KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/726
- Karar No
- 2024/928
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/656 Esas
- Karar no
- 2024/826
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/10/2023
- Karar tarihi
- 26/11/2024
Karar Metni
1.906 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
İcra takibine konu alacağın mahiyeti bakımından İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, işbu dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna gidilerek dava şartının yerine getirilmiş olduğunu, ancak arabuluculuk görüşmelerinin son tutanak uyarınca anlaşamama şeklinde neticelenmiş olduğununu, sözleşme konusunun; markaların reklam yetkililerine ve markaların reklam yönetimini, medya planlamasını yapan reklam ajanslarına ulaşılarak,
markaların reklamlarında ulaşmak istediği hedef kitleleri ayrıştırarak ..., ..., ..., ... ve ... hesaplarına hedeflenmiş kitleleri aktarıp daha verimli reklamlar yayınlamalarını sağlamak olduğunu, müvekkilinin alanında 16 yıllık tecrübe sahibi olduğunu, ... şirketinin önceki seneye ait gelir miktarından memnun olmadıkları için müvekkiliyle bahse konu sözleşmeyi imzalamış olduklarını, müvekkilinin reklam sektöründeki 16 senelik tecrübesi ve çevresi öncülüğünde yoğun mesailer gerçekleştirmek suretiyle 15 ay bu işle uğraşması sonucu Türkiye'nin birçok önemli markasını şirket sınırlarına dahil etmiş olduğunu,
bu süreçte davalı tarafın düzenli olarak bilgilendirilmiş olduğunun ve raporlamalar yapılmış olduğunun, yapılan çalışmaların sonuçlarının alınacağı esnada davalı tarafın göstermelik nedenlerle taraflar arasındaki sözleşme geçerli ve hukuka uygun bir gerekçe gösterilmeksizin tek taraflı olarak feshedildiği gibi fesih tarihi itibariyle hak kazanılan ve kazanılmaya devam edilecek olan tutarlardan yapılacak ödemelerin ve sözleşme uyarınca vaat edilen %20'lik satış komisyonu tutarının temin edilememiş olduklarını,
müvekkili tarafından hali hazırda hak kazanılmış olan 83.000 TL'lik prim tutarlarının da davalı tarafından ödenmemiş olduğundan davalı adına ... 19. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, dosya kapsamındaki ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olduğunu, ancak davalının yapmış olduğu itiraz neticesinde takibin durduğunu, davalının ... 19. İcra Dairesi ...
Esas sayılı icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi incelendiğinde görüleceği üzere, davalı şirketin sözleşme ilişkisinin ve bu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerine itiraz etmemekle birlikte ödeme emrinde borç kaynağının ne olduğunun açıkça yazmasına rağmen borca itiraz etmiş ve bu itirazına hiçbir dayanak göstermemiş olduğunu, icra dosyasına esas alacak rakamları ile ilgili yapılan işlerin listesinin ve yapılan işlerle ilgili yazışmaların sunulmuş olduğunu, davalı yanın keşide ettiği ihtarnameye cevaben müvekkil tarafından yapılan çalışmalar sonucunda hak kazanılan tutarların ödenmesi ihtarını içerir ... tarihli,
... yevmiye no'lu cevabi ihtarname keşide edilmiş olduğunu, böylece davalının doğan borçlar dolayısıyla temerrüde düşmüş olduğunu, bu durumda ödenmeyen alacaklar için faiz talep edilmesinin de haklı olduğunu, ayrıca sözleşme haksız nedenlerle feshedilmemiş olsa idi, hak kazanılacak olan diğer muhtemel kazançları ve hakları, uğranılan zarar, sözleşme süresince yapılan çalışmalar ve satışa dönüşmek üzere verilen teklifler sonucunda müvekkilin hak kazandığı hizmet bedelleri ile satışa dönüşecek tekliflerden hak kazanacağı bedellerin toplamı için de tarafımızca ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas numarası ile maddi tazminat davası ikame edilmiş olduğunu, işbu dava konusu alacağın likit bir alacak olduğunu, iş ortaklığı sözleşmesi uyarınca takip konusu alacağın varlığının ve miktarının taraflar arasında kesin ve belirli olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, işbu alacak davasının zaman aşımına uğramış olduğunu, müvekkili şirketin veri analizi hizmeti sağlamakta olan Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi destekli, T.C Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı şirket olduğunu, markaların müşterilerine ulaşmasını sağlayan bir köprü görevi gördüğünü, bunu da Amerika'da patent başvurularını yaptığı kendi geliştirdiği özel bir veri yazılımı sayesinde yapmakta olduğunu, tüm dünyadan markaların, işbu %100 yerli ve milli yazılımı satın alarak dijital pazarlama alanındaki satış ve pazarlama performansını artırdıklarını,
müvekkili şirket için müşteri konumunda olan markaların, kamu kurum ve kuruluşları olduğunu, ajanslar olmadığının, davacının dava dilekçesinde de belirttiği gibi müvekkile zaten "marka" olan müşteri sağlamakla yükümlü iken şirketin zaten irtibatta olduğu ve markalara ulaşmak için partner olduğu ajansları müşteri olarak değerlendirerek haksız bir şekilde hak elde etmeye çalışmakta olduğunu, davacının, uyarılmasına rağmen,
22.03.2022 tarihli iş ortaklığı sözleşmesinin 5.maddesinde belirtilen yükümlülüklerinin hiçbirini süresinde yerine getirmemesi ve müvekkili şirketten bağımsız bir şekilde ürün fiyatı belirlemesi nedeniyle sözleşme müvekkil şirket tarafından haklı nedenle tazminatsız olarak feshedilmiş olduğunu, davacının fiyat belirleme yetkisi olmamasına rağmen ürün fiyatı belirlemiş ve şirketin zarara uğramasına neden olmuş olduğunu, davacı kendisini gerçek/tüzel kişilere şirketin tek yetkilisi ve Türkiye'de tek satış yetkilisi olarak tanıtmış ve şirketin itibarını zedelemiş olduğunu,
davacının dava dilekçesinde belirttiği ajansların müvekkil şirketin müşterisi konumunda olmadığını, iş ortaklığı pozisyonunda yer almakta olduğunu, aksi kabul edilse dahi müvekkil şirketin davacı ile imzalanan sözleşme öncesi bu firmalarla irtibat sağlandığından davacının sağladığı başarılı satış olmadığının açık olduğunu, davacının markalarla birebir irtibatının olduğu,
markalar tarafından ajanslara yönlendirildiği algısı yaratarak müvekkil şirketten bu zamana kadar haksız kazanç elde etmiş olduğunu, sözleşmenin esaslı maddelerine aykırı davrandığından davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, işbu davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, %20'den az olmamak üzere Kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
...ve ... tarafından hazırlanan 26/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden...'e ait ticari işletme kaydı ve sicil kaydı,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan 2022 yılına ait gelir vergisi beyanı, bilanço ve gelir tablosu,
... 19. İcra Dairesi'nin ... İcra dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, iş ortaklığı sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı Esas icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 08/06/2023 tarihinde, 83.000,00-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydı ile 22.03.2022 tarihli iş ortaklığı sözleşmesinden kaynaklanan ve şimdilik tespit edilebilen hak ediş" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 06/08/2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 01/08/2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 06/10/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalı tarafın reklam veren şirketlere veri yazılımı sunan bir firma olduğu, davacı tarafın ise davalı firmanın çalışanı/temsilcisi olduğu, taraflar arasında 22/03/2022 tarihinde iki yıl süreli olarak iş ortaklığı sözleşmesi akdedildiği, sözleşme konusunun şirket satışlarının artırılması, şirkete yeni müşteri kazandırılması amacıyla iş ortağı tarafından ihtiyaca uygun ürünlerin potansiyel müşterilere tanıtılması, pazarlanması ve talep toplanması,
ön satış veya satın alma süreçlerinin kendisi ya da şirket adına tamamlanmasına ilişkin olarak şirketin iş ortağını bölge'de yetkili olarak yetkilendirmesi ve bu kapsamdaki faaliyetleri karşılığında iş ortağına ödenecek prim koşullarının ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesi hususunda olduğu, sözleşme kapsamında iş ortağının şirket tarafından belirlenen süre ve formatta dönemsel rapor sunma yükümlülüğü olduğu,
davacının, davalı firmaya sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmetler karşılığı standart başarı prim oranı (iş ortağının yarattığı satış aktiviteleri, müşteri yönetimi ve satıştan doğan edimlerin takibi ve doğru şekilde yönetilerek başarılı satışlara dönüştürülmesi sonucunda gelire dönüşmüş olan tutarlardan alacağı yüzde prim hakkı %20'dir) ve indirekt başarı prim oranı (iş ortağının yarattığı yeni satış kanatları aktiviteleri üzerinden gerçekleşen başarıyla gelire dönüşmüş olan tutarlardan alacağı yüzde prim hakkı %2'dir) elde etmeyi hak kazanacağının sözleşme ekinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında serbest muhasebeci mali müşavir, medeni hukuk ve borçlar hukuku öğretim üyesi ve medya sektör bilirkişisi tarafından tanzim edilen bilirkişi heyet raporu ile, davacı tarafından sunulmuş hakedişe ilişkin tabloya göre;
davacının, 2023 yılının Mayıs ayı için ..., ..., ... ve ..., 2023 yılının Haziran ayı içinse ..., ..., ..., ..., ... ve ... firmalarının hak edişlerini alması gerektiği, davacı ile davalı arasında iş ortaklığı sözleşmesi imzalanmış olması sebebiyle, satış hususunda davacının yetkilendirildiğinin işbu sözleşmeden anlaşılması karşısında sektörel olarak davacının, kendisini davalı şirketin satış yetkilisi olarak tanıtmasının normal bir durum olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak sona erdirildiği,
sürekli borç ilişkisinin sözleşmede yer alan süreden evvel sona erdirildiği ve davacının sektörel olarak kendisini şirket satış yetkilisi olarak tanıtması olağan olduğu için ve davacının indirim yaptığına dair dosya kapsamında delil sunulmadığından davalı şirket tarafından gerçekleştirilen feshin haksız olduğu, yapılan hizmetler karşılığında 415.000,00-TL üzerinden hesaplama yapıldığında davacının 83.000,00-TL hakediş ücretine hak kazandığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ve sektörel uygulamalar ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,
rapora itibar edilmemesini gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporunda yer alan tespitlere itibar edilmiştir.
Öyleyse, taraflar arasında akdedilen 22/03/2022 tarihinde iki yıl süreli olarak iş ortaklığı sözleşmesi uyarınca davacının yapmış olduğu hizmetler sebebiyle 83.000,00-TL hakediş bedeline hak kazandığı değerlendirilmekle bilirkişi heyet raporunda yer alan tespitlere de itibar edilerek davalı tarafından takibe yapılan itirazın haksız olduğu değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/726, K. 2024/928, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama