KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/900 Esas
- Karar no
- 2024/329
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/12/2022
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borçlu şirketten cari hesaptan kaynaklı fatura alacağı bulunduğunu, şirket defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin bu alacağı ispat olunacağını, davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz ederek icra takibinin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesi ve delil listesi HMK'nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrak sunulmadığını, müvekkili şirket, davaya konu işin tarafı olmadığını, bu sebeple davacı yana herhangi bir borcu olmadığını, davacı ile müvekkili arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında hukuki bir ilişki mevcut olmadığını,
davacı taraf da kendisine ait belgeleri dosyaya ibraz edememekte bu sebeple iddiasını ispatlayamadığını, davacının sunmuş olduğu faturalar, taraflar arasında davaya konu hukuki ilişkiyi ispata yarar nitelikte olmadığını, davaya konu faturalar usule uygun şekilde müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 20/10/2023 tarihli bilirkişi raporu.
... tarafından hazırlanan 08/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporu.
... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları.
... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın BA/ BS formlarının celbi.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan ... 18.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 18.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 28/12/2020 tarihinde, 12.472,84-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap ekstreleri olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 05/01/2021 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 06/01/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 21/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Mahkememizce alacağın miktarının belirlenmesi amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehine delil niteliği haiz olduğu, beyan edilen 2 adet BA/BS formu ile defter kayıtları incelendiğinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 12.472,84-TL alacaklı olduğu kanaatinin bildirildiği, dosya kapsamına göre davalı tarafın ticari defterlerini sunmaktan imtina ettiği, öyleyse yasal ihtarların da yapılmış olması sebebiyle davacının iddialarını kabul etmiş sayıldığı ve davacının defter kayıtlarına üstünlük tanınması gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan cari hesaba dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/900, K. 2024/329, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama