KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/392 Esas
- Karar no
- 2025/280
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 28/06/2024
Karar Metni
1.927 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
02/08/2023 tarihinde saat 19:20 sıralarında müvekkiline sigortalı sürücü ... sevk ve iradesindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken ... meydanı mevkii ... istikametine seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... plaka sayılı araca arkadan çarpması ve bu çarpmanın etkisi ile ... plaka sayılı aracın önünde bulunan ... plaka sayılı aracın arka kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu kazada ... plaka sayılı aracın %100 kusurlu olduğunu,
bu kapsamda müvekkiline sigortalı araçta yapılan ekspertiz incelemesinde tespiti yapılmış olan 79.871,58 TL'nin sigortalısına ödenmiş olduğunu, söz konusu zarardan ... plaka sayılı araç sigortacısının sorumlu olduğunu, alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibinin yapılan itiraz ile durdurulmuş olduğunu, bu vs.nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle 27/03/2024 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye 22.247,91 TL ödeme yapılmış olduğunu, tramer kusur incelemesine göre ...
Sigorta A.Ş.'nin aracın ön hasarından sorumlu olmadığını, müvekkilinin aracın arka kısım hasarından sorumluluğunun bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, müvekkili sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek birlikte dava konusu araçtaki hasarın ispatlanması gerektiğini, müvekkilin KDV sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından yapılan icra takibinin kötü niyetli olduğundan tazminata hükmedilmesi gerektiği, bu nedenler ile davanın reddedilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 02/01/2025 tarafından hazırlanan bilirkişi raporu,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden hasar bilgisi, kasa tespit tutanağı bilgisi, eksper rapor bilgisi,
... 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, trafik kazası sebebiyle kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre zarardan sorumlu olduğu iddia olunan karşı sigortacısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra Takibine ve Hak Düşürücü Süreye İlişkin;
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasıl koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazların da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ...
6.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine 05/04/2024 tarihinde, 57.623,67-TL asıl alacak ve 9.042,97-TL işlemiş faiz toplamı olan 66.666,64-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "02.08.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza sonucu ödenen tazminatın rücuen tazmini istemidir" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 08/05/2024 tarihinde tebliğ üzerine yasal süresinde olan 07/05/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu,
davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple süre henüz işlemeye başlamayacağından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 28/06/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Somut Olaya İlişkin;
Dava konusu uyuşmazlıkta, 02/08/2023 tarihinde saat 19:20 sıralarında ...'ın sevk ve idaresindeki, davacı tarafından 12/08/2022-2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş ... sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın seyir halinde iken, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ve davalı tarafından 31/10/2022-2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı sayılı aracın davacı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araca arkadan çarpması ve bu çarpmanın etkisi ile ... plaka sayılı aracın önünde bulunan ... plaka sayılı aracın arka kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna İlişkin;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.
Tanzim edilen bilirkişi raporu ile, dava konusu kazada, davalı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç sürücüsünün meskun mahalde araç kullanırken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak ve önündeki aracı yeterli ve güvenli mesafeden takip etmek zorunda olduğu halde, önündeki aracı Karayolları Trafik Yönetmeliğinde güvenli takip mesafesi olarak belirtilen, kendi aracının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre ya da, aracının 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar mesafeden takip etmediği,
dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özen yükümlülüğüne uymayarak, önünde seyir halinde bulunan ve trafik akış yönüne doğru durması neticesinde davacı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araca arkadan çarpması ve çarpmanın etkisi ile söz konusu aracın önündeki ...plaka sayılı araca çarparak zincirleme olarak sebebiyet vermiş olduğu kazada tam kusurlu olduğu, ... ve ... plaka sayılı araç sürücülerine ise atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, öyleyse davalının söz konusu rücu istemine ilişkin tam sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir.
Onarım Bedeline ve Rücu Şartlarına İlişkin; 6102 sayılı TTK'nın “Halefiyet” kenar başlıklı 1472. maddesinde, “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Tanzim edilen bilirkişi raporu ile, dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, kazalı aracın arka kısmında orijinal parçaların kullanılması ile KDV ve işçilik dahil iskontosuz 45.069,99-TL hasar meydana gelmiş olduğu, aracın ön kısmında eşdeğer parçaların kullanılması ile KDV ve işçilik dahil iskontosuz 48.596,40-TL hasar meydana gelmiş olduğu, bu kapsamda toplam hasar miktarının KDV ve işçilik dahil 93.666,39-TL olduğu, ancak davacı tarafından sigortalısına 21/09/2023 tarihinde 31.030,70-TL, 26/09/2023 tarihinde 40.700,88-TL ve 02/10/2023 tarihinde 8.140,00-TL olmak üzere toplam 79.871,58-TL ödeme yapıldığı,
ödeme miktarının meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu, hatır ödemesi bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK'nın 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir.
Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.
Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05/02/2019 tarih... Esas ... Karar).
Öyleyse davacının ancak ödemiş olduğu miktar kadar rücu talebine hak kazanacağı, nitekim davalı tarafından ödenen 22.247,92-TL'nin mahsubu ile bakiye 57.623,67-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı anlaşıldığından söz konusu asıl alacak miktarı için rücu şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Davalının Sorumluluğuna İlişkin;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1.
85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.6.2011 tarih ...
Esas ... Karar, 22.2.2012 tarih... Esas ... Karar, 16/1.2013 tarih ... Esas ... Karar, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 20/05/2013 tarih ...Esas ...Karar). Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir.
Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Ancak buna yönelik bir iddia ve ispat söz konusu olmadığından davalı sigorta şirketinin de zarardan tam sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 10/04/2018 tarih ...Esas ... Karar). Somut olayda bu anlamda koşulların da mevcut olduğu anlaşılmıştır. Faiz Talebine İlişkin;
Takip talebinde T.C Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek mevduat faizinin talep edildiği, davacı tarafından trafik sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın poliçede hususi otomobil olarak göründüğü, bu durumda kazaya sebebiyet veren aracın ticari nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından yasal faiz hesaplanması gerektiği değerlendirilmiştir Bununla birlikte, davanın itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu,
rücu davasında faizin başlangıç tarihinin hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiği tarih olacağı, bu durumda ödenen 31.030,70-TL için 21/09/2023 tarihinden, 40.700,88-TL için 26/09/2023 tarihinden ve 8.140,00-TL için 02/10/2023 tarihinden takip tarihi olan 05/04/2024 tarihine dek tazminatın işleyecek faizi ile hesaplanması gerektiği ve ayrı ayrı re'sen hesaplama neticesinde işlemiş faiz talebinin 3.807,53-TL olduğu kabul edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin; Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/392, K. 2025/280, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama