KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- Esas no
- 2024/777 Esas
- Karar no
- 2026/28
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/12/2024
Karar Metni
1.723 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasındaki ticari ilişki ve 14.08.2023 tarihli sözleşme nedeniyle 05.09.2023 tarihli ... numaralı 1.862,40 Euro bedelli irsaliyeli e-faturanın müvekkilince tanzim edildiğini, malların davalıya 29.08.2023 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen işbu fatura bedelinin ödenmediğini, 05.09.2023 tarihli e-faturanın 12.09.2023 tarihinde iletilmesine ve davalıya 19.08.2024 tarihli ihtarname gönderilmesine rağmen davalı tarafından faturaya itiraz edilmediğini, davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, sözlü ve yazılı bildirimlere rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını,
ödeme yapılmaması üzerine ... 14.İcra Dairesi'nin...
Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, davalının icra takibinde yetkiye itiraz ettiğini, ancak e-faturanın açıklama kısmında “Sipariş Talebi No:...” şeklinde yazıldığını, bu sipariş talebi numarasının sözleşmedeki sipariş numarasıyla aynı olup sözleşmeye istinaden düzenlendiğinin açık olduğunu, sözleşmenin 15.maddesinde de İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, her iki taraf tacir olduğundan yetki sözleşmesi geçerli olup, davalının beyan ve itirazlarına itibar edilemeyeceğini, alacağın likit olduğunu,
1.862,40 Euro alacağın tahsilini teminen davalının menkul, gayrimenkul mallarının, banka hesaplarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız aksi durumda teminat karşılığında ihtiyaten haczine, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, kötüniyetli itiraz eden davalı aleyhine asıl alacak 1.862,40 Euro'nun icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığından hesaplanacak miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın sözleşme kapsamında tedarik yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve kabul işlemi yapılmadığını, e-faturada ise müvekkili şirketin e-imzasının bulunmadığını, faturanın alacağa ispata yarar belgelerden olmadığını, müvekkili şirkete ürün teslim edildiğini ispatlayan herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, taraflarca imzalanmış bir sevk irsaliyesi de bulunmadığını, fatura düzenlenmesiyle malın teslim edildiğinin kanıtlanamayacağını, faturaya itiraz edilmemesinin de akdi ilişkiyi ve malın teslimini kanıtlamayacağını, alacağın likit olmadığını,
icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını, davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, dava konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2023 yılı Eylül ve Ekim ayına ait BA/BS formları,
İstanbul Defterdarlığı'ndan davacı şirketin 2023 yılı Ekim ve Kasım ayına ait BA/BS formları,
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat yazısı doğrultusunda ...tarafından hazırlanan 15/08/2025 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 25/08/2025 tarihli birleştirci mahiyette bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan 05/09/2023 tarihli ve ... numaralı fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen ... 14.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 14.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 11.09.2024 tarihinde, 1.862,40-Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "14.08.2023 tarihli sözleşmeden ve 05.09.2023 tarihli ... numaralı e-faturadan kaynaklanan borç" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 08.10.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 10.10.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya 16.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 10.12.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davalı tarafından icra takip dosyasında Silifke/Mersin icra müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bir dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının incelenmesi gerektiği,
2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK'nın 17.maddesi uyarınca tacirler arasında doğan uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemenin sözleşmeyle yetkili kılınabileceği, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılacağı, iş bu davanın, faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15.maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, icra müdürlüğünün yetkisine dair kayıt yer almadığı,
ancak mahkemelerle ilgili olarak kararlaştırılan yetki şartının icra müdürlüklerini de kapsadığı (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi 27/03/2025 tarih ...Esas ... Karar) anlaşıldığından İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu değerlendirilmekle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine ve ön sorunun bu suretle halline karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde, BA/BS formları üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen ... tarihli ve ... numaralı faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ya da malın teslim edildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı,
takip tarihi olan 11/09/2024 günü itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturaya dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda mali müşavir bilirkişiden rapor tanzim edilmesinin istenildiği, düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davalı tarafın 2023-2024 takvim yıllarına ait yasal kayıtların lehine yasal delil niteliği taşıyabileceği, davaya konu faturanın davalı tarafın... tarihli, ... madde nolu, ... yevmiye numarası ile yasal süresi içinde yevmiye defterine işlendiği,
davaya konu fatura ile ilgili davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir ödeme yaptığı hususunda yasal kayıtlarda herhangi bir işlem tespit edilemediği, davalı tarafın 2023 takvim yılı yasal kayıtlarında 2023 yılı aralık ayı kapanış fişine göre davacı tarafa 53.856,87-TL borçlu olduğu, davaya konu faturanın TL üzerinden düzenlendiği ve yasal süresi içinde itiraz olmadığı, fatura ile ilgili kaydın 2023 Eylül ayına ait BA/BS formlarında beyan edilmediği, davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu defterlerin 6102 sayılı TTK m.64, 65 ve HMK m.222 uyarınca sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
davacı defter kayıtlarına göre, takibe konu edilen 05.09.2023 tarihli ... numaralı fatura kayıtlı olup, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.862,40-Euro tutarında alacağı bulunduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu edilen fatura, sözleşme, sipariş formu, kargo teslim evrakları, ihtarname ve ticari defter kayıtları arasında tam uyum bulunduğu, mal ve hizmetin davalıya fiilen teslim edildiği, faturanın davalının yasal defterlerine işlendiği, alacağın 1.862,40-Euro olarak sözleşmesel dayanağa sahip olduğu ve faturanın bu şekilde düzenlendiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediği, öyleyse alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre de ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından alacağın varlığının ve miktarının ispat edildiği,
yapılan kısmi ödemenin Türk Lirası cinsinden olması sebebiyle infaz aşamasında belirlenecek kur üzerinden asıl alacaktan mahsubunun gerektiği değerlendirilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturaya dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/777, K. 2026/28, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama