KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/531
- Karar No
- 2025/183
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Esas no
- 2024/683 Esas
- Karar no
- 2025/178
- Dava
- İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)
- Dava tarihi
- 05/11/2024
- Karar tarihi
- 28/02/2025
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında mahkemenin uygun göreceği muhafaza tedbirlerinin uygulanmasını, ... 9. İcra Müdürlüğü ...E.sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın kaldırılmasını, İİK m.158 uyarınca iflas talebinin ilanını, davalının, takip konusu borcu ve ferilerini ödemesi amacıyla İİK m.15/2-c.2 uyarınca yedi gün süreli depo kararı verilerek kararın davalı borçluya tebliğ edilmesini, borçlunun depo kararı üzerine hala borcunu ödememesi veya mahkeme veznesine depo etmemesi halinde İİK m.158/2-c.3 uyarınca ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun muhafaza tedbir talebinin ve sair tüm taleplerin reddine, husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, usul ve yasaya ve içtihatlara aykırı ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının İİK m.177/2 madde hükümleri çerçevesinde iflas kararı verilmesi noktasında somut koşul vakıaların davacı lehine ve davalı şirket aleyhine oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan 2014 tarihli kira sözleşmesi ve dayanılan icra hukuk mahkemesi dosyaları karşısında ve davacının davalıdan yaklaşık ispat ölçüleri çerçevesinde muhasebesel olarak alacaklı gözüküp gözükmediği, ne şekilde gözüktüğü, bu noktada davacı lehine yaklaşık olarak ispat durumunun olup olmadığı,
davacının dayanmış olduğu deliller, özellikle davalı şirketin ticari defter kayıtları, celbedilen tüm icra dosyalarının içerikleri ve davacının dava dilekçesinde dayandığı deliller ve somutlaştırmış olduğu vakıalar dikkate alındığında davalı şirketin kesinleşmiş takipler nedeniyle temerrüt durumunda olup olmadığı, ödenmeyen banka borçları olup olmadığı, dava tarihi öncesi itibariyle yapılacak araştırmada davalı şirketin işletmesel ve muhasebesel açıdan ekonomik faaliyetini durdurmuş olup olmadığı, somutlaştırılan deliller ve icra takip dosya içerikleri dikkate alındığında, davalının para borçlarını ödeme kabiliyetini kaybedip kaybetmediği,
buna göre davalı şirketin davanın açılmış olduğu 25/10/2023 tarihi itibariyle muaccel ve çekişmesiz olan, talep etmesi mümkün olan ve yaklaşık ispat çerçevesinde muhasebesel olarak varlığı anlaşılabilen alacak miktarının ne olduğu, bu miktarların davalı şirket tarafından ödenip ödenmediği, ödenmesinin muhasebesel olarak şartlarının oluşup oluşmadığı, dava tarihi itibariyle ödeme yapılmayan miktar var ise muhasebesel olarak varlığının yaklaşık ispat seviyesinde anlaşılır olup olmadığı,
dava tarihi itibariyle muaccel ve çekişmesiz borç miktarı dikkate alındığında davalının dava tarihi itibariyle ödeme yapmadığı iddiasının, yukarıda açıklanan durumda gözetildiğinde geçici nitelikte ve nakit sıkışıklığından doğan bir durum olup olmadığı, buna göre davalı şirketin dava tarihi itibariyle ve halen ticari faaliyetini finansal, işletmesel ve muhasebesel açıdan devam edip etmediği, muhasebesel olarak borcun doğduğu tarih tespit olunabildiği taktirde borcun doğduğu tarih ile bu davanın açıldığı 25/10/2023 tarihleri arasında ödenen toplam borç miktarının ve ödenmeyen çekişmeli olan muaccel borç toplamına oranının ne olduğu,
bu çerçevede davalının ödemeleri tatil ettiği iddiası karşısında yapılacak tüm incelemeler gözetildiğinde bu durumun genel bir durum olup ve süreklilik arz edip etmediği hususunun muhasebesel ve finansal açıdan kabul edilebilir olup olmadığı, buna göre davalı borçlunun ödemelerini tatil etmesi nedeni ile iflas şartlarının muhasebesel ve finansal açıdan oluşup oluşmadığı, buna göre dayanılan vakıalar dikkate alındığında muhasebesel, finansal,işletmesel açıdan davalı hakkında iflas kararı verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının dayanmış olduğu vakıalar ile davacının alacaklı olduğu iddiasında bulunduğu, sebebini açıkladığı, bu çerçevede davacının doğrudan doğruya iflas sebebi olarak kanunda ön görülen şekilde davalı borçlunun ödemelerini tatil etmesi nedenine dayandığı, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu, davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında ve kural olarak dava ve cevap dilekçesi ile bu aşamada sunulan delillerle bağlılığın ise esas olduğu tartışmasızdır.
Dava, İİK m.154 ve devamı hükümlerine dayalı iflas davasıdır.
Davacı vekili Av.... 06/01/2025 tarihli dilekçesinde davadan feragat olunduğunu, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiş olup vekilin feragat yetkisi mevcuttur.
Davalı vekili Av.... 07/01/2025 tarihli tarihli dilekçesinde herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir.
Davadan feragat HMK m.307. ve 311.maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK m.307 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Esasen davacı vekilinin feragat yetkisi olup davanın niteliği gereği ise feragat hukuken sonuç doğurabilecek niteliktedir.
Yapılan açıklamalar karşısında davacının davasının feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/531, K. 2025/183, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama