KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1
- Karar no
- 2024/746
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet - Danışmanlık - Satımından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/01/2024
Karar Metni
1.179 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin dış ticaret ve ithalat yapmakta olan firmalarla birlikte çalışmakta ve onlara gümrük işlemleri konusunda danışmanlık hizmeti verdiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında kurulmuş olan danışmanlık hizmetinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, verilen hizmetler kapsamında 2022 yılında muhtelif tarihlerde 73 adet fatura ve 19 adet borç dekontu düzenlendiğini, tüm faturaların karşı tarafa yine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, bakiye borçların ödenmemesi üzerine ...
3. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya ihtar gönderildiğini, davalı tarafından ... 25. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile somut olaya aykırı ve haksız şekilde müvekkili şirketin bilgisi, onayı ve imzası olmadığı halde kendi şirketleri arasında yaptıkları mutabakatlarla bakiye borcun kapatıldığının iddia edildiğini, bunun üzerine ...
35. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı borçluya 16.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 18.10.2023 tarihinde davalı tarafından, haksız ve mesnetsiz şekilde takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, takibe konu bakiye borç 131.453,74-TL olmakla birlikte, işbu takipten sonra 23.08.2022 tarihinde davalı tarafından 3.317,80-TL ödeme yapıldığını, halen bakiye 128.135,94-TL borcun ödenmediğini belirterek itirazın iptaline takibin 128.135,94-TL asıl alacak yönünden devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere,
davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin HMK.nun 6.maddesindeki genel yetki kuralı gereği, müvekkilinin yerleşim yeri dikkate alındığında...Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının tarafın, 2016-2022 yılları arasında müvekkili şirket yetkilisi ...'ın yetkilisi olduğu başka bir şirket olan ...
A.Ş.'ye gümrük müşavirlik hizmeti verdiğini, bu süreçte, alınan tüm hizmetlerin karşılığının, davacı tarafa muntazaman ödendiğini, ancak davaya konu edilen tarihlerde davacının, ... ve ... A.Ş.'ye verdiği hizmetlere ilişkin, gümrük idaresine yanlış beyanda bulunduğunu, bu sebeple ... ve ... A.Ş.'ye idarece (...
Gümrük Müdürlüğü), cezalar kesildiğini ve ek tahakkuklar düzenlendiğini, gelen cezalara ilişkin Gümrük İdaresi ile yapılan görüşmeler, idarece düzenlenen uzlaşma görüşmeleri ve bu uzlaşmalar sonucu çıkan karar ve kabulüyle sonuçlanan (davacının imzası da bulunmaktadır.) ve davacının yürüttüğü bu sürecin sonunda ... ve ...
A.Ş. tarafından toplam 128.135,94 TL ödendiğini, sebebinin ise davacı tarafından düzenlenip imzalanan 08.03.2022 tarihli muvafakatname olduğunu, muvafakatnamede açıkça; ''...'a ve ...'e tebliğ edilen cezaların, ceza tahakkuklarının ve ceza tahakkuklarına uygulanabilecek gecikme faizlerinin, muhataplar tarafından ödenerek, ...Tic.
A.Ş.'nin hesaplarında bulunan alacak bakiyemizden mahsup edilmesini muvafakat ederiz.'' yazdığını, bu doğrultuda, bu ceza tahakkuklarına uygulanan gecikme faizleriyle birlikte; ... tarafından, 09.03.2022 tarihinde 3.740,99 TL ceza ve gecikme faizi olan 2.114,91 TL, ... A.Ş.
Tarafından 09.03.2022 tarihinde 79.933,20 TL ceza ve 42.346,84 TL gecikme faizi olmak üzere toplamda 128.135,94 TL ödendiğini, davacının talebi ve muvafakati doğrultusunda da, davacının müvekkil ... olan alacaklarından, ödenen bu bedellerin karşılığı olan ve aynı zamanda işbu davaya konu ettiği 128.135,94 TL'lik tutarın mahsup edildiğini, ... ile ... tarafından müvekkili ...'a dekont edilerek,
cari hesaba borç olarak kaydedildiğini, hal böyleyken, davacının bu tutar karşılığı bir alacağının da (yine bizzat kendisinin sebep olduğu cezalar ve mahsup talep ettiği muvafakatname sebebiyle) kalmadığını, buna rağmen ve tüm bu süreci bizzat kendisi yürütmemiş gibi, haksız kazanç sağlama gayesiyle ve kötüniyetli olarak işbu davayı ikame etmesinin, hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu hususun ...
25. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı...tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafa da bildirildiğini belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari hizmet (Danışmanlık) satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 35. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 20/06/2022 tarihinde, davalı aleyhine, 131.453,74.-TL asıl alacak, 7.579,30.-TL faiz olmak üzere toplam 139.033,04.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 21/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/10/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline 24/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 02/01/2024 tarihinde 128.135,94.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davalı taraf yetki ilk itirazında bulunmuştur. Öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmektedir.
Yetki Sorunu;
Dava dilekçesi davalı tarafa 15.01.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 23/01/2024 tarihli dilekçesi ile süre uzatım talebinde bulunmuş, talebi 23/01/2024 tarihli ara karar ile kabul edilerek davaya cevap verme süresi HMK.nun 317.maddesi hükmü uyarınca cevap süresinin bitimini takiben davalıya iki haftalık ek süre verilmiştir.
Cevap dilekçesinin 06.02.2024 tarihinde yasal cevap verme süresi içerisinde verildiği anlaşıldığından yetki ilk itirazı süresinde yapılmıştır.
Davalı taraf mahkememizin yetkisine itiraz ederek, şirket merekizin adresinin bulunduğu ... ilçesinin ticari davalarla ilgili olarak bağlı olduğu İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de davacının ikametinin Şişli ilçesi olması nedeniyle TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir, hükmü gereğince mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiş, yetki ilk itirazı yerinde görülmemiştir.
Yargılama devam ederken 11/11/2024 tarihli duruşmadan önce davacı vekili tarafından 08/11/2024 tarihinde dilekçe sunularak, davacı ile haricen anlaşma sağlandığını, davalı taraftan herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince de 08/11/2024 tarihinde dilekçe sunularak, davacının davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, feragat doğrultusunda karar verilmesini belirtmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, basit yargılama usulüne tabi olan davada kesin hüküm oluşturan feragat nedeniyle aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1, K. 2024/746, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama