KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2023
- Dosya no
- 2021/675
- Karar no
- 2023/170
- Dava
- İSTİRDAT & MANEVİ TAZMİNAT (Haksız Hacizden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/10/2021
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İSTİRDAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklının yeni kiraladığı işyerine, taşınan önceki firmanın borçları nedeniyle, haciz uyguladığını, durumu izah etmelerine rağmen haciz baskısı ile haksız olarak kendisinden tahsil ettiği haczettirmiş olduğu ve mülkiyeti ihtirazi kayıtla teminat amaçlı, alacaklıya ödenmemesi şartı ile depo edilen 38.000,00-TL.nin alacaklı tarafından dosyadan çekilmesi sebebi ile yapılan haksız ödemenin müvekkiline iadesi ve haksız işlemler sebebi ile 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, konusuz kaldığını, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın usulden reddini, aksi halde esas yönünden reddine, kötü niyetli davacının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; bir başka firmanın borcu nedeniyle hatalı olarak kendisine yapılan icra-haciz işlemleri nedeniyle bir başkasının borcunu haksız olarak ve haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığı bedelin iadesi ve bu süreç nedeniyle manevi zarara uğradığı iddiasına dayanan istirdat ve manevi tazminat davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Huzurdaki dava.
Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560,
saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04.02.2022 tarihli cevabi yazılarına göre davacının tacir olmadığı esnaf büyüklüğünde tekstil işi ile iştigal ettiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu anlaşılmıştır.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacının esnaf olması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ılup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... HAKİM ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/675, K. 2023/170, 27 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama