KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/453 Esas
- Karar no
- 2025/506
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ... Şubesi, keşidecisi ... ŞTİ.
Olan 30.06.2025 keşide tarihli, 615.000,00 TL bedelli, ... seri nolu, ... hesap nolu çekin, müvekkili şahsın alacağına karşılık davaya konu çeki teslim aldığını, zarf içendi muhafaza edilen çekin cebinde muhafaza edildiğini, iş yerine giderken düşürüldüğünü, bu durumu daha geç bir zamanda öğrenen müvekkilinin geri dönüp aradığında çeki bulamadığını, müvekkilinin yetkili hamili olduğu çeki kaybettiğini, vade tarihi yaklaşmış bu çekin kötü niyetli kişilerce tahsil edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu,
rızası hilafına çıkan veya bulunamayan çekin ibrazı halinde bedelinin bankalarca ödenmemesi hususunda tedbir ve ödeme yasağı kararı verilmesini, bedelin bankalarca ödenmemesi konusunda ticaret sicil gazetesinde gerekli ilanların yapılarak zayi olan çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757 ve devamı maddelerine göre açılmış bulunan zayii nedeniyle kıymetli evrak (çek) iptali çekişmesiz yargı işidir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir.
Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Dosya kapsamında davacı vekilinin 11/07/2025 tarihli feragat dilekçesi özetle; davalarından feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri "Çek İptali" davası olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapılmadan önce sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/453, K. 2025/506, 11 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama