KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2022
- Dosya no
- 2021/603
- Karar no
- 2022/837
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/09/2021
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili banka ile asıl borçlu davalı şirket arasında imzalanmış olan 23/02/2017 tarihli Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi gereği, davalı borçluya ticari kredi kartları tanımlandığını, ... numaralı kredi kartı borcunu ödemediğini, hesabın 20.08.2020 tarihi itibariyle kat edildiğini, Beşiktaş ...Noterliğinin 20.08.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderilerek, verilen 1 günlük süre içinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü’nün ...E.
Sayılı dosyası ile takibine geçildiğini, yetkiye itiraz üzerine dosyanın yetkili daireye gönderildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası üzerinden yeniden ödeme emri çıkarıldığını, borca, imzaya, faize, faiz oranına ve tüm fer’ilerine itiraz edildiğini, böylelikle takibin durduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun, itiraza konu edilen alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra – inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı İstanbul ...İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyası ile 20/11/2020 tarihinde, davayı aleyhine, sözleşmeye dayanarak, 47.912,29.-TL asıl alacak, 4.384,49.-TL akdi faiz, 2.089,63.TL temerrüt faizi, 92,38.-Vergiler (BSMV), 184,30.-TL masraf olmak üzere toplam 54.663,09.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 28/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 04/12/2020 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 15/09/2021 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 54.663,09.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden tarafların üzerinde uzlaştıkları bir husus bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacı bankanın alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK.nun "Delil Sözleşmesi" başlıklı 193.maddesi gereğince, taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Taraflar arasında imzalanan "Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinin XVII. Müşterek Hükümler" başlıklı 15 maddesi gereğince çıkabilecek her türlü uyuşmazlıkta bankanın defter ve bilgisayar kayıtlarının geçerli kesin delil olarak kabul edileceği konusunda anlaşmışlardır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Karaflar arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında davalı firmaya ***0872 nolu şirket kredi kartı teslim edilmiştir.
Davacı bankaca tarafından kart borcunun ödenmemesi üzerine 20.08.2020 tarihinde ihtarname gönderilerek kart borcunun (1) gün içinde ödenmesi talep edilmiştir. Tebligatın şirket adresine 21.08.2020 tarihinde ulaştığı, muhatabın tevziat saatleri içinde adresi dışında olduğu bilgisi üzerine kapısına 2 nolu haber kâğıdı yapıştırılmak sureti evrakın mahalle muhtarına tebliğ edildiği, davalı firmanın 23.08.2020 tarihinde temerrüde düştüğü hesaplanmış, mahkememizce de bu tespit doğru bulunmuştur.
Bilirkişi tarafından davalının dönem borcunun 52.434,03.-TL olduğu tespit edilmiştir.
TCMB’nin belirlediği, 23.08.2020 temerrüt tarihindeki yıllık % 15 akdi faiz, aylık % 1,55’den yıllık % 18,60 temerrüt faiz oranları dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacı bankanın davalı firmadan 28.10.2020 takip tarihi itibarıyla 47.912,29 TL asıl alacak, 2.137,15 TL işlemiş akdi faiz, 1.633,81 TL işlemiş temerrüt faizi ve 188,54 TL vergi olmak üzere toplam 51.871,79 TL takip alacağı olduğu, asıl alacağına tahsile kadar yıllık % 18,60 oranında temerrüt faizi işletilmesinin mümkün olduğu, takip talebinde kayıtlı 184,30.-TL masrafın ise belgelendirilmesi kaydıyla takip alacağına ilave edilmesinin mümkün olduğu,
yönünde görüş bildirilmiştir. Yapılan hesaplama teknik bin işlemi gerektirdiğinden ve itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır.
Buna göre; takip talebindeki miktarlar da göz önüne alınarak; davacının davalıdan, 47.912,29.-TL asıl alacak, 2.137,15.-TL akdi faiz, 1.633,81.TL temerrüt faizi, 92,38.-Vergiler (BSMV), 184,30.-TL masraf olmak üzere toplam 51.959,93.-TL alacaklı olduğu, bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kabul edilmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan kredi borcuna dayalı olduğundan, takibe konu alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/603, K. 2022/837, 16 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama