verilmesinin yasal şartları oluşmuştur.
Esasen"borçlu faiz ve giderleri ile birlikte borcunu alacaklıya öder veya mahkeme veznesine depo ederse,mahkeme iflas davasının reddine hükmeder.Borçlu,bunlardan birini yapmazsa,asliye ticaret mahkemesi, depo kararından sonraki ilk oturumunda iflas kararı verir."(Prof.Dr.Mehmet Helvacı,İÜHFM C, L XXI,S.2.sayfa 186,2013) Nitekim somut olayda takibin şeklen kesinleştiği,davalı şirketin alacaklıya ödeme yapmadığı,mahkeme veznesine de belirtilen miktarı ödemediği sabit olup iflas davasının kabulü gerekir.
Yapılan açıklamalar karşısında; davacının davasının kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı...ANONİM ŞİRKETİ'nin iflasına, iflasın 24/12/2020 günü saat: 15:20 itibarıyla açılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
24/12/2020 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/108, K. 2020/693, 24 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama