KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- Esas no
- 2021/33 Esas
- Karar no
- 2026/113
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/05/2016
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizin 26/04/2018 tarih ve ...Esas ... sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2020 tarih, ... Esas, ... sayılı kararı ile kaldırılmakla, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraf şirketler arasında 26/11/2012 tarihinde Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığını, daha sonra ihtarname ile sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini ve dava dışı ...A.Ş. ile sözleşme imzalandığını,davalının cevabi yazı ile sözleşmenin kendileri ile devamını talep ettiği, müvekkilinin davalı tarafça düzenlenen 51.710,00-TL tutarlı elektrik faturasını ödemek zorunda kaldığını, haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen tutarın tahsil tarihi olan 01/02/2016 dan itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede, sözleşmenin süresi ve fesih usulünün belirlenmiş olup, davacının sözleşmeyi taraflar arasında münakit sözleşme hükümlerine aykırı biçimde feshettiğini, sözleşmenin 4. Maddesindeki düzenlemeye göre , taraflardan birinin 3 ay önceden fesih bildiriminde bulunmaması halinde sözleşmenin birer yıllık dönemler halinde uzayacağının düzenlendiğini, nitekim tarafların bu yönde bir bildirimi olmadığından sözleşme birer yıllık dönemler halinde uzamış olup,
2016 yılına gelindiğinde sözleşmenin sona erme tarihinin 31.12.2016 olduğu davacının 05.11.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş ve 01.12.2015 tarihinde başka bir tedarik firması ile sözleşme akdetmek suretiyle sözleşmeyi haksız biçimde feshettiğini, müvekkilinin PMUM (Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi) tarafından gelen bildirimle durumdan haberdar olduğunu ve haklı olarak davacıya fesih tazminatı yansıtıldığını, TBK hükümleri uyarınca sözleşmeyi haksız şekilde sona erdiren tarafın bu nedenle diğer tarafın zararını gidermekle yükümlü olduğu,müvekkilinin ,
davacının sözleşmeyi erken ve usulüne uygun olmaksızın feshetmesi nedeniyle yansıttığı “erken fesih tazminatı” bir cezai şart değil, mahrum kalınan kar olduğu, davacının hiçbir sebep sunmadan süresinden önce sözleşmeyi feshederek müvekkilini zarara uğrattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Kaldırma öncesi;
Bilirkişi ..., bilirkişi ...ve bilirkişi ...tarafından hazırlanan 02.01.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Kaldırma sonrası;
... 25. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname örneği,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/06/2021 tarihli bilirkişi ek raporu,
Bilirkişi ... ve bilirkişi ...tarafından hazırlanan 12.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03.09.2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
Bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13.10.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava konusu uyuşmazlıkta, taraf şirketler arasında 26.11.2012 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin süresinin elektrik satışının başladığı tarihten itibaren l (bir) yıl olacağı, sözleşme taraflardan birinin sözleşmenin bitiminden 3 (üç) ay önce fesih ihbarında bulunmamış olması kaydı ile aynı şartlarda birer yıllık dönemler halinde kendiliğinden uzayacağı şeklinde belirtildiği, davacı tarafın ... tarih ve .... nolu ihtarnamesi ile sözleşme bitim tarihinden iki ay önce sözleşme fesih bildiriminde bulunduğu ve yeni dönem için yeni tedarikçi olarak ... A.Ş. ile 03.11.2015 tarihinde tedarik sözleşmesi yaptığı anlaşılmaktadır.
“Sözleşmenin Feshi” başlıklı 10. maddesinde; “Taraflardan biri işbu sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlal eder ise, diğer taraf, ihlalin 15 gün içerisinde giderilmesini ihtar eder. Bu ihtara rağmen, ihlalin giderilmemesi halinde ikinci bir ihtar ile taraflar sözleşmeyi feshetme yetkisine sahiptir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 9.1.7. maddesindeki "tüketici sözleşmenin yürürlükte bulunduğu dönem içerisinde ,tedarikçinin elektrik enerjisi vermek istememesi ve/veya verememesi halleri dışında, başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi satın alamaz" şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Davalı sözleşmeyi feshettiğini 2 ay önceden ihtarname ile bildirmiş ise de ,10. maddedeki ihlalin giderilmesini ihtar ve 15 gün içinde giderilmezse sözleşmeyi fesheder düzenlemesine uygun davranmamış, süre vermeden doğrudan sözleşmeyi feshetmiştir.
Davalı tarafça, cevap dilekçesinde davaya konu faturanın düzenlenme sebebinin, erken ve haksız fesih sebebiyle kar kaybına ilişkin olduğunun açıklandığı, bu talebinin dayanağının TBK hükümleri olduğunun belirtildiği, ne var ki, sözleşmede yazılı bulunan bu düzenlemelere göre değerlendirmesi yapıldığında davacı tarafından ikinci bir ihtar iletilmediğinden sözleşmeyi öngörülen ve kararlaştırılan şekilde feshettiğinden söz edilemeyeceği, dahası davacının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden sonra başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi satın aldığı anlaşılmıştır.
Nitekim kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi heyet raporları ile de BAM kaldırma kararı dikkate alınarak, “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 10. maddesinde öngörülen. “Taraflardan biri işbu sözleşmenin herhangi bir maddesini ihlal eder ise, diğer taraf, ihlalin 15 gün içerisinde giderilmesini ihtar eder.
Bu ihtara rağmen, ihlalin giderilmemesi halinde ikinci bir ihtar ile taraflar sözleşmeyi feshetme yetkisine sahiptir.” şeklinde düzenlemeye uygun 2.ihtarname bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamındaki 05.11.2015 tarihli ihtarname içeriğine göre davacı tarafın, sözleşmenin 5.1 maddesi gereğince uygulanması gereken %12,90 oranındaki indirimlerin hiç uygulanmadığını belirterek sözleşmeyi feshettiği, ihtarnamenin 10.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve fiili fesih tarihinin 01.12.2015 olduğu dikkate alındığında, sözleşmenin 01.01.2017 tarihli bitiminden 13 ay önce feshedildiği, feshin, şeklen ikinci ihtar yapılmadan gerçekleştirilmiş olduğu, sözleşme içeriğinde mahrum kalınan kar kaybına ilişkin olarak hüküm bulunmadığı, bilirkişi raporu ile tespit edilen metodun alternatif hesaplama açısından uygun olduğu,
bu durumda davalının mahrum kalınan kar bedelinin 23.667,11-TL olduğu, oysa davacı tarafından mahrum kalınan kara ilişkin 51.710,00-TL ödeme yapıldığı, bu durumda 28.042,89-TL'nin fazla ödendiği kanaatine varıldığından söz konusu bedelin ödeme tarihi olan 01/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/33, K. 2026/113, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama