KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas no
- 2020/586 Esas
- Karar no
- 2020/442
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/10/2020
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinden davacı ...' nin, davalılardan ... tarafından işletilen ''...'' unvanlı şahıs işletmesinden 04/10/2018 tarihinde 3 ay kullanmak üzere ... plakalı aracı kiraladığını, müvekkilinden araç kiralarken 5.000,00 TL kapora alındığını ve ayrıca müvekkiline sözleşme belgeleri arasında kendisinin kefil olarak yer aldığı müvekkilinin sahibi ve yetkilisi olduğu şirketi olan diğer davacı ....Ltd.
Şti' nin borçlu olarak yer aldığı vade, tutar, senet lehtarı ve diğer kısımları boş olan bono imzalatıldığını, müvekkilinin kira sözleşmesi ve diğer evraklar arasında bu bonoyu da imzaladığını, davalı ... tarafından müvekkilleri adına araç kiralama süresine ilişkin kesilen toplam fatura tutarının 12.061,49 TL olup bu bedelin araç kiralama bedelinin toplam tutarı olduğunu,
müvekkillerinin başta ödenen 5.000,00 TL kapora ve banka yoluyla ödenen 8.000,00 TL olmak üzere toplamda 13.000,00 TL araç kiralama bedeline ilişkin olarak davalı ...' a ödeme yaptıklarını ve 3 aylık kira süresi bitiminde aracın davalı ...' a hasarsız bir şekilde teslim edildiğini, davalı ... tarafından ekstra borca ilişkin müvekkiline resmi olmayan 14/01/2019 tarihli proforma keşide ederek verdiğini, aracın aylık kiralama bedeli günlük kiralama birim fiyatı tutarı 113,60 TL olup aylık kira bedelinin bu şekilde KDV dahil 4.021,44 TL iken ve davacı tarafından bu birim fiyat üzerinden toplam 90 günlük resmi fatura kesilmişken,
davalının bir anda kendiliğinden araç kiralama bedelini KDV hariç 6.000,00 TL' ye yükselttiğini ayrıca yine aracın herhangi bir hasarı olmadığı halde müvekkiline 5.000,00 TL hasar bedeli, 5.000,00 TL değer kaybı ve 5.000,00 TL sözleşme ihlal bedeli ve sair kalemler eklenmek suretiyle haksız ve hukuktan yoksun şekilde müvekkilinin ödediği 13.000,00 TL dışında fazladan 29.060,30 TL borç çıkardığını, müvekkilleri hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi açıldığını, bu şekilde davalıların müvekkilinden aldıkları açık senedi kötü niyetli şekilde ve müvekkilinin iradesi hilafına doldurmak suretiyle müvekkilini ve sahibi olduğu şirketi borçlandırdıklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davacı müvekkillerinin davalılara ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ve takip dayanağı senede ilişkin borçlu olmadıklarının tespitine, davalıların takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesine konu kambiyo evrakına dayalı takip sonrası menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı kiracıların kiraya veren davalılara açtığı davada, 04/10/2018 başlangıç tarihli ve 3 ay süreli araç kiralama sözleşmesinin bulunduğu; takibe konu senedin kira sözleşmesi sebebiyle düzenlendiği, böylelikle taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi. 36. H.D. 2019/797 Esas, 2019/947 Karar, Yargıtay 3. H.D. 2018/4680 Esas, 2019/5260 Karar, Yargıtay 3. H.D. 2017/7961 Esas, 2019/4260 Karar.)
6100 sayılı HMK'nın "Sulh hukuk mahkemelerinin görevi" başlığı altındaki 4. Maddesinde "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın ... kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları.... görürler" hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 115. Maddesinde, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir" hükümlerine yer verilmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda açıklandığı üzere davacılar (kiracılar) ile davalılar (kiralayanlar) arasındaki ilişkinin hukuki dayanağının kira sözleşmesi olması karşısında, davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla ( hızlı yargılama ilkesi ve Yargıda Hedef Süre kriterleri gereğince dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin görevsizlik kararı verilebileceğine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/4-2247 esas 2013/1667 karar sayılı emsal içtihadı , HMK'nın 30. Maddesindeki usul ekonomisi ilkesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/1435 esas 2018/87 karar sayılı kararı da göz önünde bulundurularak) mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/586, K. 2020/442, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama